Yazıcıoğlu dosyasında Adil Öksüz izi! Kazadan 2 gün önce ABD’ye gitti
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında FETÖ hattı yeni bir belgeyle daha da derinleşti. Dosyadaki HTS kayıtlarında, Adil Öksüz’ün kullandığı belirtilen hat ile olay günü F-4 uçuşlarında yer alan Ali Armağan’la bağlantılı olduğu değerlendirilen operasyonel hat arasında 152 irtibat kaydı tespit edilmişti. Takvim’in ulaştığı yeni kayıtlara göre ise firari FETÖ’cü Öksüz, helikopterin düşmesinden 2 gün önce ABD’ye gitti, olaydan 7 gün sonra Türkiye’ye döndü. Öksüz’ün 23 Mart-1 Nisan arasındaki kritik ABD trafiği de dosyaya girdi.
Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği 25 Mart 2009 tarihli helikopter olayına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada, FETÖ'nün mahrem yapılanmasına uzanan bağlantılar araştırılırken dikkat çeken yeni bir belge ortaya çıktı.
Takvim'in ulaştığı giriş-çıkış kayıtları, 15 Temmuz darbe girişiminin kilit isimlerinden firari FETÖ'cü Adil Öksüz'ün, Yazıcıoğlu'nun hayatını kaybettiği olaydan yalnızca 2 gün önce ABD'ye gittiğini ortaya koydu.
Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında yeni Adil Öksüz belgesi! Kazadan 2 gün önce ABD’ye gitti (Fotoğraflar Takvim foto arşivinden alınmıştır.)
23 MART'TA GİTTİ 1 NİSAN'DA DÖNDÜ
Belgedeki kayıtlara göre Adil Öksüz, 23 Mart 2009 saat 09.50'de İstanbul Atatürk Havalimanı'ndan çıkış yaptı.
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekileri taşıyan helikopter ise bundan iki gün sonra, 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesi sınırlarındaki Keş Dağı bölgesinde düştü.
Öksüz'ün Türkiye'ye dönüş tarihi ise 1 Nisan 2009 saat 10.33 olarak kayıtlara geçti.
Böylece Adil Öksüz'ün, Yazıcıoğlu'nun helikopterinin düştüğü 25 Mart 2009 tarihinde ABD'de bulunduğu belirlendi.

ADİL ÖKSÜZ'ÜN KRİTİK 9 GÜNÜ
Belgenin ortaya koyduğu kronoloji soruşturmadaki FETÖ bağlantıları açısından dikkat çekti:
23 Mart 2009: Adil Öksüz ABD'ye gitti.
25 Mart 2009: Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopter düştü.
1 Nisan 2009: Adil Öksüz Türkiye'ye döndü.
Öksüz'ün kritik tarihleri kapsayan ABD seyahati, soruşturma dosyasındaki diğer FETÖ bağlantılarıyla birlikte değerlendiriliyor.

ÖKSÜZ'DEN F-4 PİLOTUNA UZANAN HAT
Dosyanın en dikkat çeken isimlerinden biri, olay günü gerçekleştirilen F-4 uçuşlarında yer aldığı belirtilen emekli asker Ali Armağan oldu.
Takvim.com.tr'nin daha önce ulaştığı ifade tutanaklarına göre soruşturma makamları Armağan'a, Adil Öksüz'ün kullandığı belirtilen hat ile kendisiyle bağlantılı olduğu değerlendirilen "0550" ile biten operasyonel hat arasındaki telefon trafiğini sordu.
Dosyada, iki hat arasında 21 Şubat 2012 ile 10 Şubat 2014 tarihleri arasında 152 irtibat kaydı bulunduğu yönündeki tespit Armağan'ın önüne konuldu.
Armağan ise söz konusu hattın kendisiyle ilgisinin bulunmadığını savunarak Adil Öksüz ve Kemal Batmaz'ı tanımadığını ileri sürdü.
Soruşturma makamları ayrıca operasyonel hattın Ali Armağan'ın ikamet ve görev yerleriyle uyumlu baz verdiğine ilişkin tespitleri de şüpheliye sordu. Armağan söz konusu tespitleri kabul etmedi.

ÖKSÜZ'ÜN KULLANDIĞI ADRESTEKİ KİTAPTA PARMAK İZİ
Soruşturmanın dikkat çeken bir diğer ayrıntısı ise Ali Armağan'ın eşi Şerife Armağan hakkında dosyaya giren tespit oldu.
Şerife Armağan'a, Sakarya'da Adil Öksüz'ün kullandığı değerlendirilen adreste ele geçirilen Fetullah Gülen'e ait bir kitapta kendisine ait parmak izi bulunduğu yönündeki tespit soruldu.
Armağan, Adil Öksüz'ü tanımadığını ve kendisiyle herhangi bir irtibatının bulunmadığını savundu.
Böylece Adil Öksüz'ün kritik ABD seyahati, Ali Armağan'a uzanan telefon trafiği ve Armağan'ın eşinin Öksüz'ün kullandığı adresteki kitapta tespit edilen parmak izi aynı dosyada birleşti.

