Terörsüz Türkiye’de Ankara modeli! Süreç IRA ve FARC’tan farklı ilerliyor
Terörsüz Türkiye süreci, 12 maddelik kanun teklifinin Meclise sunulmasıyla yeni bir aşamaya geçti. Dünyadaki benzer örneklerde üçüncü ülkeler ve uluslararası kuruluşlar devreye girerken Türkiye, süreci kendi kurumlarıyla yürüterek özgün bir model ortaya koydu. IRA’dan FARC’a, ETA’dan GAM’a uzanan tablo Ankara’nın farkını gözler önüne serdi.
Terörsüz Türkiye hedefinde süreç yeni bir aşamaya geçti. Türkiye, dünyadaki benzer örneklerden farklı olarak üçüncü bir ülke veya uluslararası kuruluşu arabulucu olarak sürece dahil etmeden kendi kurumlarıyla ilerliyor. Atılan adımlarda toplumsal mutabakatın güçlendirilmesi ve toplumun hassasiyetlerinin gözetilmesi de temel başlıklar arasında yer alıyor.
TBMM'de kurulan komisyonla başlayan süreç, güvenlik ve istihbarat kurumlarının bilgilendirmeleri ile hazırlanan raporun ardından 12 maddelik kanun teklifinin Meclise sunulması ve Adalet Komisyonunda kabul edilmesiyle adım adım ilerledi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE SÜREÇ ADIM ADIM İLERLEDİ
Terörsüz Türkiye hedefi doğrultusunda TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu ilk toplantısını 5 Ağustos 2025'te yaptı.
Süreçte güvenlik ve istihbarat kurumları da Meclisi bilgilendirdi. Dönemin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın 8 Ağustos 2025'te Komisyona güvenlik, savunma ve istihbarat alanlarında sunum yaptı. Üç isim 18 Kasım 2025'te de yeniden Komisyonu bilgilendirerek milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Komisyon çalışmalarının ardından hazırlanan rapor 18 Şubat 2026'da 47 kabul, 2 ret ve 1 çekimser oyla kabul edildi.

12 MADDELİK TEKLİF ADALET KOMİSYONUNDAN GEÇTİ
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair 12 maddelik Kanun Teklifi TBMM Başkanlığına sunuldu, ardından Adalet Komisyonunda kabul edildi.
12 maddelik teklifin uygulanması, PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu durumun MGK kararıyla teyit edilmesine bağlandı.
Böylece 8 Ağustos 2026 itibarıyla süreç, Komisyon ve rapor aşamasını geride bırakarak 12 maddelik teklifin yasama sürecine girdiği yeni bir safhaya geçti.
Türkiye'de Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklanan resmi mekanizmalarda üçüncü bir devlet veya uluslararası kuruluş arabulucu olarak yer almıyor. Dünyadaki benzer silahsızlanma süreçlerinde ise tablo farklı.

IRA'DA SİLAH BIRAKMAYI ULUSLARARASI KOMİSYON DOĞRULADI
Kuzey İrlanda'daki IRA süreci, çatışma çözümü konusunda dünyanın en fazla incelenen örneklerinden biri oldu.
Siyasi müzakerelerde eski ABD Senatörü George Mitchell önemli rol üstlenirken silahsızlanmanın doğrulanması için İngiltere ve İrlanda hükümetleri tarafından Bağımsız Uluslararası Silahsızlanma Komisyonu oluşturuldu.
Komisyonun başkanlığını eski Kanada Genelkurmay Başkanı General John de Chastelain yürüttü.
İngiltere hükümetinin resmi kayıtlarına göre Komisyon, Eylül 1997'den Şubat 2010'a kadar yaklaşık 12 yıl faaliyet gösterdi. Komisyon yalnızca IRA'nın değil, Kuzey İrlanda'daki cumhuriyetçi ve birlik yanlısı paramiliter yapıların silahsızlanmasını takip etti.
Bu mekanizma sayesinde silahların devre dışı bırakılması tarafların açıklamalarıyla sınırlı kalmadı, bağımsız uluslararası bir yapı tarafından doğrulandı.

ETA'DA ULUSLARARASI DOĞRULAMA MEKANİZMASI
İspanya'daki ETA'nın silahsızlanmasında ise farklı bir model uygulandı.
Uluslararası Doğrulama Komisyonu 28 Eylül 2011'de ETA'nın şiddeti kesin olarak sona erdirme açıklamasını doğrulamak amacıyla kuruldu.
Komisyon, Ocak 2014'te ETA'nın belirli miktarda silah, mühimmat ve patlayıcıyı operasyonel kullanımdan çıkardığını doğruladı.
Kritik aşama 8 Nisan 2017'de yaşandı.
Bask sivil toplum temsilcileri ETA'ya ait silah, mühimmat ve patlayıcıların bulunduğu yerlerin bilgilerini Uluslararası Doğrulama Komisyonuna verdi. Komisyon da bu bilgileri ilgili Fransız makamlarına iletti.
Fransız polisi aynı gün ETA'ya ait 3,5 tondan fazla silah, mühimmat ve patlayıcı materyali güvence altına aldı.
Böylece ETA örneğinde klasik devletler arası arabuluculuktan ziyade uluslararası doğrulama mekanizması, sivil toplum ve Fransız makamlarının birlikte rol aldığı bir süreç işletildi.

FARC'IN 7 BİN 132 SİLAHI KAYIT ALTINA ALINDI
Kolombiya hükümeti ile FARC arasındaki barış süreci, Birleşmiş Milletlerin silah bırakma mekanizmasında doğrudan rol aldığı en dikkat çekici örneklerden biri oldu.
FARC mensuplarının bulunduğu 26 geçici normalleşme bölgesi ve noktasında BM Misyonu görevlendirildi.
BM yalnızca gözlemci olmakla kalmadı; FARC silahlarının kayıt, doğrulama, teslim alma ve depolama süreçlerinde doğrudan görev üstlendi.
26 Haziran 2017'de BM Misyonu, FARC-EP'ye ait toplam 7 bin 132 bireysel silahın kayıt altına alındığını açıkladı. Silahların büyük bölümü BM kontrolündeki konteynerlere alınırken kampların güvenliği için geçici olarak bırakılan sınırlı sayıdaki silah da daha sonraki aşamada teslim alındı.
BM Misyonu ayrıca silah depolarını denetledi, mühimmat ve patlayıcıların çıkarılması ve imhası süreçlerinde görev aldı.
Bu yönüyle Kolombiya modeli, silahsızlanmanın uluslararası bir kuruluş tarafından doğrudan doğrulandığı ve uygulamasının takip edildiği örneklerden biri oldu.

FMLN SÜRECİNDE BM MERKEZDEYDİ
El Salvador hükümeti ile Farabundo Martí Ulusal Kurtuluş Cephesi arasındaki uzun yıllar süren çatışmanın sona ermesinde Birleşmiş Milletler kritik rol üstlendi.
Taraflar arasındaki görüşmeler BM Genel Sekreterinin himayesinde yürütüldü. Barış anlaşmasının ardından kurulan ONUSAL misyonu ise ateşkesin ve anlaşmanın uygulanmasının yanı sıra FMLN'nin silahsızlandırılmasını da takip etti.
BM kayıtlarına göre FMLN'ye ait silah ve ekipmanların doğrulanması ve imha edilmesi süreci 18 Ağustos 1993'te tamamlandı.
Fotoğraf, United Nations'tan alınmıştır.
GUATEMALA'DA URNG'Yİ BM GÖZLEMCİLERİ TAKİP ETTİ
Guatemala hükümeti ile Guatemala Ulusal Devrimci Birliği arasındaki 36 yıllık çatışmanın sona erdirilmesinde de Birleşmiş Milletler devreye girdi.
Tarafların Aralık 1996'da kesin ateşkes anlaşmasını imzalamasının ardından BM Güvenlik Konseyi, MINUGUA'nın askeri gözlem misyonunun oluşturulmasını kararlaştırdı.
BM kayıtlarına göre gözlemcilerin görevleri arasında ateşkesin uygulanmasının yanı sıra güçlerin ayrılması, URNG mensuplarının silahsızlandırılması ve terhisinin doğrulanması da bulunuyordu.

GAM İÇİN MASA HELSİNKİ'DE KURULDU
Endonezya hükümeti ile Özgür Açe Hareketi arasındaki yaklaşık 30 yıllık çatışmanın sona erdirilmesinde Finlandiya merkezli bir arabuluculuk modeli uygulandı.
Eski Finlandiya Cumhurbaşkanı Martti Ahtisaari ve kurduğu Crisis Management Initiative, Endonezya hükümeti ile GAM arasındaki görüşmelerde arabuluculuk yaptı.
Yedi aylık müzakerelerin ardından taraflar 15 Ağustos 2005'te Helsinki'de barış anlaşmasını imzaladı.
Anlaşmanın uygulanmasını denetlemek amacıyla AB liderliğinde ve ASEAN ülkelerinin de katkısıyla Aceh Monitoring Mission oluşturuldu.
Böylece GAM örneğinde hem müzakere aşamasında dış arabulucu hem de anlaşmanın uygulanmasında uluslararası gözlem mekanizması devredeydi.

NEPAL'DE SİLAHLAR BM DENETİMİNE ALINDI
Nepal hükümeti ile Maoist güçler arasındaki çatışmanın sona erdirilmesinin ardından silahların ve savaşçıların yönetimi için Birleşmiş Milletler devreye girdi.
Tarafların anlaşmasına göre Maoist güçler için 7 ana kamp ve bunlara bağlı 21 uydu kamp oluşturuldu.
Silahların türü, sayısı, seri numaraları ve mühimmat miktarlarının BM Misyonuna bildirilmesi kararlaştırıldı. BM'ye kamplara erişim ve silahların yönetimini izleme yetkisi verildi.
BM gözlemcileri silah depolarını 24 saat esasına göre takip etti.
Böylece Nepal örneğinde de silahların kontrolü yalnızca taraflara bırakılmadı, uluslararası doğrulama mekanizmasına bağlandı.

