Narin Güran cinayetini konu aldılar! Şeytantepe belgeseline soruşturma: İddialar kararlarla uyuşmuyor
Narin Güran cinayeti soruşturmasını hedef alan "Şeytantepe" belgeselindeki iddialar, karar ile iddianamedeki somut tespitlerle masaya yatırıldı. Yapılan bu karşılaştırma neticesinde; ailenin baştan hedef alındığı, Nevzat'ın korunduğu, PSA bulgusunun göz ardı edildiği, baz raporunun uydurma olduğu yönündeki iddiaların büyük kısmının resmi dosyadaki bilgi ve belgelerle çeliştiği ortaya çıktı.
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Diyarbakır İl Jandarma Komutanlığı ve JASAT'ın başvurusu üzerine, Narin Güran soruşturma ve kovuşturma süreçlerini itibarsızlaştırmaya yönelik faaliyetler kapsamındaki "Şeytantepe" belgeseli hakkında adli soruşturma başlattı.
Soruşturma kapsamında belgeselin çekim, yapım ve finansman sürecinde rol alan kişiler ile bu kişiler arasındaki para hareketleri mercek altına alındı.
Bu doğrultuda kesinleşmiş yargı kararını ve soruşturmada görev yapan jandarma personeli ile adli makamları hedef alan faaliyetlerin bağlantıları araştırılıyor.

"GERÇEK SUÇLU GÖLGELENDİ" İDDİASI
Konuya ilişkin yapılan açıklamada, söz konusu yayında Narin Güran cinayeti soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin jandarma, yargı ve medya üçgeninde bir toplumsal linç ile hukuk faciasına dönüştüğü öne sürülerek, bilimsel verilerden uzaklaşıldığı, uydurulmuş senaryolar ve tartışmalı baz raporlarıyla gerçek suçlunun gölgelendiği iddia edildi.
Ayrıca adaletin tesisinden ziyade kamuoyu baskısını dindirmek amacıyla jet bir yargılama yapılarak Güran ailesinin suçlu ilan edildiği, bu süreçte "hayalet" olarak nitelenen Nevzat Bahtiyar'ın şüpheli konumu ile ölümdeki cinsel istismar emarelerinin (PSA bulgusu) göz ardı edildiği ve hatalı yürütülen soruşturma ile manipülatif medya dili sebebiyle gerçek failin ile cinayet sebebinin karanlıkta kaldığı ileri sürüldü.
Söz konusu belgeselde tespit edilen iddialardan birkaçı:
- Soruşturmanın etkin yürütülmediği ve kim bulunduysa toplanıp götürülerek olayın kapatılmaya çalışıldığı iddiası (Rojda Altıntaş)
- Cinayetin jandarma tarafından karartıldığı ve bazı gazetecilerin katili gizlediği iddiası (İsmail Saymaz)
- Jandarmanın kumpas kurduğu iddiası (Tuncay Beşikçi)
- Soruşturmayı yürüten yetkililerin cinciler, hocalar ve çubukçulardan medet umduğu iddiası (Mustafa Demir)
- Karakol komutanının son teknoloji diye çubukçu getirdiği iddiası (Berat Güran)
- Gerçek deliller yerine sürekli delil üretilmeye çalışıldığı iddiası (Erhan Güran)
- Şöhret peşindeki gazetecilerin devşirilerek kamuoyunun bir yalana ikna edildiği iddiası (İsmail Saymaz)
- Soruşturmacıların sosyal medyaya el altından uydurulmuş senaryolar servis ettiği iddiası (Onur Akdağ)
- Nevzat Bahtiyar'a "Sen yapmadın, sadece attın" denilerek jandarmanın kendisini kurtarmaya çalıştığı iddiası (Mehmet Arslan)
- Nevzat Bahtiyar'ın cinayetin failiyken kolluğun katkısıyla davanın mağduru haline getirildiği iddiası (İsmail Saymaz)
- Nevzat Bahtiyar'ın pedofili olma ihtimalinin ve PSA bulgusunun konuşulmasına müsaade edilmediği iddiası (Rojda Altıntaş)
- Nevzat Bahtiyar'ın eşi ve annesinin ifadelerinin İsmail Saymaz'ın gündeme getirmesiyle alındığı iddiası (İsmail Saymaz)
- Kendi pozisyonlarını korumak isteyenlerin Güran ailesini medya aracılığıyla suçlu ilan edip harcadığı iddiası (Mustafa Demir)
- Adalet Bakanı'nın iddianame çıkmadan katilleri işaret ederek toplumu yönlendirdiği iddiası (Yılmaz Demiroğlu)
- Eksik yönlere dikkat çekerek 14 maddelik şerh düşen istinaf başkanının görevden alındığı iddiası (Dış Ses)
- Dava dosyasındaki bilirkişi raporunun sahte, uydurma ve hayali bir rapor olduğu iddiası (Tuncay Beşikçi)
- Narin'deki PSA bulgusunun "kadınlarda da bulunur" denilerek istismar ihtimalinin örtbas edildiği iddiası (Onur Akdağ)
- Narin öldürülmeden hemen önce alanı gören kameranın birileri tarafından kontrol amaçlı düzeltildiği iddiası (Dış Ses)
- Nevzat Bahtiyar gözaltındayken telefonunun jandarma tarafından sıfırlanmaya çalışıldığı iddiası (Tuncay Beşikçi)

Belgeselde öne çıkan söylemlerden birkaçı ise şu şekilde:
Rojda Altıntaş (Gazeteci): "Bu olayı kapatmayacağız adımı üzerinden yapılmış aslında kapatılmış bir olaydı nasıl kapatılmış bir olaydı. Etkin bir soruşturma yürütmeden kimi buldularsa toplayıp götürdükleri korkunç bir dönemdi."
İsmail Saymaz (Gazeteci): "Bu cinayetin jandarma kararttı. Jandarmalar Bahtiyar ailesi ve jandarmanın oyuncağı olmuş savcının oyuncağı olmuş kimi gazeteciler katili esirgediler. Katille ilgili delillere ya müdahale ettiler ya onu kararttılar."
Tuncay Beşikçi (Adli Bilişim Uzmanı): "Jandarma kumpas kurdu evet."
Onur Erkan (Gazeteci): "Bu hayaletimiz tüm tahkikat boyunca da bir hayalet. Narin'in ailesinin evine en yakın evlerden birinde oturuyor ama bu kişiyi arayan soran bilgi veren sıfatıyla ifadeye çağıran bile ilk 10 günde yok."
Mustafa Demir (Avukat): "Ne hikmetse Narin'in son görüldüğü yere en yakın ev bir şekilde tutanaklardan ve dosya içerisinden şunu anlıyoruz. Asla görülmemiş bir hayalet olarak kalmış orada."
İsmail Saymaz: "Adamı cinayetten tutukladılar... ceset yok ki adam cinayetten tutuklansın."
Rojda Altıntaş (Gazeteci): "Asla sorgulayan Nevzat Bahtiyar pedofili olabilir mi? Narin'deki PSA neden konuşulmadı? İşte bununla ilgili adli tıp uzmanları neler söylüyor gibi hiçbir konuya girilmesine müsaade etmiyorlardı açıkçası. Ve bunun bedelleri de oluyordu ya. Açıkça tehdit ediliyorduk."

İDDİALAR, KARARLARLA UYUŞMUYOR
Bir diğer yandan "Şeytantepe" belgeselinde yer alan iddiaların, bağımsız yargılama sürecindeki delillerle ve mahkeme kararlarıyla uyuşmadığı ortaya çıktı. Dosyadaki kronoloji, Yargıtay kararları, baz ölçümleri ve adli tıp raporları belgeseldeki iddiaların aksini gösteriyor.
Belgeselde gazeteci Rojda Altıntaş'ın öne sürdüğü "etkin soruşturma yürütmeden kimi buldularsa topladılar" söylemi, dosyadaki işlem sırasıyla çelişiyor.
-
Soruşturma 21 Ağustos'ta kayıp çocuk vakası olarak başladı ve 24 Ağustos'ta çelişkiler nedeniyle cinayet şüphesine evrildi.
-
Enes Güran'ın vücudundaki şüpheli izler nedeniyle 26 Ağustos'ta gözaltına alınıp serbest bırakıldı; bu detay "önceden belirlenmiş aile suçluluğu" tezini zayıflatıyor.
-
31 Ağustos'ta Salim Güran'ın aracında Narin'e ait DNA profili tespit edilmesi üzerine gözaltı yapıldı.
-
8 Eylül'de cesedin bulunmasının ardından kamera kayıtlarıyla Nevzat Bahtiyar şüpheli konuma geldi.
NEVZAT BAHTİYAR MAĞDUR EDİLDİ İDDİASI
İsmail Saymaz'ın belgeselde dile getirdiği "nevzat faili olduğu cinayetin neredeyse mağduru haline geldi" iddiası da hukuki süreçle bağdaşmıyor.
-
Savcılık, Nevzat'ı yalnızca cesedi gizleyen biri olarak değil, ağırlaştırılmış müebbet talebiyle müşterek fail olarak yargıladı.
-
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, 29 Aralık 2025'te ilk mahkeme kararını bozarak Nevzat'ın eyleminin kasten öldürmeye yardım etme kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
-
Belgeselin yayımlandığı Nisan 2026'dan kısa bir süre sonra, 16 Nisan 2026'da Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi Nevzat Bahtiyar'ı bu suçtan 17 yıl hapis cezasına mahkûm etti.
DARALTILMIŞ BAZ RAPORU
Tuncay Beşikçi'nin belgeselde "tamamen palavra, uydurma, hayali bir rapor" olarak nitelendirdiği daraltılmış baz çalışmasının, mahkeme dosyasına göre çok detaylı bir saha ölçümüne dayandığı belirlendi.
-
2 Aralık 2024 tarihli rapora göre çalışma; farklı tarihlerde, gece ve gündüz, tüm hatlarla (Turkcell, Vodafone, Türk Telekom), görevli telefonları kapatılarak ve ev ile müştemilatlarda adım adım yapıldı.
-
Bölgenin en az 20 farklı bazdan sinyal aldığı tespit edildi; bilirkişi tek baz numarasına bakılmadığını, sinyal gücü ve HTS geçiş sıralamasının birlikte değerlendirildiğini kaydetti.
PSA BULGUSU VE BİLİMSEL EKSİKLİKLER
Belgeselde Rojda Altıntaş'ın PSA bulgusunun konuşulmadığı ve tek başına kesin istismar delili olduğu yönündeki iddialarının da yargı kararlarıyla çeliştiği görüldü.
-
Mahkemenin aktardığı laboratuvar raporunda, mikroskobik incelemede sperm hücresine rastlanmadığı, ancak PSA tespit edildiği ve bu maddenin idrarda da bulunabildiği yer aldı.
-
İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Dairesince; cesedin 19 gün su altında kalması ve çürüme süreci nedeniyle cinsel istismara maruz kaldığına ilişkin delillerin kaybolmasının da etkisiyle bu yönde bir tespit yapılamayacağı belirtildi.
NE OLMUŞTU?
Diyarbakır'da kaybolduktan 19 gün sonra cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran'ın ölümüne ilişkin davada yargı sürecinin önemli aşamaları tamamlandı.
İlk derece mahkemesi, istinaf ve Yargıtay incelemesinin ardından sanıklar Yüksel Güran, Enes Güran ve Salim Güran hakkındaki mahkumiyet hükümleri onanırken, Nevzat Bahtiyar yönünden verilen karar bozuldu.
İLK DERECE MAHKEMESİ 3 SANIK İÇİN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 21 Ekim 2024 tarihli iddianamesiyle 4 sanık hakkında kamu davası açıldı.
Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi, 26-27-28 Aralık 2024 tarihlerinde yapılan duruşmaların ardından anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran'ı iştirak halinde kasten öldürme suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı.
Mahkeme, Nevzat Bahtiyar hakkında ise suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan 4 yıl 6 ay hapis cezası verdi. Sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
İSTİNAF BAŞVURULARI ESASTAN REDDEDİLDİ
İlk derece mahkemesi kararının taraflarca istinaf edilmesinin ardından dosya Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi'ne taşındı.
Daire, 20 Mayıs 2025 tarihli kararıyla sanıklar hakkındaki istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verdi. Bazı hukuki nitelendirmelerde ve yargılama giderlerinde düzeltme yapılırken sonuç cezalar değiştirilmedi. Tüm sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmedildi.
Karar, Daire Başkanı'nın muhalefetine karşı oy çokluğuyla alındı. Karşı oy gerekçesinde ise eksik inceleme bulunduğu ve özellikle Salim Güran'ın eyleminin niteliği ile Narin'in vajen sürüntüsündeki PSA bulgusuna ilişkin daha kapsamlı değerlendirme yapılması gerektiği savunuldu.
YARGITAY 3 SANIK HAKKINDAKİ CEZALARI ONADI
Dosyanın Yargıtay 1. Ceza Dairesi'ndeki temyiz incelemesinde 29 Aralık 2025 tarihinde karar çıktı.
Yargıtay, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkında verilen mahkumiyet hükümlerini, TCK'nın 82/1-f maddesinin eklenmesi suretiyle düzelterek onadı.
Böylece söz konusu üç sanık yönünden mahkumiyet hükümleri Yargıtay incelemesinden de geçmiş oldu.
NEVZAT BAHTİYAR'IN CEZASI NEDEN BOZULDU?
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Nevzat Bahtiyar hakkında verilen 4 yıl 6 aylık hapis cezasını ise bozdu.
Bozma kararında Bahtiyar'ın, Salim Güran'ın yanında bulunarak suç işleme kararını kuvvetlendirdiği ve eylemin ardından yardımda bulunduğu değerlendirmesine yer verildi. Yargıtay, Bahtiyar'ın eyleminin "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım etme" kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Bu nedenle Bahtiyar yönünden yeniden yargılama yapılmasının önü açıldı.
YENİDEN YARGILANDI, 17 YIL HAPİS CEZASI ALDI
Bozma sonrası dosya yeniden Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi'ne geldi ve 2026/33 esas numarasına kaydedildi.
6 Nisan 2026 tarihli duruşmada savcılık, Nevzat Bahtiyar'ın iştirak halinde çocuğa karşı kasten öldürme suçundan cezalandırılmasını talep etti.
16 Nisan 2026 tarihli duruşmada ise mahkeme, Bahtiyar'ın eylemini "nitelikli kasten öldürme suçuna yardım" kapsamında değerlendirerek 17 yıl hapis cezasına hükmetti.
DOSYANIN GEREKÇELİ KARARI BEKLENİYOR
Mahkemenin 16 Nisan 2026 tarihli kararının gerekçesinin yazım aşamasında olduğu bildirildi.
Böylece Narin Güran davasında anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve amca Salim Güran hakkındaki mahkumiyet hükümleri Yargıtay tarafından onanırken, Nevzat Bahtiyar'ın hukuki durumu Yargıtay bozması sonrasında yeniden yapılan yargılama ile farklı bir suç vasfı üzerinden değerlendirildi ve 17 yıl hapis cezasına hükmedildi.
Ahıska Türkleri yeni kimlik kartlarına kavuştu
CHP'de Yeni Partili arınması