OLAY GÜNKÜ F-4 UÇUŞLARI MERCEK ALTINDA
Ali Armağan'a, 25 Mart 2009 günü Malatya Erhaç'tan kalkan F-4 uçaklarıyla gerçekleştirilen uçuşlar da soruldu.
Soruşturma makamları, olay günü D721 çağrı adlı, HH721 iz numaralı ve 14.26-15.41 saatleri arasındaki uçuşta Ali Armağan ile Ahmet Turhan'ın, D720 çağrı adlı diğer uçuşta ise Ali Armağan ile Nihat Biçer'in bulunduğuna ilişkin kayıtları gündeme getirdi.
Armağan ise suçlamaları reddederek, "Ben kesinlikle F-16 pilotları ile Kahramanmaraş semalarında uçmadım. O saatlerde Sivas üzerinde önleme görevindeydim." savunmasını yaptı.
F-4 uçağının bazı anlarda radardan kaybolmasına ilişkin tespitler de soruşturma kapsamında Armağan'a soruldu. Şüpheli, dağlık arazi ve alçak irtifa nedeniyle uçakların bazı bölgelerde radar kapsamasından çıkabileceğini ileri sürdü.
MAHREM İMAM TRAFİĞİ DOSYADA
Soruşturmada yalnızca Adil Öksüz değil, FETÖ'nün mahrem yapılanmasındaki diğer isimlerin olay öncesi ve sonrasındaki hareketliliği de inceleniyor.
Dosyada Kemal Batmaz, Erol Sağlam, Ali Cingitaş, Cağfer Sarıkaya ve Harun Biniş gibi örgütün mahrem yapılanmasıyla bağlantılı isimler arasındaki İstanbul, Malatya ve Diyarbakır hattındaki görüşme ve hareketliliklerin mercek altına alındığı belirtildi.
Örgütün gizli haberleşme programı ByLock üzerinden yapılan yazışmalar da soruşturma dosyasına girdi.
FETÖ'nün Elazığ İl İmamı Mehmet Durakoğlu ile Mülki İdare Mahrem İmamı Ömer Hakan Kısıkkaya arasındaki mesajlaşmada yer aldığı belirtilen,
"Tereyağından kıl çeker gibi iş halledildi, Amerika'ya gittiğimde büyüğümüz 'sürecin en sıkıntılı hadisesiydi' dedi."
şeklindeki ifade de dosyada değerlendirilen bulgular arasında bulunuyor.

RADAR VE HTS KAYITLARI SİLİNDİ
Soruşturmanın teknik ayağında ise olay dönemine ilişkin HTS ve uçuş radar kayıtlarının silindiğine yönelik tespitler araştırılıyor.
Helikopterin uçuş ve konum verilerini barındıran kritik cihazların akıbeti de dosyanın önemli başlıkları arasında.
Sivil kaza kırım heyetinde yer alan şüphelilerin ifadelerine göre, enkazdaki incelemede kokpitte bulunması gereken ARGUS 5000CE isimli navigasyon cihazının yerinde olmadığı fark edildi.
Şüpheliler, söz konusu eksikliği "kamuoyunda spekülasyon oluşturmamak" gerekçesiyle resmi rapora yazmadıklarını ve tutanağı geçmişe dönük tarihle imzaladıklarını kabul etti.
Dosyada ayrıca SKYMAP IIIC ve MINTURN isimli cihazların da kayıp olduğu belirtildi.

ENKAZA ULAŞILMASI NEDEN GECİKTİ?
Soruşturmada arama kurtarma çalışmalarının seyri de yeniden mercek altına alındı.
Dönemin Kahramanmaraş İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru İsmail Kaya, "Muhsin Yazıcıoğlu'nun ayağı kırık, sağ ve hastaneye götürülüyor" şeklindeki asılsız bilgi notunu kendisinin hazırlamadığını, söz konusu notun amirinin baskısıyla sisteme girildiğini söyledi.
İlyas Uçar isimli polis memurunun ise helikopterin düştüğü noktayı yaklaşık 1,5 kilometrelik sapmayla tespit ettiği, buna rağmen ekiplerin belirtilen bölgeye yönlendirilmediğine ilişkin ifadeler dosyaya girdi.
"BU CİNAYETİ ÇÖZMEK BİZİM BOYNUMUZUN BORCU"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile yaptığı görüşmede soruşturmanın kararlılıkla sürdürüldüğünü belirtti.
Gürlek, olayın örgütsel boyutunun araştırıldığını vurgulayarak, "Bu cinayeti çözmek bizim boynumuzun borcu." ifadelerini kullandı.
Soruşturmada sorumluluğu bulunan herkesin araştırılacağını belirten Gürlek, "Bu örgütsel anlamda eylemin en karanlık noktasına kadar, yani bu eylemde görev alan kim varsa sonuna kadar gideceğiz, çözeceğiz. Karanlık bir nokta kalmayacak." dedi.

DOSYADA ADİL ÖKSÜZ DÜĞÜMÜ
Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter olayına ilişkin soruşturma; FETÖ bağlantıları, Adil Öksüz'ün kritik ABD seyahati, olay günü gerçekleştirilen askeri uçuşlar, mahrem imam irtibatları, HTS ve radar kayıtları ile enkazdaki kayıp cihazlar üzerinden çok yönlü olarak sürdürülüyor.
Takvim'in ulaştığı yeni belge ise soruşturmanın zaman çizelgesine dikkat çeken bir halka daha ekledi:
Adil Öksüz olaydan 2 gün önce ABD'ye gitti. Muhsin Yazıcıoğlu'nun helikopteri Öksüz ABD'deyken düştü. Firari FETÖ'cü, olaydan 7 gün sonra Türkiye'ye döndü.
81 il valisi Terörsüz Türkiye için toplanıyor
Mahmud Abbas Türkiye'ye geliyor