MILF'TE ARABULUCU MALEZYA, SİLAHSIZLANMA HEYETİNDE TÜRKİYE
Filipinler hükümeti ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasındaki süreç Türkiye açısından ayrı bir önem taşıyor.
Filipinler hükümetinin resmi kayıtlarına göre 2001'den itibaren yürütülen müzakerelerin ikinci aşamasında Malezya üçüncü taraf kolaylaştırıcı olarak sürece dahil oldu.
2014'te Kapsamlı Bangsamoro Anlaşması imzalandı ve MILF güçlerinin kademeli şekilde silahsızlandırılması normalleşme sürecinin temel unsurlarından biri haline geldi.
Sürecin tarafsız şekilde yürütülmesi amacıyla Bağımsız Silahsızlanma Organı oluşturuldu.
Filipinler hükümetinin 2022 tarihli resmi açıklamasında bu yapıda Türkiye, Norveç, Brunei Darüsselam ve Japonya'dan uzmanların görev aldığı belirtildi.
Bu örnek Türkiye açısından dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Türkiye, Filipinler'deki silahsızlanma mekanizmasının uluslararası ayağında görev alırken Terörsüz Türkiye sürecinde açıklanan resmi yapıda yabancı bir arabulucu bulunmuyor.

RENAMO İÇİN GÖRÜŞMELER ROMA'DA YAPILDI
Mozambik hükümeti ile RENAMO arasındaki iç savaşın sona erdirilmesi için yürütülen görüşmelerin adresi İtalya'nın başkenti Roma oldu.
Taraflar Sant'Egidio Topluluğunun merkezinde bir araya geldi.
Sant'Egidio arşivindeki anlaşma metinlerinde İtalyan hükümeti temsilcisi Mario Raffaelli, Beira Başpiskoposu Jaime Gonçalves ile Sant'Egidio'dan Andrea Riccardi ve Matteo Zuppi arabulucular olarak yer aldı.
4 Ekim 1992'de Genel Barış Anlaşması imzalandı.
Mozambik modelinde böylece İtalyan hükümeti temsilcisi, dini aktörler, Sant'Egidio ve uluslararası gözlemcilerin dahil olduğu çok katmanlı bir mekanizma oluşturuldu.

FNL'DE GÜNEY AFRİKA KOLAYLAŞTIRICI OLDU
Burundi hükümeti ile Ulusal Kurtuluş Güçleri arasındaki süreçte ise Güney Afrika öne çıktı.
Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre hükümet ile FNL, barış sürecinin son aşamasına ilişkin yol haritasını Güney Afrikalı kolaylaştırıcının liderliğinde oluşturdu.
FNL'nin silahlı kanadı resmen silahsızlandırıldıktan sonra örgüt 21 Nisan 2009'da siyasi parti olarak tescil edildi.

IRA'DA KOMİSYON, FARC'TA BM, GAM'DA FİNLANDİYA...
Dünyadaki örnekler aynı yöntemle yürütülmedi.
IRA'da uluslararası silahsızlanma komisyonu görev yaptı. ETA'da Uluslararası Doğrulama Komisyonu ve sivil toplum devreye girdi. FARC ve FMLN süreçlerinde Birleşmiş Milletler kritik roller üstlendi. URNG'de BM askeri gözlemcileri silahsızlanma ve terhis sürecini doğruladı. GAM'da Martti Ahtisaari ve CMI arabuluculuk yaptı, uluslararası gözlem misyonu anlaşmanın uygulanmasını takip etti. Nepal'de silahların ve kampların denetimine BM dahil oldu. MILF'te Malezya üçüncü taraf kolaylaştırıcı olurken Türkiye de uluslararası silahsızlanma mekanizmasında görev aldı. RENAMO'da Roma ve Sant'Egidio merkezli arabuluculuk yürütülürken FNL'de Güney Afrika kolaylaştırıcı rol üstlendi.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DE MERKEZ ANKARA
Ortaya çıkan karşılaştırma, Terörsüz Türkiye sürecinin incelenen başlıca dünya örneklerinden önemli bir noktada ayrıştığını gösteriyor.
Türkiye'de sürece ilişkin açıklanan resmi mekanizmalarda üçüncü bir devlet veya uluslararası kuruluş arabulucu olarak yer almıyor.
Siyasi ve hukuki süreç TBMM çatısı altında yasama aşamasında ilerlerken, güvenlik ve istihbarat boyutunda Türkiye'nin kendi kurumları görev üstleniyor.
IRA'da uluslararası komisyon, ETA'da doğrulama mekanizması, FARC'ta BM, GAM'da Finlandiya ve MILF'te Malezya devreye girerken Terörsüz Türkiye'de açıklanan resmi mekanizmanın merkezinde TBMM ve Türkiye'nin kendi kurumları bulunuyor.