Gelişmiş Kazakistan

Hızla gelişmekte olan Kazakistan'da şehirler şantiyeye dönüşmüş. Bağımsızlıkta sadece 700 dolar milli gelire sahip olan Kazakistan'da şimdi kişi başına düşen milli gelir 8 bin dolara ulaştı

Kaynak Gazete
Giriş Tarihi:
Gelişmiş Kazakistan
Kazakistan henüz çiçeği burnunda bir Cumhuriyet. 18 yıl hiç de uzun bir süre değil. Ama ülkedeki dönüşüme ve buhranlı günlere şahit olanlar bağımsızlığın getirdiklerinin farkında gibi görünüyor. Ülkenin pek çok yeri şantiye haline gelmiş. Alt ve üst yapı tamamlanmaya çalışılıyor. Birbirinden güzel binalar hızla yükseliyor. Yol ve köprüler yapılmaya başlanmış. Sovyetler zamanından kalan pervaneli uçakların yerini daha modernleri almaya başlamış. Ülkenin havalimanları yenileniyor, olmayan yerlere yenisi yapılıyor. Bir çoğunda tabiki Türk firmalarının imzası var.

RAKAMLAR YÜKSELİYOR

Ekonominin rakamları ise ülkedeki müthiş değişimi doğruluyor. Kişi başına düşen milli gelir bağımsızlığın kazanıldığı ilk yıllarda 700 dolarken, 1999'da bin 130 ve 2009 yılında 8 bin dolara yükselmiş. Kazakistan aynı zamanda dış yatırımcıların da gözdesi durumuna gelmiş. Görüştüğümüz Kazak yetkililer, geçen 10 yılda ülkeye gelen doğrudan dış yatırım miktarının 10 milyar doları aştığını söylüyor. Bunda en önemli pay tabiiki zengin enerji kaynaklarının. Bu uçsuz bucaksız ülkede bastığınız toprağın altı milyarlarca dolarlık maden ve petrolle dolu. Abarttığımızı sanmayın, Kazakistan'ın uranyum, krom, kurşun ve çinko yataklarının zenginliğinde dünya ikincisi, mangan ve bakırda dünya üçüncüsü olduğunu pek çok kimse gibi biz de ilk kez duyuyoruz. Yine kömür, demir ve altın rezervlerinde dünya sıralamasında ilk on; doğalgaz, petrol ve alüminyum rezervlerinde ilk yirmi ülke arasında yer alıyorlar. Kazakistan toprakları altında iki trilyon dolardan fazla keşfedilmiş doğal zenginlik bulunmakta olduğu söyleniyor.

NAZARBAYEV TARTIŞMASIZ

Kazakistan'ın kısa sürede bu kadar gelişmesinde ve yükselmesinde aslan payı hiç şüphesiz Nursultan Nazarbayez'in. Kazakistan 2030 hedefi ülkenin televizyon ve radyolarında sürekli vurgulanıyor. Kazaklar bu tarihte dünyanın ilk 50 ülkesi arasına girmeyi amaçlıyor. Bütün bu hedef ve öngörülerin mimarı, kurucu Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev... Kazakçayı çok iyi biliyor. Yaygınlaştırmaya çalışıyor. Önümüzdeki yıl 70 yaşına girecek olan Nazarbayev, gerçekten farklı bir kişiliğe sahip. Sokaktaki Kazaklar'la konuşunca Nazarbayev'in Kazak halkı için sıradan bir lider olmadığını daha iyi anlıyorsunuz. Nazarbayev'in, "Ben heykelimin dikilmesini istemiyorum. Öldükten sonra da bir caddeye ya da okula adımı verirseniz kendi kararınız" vaysiyeti dilden dile dolaşıyor. Bu bile ne kadar ileri görüşlü olduğunun bir kanıtı aslında.

ÇOK YÖNLÜ DIŞ POLİTİKA
Nazarbayev ülke içindeki hakimiyetinin yanı sıra dış politikada yeni açılımlar ve insiyatifler üretme konusunda oldukça etkin görülüyor. Uzun sınır komşuları olan Rusya ve Çin, Kazakistan'ın irtibatta olduğu ülkelerin başında geliyor. Her iki ülkede stratejik ortaklık kavramından bahsediyor. Ülkedeki Rus nüfusunun oranı bu ilişkinin temel dinamiği. Ruslar hayatın içindeler. Kazakistan vatandaşı olarak devlet kademelerinde görev alıyorlar. Son dönemde Çin'den gelenlerin arttığı söyleniyor. Çin ile olan sınır komşuluğu Kazaklar için henüz bir avantaj olarak görülüyor. Kazakistan Şanghay İşbirliği Örgütü'nde kurucu olarak her iki ülkeyle ortak eğilimler sergiliyor.

AVRUPA KAPISINDALAR

Asıl ilginç olanı Kazakistan Dışişleri Bakanlığı'nın yürüttüğü Avrupa Yolu programı. Kazakistan topraklarının beşte biri Avrupa alanında yer alıyor. Kazaklar bu durumu seslendirmekten çekinmiyorlar. Belirtmek gerekir ki AB üyesi olmak gibi bir niyetleri yok. Bir Asya ülkesi olduklarının farkındalar. Ama bütün Avrupa ülkeleri ile derin ve etkili ilişkiler kurmak istiyorlar. Sanırım dünyadaki gelişmelere aykırı olmayan bir istek. Bu amaçla 2009 ve 2001 yıllarını kapsayan Avrupa Yolu adlı programı kabul etmişler. Bir Kazak yetkili "Avrupa'dan iyileri alalım, kendimize uyarlayalım" diyor. Avrupa'nın bakışı da Kazakistan'a olumsuz değil. Baksanıza Kazakistan 2011 yılında AGİT dönem başkanlığını devralacak. Bu bölgede ilk kez bir ülkenin elde edeceği unvan... Bu durum AGİT gibi bir kuruluşun Kazakistan Cumhuriyeti'ndeki demokratik gelişime verdiği notu gösteriyor.

UZAYA ÇIKAN İLK TÜRK ASLINDA BİR KAZAK
Kazakistan bilmeyenler için değişik anlamlar ifade ediyor. Göçebelik ya da at üstünde bir yaşam, yeni Kazakistan için hayli uzak kavramlar. Kazakistan'da iki kez uzaya çıkan ve birisinde 'Ay'da kalma rekoruna sahip astronotlar bulunuyor. Türkiye'de 2023'e mektup kampanyası çerçevesinde düzenlenen etkinlikte Toktar Aybakirov "Uzaya çıkan ilk Türk'e" gönderilen mektubun sahibi oldu. Bir diğer halk kahramanı olan Musabayev 2001 yılında ayda en uzun kalma rekorunu kırmış. Baykonur uzay üssü soğuk savaş döneminde Sovyetler Birliğinin uzay araştırmaları yaptığı bir merkez. Bugün ise Ruslar 2050 yılına kadar her yıl 115 milyon dolar ödeyerek üsten faydalanabiliyorlar.

KAZAKLAR'IN MİLLİ OYUNU: KÖKBAR

Kökbar Türkler'in ata sporu... En az 12, en fazla 40 atlıyla oynanabilen oyun başlamadan önce, alanın ortasına kireçle 'halhal' ya da 'adalet çizgisi' adı verilen daire çiziliyor. Katılımcılar bu dairenin etrafına dizilip daire içine bırakılan koyun postunu alarak, rakip sahadaki kireçle boyanan dairenin içine bırakmaya çalışıyor. At üstünde iki takım halinde oynanan Kökbar Kazaklar için vazgeçilmez bir öneme sahip. Pişirilen geleneksel yemekler eşliğinde Kazaklar, geçmişlerine atıfta bulunuyor.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler