Emine Erdoğan lider eşlerini Ankara'da ağırladı: Aile ve Kadın Konseyi toplantısının ardından kültürel miras sergisi gezildi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı Ankara'da gerçekleştirildi. Lider eşlerinin katıldığı toplantıda, Türk dünyasında aile ve kadın politikalarına yönelik ortak iş birliğinin temelleri atıldı. Emine Erdoğan, aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunlara dikkat çekerek konseyin kalıcı bir iş birliği platformuna dönüşmesini hedeflediklerini açıkladı. Program kapsamında lider eşleri, Türk dünyasının kültürel mirasını yansıtan 34 eserin yer aldığı sergiyi gezerek geleneksel kıyafetlerin tanıtıldığı defileyi izledi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde, Çankaya Köşkü'nde "Dayanışmadan Kurumsal İş Birliğine: Türk Dünyasında Aile ve Kadın" başlıklı Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı düzenlendi.
TDT 13. Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında gerçekleştirilen toplantıya Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev'in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov'un eşi Aygül Caparova, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman'ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş ve ülkelerin üst düzey temsilcileri katıldı.
Emine Erdoğan, TDT Aile ve Kadın Konseyi 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı'nda. (Fotoğraf: AA)
TÜRK DÜNYASINDA AİLE VE KADIN İÇİN YENİ DÖNEM
Toplantıda konuşan Emine Erdoğan, Türk dünyasının ortak tarih, kültür ve medeniyet değerleriyle büyük bir aile olduğunu vurguladı. Türk Devletleri Teşkilatı çatısı altında ekonomi, enerji, kültür ve teknoloji alanlarında önemli iş birlikleri gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, aile ve kadın politikalarının da bu ortak vizyonun parçası olması gerektiğini belirtti.
Türk Dünyası 2040 Vizyonu'na yeni bir boyut kazandırmak istediklerini ifade eden Erdoğan, küreselleşmenin toplumların kültürel kimlikleri üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

"GÜÇLÜ KADIN, TEK YAŞAM TARZINA İNDİRGENEMEYECEK KADAR GENİŞ BİR KAVRAMDIR"
Kadınların toplumsal hayattaki konumuna ilişkin değerlendirmelerde bulunan Emine Erdoğan, kadınların belirli yaşam tarzlarına ve kalıplara sıkıştırılmasının yanlış olduğunu vurguladı.
Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bunun en güncel örneklerinden biri, kadın meselelerine dair tartışmalardır. İdealize edilmiş tek kadın tipi, kadının gücünü, özgürlüğünü, başarısını ve yaşam tarzını belirler hale geliyor. Bu hazır kalıpların dışında kalan kadınlarsa, seslerini ve görünürlüklerini kaybediyor. Böylece kadınlara tırnak içinde özgürlük, başarı, kariyer getirmeyi vadeden yaklaşımlar, perde arkasında kadınların en büyük açmazı oluyor. Mesela anneliğin ve iş yaşamının birbirini dışlayan alternatifler olarak sunulması, kadınları aile hayatı ile kariyerleri arasında bir seçim yapmaya zorluyor. Kadınların başarısının mesleki konumlarıyla ölçülmesi, aile yaşamındaki büyük emeklerini gölgede bırakıyor. Aynı şekilde kadınları yalnızca aile içi rolleriyle tanımlamak da onların bilimde, siyasette, ekonomide, kamusal hayatta ve daha birçok alanda potansiyellerini gerçekleştirmelerine ket vuruyor. Halbuki güçlü kadın olmak, tek yaşam tarzına indirgenemeyecek kadar geniş bir kavramdır. Velhasıl bizim arzumuz, kadınların ithal kalıplara hapsolmadığı, kendi değerleri, yetenekleri ve iradeleriyle var olabildikleri bir toplum düzenidir."

TÜRK TARİHİNDE KADININ ROLÜNE DİKKAT ÇEKTİ
Türk dünyasında kadınların tarih boyunca önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Erdoğan, 14. yüzyılda Türk coğrafyasını gezen İbn-i Battuta'nın kadınların toplumdaki yüksek konumlarını eserlerinde anlattığını hatırlattı.
Gevher Şad ve Kurmancan Datka gibi tarihi şahsiyetlerden örnekler veren Erdoğan, 1546 tarihli İstanbul vakıf kayıtlarına göre vakıfların yüzde 36'sının kadınlar tarafından kurulduğunu söyledi.
Erdoğan, Anadolu'da kadınların oluşturduğu Bacıyan-ı Rum teşkilatına da değinerek şu ifadeleri kullandı:
"Bugün bu mirası hatırlamak, geçmişle iftihar etmenin ötesinde bir anlam taşıyor. Elbette tarihimizin her döneminde kadınların eşit imkanlara sahip olduğunu söyleyemeyiz. Fakat görüyoruz ki kadınların toplum hayatında güçlü ve etkin konumları olması, bizim medeniyet coğrafyamıza yabancı bir tecrübe değildir. Bizim yapmamız gereken, bu tecrübeyi toplumlarımızın kültürel hassasiyetleriyle, öncelikleriyle ve sosyal gerçeklikleriyle örtüşen, Türk dünyasına özgü bir perspektife dönüştürmektir."

"DOĞUM ORANLARININ DÜŞMESİ AİLEYİ BUHRANA SÜRÜKLÜYOR"
Konuşmasında aile kurumunun karşı karşıya olduğu sorunlara da değinen Emine Erdoğan, dijitalleşme, bireyselleşme ve düşen doğum oranlarının aile yapısını olumsuz etkilediğini belirtti.
Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ne mutlu ki aile, toplumlarımızın en güçlü kurumlarından biri olmaya devam ediyor. Aile, yeri gelir çocukların okulu, yeri gelir hastaların şifahanesi, yaşlıların bakımevi olur. Hayatın birçok sınaması, toplumsal bir soruna dönüşmeden aile dayanışmasıyla, aile aklıyla bertaraf edilir. Ancak günümüzde yaşanan sosyal dönüşümler, bireyselleşme, dijitalleşme, doğum oranlarının düşmesi gibi birçok faktör aile kurumunu bir buhrana sürüklüyor. Bu buhranı körükleyen bir diğer faktör de kadınlara dair meselelerin aile hayatından bağımsız ele alınmasıdır. Bu noktada kadınların annelikle iş hayatı arasında kalmadıkları, aile içi sorumlulukların adil biçimde paylaşıldığı ve gençlerin kolaylıkla aile kurabildikleri bir sosyal düzen oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum."
Türkiye'de 2025'in "Aile Yılı", 2026-2035 döneminin ise "Aile ve Nüfus On Yılı" ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, kadınların eğitim, girişimcilik, istihdam ve teknoloji alanlarında desteklendiğini, kadına yönelik şiddetle sıfır tolerans ilkesi doğrultusunda mücadele edildiğini vurguladı.

İLK RESMİ TOPLANTI İÇİN ÖZBEKİSTAN HEDEFİ
Aile ve Kadın Konseyinin kuruluş sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Emine Erdoğan, Türk devletlerinin ortak sorunlara birlikte çözüm üretebileceği kalıcı bir iş birliği mekanizması oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.
Erdoğan, konseyin geleceğine ilişkin şu ifadeleri kullandı:
"Ülkelerimizin bu alanlarda birbiriyle paylaşacağı çok kıymetli tecrübeleri var. İşte bugün kuruluşu için bir araya geldiğimiz Aile ve Kadın Konseyimizin fikri temelini bu niyetler oluşturuyor. Ortak sorunlara ortak akılla çözümler üretebileceğimiz, bize ait bir platformumuz olsun arzusundayız. Konseyimizin kalıcı bir işbirliği zemini olmasını hedefliyoruz. Bu süreçte Yüksek Onur Kurulumuzun siz değerli mensuplarının, Konseyimizin çalışmalarını destekleyeceğine ve bu ortak vizyonu en üst düzeyde sahipleneceğine yürekten inanıyorum. Biz bugün Ankara'da Konseyimizin ilk adımlarını sizlerle birlikte atmış olduk. Konseyimizin ilk resmi toplantısını inşallah önümüzdeki sene Türk Devletleri Teşkilatının Özbekistan'da gerçekleşecek 14. Zirvesi'nde değerli kardeşim Ziroat Hanımefendi'nin ev sahipliğinde yapmayı temenni ediyorum."

LİDER EŞLERİNDEN ORTAK İŞ BİRLİĞİ MESAJI
Emine Erdoğan'ın konuşmasının ardından Ziroat Mirziyoyeva, Aygül Caparova ve Nilden Bektaş Erhürman da aile ve kadın politikalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Program kapsamında, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın moderatörlüğünde "Türk Devletleri Teşkilatı Aile ve Kadın Konseyi Kurucu Bakanlar Oturumu: Kurumsal İş Birliği ve Ortak Adımlar" başlıklı toplantı gerçekleştirildi.
Oturumda, aile ve kadın alanındaki ortak hedeflerin somut iş birliği adımlarına dönüştürülmesi ele alındı.

TÜRK DÜNYASININ KÜLTÜREL MİRASI SERGİLENDİ
Emine Erdoğan ve lider eşleri, toplantının ardından Olgunlaşma Enstitülerinin hazırladığı sergiyi gezdi.
Türkistan'dan Anadolu'ya uzanan kültürel mirası yansıtan sergide dokuma, nakış, geleneksel giyim ve süsleme sanatlarından oluşan 34 eser yer aldı.
Lider eşleri, Türk kahvesi ikramının ardından Anadolu ve Türk dünyasının geleneksel kıyafetlerinden ilham alınarak hazırlanan defileyi izledi. Defilede geleneksel gelinlikler ve Osmanlı saray kadın giyiminden örnekler de sergilendi.
Programın devamında Şef Çiğdem Seferoğlu tarafından hazırlanan Türk mutfağına özgü yemekler konuklara sunuldu. Tenor Murat Karahan da yemek sırasında sahne performansı gerçekleştirdi.
Öte yandan Emine Erdoğan'ın programda tercih ettiği, Ankara keçisinin tiftiğinden üretilen sof kumaşıyla hazırlanan kıyafeti dikkat çekti. El işçiliğiyle hazırlanan kıyafet, sürdürülebilirlik ve Sıfır Atık yaklaşımına yönelik bir mesaj olarak değerlendirildi.

EMİNE ERDOĞAN'DAN TOPLANTI SONRASI PAYLAŞIM
Emine Erdoğan, toplantının ardından sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, konseyin kuruluş sürecinde ilk adımın atıldığını belirtti.
Erdoğan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:
"Kuruluş yolunda ilk adımını attığımız konseyimizle, aileyi ve kadını güçlendirmeye yönelik çalışmalarımızı ortak bir zeminde buluşturmayı amaçlıyoruz. Toplumlarımızın görünmez kalesi olan aileyi güçlü tutmanın, kadınların hayatın her alanında desteklenmesiyle mümkün olduğuna inanıyoruz. Bu anlayışla ülkelerimizin tecrübelerinden yararlanmayı ve karşı karşıya olduğumuz sorunlara ortak akılla çözümler üretmeyi önemsiyoruz."
Toplantıya katılan lider eşlerine, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına ve emeği geçenlere teşekkür eden Erdoğan, "Konseyimizin Türk dünyasında aile ve kadın alanındaki işbirliğine ivme kazandırmasını, kardeşliğimizi pekiştirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı.