Galata Bedesteni'nin duvarlarına grafiti çizildi; 9 kubbeli yapı bakımsızlık ve vandalizmle yıpranıyor
Beyoğlu Perşembe Pazarı’nda bulunan, Fatih Sultan Mehmet döneminde Ayasofya Camii’ne gelir sağlamak amacıyla inşa edilen tarihi Galata Bedesteni’nin, günümüzdeki adıyla Fatih Çarşısı’nın dış duvarlarına çizilen grafitiler görüntü kirliliğine neden oldu. Yaklaşık bin metrekarelik alana yayılan ve 9 kubbeden oluşan tarihi yapının bakımsızlık nedeniyle de yıprandığı belirtilirken, Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, bedestenin restore edilerek müze, sergi alanı ya da eski işlevine uygun bir merkeze dönüştürülmesi gerektiğini söyledi.
İstanbul'un Beyoğlu ilçesinde, Perşembe Pazarı bölgesinde bulunan tarihi Galata Bedesteni'nin duvarlarına çizilen grafitiler dikkat çekti. Osmanlı padişahlarından Fatih Sultan Mehmet döneminde Ayasofya Camii'ne gelir sağlamak amacıyla inşa edilen yapı, geçmişte kumaş ve değerli ürünlerin satıldığı önemli ticaret merkezlerinden biri olarak kullanılıyordu. Günümüzde Fatih Çarşısı olarak da bilinen tarihi yapı, zaman içinde bakımsızlık nedeniyle yıpranırken, duvarlarına çizilen grafitiler de görüntü kirliliği oluşturdu.
Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen tarihi Galata Bedesteni'nin duvarlarına çizilen grafitiler görüntü kirliliği oluşturuyor. (Fotoğraflar: DHA)
FATİH SULTAN MEHMET DÖNEMİNDE İNŞA EDİLDİ
Osmanlı döneminde önemli ticaret merkezlerinden biri olan Galata Bedesteni, Fatih Sultan Mehmet döneminde Ayasofya Camii'ne gelir sağlamak amacıyla inşa edildi. Döneminde kumaşların ve değerli ürünlerin satıldığı yapı, günümüzde ise daha çok hırdavatçıların bulunduğu bir alan olarak biliniyor.
Perşembe Pazarı'ndaki 9 kubbeli Galata Bedesteni, bakımsızlık ve duvarlarına çizilen grafitiler nedeniyle yıpranıyor.
Perşembe Pazarı bölgesinde bulunan tarihi yapı, yaklaşık bin metrekarelik bir alan üzerine kurulu bulunuyor. Yığma taş mimarisiyle inşa edilen bedesten, 9 kubbeden oluşuyor.

"ZAMANLA BEZZİSTAN'DAN BEDESTENE DÖNÜŞTÜ"
Yapının tarihi ve isminin kökeni hakkında bilgi veren Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, "İlk başta bedesten kelimesiyle başlamak istiyorum. 'Bezz' ile 'istan' kelimelerinin birleşiminden oluşuyor. Bezz zamanında kumaşa verilen isimdi, istan ise yer anlamına gelmekteydi. Bu ikisinin birleşimiyle bedesten oluşmuştu, yani 'Bezzistan'. Ama zamanla bedestene dönüşüyor, isim türeüyor. Yapı Perşembe Pazarı bölgesinde bulunmakta, 9 kubbeli bir alana sahip. Ortalama bin metrekareyi kapsıyor; örme ve yığma taştan oluşmaktadır. Fatih Sultan Mehmet döneminde yapılıyor, Ayasofya Camii'ne gelir getirmesi amacıyla. Bunların en büyüğü Kapalıçarşı'ydı. Beyoğlu'na da Galata Bedesteni yapılıyor. Günümüzdeki ismi ise Fatih Çarşısı" diye konuştu.

TARİHİ YAPI ZAMANLA YIPRANDI
Tarihi Galata Bedesteni'nin yıllar içerisinde bakımsızlık nedeniyle yıprandığını belirten Yavaşçay, yapının geçmişteki işlevini ve değerini kaybettiğini ifade etti.
Bedestenin dış duvarlarına çizilen grafitilerin yanı sıra yapının çeşitli bölümlerinde sıvaların döküldüğü, taşlarda da yıpranmalar meydana geldiği görüldü.

"HIRDAVATÇILAR BULUNUYOR"
Yapının günümüzdeki durumu hakkında değerlendirmelerde bulunan Arkeolog Ömer Faruk Yavaşçay, "Maalesef yıllar içinde bu tarihi yapı aslını, değerini kaybediyor. Çünkü zamanında kumaşların ve değerli ürünlerin satıldığı bir yerdi, şu anda ise hırdavatçıların bulunduğu bir yer. Maalesef bu da hoş bir görüntü değil. Zaten yapının giriş kısmına yazılar yazılmış ve içinde de görüntü kirliliği var. Sıvalar dökülmüş, bazı yapıları çok kötü gözüküyor, taşlarında dökülmeler var. Buraya en kısa zamanda bir restorasyon gerekiyor" dedi.

DUVARLARDA GRAFİTİ, YAPIDA GÖRÜNTÜ KİRLİLİĞİ
Yaklaşık bin metrekarelik alanı kapsayan tarihi yapının dış duvarlarına çizilen grafitiler de dikkat çekiyor. Tarihi yapının giriş bölümündeki yazılar ve çevredeki görüntü kirliliği, bedestenin mevcut durumunu gözler önüne seriyor.
Geçmişte kumaş ve değerli ürünlerin satıldığı tarihi yapının bugün farklı bir görünüm ve işlev kazanması gerektiği belirtiliyor.

"MÜZE VEYA SERGİ ALANI OLMALI"
Galata Bedesteni'nin İstanbul turizmi açısından bulunduğu konuma da dikkat çeken Yavaşçay, tarihi yapının farklı bir amaçla değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Yavaşçay, "Onun dışında bu yapının farklı bir amaçla kullanılması lazım; çünkü burası turizmin merkezi ve turizmin merkezinde bu yapının böyle gözükmesi hiç hoş değil. Avrupa'da birçok örneği var. Ya bir sergi alanına, müzeye ya da eski amacına uygun şekilde kumaşların satıldığı bir yere dönüştürülebilir." dedi.
