İBB'deki asrın yolsuzluğunda 6. celse | Ağaç A.Ş'deki rüşvet çarkı deşifre oluyor... "Kargo poşeti, çanta ve zarflarla gelen paralar var"
İBB'deki asrın yolsuzluğuna ilişkin görülen dava 6. celsesi ile devam etti. Önceki duruşma CHP YDK Başkanı Turan Taşkın Özer'in "vekaletsiz" bir şekilde avukatlık oynamaya kalkması ile karışmış, tartışma büyüyünce mahkeme başkanı celseyi kapatmıştı. CHP'li isimlerin provokasyonlarından arındırılan bugünkü duruşmada rüşvet çarkı bir kez daha ifşa oldu. Ağaç A.Ş Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın avukatı Ali Sukas'ı işaret ederek "Zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var" dedi. 12 ayrı eylemde "rüşvet verdim" diyen firmaların olduğunu dile getirdi.
CHP'li İBB'de asrın yolsuzluğuna imza atan ve 161 milyar lirayı aşan kamu zararına yol açtığı iddia edilen "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü "davasında 107'si tutuklu 407 sanık bugün 6. kez hakim karşısına çıktı.
Önceki günkü duruşma İmamoğlu'nun A Takımı'nda yer alan CHP YDK Başkanı Turan Taşkın Özer'in sabotajlarına sahne olunca ertelenmişti.
Bugünkü duruşmada savunma Ağaç A.Ş Satın Alma Müdürü Ümit Polat'ın ifadeleriyle devam etti.
Polat'ın avukatı Ali Sukas'a tepki gösterip "Sesimiz çıktığı için pasifize edildik. Sadece kargo poşetleri, çantalar yok; zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var" dedi. 12 ayrı eylemde "rüşvet verdim" diyen firmaların olduğunu söyledi.
Takvim.com.tr İBB davasının 6. duruşmasında yaşananları dakika dakika aktarıyor.
CANLI ANLATIM
ÇEKLER MAHKEMEDE GÖSTERİLDİ
Duruşma savcısı, iddianamede yer alan gayrimenkul çeki ekrana yansıttı ve açıklamasını talep etti. Sanık Tunar, “Ali İhsan Mengir’den bir 1 daire almıştım. Bu ikinci dairenin satışı içindi. Vazgeçebilme şartıyla parayı elden verdi. O da çeki verdi. Aramızdaki güvene binaen bu şekilde yaptık. Herhangi bir noter anlaşması yok.” dedi. Ümit Polat’ın avukatı sanığa “Ali Sukas’ın başkasıyla ofis kullandığını biliyor musunuz?” şeklinde soru sordu. Tunar, “Ali Sukas, Ali İhsan Mengir ile altlı üstü bir ofis kullandığını biliyorum.” cevabını verdi.
ALİ SUKAS'IN KASASI SAVUNMA YAPTI
Tutuklu sanık Hüsnü Yüksel Tunar’ın sahibi olduğu Simge Fidancılık Peyzaj Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ve Yaşam Peyzaj Fidancılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi unvanlı firmalarla Ağaç A.Ş’ den çok sayıda yüksek montanlı iş aldığı, Ali Sukas’ın ‘kasası’ olarak rüşvet görüşmeleri ve rüşvet paraların teslim aldığı iddiasıyla 2 eylemle yargılanıyor. Tunar, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi.
AĞAÇ A.Ş'DE "SİSTEM"ATİK VURGUN: ZARFLA GELEN PARALAR VAR
Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat, Ali Sukas'ın operasyonların başlamasından bir gün önce kendisini dövdürdüğünü öne sürdü. Ali Sukas ise söz alarak “Beni neden aramadın, ben sana şikayetçi ol demedim mi?” dedi.
Ümit Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir, Ali Sukas hakkında iddianamede yer alan ifadeleri okudu. Sukas, avukata tepki gösterdi. Mahkeme başkanı araya girdi.
"ZARFLARLA GELEN PARALAR VAR"
Dağdemir, “Sesimiz çıktığı için pasifize edildik. Sadece kargo poşetleri, çantalar yok; zarflarla alındığı iddia edilen paralar da var" dedi.
Ail Sukas'ın rüşvet alınan tedarikçilere müdahale ettiğini öne süren avukat, "Biz daha ifadeleri görmeden Ali Sukas tedarikçilere müdahale etti. Kendi yakınındaki firma sahiplerine nasıl ifade vereceklerini söyledi. Bu yargılamada açık müdahale var" şeklinde konuştu.
“Paraları, kargo poşetlerini gördünüz mü?” şeklinde yöneltilen soruya ise Ümit Polat cephesi şu yanıtı verdi:
Biz hiçbir zaman demedik ki "biz gördük" para hususunda. Murat Or diyor zaten gördüğünü. "Ali Sukas çanta geldiğinde eve giderdi ve ben bunun içinde para olduğunu düşünmekteyim" diyor.
"12 AYRI EYLEMDE RÜŞVET VERDİM DİYEN FİRMALAR VAR"
Ümit Polat’ın avukatı Sevgi Dağdemir “12 ayrı eylemde ‘rüşvet verdim’ diyen firmalar var. Peki 12 firma dışındakiler neden böyle bir iddiada bulunmadı? Ne oldu da bulunmadı? Savunmamızda bu firmaları tek tek anlatacağız.” sözleriyle dosyadaki firma beyanlarına dikkat çekti.
SAVUNMA AĞAÇ A.Ş’DEN DEVAM EDİYOR
İBB'deki asrın yolsuzluğundaki 6. celse Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunmasıyla devam ediyor. Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı’nın da savunma yapması bekleniyor.
CHP'NİN SABIKALI İSİMLERİNE İZİN YOK
Alınan tedbir kararı sonrası CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ve 9 CHP’li milletvekilinin girmesine onay çıktığı öne sürüldü.
Ancak bu isimler arasında, CHP milletvekilleri Mahmut Tanal, Turan Taşkın Özer ve Ali Mahir Başarır yer almadığı söyleniyor.
Bu üç ismin duruşma salonuna girişine izin verilmeyeceği iddia edildi.
MAHKEMEDEN CHP SABOTAJLARINA KARŞIN "İZLEYİCİ SINIRI" ÖNLEMİ
İBB'ye yönelik yolsuzluk davasında İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, bugün yaşanan gerginlik nedeniyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'na güvenlik önlemlerine ilişkin duruşmalarda sanık yakınları dışında izleyicilerin alınmaması için yazı gönderdi.
Mahkeme tarafından gönderilen yazıda, yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve sanıkların savunmalarını tamamlayabilmesi için duruşma salonuna yalnızca sanıklar, avukatları, müştekiler, müşteki vekilleri, basın mensupları ile tutuklu sanıkların birinci ya da ikinci derece yakınlarından birinin alınmasının istendiği belirtildi. Mahkemenin yazısı üzerine Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı da İstanbul İl Jandarma Komutanlığı’na güvenlik tedbirlerine ilişkin yazı gönderdi. Başsavcılık yazısında, yargılamanın seyri, duruşma salonu düzeni ve katılımcılara ilişkin mahkemenin ara kararının uygulanması gerektiğini belirtilerek, bildirilen sınırlamalara uygun tedbirlerin mevzuat çerçevesinde alınması talep edildi.
DÜNKÜ DURUŞMA 8 DAKİKA SÜRDÜ | CHP "TAŞKIN"LIK ÇIKARDI
Duruşma salonuna gelen Mahkeme Başkanı, “Bazı milletvekilleri avukat bölümünde oturuyor. Uyarılara rağmen çıkmıyorlarmış. Lütfen izleyici bölümüne geçin.” dedi.
Bunun üzerine avukat bölümünde oturan CHP İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer tepki göstererek, “Burada oturmanın yasak olduğu hangi yasada yazıyor?” dedi.
Mahkeme Başkanı ise “Vekaletiniz var mı?” diye sorunca Turan Taşkın Özer, vekaletinin olmadığını söyledi. Özer’in yerini değiştirmemesi ve tartışmanın büyümesi üzerine 8 dakika önce başlayan duruşmaya Mahkeme Başkanı ara verdi.
ASRIN YOLSUZLUĞUNDA 6. DURUŞMA
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne ilişkin 107'si tutuklu, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın 6'ncı duruşması bugün görülüyor.
Duruşma öncesi Silivri'de yoğun güvenlik önlemleri alındı.
TAŞKINLIK ÇIKARTAN CHP'LİLERE İZİN YOK!
İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyada yargılamanın sağlıklı yürütülmesi ve savunmaların usule uygun tamamlanabilmesi amacıyla duruşma salonuna girişlere ilişkin yeni tedbir talep etti.
Mahkeme, duruşmanın 6. oturumuna yalnızca sanıklar, sanık müdafileri, müştekiler, müşteki vekilleri, kapsam dahilindeki basın mensupları ile tutuklu sanıkların 1. veya 2. derece bir yakınının alınmasını istedi.
