Cuma hutbesinde önemli çağrı: Diyanet’ten "Ahilik ahlakı" mesajı
18 Eylül tarihli Diyanet cuma hutbesinde “Ahîlik Ahlakı” konusu ele alındı. Hutbede, Müslümanın yalnızca ibadetlerinde değil, ticaretinde ve günlük hayatında da güvenilir, dürüst ve adaletli olması gerektiği vurgulandı. Ahîlik geleneğinin merkezinde yer alan helal kazanç, kul hakkına riayet, doğruluk ve güven değerlerine dikkat çekilirken, aldatma ve haksız kazancın müminin ahlakıyla bağdaşmadığı hatırlatıldı.
18 Eylül tarihli Diyanet cuma hutbesinde bu hafta "Ahîlik ahlakı" konusu ele alındı. Müslümanların ticaret hayatında da İslam'ın güzel ahlakını yaşatması gerektiğine dikkat çekilen hutbede, helal kazanç, dürüstlük, güven, adalet ve kul hakkı vurgusu yapıldı. Esnaf, tüccar ve zanaatkârlara önemli mesajların verildiği hutbede; aldatma, hile, haksız kazanç, rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi uygulamalardan uzak durulması istendi. İşte hutbenin tam metni...
18 Eylül cuma hutbesinde “Ahîlik ahlakı” konusu ele alındı. (Haberin fotoğrafları AA'dan ve Takvim Foto Arşivi'nden alınmıştır.)
MUHTEREM MÜSLÜMANLAR!
Resûl-i Ekrem (s.a.s)'in doğumunu, "Peygamberimiz ve Güzel Ahlak" temasıyla kutladığımız şu günlerde; onun gibi etrafına güven veren, elinden ve dilinden emin olunan bir insan olmamızın gerekliliğini toplumumuzla paylaşmaya gayret gösteriyoruz.

Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile özdeşleşen güvenilir ve emin olma erdemini yansıtmamız gereken alanlardan biri de ticaretimizdir.
Hutbede ticarette dürüstlük, güven ve helal kazancın önemi vurgulandı.
AZİZ MÜMİNLER!
Öncelikle şu hususu ifade edelim ki; hayatımızın her alanına yön veren ilahi ve nebevi ilkeler, ticaretimizde de bizlere rehberlik etmektedir.

Dini, insani ve vicdani olan bu ilkeler; helal kazancın peşinden gitmek, dürüst ve güvenilir olmak, haksız rekabetten kaçınmak, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü ticarette hâkim kılmak, sözleşmelere riayet etmek gibi değerlerdir.
Müslümanların alışverişte adalet ve doğruluktan ayrılmaması istendi.
KIYMETLİ MÜSLÜMANLAR!
Alicenap milletimiz; dinimizden, medeniyet ve örfümüzden aldığı ilhamla, Ahîlik gibi bir teşkilatı ihdas etmiştir. Bu teşkilat ile ticaret, zanaat ve ustalığı; ahlak, kanaat ve hayırlı insan yetiştirme anlayışıyla bir araya getirmiş, esnaf ve müşteri arasında kardeşlik köprüsü kurmuştur.
Hatta kurduğu bu kardeşlik köprüsü öyle bir hal almıştır ki; nice insanın İslam'la şereflenmesine ve nice beldenin kılıçsız fethedilmesine zemin hazırlamıştır. Şanlı ecdadımız; "Halka hizmet, Hakk'a hizmettir!" şuuruyla hareket etmiş, nesillerini; "Eline, beline, diline sahip ol!" düsturuyla yetiştirmiştir.
Ahîlik geleneğinin ticaret ile güzel ahlakı buluşturduğu belirtildi.
DEĞERLİ KARDEŞLERİM!
Üzülerek ifade edelim ki, kimi insanımız, maddiyatı her şeyin önüne geçirebiliyor; aldatmayı kurnazlık, kandırmayı başarı olarak görebiliyor. Peygamberimiz (s.a.s)'in, "Bizi aldatan bizden değildir!" ikazı apaçık ortada dururken, dünyalık kazanç uğruna malının kusurunu gizlemeyi ustalık, gerçeği çarpıtmayı ise pazarlama tekniği sayabiliyor.
Aldatma, hile ve kul hakkına karşı önemli uyarılar yapıldı.
EY ESNAF KARDEŞİM!
EY TÜCCAR KARDEŞİM!
EY ZANAATKAR KARDEŞİM!
İşte tam bu noktada bizlerden beklenen; Yüce Rabbimizin, "Ölçüde ve tartıda hile yapanların vay haline! Onlar, insanlardan bir şey ölçüp aldıkları zaman tam ölçerler. Fakat, kendileri onlara bir şey ölçüp, yahut tartıp verdikleri zaman eksik ölçüp tartarlar" uyarısını dikkate almaktır.
Bizlerden beklenen; günlük meşgalelere dalmadan Allah'a karşı kulluk görevlerimizi yerine getirmek, kul ve kamu hakkına riayet etmektir. Bizlerden beklenen, dinimizce haram görülen şeylerin ticaretini yapmaktan; rüşvet, faiz, karaborsacılık ve stokçuluk gibi gayr-ı meşru yollardan uzak durmaktır.
Ahîlik ilkelerinin toplumda güven, huzur ve adaleti güçlendireceği mesajı verildi.
AZİZ MÜSLÜMANLAR!
Kaynağını vahy-i ilahiden ve Efendimiz (s.a.s)'in sünnet-i seniyyesinden alan Ahîlik ilkelerini ticaretimize yansıttığımız ölçüde, toplumumuzda güveni, huzur, barış ve adaleti daha da güçlü hale getireceğimizi hatırlatıyor; hutbemizi, Allah Resûlü (s.a.s)'in şu duasıyla bitiriyoruz:
"Satarken, satın alırken, alacağını talep ederken hoşgörülü davranıp kolaylık gösteren kimseye Allah rahmetiyle muamele eylesin."
