Ankara'da tarihi NATO zirvesi: İlk gün olan biten Takvim'de! Trump'ın oteline Başkan Erdoğan ile fotoğrafı yansıtıldı
Ankara'daki 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nde bugün hareketli dakikalar yaşandı. Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile kritik temaslarda bulunurken, ABD Başkanı Donald Trump dahil çok sayıda lider Ankara’ya ulaştı. Çeşitli etkinlik ve görüşmelerin ardından Trump'ın oteline Başkan Erdoğan ile fotoğrafı yansıtıldı. İlk gün olan biteni Takvim.com.tr dakika dakika aktardı...
NATO tarihinin en önemli zirvelerinden biri olan 36. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi Ankara'da gerçekleştiriliyor.
Takvim.com.tr Ankara'da yaşanan gelişmeleri dakika dakika aktarıyor...
CANLI ANLATIM
ALMANYA ŞANSÖLYESİ FRİEDRİCH MERZ'DEN TÜRKÇE TEŞEKKÜR PAYLAŞIMI
36. NATO Zirvesine katılan Almanya Şansölyesi Merz sosyal medya hesabından yaptığı Türkçe paylaşımda, "Türkiye, Almanya ve NATO için önemli bir partner ve müttefiktir. Ankara'da ve NATO Zirvesi'nde gösterdiğiniz konukseverlik için teşekkürler" dedi.
ABD DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI HEYETİ ABD BAŞKANI TRUMP'IN KONAKLAYACAĞI OTELE GELDİ
ABD Başkanı Donald Trump'ın 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında konakladığı Çankaya'da bulunan Marriott Otel'e ABD Dışişleri Bakanlığı heyeti giriş yaptı.
TRUMP'IN OTELİNE ERDOĞAN İLE FOTOĞRAFI YANSITILDI
NATO Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump'ın konaklayacağı otelin dış cephesine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile kendisinin yer aldığı fotoğraf yansıtıldı.
Ayrıca led ışıklarla yapılan görselde Türk bayrağı da yer aldı.
MACRON ANKARA'DA
Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Esenboğa Havalimanı'na geldi. Cumhurbaşkanı Macron'u havalimanına gelişinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan karşıladı.
FREDERİKSEN ANKARA’YA GELDİ
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen NATO Devlet ve Hükumet Başkanları Zirvesi’ne katılım sağlayacak liderler Ankara'ya gelmeye devam ediyor. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen'i taşıyan uçak, Ankara'ya iniş yaptı. Frederiksen’i Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve beraberindeki heyet karşıladı. Frederiksen’in zirve kapsamındaki programlara katılıp, ikili görüşmeler gerçekleştirmesi öngörülüyor.
İSPANYA BAŞBAKANI SANCHEZ ANKARA’DA
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ne katılmak üzere Ankara’ya geldi.
Sanchez’i taşıyan uçak, Ankara Havalimanı’na iniş yaptı. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i havalimanında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ile diğer yetkililer karşıladı.
Başbakan Sanchez’in, zirve kapsamında Ankara’da yapılacak temaslara katılması bekleniyor.
ABD HEYETİ TRUMP'IN KONAKLAYACAĞI OTELE GİRİŞ YAPTI
NATO Ankara Zirvesi kapsamında Ankara’ya gelen ABD heyeti, ABD Başkanı Donald Trump'ın da konaklayacağı otele giriş yaptı.
SHEKERINSKA: TÜM MÜTTEFİKLER ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMALI
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, Ankara'da, Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneğinin (TÜSİAD) ev sahipliğinde, Türk Atlantik Konseyi (ATA Türkiye) ile Hariciye Dış Politika ve Güvenlik Araştırmaları Merkezi tarafından yapılan "NATO Zirvesi Diyalogları" etkinliği kapsamında düzenlenen programda konuştu.
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin ittifak için bir dönüm noktası olmasını beklediklerine dikkati çeken Shekerinska, "Geçen yıl Lahey’de düzenlenen zirve kolay geçmemişti, çünkü savunma alanımızda çok daha güçlü yatırımlar ve harcamalar taahhüt etmek zorunda kalmıştık. Cesur ve tarihi kararlar aldık, ancak şimdi Ankara’da, bugün ve yarın, daha da önemli olan kısmı göstereceğiz. Yani bu sözleri ve taahhütleri nasıl somut sonuçlara dönüştüreceğimizi, aldığımız taahhütleri nasıl yerine getireceğimizi göstereceğiz." değerlendirmesinde bulundu.
Söz konusu zirvenin "bir zihniyet değişikliği" ile ilgili olacağını aktaran Shekerinska, kolektif savunmanın güçlendirilmesi ve "NATO 3.0" vizyonu doğrultusunda daha güçlü bir Avrupa'nın, daha güçlü bir ittifak içinde yer almasının hedeflendiğini kaydetti.
"TÜM MÜTTEFİKLER ÜZERLERİNE DÜŞENİ YAPMALI"
Shekerinska, sadece 2025'te Avrupalı müttefikler ile Kanada'nın savunma harcamalarını 139 milyar dolar artırdığı bilgisini vererek, "Tüm müttefiklerin güçlerini ortaya koymaları, üzerlerine düşeni yapmaları gerekiyor." dedi.
Karşı karşıya oldukları acil zorlukların üstesinden gelmek için ihtiyaç duydukları her şeyi tek bir müttefiğin tek başına karşılayamayacağına dikkati çeken NATO yetkilisi, "İşte bu nedenle gerçekten bir transatlantik endüstriyel işbirliğine ihtiyacımız var çünkü bu hedef doğrultusunda tüm üretim kapasitemizin, tüm tesislerimizin ve tüm büyük şirketlerimizin birlikte çalışması gerekiyor." ifadelerini kullandı.
Shekerinska, zirvenin diğer bir önceliğinin ise transatlantik savunma sanayi üretimini artırmak olduğunu hatırlatarak, son dönemde yaşanan hava sahası ihlalleri ve füze tehditlerinin NATO'nun hava savunma kapasitesinin önemini bir kez daha ortaya koyduğuna vurgu yaptı.
Shekerinska, ittifakın savunma planlarında yer alan savaş uçakları, savaş gemileri, denizaltılar, insansız hava araçları (İHA) dahil tüm askeri kabiliyetlerin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ederek, şunları aktardı:
"Savunma Sanayi Zirvesi Forumu bu durumun çok net bir göstergesi. Zira bugün müttefikler ile sektörümüz arasında değeri on milyarlarca dolarlık sözleşmelerin imzalandığını gördük. Bu, şimdiye kadar düzenlediğimiz en büyük sanayi forumuydu ve müttefikler ile sanayinin üretimimizi artırmak için nasıl birlikte çalıştığını gösterdi."
NATO yetkilisi, "Avrupa ve Kuzey Amerika'da gerçekten önde gelen savunma şirketlerine sahibiz. Türkiye’nin savunma sanayi altyapısına bir bakın. Üretimi hızlandırmak, inovasyonu entegre etmek ve tedarik zincirlerini genişletmek için ihtiyacımız olan her şeye sahibiz." diye konuştu.
NATO'nun Avrupa Birliği ve Hint-Pasifik bölgesindeki ortaklarıyla iş birliğini güçlendirmeyi sürdürdüğüne değinen Shekerinska, Ukrayna'nın bu ortaklar arasında özel bir konuma sahip olduğunu söyledi.
Shekerinska, Ukrayna'nın silahlı kuvvetleri ile vatandaşlarının gücü, cesareti ve dayanıklılığının yeni fırsatlar ortaya çıkardığına işaret ederek, bunun savaş alanındaki dinamikleri değiştirdiğini kaydetti.
NATO Genel Sekreter Yardımcısı Shekerinska, "Rusya genelinde de gördüğümüz şey ise Rusya'nın ilk kez savaşın gerçekleriyle yüzleşmiş olması ve bunun Moskova'daki siyasi dinamikleri değiştirmiş olması." dedi.
ERDOĞAN-TRUMP GÖRÜŞMESİNDE F-35 VE CAATSA MESAJI
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’daki NATO Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmede F-35, Gazze, İran ve Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin mesajlar verdi.
Başkan Erdoğan, F-35 konusunun Türkiye için yeni bir başlık olmadığını belirterek, “Biz 5 uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump’ın bize ayrıca sözü var. F-35 konusunda hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum” dedi.
Gazze’de barışın sağlanması için liderler zirvesini önemsediklerini belirten Erdoğan, “Değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu liderler zirvesini çok önemsiyoruz” ifadelerini kullandı.
Başkan Erdoğan, İran-ABD ilişkilerine de değinerek, “Elimizden geleni yaparak dünya barışı için hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız” dedi.
Rusya-Ukrayna savaşına ilişkin de konuşan Başkan Erdoğan, “Biz Rusya-Ukrayna arasındaki gelişmeleri değerli dostum ile paylaşıp görüşeceğiz ve ona göre adımlarımızı atacağız” açıklamasında bulundu.
ABD Başkanı Donald Trump ise Erdoğan’a övgüde bulunarak, “Erdoğan harika bir lider. Türkiye çok güçlü bir ülke, güçlü bir askeri gücü var. Cumhurbaşkanı’na çok saygım var” dedi.
Trump, CAATSA yaptırımlarına ilişkin de “Yaptırımları iptal edeceğiz. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi. Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
ZELENSKİY’DEN ANKARA’DA İHA VE HAVA SAVUNMASI MESAJI
Ukrayna'ya, Ukrayna savunma şirketlerine ve kabiliyetlerine gösterilen ilgi için teşekkür eden Zelenskiy, "Bu kabiliyetler, Avrupa'daki en kuvvetli kabiliyetlerden, özellikle modern harp alanında kendini kanıtlamış kabiliyetler." ifadesini kullandı.
Zelenskiy, savaşların büyük ölçüde değiştiğini ve bunların devrimsel dönüşümler olduğunu belirterek, savaş ortamının değiştiğini ve bu değişimlerin 1. Dünya Savaşı'nda olduğu kadar şiddetli yaşandığını dile getirdi.
Farklı silahların tarihte icadına işaret eden Zelenskiy, bugün ise insansız hava araçları, uzaktan savaşma kabiliyetleri ve savaş teknolojisindeki ciddi değişimler olduğuna işaret etti.
Zelenskiy, Ukrayna'nın cephedeki savaşı kendini savunma adına sürdürdüğünü belirterek, halihazırda her ay yaklaşık 30 bin Rus askerini etkisiz hale getirdiklerini ve çoğunu da İHA'larla yaptıklarını anlattı.
UKRAYNA, ÜLKENİN SAVUNMASINDA İHA'LARI AĞIRLIKTA KULLANIYOR
Bundan onur duymadıklarını ancak modern savaşın bu şekilde olduğunu söyleyen Zelenskiy, şu ifadeleri kullandı:
"Bizim başlatmadığımız bir savaş bu, bizim başlatmadığımız bir savaş ama savaşmak zorunda kaldığımız bir savaş. Çünkü ülkemizi, halkımızı, çocuklarımızı savunmak zorundayız. Her gün bu savaş esnasında düşmanlarımızın askeri tesislerini ve ekipmanlarını imha ediyoruz. Bunların çoğunu insansız hava araçları ile gerçekleştiriyoruz."
Zelenskiy, Karadeniz'i deniz İHA'ları ile güvenlik altına aldıklarını aktararak, şöyle devam etti:
"Bunlar sadece Rus gemilerini ortadan kaldırmak için (kullanılan) taarruz platformları değil. Bizim deniz insansız hava araçlarımız çok amaçlı platformlara dönüştü. Bunlar denizden farklı hedeflere, karadaki ve havadaki hedeflere yönelik taarruz başlatabiliyor. Aynı zamanda gökyüzünde de savaşıyoruz, iki cephede savaşıyoruz. Ukrayna'nın geçici olarak işgal edilmiş bölgelerinde de insansız hava araçlarımızı kullanıyoruz. İHA'lar sayesinde tüm işgal altındaki bölgelerimizde mücadele edebiliyoruz."
UKRAYNA, İHA KAPASİTESİNİ 2022'DEN BU YANA GELİŞTİRDİ
Zelenskiy, Rus İHA'larına yönelik önleme oranlarının yüzde 90'ın üzerine çıktığını söyleyerek, "Binlerce Rus İHA'sı her hafta vuruluyor, önleniyor. Başka bir ülkede bu düzeyde bir savunma kabiliyeti yoktur onlara karşı. Bu savaşın gerçekliği, ne yazık ki bizim bunu inşa etmemizi ve İHA kapasitemizi geliştirmemizi gerektirdi." diye konuştu.
Günlük olarak yüzlerce İHA saldırısıyla mücadele ettiklerine değinen Zelenskiy, şunları kaydetti:
"Ukrayna savunma sektörü, topyekun savaş ortamında bile kabiliyetlerini genişletiyor. Diğer taraftan seyir füzelerini günlük olarak önleme oranımız, hava savunma sistemlerimiz sayesinde çok arttı ve diğer taraftan tüm partnerlerimizin desteği sayesinde. Çünkü partnerlerimiz, Ukrayna'ya destek olmaya devam ediyor, savunma desteği sağlamaya devam ediyor. Teşekkür ediyorum sizlere."
"BU İTTİFAK'IN GELECEĞİNDE UKRAYNA BULUNMAKTA"
Zelenskiy, yüzlerce Ukraynalı şirketin, ülkenin ihtiyaç duyduğu modern silahları üreterek savaşın Rusya için daha maliyetli hale gelmesini sağladığını söyledi.
İHA girişimine katılan tüm ortaklarına teşekkürlerini sunan Zelenskiy, "Bu sadece İHA satın almakla alakalı bir girişim değil, ortak üretimle de alakalı. Hızlı şekilde ilgili araçlara erişmek, kritik altyapının korunması, hava savunması ve güvenlik işbirliği ile alakalı bir girişim." değerlendirmesinde bulundu.
Zelenskiy, Avrupa'da Rusya'nın balistik füzelerine yönelik kuvvetli bir savunma inşa edilmesi gerektiğini vurgulayarak, "Bu, Rusya'nın elinde kalan son büyük avantaj aslında. Orta Doğu'daki savaşlardan ve Körfez'den gördüğümüz üzere, bu küresel öneme sahip bir konu. O nedenle inanıyorum ki; bu bağlamda Avrupa acilen kendi kabiliyetine ihtiyaç duyuyor." ifadelerini kullandı.
Patriot sistemlerinin önemine dikkati çeken Zelenskiy, "Bugünün savaş ortamı gösterdi ki, halihazırdaki Patriot üretimi artan balistik füzeye karşı koruma gereksinimlerini karşılamak için yeterli değil." dedi.
Zelenskiy, Avrupa'ya kendi antibalistik sistemlerini geliştirme konusunda çağrıda bulunarak, "Bunu gerçekleştirmek için 2030'a veya daha ileri bir tarihe kadar bekleyemeyiz. Avrupa'nın maddi anlamda karşılanabilir, kitlesel üretim içerisinde antibalistik sistemlere ihtiyacı var, en kısa zamanda ihtiyacı var, bugün ihtiyacı var aslında." diye konuştu.
Ukrayna'nın kendini savunabilmeye devam etmesi için hava savunma füzesine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Zelenskiy, "Bizim en büyük önceliğimiz şu anda bu. Bizler başka her şeyi yapabiliyoruz hakikaten. Kendimiz başka her şeyi yapabiliriz ama iş, hava savunmasına geldiği zaman partnerlere ihtiyacımız var. Sizin taahhüdünüze, kararlılığınıza ihtiyacımız var. Lütfen daha fazla kararlılık gösterin, daha fazla karar alın." çağrısı yaptı.
Zelesnkiy, hava savunmasının NATO Ankara Zirvesi'nin başlıca kararlarından biri olması için çağrıda bulunarak, şunları söyledi:
"Bu İttifak'ın geleceğinde Ukrayna bulunmakta. Modern harbin sınamalarıyla Ukrayna ile beraber mücadele edilebilir. Bu bağlamda bizim savunma sanayimiz ve daha da önemlisi dayanıklılığımız ve tecrübemiz kendini kanıtladı. Halkımızın tecrübesi kendisini kanıtladı. Halkımızla gurur duyuyorum. Ukrayna ile gurur duyuyorum."
"NATO İÇERİSİNDE BİR UKRAYNA, SIRA DIŞI BİR SAVUNMA KABİLİYETİNİ DE BERABERİNDE GETİRECEKTİR"
Zelenskiy, NATO üyesi olmadığı halde ülkesinin iyi savunma kabiliyetine işaret ederek, "Ukraynalılar gibi savaşmayı biliyorsanız, o zaman bizce NATO'nun kolektif savunmasının bir parçası olmalıyız. Bu, hepimizi daha kuvvetli yapacaktır." dedi.
"NATO içerisinde bir Ukrayna, sıra dışı bir savunma kabiliyetini de beraberinde getirecektir." diyen Zelenskiy, Ukrayna'nın Rusya'nın stratejik üstünlüğü olduğunu fikrini ortadan kaldırdığını belirtti.
Zelenskiy, Ukrayna'nın Rusya'da vurmadığı büyük bir petrol rafinerisinin kalmadığını aktararak, şunları kaydetti:
"(Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin gibi değiliz biz. Bizler, zevk olsun diye savaşmıyoruz Putin gibi ya da jeopolitik amaçlarla savaşmıyoruz. Rusya, bu savaşı Ukrayna'nın ayağına getirdi. Ukrayna'da insanımızı öldürüyor. Ukrayna'da bağımsızlığımızı elimizden almaya çalışıyor. Biz sadece kendimizi savunuyoruz."
UKRAYNA VE AVRUPA'NIN GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI
36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Münih Güvenlik Konferansı (MSC) ile Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) işbirliğinde düzenlenen "Müttefikler Ankara'da" programı kapsamında "Masayı Tersine Çevirmek: Avrupa İçin Bir Güvenlik Sağlayıcısı, Ukrayna" paneli düzenlendi.
Ankara Palas'ta düzenlenen "Masayı Tersine Çevirmek: Avrupa İçin Bir Güvenlik Sağlayıcısı, Ukrayna" paneline Hollanda Dışişleri Bakanı Tom Berendsen, İsveç Dışişleri Bakanı Maria Malmer Stenergard ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha katıldı.
Külfet paylaşımındaki değişimin önemine işaret eden Berendsen, savunma harcamalarını ABD istediği için değil, kendileri buna ihtiyaç duyduğu için artırdıklarını belirtti.
Berendsen, "Rusya, Avrupa ve NATO için büyük bir tehdit olmaya devam ediyor. Bu nedenle Ukrayna'nın kavgası, bizim kavgamız." dedi.
Ukrayna'ya desteğin ve Rusya'ya baskının artırılması gerektiğini kaydeden Berendsen, Hollanda'nın barış görüşmelerine varılması için sorumluluk almaya hazır olduğunu dile getirdi.
UKRAYNA'YA DESTEĞİN ARTIRILMASI ÇAĞRISI
Stenergard da Ukrayna'ya yönelik desteğin yetersiz olduğundan bahsederek, maddi desteğin artırılması gerektiğini söyledi.
İskandinav ülkelerinin nüfusunun NATO'nun çok azına tekabül etmesine rağmen Ukrayna'ya yönelik desteğin 3'te 1'ini bu ülkelerin verdiğini dile getiren Stenergard, "Eğer diğer ülkeler de bizim kadarını yapsaydı, savaş çoktan sona ermiş olurdu." dedi.
Stenergard, savaş sonrasında Ukrayna'nın yeniden inşasının, barışın sürdürülmesinde büyük önem taşıyacağını vurgulayarak, Rusya'ya yönelik baskı ve yaptırımların artırılması gerektiğini yineledi.
GÜVENLİK GARANTİLERİ TALEBİ
Sybiha da savaşın ilk aylarında ortaklarından destek almakta çok zorlandıklarını belirterek, ülkesinin dirençli tutum sergilediğine işaret etti.
"Kırım işgal edildiğinde savaşmamamız çok büyük bir hataydı." diyen Sybiha, bu hatayı "tarihi" olarak nitelendirdi.
Sybiha, "Koşulsuz ateşkese hazırız. Asla barışın önündeki engel olmayacağız. Barış istiyoruz. Uygulanabilir tekliflerimiz var." dedi.
Ukrayna Dışişleri Bakanı, ABD'nin sürece katkısı olmadan savaşın sonlandırılmasının gerçekçi olmadığı değerlendirmesinde bulundu.
Barışın sağlanması durumunda, ABD'nin yasal olarak bağlayıcı şekilde ikili güvenlik garantileri vermesinin gerekli olduğunu söyleyen Sybiha, barışı sekteye uğratacak bir durumla karşılaşılırsa sahada askeri destek verilmesi, Ukrayna'nın Avrupa Birliği (AB) üyesi olması ve Ukrayna ordusunun caydırıcı şekilde güçlendirilmesinin önem arz ettiğini kaydetti.
TRUMP ANKARA'YA İNDİ
NATO Ankara Zirvesi öncesi Türkiye'ye resmi ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı Donald Trump'ı taşıyan uçak, Ankara Havalimanı'na iniş yaptı. Trump'ı havalimanında Başkan Recep Tayyip Erdoğan karşıladı.

TRUMP DAKİKALAR İÇİNDE ANKARA'DA
ABD Başkanı Donald Trump'ın uçağı Türk hava sahasına girdi.
RUTTE'DEN SAVAŞ MESAJI
NATO Savunma Sanayii Forumu’nda konuşma gerçekleştiren Mark Rutte, “Savaş makinalarımızın kükremesi lazım. NATO tehditlere hazır olmalı.” dedi.
Mark Rutte, “İlk defa halka açık bir şekilde ihtiyaçlarımızı paylaşıyoruz. Aynı zamanda ne ihtiyaç duyduğumuzu bilmenizden emin olmak istiyoruz. Pazar büyüyor, savunmaya yatırım yapmaya devam edeceğiz. Bu artık yeni trend, hiçbir ülke ya da sanayi devi endüstriyi tek başına yürütemez. Bunu yapmaya gerek de yok çünkü NATO var.” sözlerini sarf etti.
Rutte, şunları kaydetti:
“Bugün transatlantik savunma sanayi devriminin eşiğindeyiz. İnsanlar onları her yerde koruyacağımızı bilmeliler. Rusya gibi bizi izleyenlere şunu söylüyorum; bütün savunma sanayi şirketlerimiz hedefine odaklı bir şekilde çalışıyor, öfkeyle değil.”
CEVDET YILMAZ: MÜTTEFİKLERE KISITLAMALAR KALDIRILMALI
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 36. NATO Devlet Ve Hükümet Başkanları zirvesi kapsamında ATO Congresium’da düzenlenen Savunma Sanayii Formu’na katıldı.
Burada konuşan Yılmaz, NATO Zirvesi’nde ittifakın yeni bir döneme adım atacağını dile getirerek, NATO 3.0 olarak adlandırılan bu yeni dönemde, ittifak içinde külfetin giderek daha adil biçimde paylaşıldığının görülebileceğini ifade etti. Ayrıca Yılmaz, gelinen aşamada mevcut jeopolitik sınamalar ışığında NATO içinde daha güçlü bir Avrupa sütunu inşa edilmesinin zorunluluk haline geldiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, geçen yıl Lahey’de alınan savunma harcamalarında artış kararının tüm müttefikler tarafından kayda değer ölçüde yerine getirildiğini ve savunma harcamalarına yönelik yaklaşımın köklü biçimde dönüştüğünü aktardı.
"TÜRKİYE SAVUNMA İHRACATÇISI ÜLKELER ARASINDA 11. SIRADA YER ALIYOR"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi iradesi ile Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemin ruhunu erken bir aşamada kavraması sonucu savunma sanayinde yola erken çıkmanın avantajını yaşadığına dikkati çeken Yılmaz, "Bugün Türkiye, dünyada savunma ihracatçısı ülkeler arasında 11. sırada yer alıyor. Yakın bir gelecekte ilk 10 ülke içinde olmayı bekliyoruz. Türkiye birinci ligde olmayı hedefleyen bir ülke konumunda. Savunma sanayiimiz pek çok açıdan kapsamlı bir dönüşüm geçirmiştir. Ürün yelpazemiz artık hava, kara, deniz, siber ve uzay alanlarının hepsini kapsamaktadır. Bu çabalarımız sonucunda Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinin yerlilik oranı yüzde 80’i aşmıştır" ifadelerini kullandı.
"SAVUNMA VE HAVACILIK İHRACATIMIZ SON BİR YILLIK DÖNEMDE 11 MİLYAR DOLARI AŞMIŞTIR"
Türkiye’nin müttefik ülkeler için de güvenilir bir tedarik kaynağı ve proje ortağı haline geldiğini ifade eden Yılmaz, "Savunma ve havacılık ihracatımız son bir yıllık dönemde 11 milyar doları aşmıştır. İhracatımızın yarıdan fazlası NATO Müttefiklerimize ve AB ülkelerine gerçekleştirilmiştir. Türkiye bugün tüm dünyanın takdirini kazanmış İHA ve SİHA’larıyla, elektronik harp sistemlerinden savaş gemilerine, 5. nesil savaş uçağından derin taarruz yeteneklerine kadar her alanda son teknolojiye sahip sistemleri üretebilmektedir. Dünyanın en büyük 100 savunma şirketinden 5’i Türk şirketleridir. Savunma sanayinde geldiğimiz bu aşama asla tesadüf değildir" açıklamasında bulundu.
Savunma sanayinin gelişimi için uluslararası iş birliğinin de kritik önem taşıdığını vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin bu alandaki iş birliklerini sadece ihracat zaviyesinden değil, müttefiklerle ortak üretim, tasarım ve geliştirme perspektifinden de ele aldığını aktardı.
"MÜTTEFİKLER ARASI TÜM KISITLAMALAR KALDIRILMALI"
Savunma sanayi ticareti ve iş birliğinin önündeki engellerinin kaldırılması gerektiğine de dikkati çeken Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:
"Müttefikler arasında savunma alanındaki ticaret kısıtlamaları ve yaptırımları mutlaka hep birlikte ortadan kaldırmalıyız. İttifakın askeri hazırlık düzeyini artırmak istiyorsak, kolektif güvenliğimizi güçlendirmek istiyorsak bu anlamsız yaptırımları ve kısıtlamaları hep birlikte masadan temizlemeliyiz. Bu nedenle, hem Müttefikler arası ikili düzeydeki tüm kısıtlamalar kaldırılmalı, hem de NATO'nun Avrupa sütununa önemli katkı sağlayan Türkiye, başta AB olmak üzere Avrupa’daki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine katılabilmelidir. Aksi taktirde, üretim kapasitesinin gelişimi yavaşlayacak ve üretim maliyetleri artacaktır. Daha dayanıklı bir Avrupa-Atlantik güvenliği, üretim kapasitesini, teknoloji birikimini ve operasyonel tecrübeyi aynı stratejik hedefe yönlendirebilen bir güvenlik mimarisiyle mümkündür. Türkiye bu mimaride güçlü, güvenilir ve katkı sağlayan bir ortak olarak yer almaya hazırdır."
BAKAN ERSOY ZELENSKİ'Yİ ESENBOĞA'DA KARŞILADI
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenen 36'ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında Türkiye'ye gelen Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski'yi Esenboğa Havalimanı'nda karşıladı.
36'ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi nedeniyle başkent Ankara'da diplomasi trafiği hız kazandı. Zirve kapsamında Türkiye'yi ziyaret eden devlet ve hükümet başkanlarının karşılanması için yoğun bir program yürütülürken, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenski de Esenboğa Havalimanı'nda Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy tarafından karşılandı.
Zirvenin en kritik gündem maddeleri arasında Ukrayna'daki savaş, Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliği ve NATO'nun geleceğine ilişkin stratejik başlıklar yer alıyor. Bu kapsamda Zelenski'nin zirve marjında çok sayıda liderle ikili temaslarda bulunması beklenirken, ABD Başkanı Donald Trump ile de bir görüşme gerçekleştirmesi öngörülüyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un NATO Zirvesi kapsamındaki karşılama programı gün boyunca devam edecek. Ersoy, ilerleyen saatlerde Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Petr Pavel, Güney Kore Cumhurbaşkanı Lee Jae Myung, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Polonya Cumhurbaşkanı Karol Tadeusz Nawrocki, Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ile Avrupa Devlet ve Hükûmet Başkanları Konseyi Başkanı António Luís Santos da Costa'yı da Esenboğa Havalimanı'nda karşılayacak.
MİÇO ANKARA'DA
Yunanistan Başbakanı Kyriakos Miçotakis Ankara’ya geldi.
STUBB GELDİ
Ankara'da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb
Ankara Havalimanı'na geldi.
Cumhurbaşkanı Stubb'u havalimanına gelişinde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş karşıladı.
KRISTERSSON: NATO İÇİN ÖNEMLİ VE ANLAMLI
İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, havadan erken uyarı ve kontrol sistemi GlobalEye'ın, NATO için güçlü bir gözetleme ve keşif yeteneği sağladığını belirterek, hem mevcut hem gelecekteki tehditleri belirleme ve yanıt verme yeteneğini güçlendireceğini söyledi.
Kristersson, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu kapsamında basın toplantısında konuştu.
Kristersson, "Bugün bu önemli duyuruda sizlerle birlikte burada bulunmaktan son derece gurur duyuyorum ve bu İsveç için büyük bir gurur anı" diyerek, NATO yatırımlarına ilişkin açıklamada bulundu.
GlobalEye'ın, "onlarca yıllık yaratıcılık, yenilik, yatırım ve birçok insanın taahhüdünün bir sonucu" olduğunu söyleyen Kristersson, bugünkü duyurunun NATO, müttefikler ve Avrupa-Atlantik güvenliği için önemli anlamı olduğunu dile getirdi.
Kristersson, "GlobalEye, İttifak'a güçlü bir gözetleme ve keşif yeteneği sağlıyor. Bu aynı zamanda farklı alanlarda ve yönlerde hem mevcut hem de gelecekteki tehditleri belirleme ve bunlara yanıt verme yeteneğimizi de güçlendirecektir. GlobalEye, ortaklıkların bir kanıtıdır." diye konuştu.
"NATO'YU GLOBALEYE AİLESİNDE KARŞILAMAK İÇİN SABIRSIZLANIYORUM"
Bunun, müttefik savunma sanayilerinin birlikte çalıştığında neler başarabileceğinin en somut örneği olduğunu ve İttifak içinde, İttifak için üretilen gelişmiş kabiliyetleri ortaya koyduğunu vurgulayan Kristersson, şunları kaydetti:
"Kanada ve Fransa'nın da yakın zamanda bu aileye katılma kararı almasından memnuniyet duyuyorum ve 2027'den itibaren İttifak'ın yararına olacak şekilde İsveç hava üslerinden de faaliyet göstereceklerini göreceksiniz. NATO'yu GlobalEye ailesinde karşılamak için sabırsızlanıyorum. Bu, saldırganlığı caydırma, müttefik topraklarını savunma ve yaklaşık 1 milyar vatandaşın özgürlüğünü ve güvenliğini koruma konusundaki ortak kabiliyetimizi güçlendirecektir."
ZELENSKIY ANKARA'DA
Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy NATO Zirvesi için Ankara’ya geldi.
NATO'NUN HAVA GÜCÜ ARTACAK
NATO Genel Sekreteri Rutte, NATO Ankara Zirvesi Sanayi Sanayii Forumu’nda, müttefiklerin Airbus’tan alacağı 12 adet A400 modeli uçakla hava gücü kapasitesini artıracağını duyurdu.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Savunma Sanayii Forumu'nda ittifakın alacağı 10. Airbus A330 MRTT uçağı ile hava gücü kapasitesini artıracaklarını duyurdu.
Rutte, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi çerçevesinde Ankara'da düzenlenen Savunma Sanayii Forumu'nda ittifakın yeni projelerine dair konuştu.
Genel Sekreter Rutte, bu platformun NATO ve sanayiyi bir araya getirdiğine işaret ederek, ayrıca forumun ittifak kapsamında üye ülkelerin sanayilerinin kapasitelerini ve inovasyonlarını sergilemeleri için bir fırsat olduğunu söyledi.
Bu bağlamda bugün gösterebilecekleri çok şey olduğunu ve bundan gurur duyduğunu dile getiren Rutte, 1 yıl önce müttefiklerin Lahey'deki zirvede savunma alanında daha çok yatırım yapmak ve 2035'e kadar savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ini oluşturması taahhüdünde bulunduğunu anımsattı.
Rutte, halihazırda kayda değer bir ilerleme sağlandığına dikkati çekerek, ülkelerin savunma üretimini ve inovasyonu artırma konusunda mutabık olduğunu söyledi.
Lahey'in ardından 1 yıl sonra Ankara'da çoktan sonuçları elde ettiklerini kaydeden Rutte, gün içinde Atlantik'in iki tarafından da müttefiklerin ve sanayilerin büyük projeleri duyuracaklarına ve milyarlarca dolar değerinde anlaşmalar imzalayacaklarına dikkati çekti.
Rutte, bunun güvenliklerine yatırım yapacağını, ekonomilerini güçlendireceğini ve yüz binlerce yeni istihdam sağlayacağını belirtti.
Bugün dünyanın, Kuzey Amerika'daki ve Avrupa'daki sanayi sektörünün birlikte çalışarak ürettiğini ve yeni nesil kabiliyetler geliştirdiğini aktaran Rutte, bu kabiliyetlerin NATO'da üretildiğini ve yalnızca bir ulus tarafından değil, birkaçı tarafından yakın işbirliği içerisinde birlikte çalışarak ortaya çıktığını söyledi.
Rutte, bu şekilde şu anda ve gelecekte ittifakı daha güçlü hale getirdiklerini, 1 milyar insanı ve topraklarının her bir noktasını savunduklarını vurguladı.

NATO 10. AİRBUS A330 MRTT UÇAĞINA SAHİP OLACAK
Bugünkü ilk duyurularının NATO içerisinde havadan havaya yakıt ikmali ve hızlı şekilde ekipman nakli yapabilecek yeni platform olduğunu aktaran Rutte, bunun savunma alanındaki caydırıcılığı güçlendirmek için çok önemli olan hava gücüne yönelik olduğunu kaydetti.
Rutte, bugün birkaç müttefikin resmi olarak 10. Airbus A330 MRTT uçağının Çok Uluslu Çok Amaçlı Tanker Taşımacılık Filosu'na katılımını duyuracağını belirterek, böylece tam bir 12 Airbus A330 MRTT uçağı filosuna ulaşmaya yaklaştıklarını dile getirdi.
Müttefiklerin Airbus A400M uçağına odaklanan çok uluslu yeni bir projeyi de başlattıklarını anlatan Rutte, bunun dünya çapında bir stratejik hava nakliye kapasitesi anlamına geldiğine dikkati çekti.
Rutte, A330 MRTT ve A400M'in ittifaka iki çok uluslu yüksek kapasiteli filo sağlayacağına işaret ederek, bu duyurunun çok uluslu işbirliğinin mükemmel bir örneğini teşkil ettiğini vurguladı.
Airbus platformlarının Avrupa'nın güçlü sanayi liderliği, yakın NATO-Avrupa Birliği işbirliği ve ABD'deki sanayi ortaklarının katkıları üzerine kurulu olduğunu söyleyen Rutte, "NATO'nun hava gücünü önümüzdeki on yıllar boyunca güçlü, güvenilir ve hazır durumda tutuyorlar." dedi.

İstihbarat, Gözetleme ve Keşif (ISR) sistemlerinin İttifak'a hayati bir yetenek kattığını belirten Rutte, "Bize doğru kararları almak ve tehditlerin bir adım önünde olmak için ihtiyaç duyduğumuz durum farkındalığını kazandırır." dedi.
Rutte, bu yeteneği güçlendirmek için somut bir adım atarak NATO'nun ISR gücüne insansız hava araçlarını eklediklerini aktararak, "Bu ek hava araçları, geniş deniz alanları üzerinde gece gündüz kesintisiz gözetleme sağlayacak. Bu hava araçları, yüksek irtifada uzun süre uçabilir ve açık denizler de dahil olmak üzere geniş alanları diğer çoğu uçaktan daha verimli bir şekilde kapsayabilir." ifadesini kullandı.
Hava araçlarının tehditleri erken tespit etmeye, deniz iletişim hatlarını korumaya ve kuzeyin en uç bölgeleri gibi zorlu bölgelerdeki operasyonları desteklemeye yardımcı olacağını vurgulayan Rutte, "Bu hava araçları genel olarak NATO bünyesinde üretiliyor ve Atlantik’in her iki yakasında da istihdam yaratıyor. İşte transatlantik işbirliği böyle işliyor." ifadelerini kullandı.
"BU, GERÇEK BİR BAŞARI ÖYKÜSÜDÜR"
NATO'nun yıllardır Boeing E-3 Sentry AWACS Havadan Erken Uyarı ve Kontrol uçağına güvendiğini, bu filoyu "gökyüzündeki gözleri" olarak gördüğünü belirten Rutte, bu uçakların, Norveç'in kuzeyinden Türkiye'nin güneyine kadar geniş bir bölgeye konuşlandırıldığını, ancak bu filonun artık miladını doldurduğunu söyledi.
Rutte, bugün bazı NATO ülkelerinin söz konusu uçakları değiştirmek için yaklaşık 10 Saab uçağı tedarik edeceğini bildirerek, "Bu, NATO'nun sahip olduğu ve işlettiği gözetleme ve erken uyarı kapasitesini önümüzdeki yıllar boyunca güçlü ve güvenilir kalmasını sağlayacaktır." değerlendirmesinde bulundu.

Saab şirketinin ürettiği GlobalEye'ın havadan erken uyarı ve kontrol sistemini daha üst bir seviyeye çıkardıklarını vurgulayan Rutte, bu sistemin tek bir platformdan hava, deniz ve kara alanlarında eşzamanlı gözetleme imkanı sunacağını ifade etti.
Rutte, GlobalEye uçağının balistik ve seyir füzeleri de dahil olmak üzere karmaşık tehditleri tespit etme, izleme ve tanımlama kabiliyetini kanıtlamış bir sisteme sahip olduğuna dikkati çekti.
Bu sistemin ABD'nin katkılarıyla Avrupa ve Kanada tarafından yürütülen bir program olduğuna işaret eden Rutte, "Bu, gerçek bir başarı öyküsüdür. Ve yine NATO'da üretilmiştir." dedi.
Bugün Savunma Sanayii Forumu kapsamında yapılan proje duyurularının, NATO'nun sanayiyle etkileşimiyle başladığını belirten Rutte, "Basitçe ve hızlıca olmasını istiyoruz. Kendimizi sizler olmadan savunamayız. Bu nedenle bugün 'NATO Front Door for Industry'i duyuruyoruz. Bu, sanayi sektörünün fırsatların farkında olması ve İttifak ile etkileşimi kolaylaştırmak için yeni bir platform." dedi.
Rutte, bu platform ile her şeye erişim sağlanabileceğini belirterek, ilerleyen aylarda geliştirmeyi sürdürecekleri platformun 2027'de tam olarak kullanılabileceğini söyledi.
Bu dönemin, NATO'nun sanayiyle ilişkilerinde yeni bir aşamayı teşkil ettiğine işaret eden Rutte, sanayi üretimi alanında transatlantik işbirliğine yönelik "NATO Engine" adlı yeni bir girişimi de duyurdu.
Rutte, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Özellikle hava savunması ve saldırı kapasitesi gibi en çok ihtiyaç duyduğumuz bazı kabiliyetler söz konusu olduğunda, hiçbir ülke, büyük ve giderek artan talebi karşılamak için gerekli sanayi kapasitesine tek başına sahip değil. Silah depolarımızı ve üretim kapasitemizi yeniden inşa etmek ve rakiplerimizi geride bırakmak için, büyük ölçekte kabiliyetler geliştirmemiz ve inovasyonu hızlandırmamız gerekiyor."
"NATO Engine" programının, en umut vadeden şirketlere büyük yatırımlara gerek kalmadan sınır ötesi üretim ve işbirliğini genişletmelerine destek olacağını anlatan Rutte, mevcut kapasitesi bulunan fabrikalar ve ileri üretim tesislerinden oluşan bir ağ kurulacağını ve atıl kapasiteyi hızlı üretim yapmak isteyenlerle eşleştirerek üretimin önemli ölçüde artmasını sağlayacaklarını vurguladı.
MATERYALLERİN İSTİKRARLI TEDARİKİNE YÖNELİK PROJE
Birkaç NATO müttefikinin yeni çok uluslu tedarik koalisyonuna katılacağını duyuran Rutte, bunun ihtiyaç duyulan çeşitli kabiliyetleri elde etme noktasında İttifak'a yardımcı olduğunu dile getirdi.
Rutte, "Müttefikler, talebi ve tutarlı tedarik yaklaşımlarını, endüstriyel kapasite çalışmaları ve yatırımları bir araya getirerek, belirli kapasite eksikliklerini gerçekten gidermeye başlayabilir." diye konuştu.
ABD ve önde gelen bazı savunma sanayi şirketlerinin bu sektördeki büyük Avrupa aktörleriyle yeni sanayi işbirliği girişimleri konusunda anlaştığını aktaran Rutte, bunun Avrupa'da ABD'nin temel kabiliyetlerini üretmeye ve sürdürmeye devam etmesini sağlayacağını söyledi.
Rutte, bu adımların, NATO'nun birliğini gösterdiğine dikkati çekerek, birlikte daha fazlasına ulaşabileceklerinin altını çizdi.
İttifak'ın savunmasının hazır ve güçlü olması için sanayinin ve tedarik zincirlerinin sağlam ve güvenli olması gerektiğinin altını çizen Rutte, bu bağlamda olası şoklar ve aksamalardan bağımsız olarak önemli sektörlerde, istikrarlı bir materyal ve bileşen tedarikinin sağlanmasına ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Rutte, birkaç müttefikin savunma sektöründe önemli materyallerin, parçaların ve geri dönüştürülmüş ürünlerin elde edilmesi, depolanması ve ulaştırılması üzerine birlikte çalıştığını, bu projenin güvenliği artırmak için en iyi yolun işbirliği yaklaşımı olduğuna dair güçlü inancı gösterdiğini vurguladı.
İNSANSIZ HAVA ARAÇLARININ ETKİN KULLANIMINA YÖNELİK PROJE
Rutte, insansız hava araçlarının (İHA) modern savaşın karakteristiği olduğuna, savaş alanında belirleyici unsur haline geldiklerine ve bunun Ukrayna'da, Orta Doğu'da ve NATO içerisinde açıkça görüldüğünü işaret etti.
Bu bağlamda NATO'nun büyük ölçekte İHA'ları konuşlandırma ve kullanma becerilerini hızla genişlettiğini kaydeden Rutte, "Aynı zamanda insansız hava araçlarını tespit etmek, tanımlamak ve etkisiz hale getirmek için etkili bir insansız hava aracı savunma sistemi kuruyoruz." ifadesini kullandı.
Rutte, bu nedenle "NATO Drone Edge" girişimini duyurduklarını belirterek, "Bu girişimle müttefikler, önümüzdeki 5 yıl boyunca insansız hava araçlarına karşı savunma kapasitelerine 40 milyar doların üzerinde yatırım yapacak." şeklinde konuştu.
Bu kapasitenin etkin şekilde kullanılabilmesi için müttefiklerin silahlı kuvvetlerinde 2027'ye 5 kat daha fazla insansız hava aracı operatörü yetiştirmeyi de taahhüt ettiğini anlatan Rutte, NATO'nun müttefiklerini taahhütlerini yerine getirmeleri için çeşitli yollarla destekleyeceğini belirtti.
Rutte, İHA karşıtı kabiliyetlerin büyük çapta ve hızla sağlanmasını amaçladıklarını kaydederek, NATO'nun İHA eğitimi kapasitesini de artırdığını, bu bağlamda "NATO Flight Training Europe" projesi bulunduğunu vurguladı.
Bugün Finlandiya, Fransa ve İsveç'in bu projeye katıldığını ve NATO'dan katılımın 20'ye ulaştığını aktaran Rutte, 8 müttefik ülkede 16 eğitim merkezi olduğu bilgisini paylaştı.
Rutte, birlikte "insansız hava aracına hazır" bir İttifak inşa ettiklerine dikkati çekerek, "En son yenilikçi teknolojilerden yararlanıyor, transatlantik savunma sanayilerimize yatırım yapıyor ve Ukrayna'daki savaş alanından gerçek hayat dersleri çıkarıyoruz." dedi.
ZİRVE BAŞLADI
Ankara'nın ev sahipliğindeki 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve yatırımlarının ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.
CARNEY ANKARA'DA
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), Zirvesi kapsamında Kanada Başbakanı Mark Carney Ankara’ya geldi.
36’ncısı düzenlenen NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında Ankara’ya liderlerin gelişi devam ediyor. Zirve çerçevesinde Kanada Başbakanı Mark Carney ile beraberindeki heyeti taşıyan uçak Ankara Havalimanı’na iniş yaptı. Carney’i havalimanında Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek karşıladı.
NATO MASASINDA MERKEZ TÜRKİYE
Ankara, bugün yalnızca NATO’nun değil, küresel güvenlik mimarisinin geleceğinin konuşulacağı tarihi bir zirveye ev sahipliği yapıyor. Avrupa-Atlantik hattındaki güvenlik dengeleri, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın yansımaları, Ortadoğu’da tırmanan gerilim, Hint-Pasifik’te artan rekabet ve savunma harcamalarının yeniden şekilleneceği kritik süreçte gözler Türkiye’ye çevrildi. Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yürüttüğü başarılı diplomasi ve Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayii alanında ortaya koyduğu yükseliş, küresel krizlerin çözümünde Türkiye’yi daha da önemli hale getirdi.
TRUMP’IN ERDOĞAN VURGUSU
ABD Başkanı Donald Trump’ın zirve öncesinde Başkan Erdoğan için kullandığı, “Erdoğan ‘gel’ dedi, gidiyorum. Erdoğan’a saygımdan dolayı NATO Zirvesi’ne katılacağım, o olmasaydı belki zirveye gitmezdim” sözleri, Ankara zirvesinin uluslararası kamuoyundaki önemini bir kez daha ortaya koydu.

TÜRKİYE MASANIN MERKEZİNDE
Zirve, yalnızca ittifakın gelecek vizyonunun belirleneceği bir toplantı değil, aynı zamanda Türkiye’nin son yıllarda izlediği aktif dış politikanın uluslararası yansımalarının görüleceği kritik bir platform olarak değerlendiriliyor. Avrupa-Atlantik güvenliği ile Hint-Pasifik güvenlik gündemi ilk kez bu ölçekte Türkiye’nin ev sahipliğinde aynı masada ele alınıyor.
NATO’NUN GELECEĞİ ŞEKİLLENİYOR
Savunma harcamalarının artırılması, yeni tehdit algıları, hibrit savaşlar, yapay zekâ destekli savunma sistemleri ve ittifakın yeni stratejik konsepti zirvenin ana gündem maddeleri arasında yer alıyor. NATO’nun önümüzdeki yıllardaki güvenlik anlayışının şekillenmesinde belirleyici rol oynayacak. n
ANKARA’DA UZLAŞI ZEMİNİ
Son yıllarda ittifak içinde yaşanan görüş ayrılıkları, savunma yükünün paylaşımı tartışmaları ve ABD-Avrupa eksenindeki farklı yaklaşımlar NATO’da yeni bir denge arayışını beraberinde getirdi. Ankara Zirvesi’nin bu ayrışmaları azaltacak yeni uzlaşı zemininin oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor. Türkiye’nin hem Avrupa ülkeleriyle hem ABD ile hem de bölgesel aktörlerle aynı anda diyalog kurabilen az sayıdaki ülkeden biri olmasının zirvenin en önemli avantajlarından biri olması dikkat çekiyor.
TRUMP UÇAĞA BİNDİ
ABD Başkanı Donald Trump, NATO Zirvesi için Türkiye'ye geliyor. Trump, Maryland'deki Joint Base Andrews'ta Air Force One uçağına bindi.
NATO 3.0'IN TEMELİ ANKARA'DA ATILACAK
32 Devlet ve hükümet başkanı yanı sıra ortak ülkelerin de katılım sağlayacağı zirve, ittifakın yeni dönemine ilişkin yol haritasını belirleyecek. Kuruluşu, soğuk savaşın bitimiyle oluşan yeni düşman doktrininin ardından bugün NATO 3.0'ın şifreleri belirginleşiyor. Buna göre yeni döneminde daha fazla bütçe değil, daha hızlı üretim; yalnızca tank ve uçak değil, drone sürüleri, yapay zekâ, siber savunma ve uzay güvenliği olacak.
NATO 1.0 (1949-91)
Sovyet tehdidine karşı kolektif savunma dönemi.
NATO 2.0 (1991–2022)
Soğuk savaş sonrası kriz yönetimi ve terörle mücadele dönemi.
NATO 3.0 (2022– GÜNÜMÜZ)
Ortak savunma üretimi, çok boyutlu güvenlik, ileri teknoloji ve caydırıcılık.

6 KATMANLI ANKARA ZİRVESİ
Türkiye; savunma sanayiindeki üretim kapasitesi, Karadeniz'den Orta Doğu'ya uzanan stratejik hattı ve sahada test edilmiş insansız sistemleriyle bu yeni modelin merkez ülkelerinden biri olmaya hazırlanıyor. Ankara zirveye 6 katmanlı bir stratejik plan oluşturdu.

YENİ NATO DOKTRİNİ
İttifak'ın savunma harcaması, ortak üretim, mühimmat stokları, insansız sistemler ve yeni tehditlere karşı hızla harekete geçme modeli.
SAVUNMA SANAYİİ VİTRİNİ
KAAN, Bayraktar, İHA-SİHA'lar, hava savunma sistemleri ve mühimmat kapasitesiyle Türkiye'nin NATO'da yalnızca cephe ülkesi değil, üretim ve tedarik merkezi olma iddiası.

LİDERLER DİPLOMASİSİ
Donald Trump–Avrupa savunma yükü tartışması, Ukrayna dosyası, Orta Doğu, İran savaşı, İsrail'in saldırıları ve Gazze liderlerin kapalı kapılar ardındaki ikili görüşmelerin başlıca konularını oluşturacak.
AİLE FOTOĞRAFI
32 müttefikin aynı karedeki dizilişi, zirvenin en çok konuşulan diplomasi fotoğrafı olacak. Kimin kimin yanında durduğu, beden dili ve ikili temaslar dünya medyasının odağında.

GÜVENLİK KUŞATMASI
Beştepe, Etimesgut, Ayyıldız Karargahı ve protokol güzergahlarında çok katmanlı güvenlik; hava sahası, konvoylar, kapatılan yollar ve başkentin zirve temposu en önemli başlıklar arasında yer aldı.
KÜRESEL VİTRİN
NATO’nun başkentteki kritik zirvesine uluslararası medya çok büyük ilgi gösteriyor. 3 binden fazla yabancı basın mensubu zirve süresinde Ankara’da dünyaya canlı bağlanacak.