Bu kişiler dışında kalanların salona alınmaması için gerekli güvenlik önlemlerinin alınması talebiyle yazı, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderildi.
Kararda, amaç olarak duruşma düzeninin korunması, savunma hakkının gözetilmesi ve yargılamanın kesintisiz devam ettirilmesi gösterildi.
DURUŞMA ERTELENDİ
CHP'liler yargılama başlamasın diye organize bir şekilde mahkemeye sabote etti.
Aralarında milletvekili ve tutuklu yakınlarının da bulunduğu izleyiciler, “heyet gelsin” diye slogan attı.
İBB davasının beşinci gününde duruşma yarına ertelendi. Salonda “Kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” sloganı atıldı.
EKOSİSTEMİN EMANETÇİSİ "TAŞKINLIK" ÇIKARDI!
İBB'deki yolsuzluk davasının 5. duruşmasına başlamadana ara verildi.
Ekrem İmamoğlu'nun gizli kasalarından olan ve rüşvet paralarının emanetçisi olarak bilinen CHP'li Turan Taşkın Özer, duruşmayı avukat bölümünden izlemek istedi. Jandarma, izleyici kısmına geçmesini söyledi.
Ancak Özer, “Burası cezaevi değil. Hakim yönetemiyorsa bıraksın. Avukat olarak buradan takip edeceğim” dedi.
Hakimin "izleyici bölümüne geç" çağrısına da "Ben oradan takip edemem. Zorla çıkarın" yanıtı veren Turan Taşkın Özer, duruşma düzenini bozdu.
Bunun üzerine hakim duruşmaya ara verdi.
Hakim: Ne yapsak sorun çıkarıyorsunuz. Vekaleti olmayan avukatları aldık, sorun çıkardınız. Şimdi vekaletsiz giremezsiniz diyoruz yine sorun çıkarıyorsunuz.
GAZETECİLERİN YERİ BELLİ OLDU
Duruşma salonunda gazeteciler yeni haftada yine salonun en sağ arka köşesine alındı.
MAHKEMEDE "FONDAŞ" PROVOKASYON
Önceki duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu, CHP fondaşı medyaya korsan bir şekilde demeç vermeye kalktı.
Fondaşların ise gazetecilik maskesiyle İmamoğlu holiganlığı yaptığı görüldü, birtakım isimlerin İmamoğlu'na "kalp" işareti yaptığı beyan edildi.
Duruşma düzenini bozan bu durum sonrası mahkeme heyeti basın mensuplarının yerinin değiştirilmesini istedi. Ancak CHP yandaşları yerinden kalkmayarak mahkemeye direndi.
Bunun üzerine hakim duruşmayı kapattı.
Bugünkü 5. duruşmada gözler mahkemenin basın mensuplarına ilişkin vereceği karara çevrildi.
AĞAÇ A.Ş'DEKİ RÜŞVET ÇARKINI ANLATMAYA DEVAM EDECEK
Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında olduğu 107’si tutuklu, 402 sanık hakkındaki “yolsuzluk” davası beşinci gününde devam ediyor. Duruşmaya İBB iştiraki Ağaç AŞ Satın Alma Müdürü Ümit Polat’ın savunmasıyla devam edilecek.
Polat, Ağaç AŞ'den "SİSTEM"e akan rüşvet paralarını detaylıca anlatmış, 2023 seçimleri öncesi Ali Sukas'ın bir liste hazırlayıp "Yukarısı" istiyor" diyerek müteahhitlerden %10 rüşvet aldığını beyan etmişti.
"Yukarısı kim?" diye sorulunca da Ekrem İmamoğlu'nun para kasaları Fatih Keleş ve Ertan Yıldız'ın isimlerini vermişti.
ÖRGÜT ELEBAŞI İMAMOĞLU: KİME, NE CEZA İSTENİYOR?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca hazırlanan iddianamede, Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığı "ihbar eden", Hazine ve Maliye, İçişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar, Tarım ve Orman bakanlıkları ile İstanbul Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Şişli Belediye Başkanlığı "suçtan zarar gören" sıfatıyla yer alıyor.
407 SANIK VAR
Ayrıca iddianamede, 16 kişi"müşteki", 107'si tutuklu, 7'si firari, 5'i "müşteki sanık" olmak üzere toplam 407 kişi ise "sanık"olarak bulunuyor.
Suç örgütünün kurulduğu 2014'ten bugüne kadarki faaliyetleri anlatılan iddianamede,"İddianameye konu 143 eyleme ilişkin elde olunan menfaatle sebep olunan kamu zararının suç tarihleri itibarıyla (güncel değeri hariç) toplamda menkul olarak yaklaşık 160 milyar Türk lirası ve 24 milyon ABD doları, gayrimenkul olarak ise İstanbul ile ülke genelinde 95 taşınmazdan ibaret (örgüt elebaşı ve yöneticilerinin suç gelirlerinden elde ettikleri mal varlıkları hariç) olduğu"na ilişkin değerlendirme yapıldı.
EKREM İMAMOĞLU "ÖRGÜ ELEBAŞI"
Örgütün şemasının çizildiği iddianamede, tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu'nun "örgüt elebaşı", tutuklu sanıklar Murat Ongun, Fatih Keleş ile Adem Soytekin ve tutuksuz sanık Ertan Yıldız, başka suçtan tutuklu Hüseyin Gün ile firari sanık Murat Gülibrahimoğlu'nun da "örgüt yöneticisi" olduğu belirtiliyor. Şemada Ekrem İmamoğlu'na doğrudan bağlı 10 örgüt üyesinin olduğu, 77'sinin Fatih Keleş'e, 35'inin Murat Ongun'a, 8'inin Ertan Yıldız'a, 7'sinin Hüseyin Gün'e, 6'sının Murat Gülibrahimoğlu'na ve 6'sının da Adem Soytekin'e bağlı olduğu gösteriliyor.
2 BİN 400 YILDAN FAZLA HAPİS İTENİYOR
İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun"suç işleme amacıyla örgüt kurmak", "kişisel verilerin kaydedilmesi", "kişisel verileri ele geçirme ve yayma", "suç delillerini gizleme", "haberleşmenin engellenmesi", "kamu malına zarar verme", "rüşvet", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma", "irtikap", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık", "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama", "ihaleye fesat karıştırma", "çevrenin kasten kirletilmesi", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet" ve "Maden Kanunu'na muhalefet" suçlarından toplam 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
İddianamede, Keleş'in 48 kez"rüşvet", "rüşvet alma", "rüşvet verme", 55 kez "ihaleye fesat karıştırma", 39 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", 8 kez "suç gelirlerini aklama", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma", "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet", "irtikap", "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "haberleşmenin engellenmesi" suçlarından 556 yıl 8 aydan 1542 yıl 8 aya kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.
Ongun'un"rüşvet", 53 kez "ihaleye fesat karıştırma", 33 kez "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ile "suç gelirlerini aklama" suçlarından 287 yıl 6 aydan 779 yıl 6 aya kadar hapis cezasına çarptırılması istenen iddianamede, Yıldız'ın "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık"suçlarından 86 yıldan 251 yıla kadar hapsi öngörülüyor.
İddianamede, Soytekin'in "rüşvet", "zincirleme şekilde rüşvet", "irtikap" ve "suç gelirlerini aklama" suçlarından 67 yıldan 194 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilirken Gülibrahimoğlu'nun "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık", "suç gelirlerini aklama", "evrakta sahtecilik", "Maden Kanunu'na muhalefet", "Orman Kanunu'na muhalefet", "çevre kirliliğine neden olma" ve "Vergi Usul Kanunu'na muhalefet" suçlarından 19 yıl 6 aydan 51 yıla kadar hapisle cezalandırılması isteniyor.
Gün'ün"suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "kişisel verileri başkasına verme, yayma veya ele geçirme"suçlarından 20 yıldan 40 yıla kadar hapsi talep edilen iddianamede, örgüt yöneticisi konumundaki bu sanıkların, örgütün kendilerine bağlı yapılanmalarının faaliyeti çerçevesinde işlenen bütün suçlardan ayrıca fail olarak cezalandırılmalarına karar verilmesi gerektiği belirtiliyor.
İddianamede, yakalandıktan sonra örgütün yapısı ve faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi veren örgüt yöneticisi sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında "etkin pişmanlık"hükümlerinin uygulanması isteniyor.
Tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Emrah Resul Şahan hakkında 5 kez"rüşvet alma", 2 kez "irtikap", "kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi", "kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası istemine yer verilen iddianamede, tutuklanmasının ardından görevinden uzaklaştırılan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın ise 7 kez "rüşvet alma"ve "suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma" suçlarından toplamda 30 yıldan 88 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor.