YKS tercih rehberi: Bölüme mi yoksa üniversiteye mi dikkat edilmeli? Öğrencilere kritik uyarılar
Üniversite tabelası mı, bölümün cazibesi mi? Tercih maratonunda doğru yol haritasını çizen Eğitim Danışmanı Esin Yılmaz Ashkar; akreditasyondan şehir seçimine, kadro dengesinden adayların kendine sorması gereken 3 kritik soruya kadar dikkat edilmesi gereken tüm detayları Takvim’e açıkladı.
Tercih listesi hazırlanırken en kritik karar üniversite ile bölüm arasında verilir. Okulun tabelası mı bölümün cazibesi mi daha yüksektir. Bu süreci Takvim'e değerlendiren Eğitim Danışmanı ve Sınav Koçu Esin Yılmaz Ashkar, öğrencilere önemli uyarılarda bulundu. Ashkar, doğru tercihi bulmak için çıkarılacak doğru yol haritasını şu şekilde sıraladı:

Tercih masasında en çok tartışılan soru budur: Bölüm mü önemli, üniversite mi?
Bu soru evlerde genellikle uç örneklerle konuşulur; oysa gerçek hayatta kimse birbirine hiç benzemeyen iki okulu karşılaştırmıyor. Karar, adayın başarı sırasının ulaştığı sınırlı bir seçenek grubu içinde veriliyor. Masaya gelen soru şuna benziyor: Puanım bu bölüme şu üniversitede yetiyor, daha çok istediğim bölüme ise başka bir şehirde yetiyor.
Hangisi? Bu sorunun herkes için geçerli tek bir cevabı yok. Her mesleğin yolu aynı değil çünkü. Tıp, diş hekimliği, eczacılık, öğretmenlik ve mimarlık gibi mesleki yolun doğrudan lisans programıyla belirlendiği alanlarda bölüm önceliklidir diyebiliriz bunlarda bile ince ayrıntılara dikkat etmek şartı ile.

TABELA SİZİ YANILTMASIN
Öğrenci hekim olmak istiyorsa, üniversitenin adı uğruna başka bir alana yönelmesi onu hedefine götürmez. Güçlü bir üniversitenin tabelası, istenmeyen bir meslek unvanını zamanla katlanılır hâle de getirmez.

BİRİKİM Mİ DİPLOMA MI?
İşletme, iktisat, iletişim, uluslararası ilişkiler ve temel bilimler gibi çalışma alanı mezuniyet sonrasında birden çok yöne açılan bölümlerde ise denge değişir. Buralarda üniversitenin sunduğu ortam belirleyici olur: yabancı dil imkânı, mezun ağı, staj bağlantıları, kulüpler, değişim programları ve sektörle kurulan ilişkiler. Bu alanlarda öğrencinin dört yılda biriktirdikleri, diplomadaki bölüm adından daha fazla iş görür.

AYNI BÖLÜM AMA HANGİ ÜNİVERSİTE?
Bölüm konusunda emin olan öğrenci bu kez de hangi üniversiteyi tercih edeceğine karar verecek. Ashkar, bu seviyede ise öğrencileri şu şekilde uyarıyor: "Karar netleştikten sonra sıra ikinci ve daha az konuşulan aşamaya gelir: aynı bölümü hangi üniversitede okumalı? Aynı adı taşıyan iki program birbirinin aynısı değildir ve bunu ayırt etmenin nesnel yolları vardır.

AKREDİTASYON BİLGİSİ
Bunların ilki akreditasyon bilgisidir ve kılavuzun içinde durduğu hâlde neredeyse hiç konuşulmaz. 2026 kılavuzu tablolarında iki ayrı akreditasyon sütunu yer alıyor: biri üniversitenin kurumsal akreditasyonu, diğeri programın kendi akreditasyonu. Bu ikisi aynı şey değildir; üniversitesi kurumsal akreditasyona sahip olduğu hâlde ilgili programı akredite olmayan bölümler vardır.

KADRO ÖĞRENCİ DENGESİ
İkincisi kadro ve öğrenci dengesidir. YÖK Atlas üzerinden bir programın öğretim üyesi sayısı ile kontenjanı birlikte görülebilir. Otuz öğrenciye üç öğretim üyesi düşen bir program ile aynı kadroya iki yüz öğrenci düşen bir program kâğıt üzerinde aynı bölümdür; öğrencinin hocasına ulaşma, proje yapma ve akademik destek alma imkânı bakımından aynı değildir.

DOLULUK GEÇMİŞİ
Üçüncüsü doluluk geçmişidir. Bir programın önceki yıllarda kontenjanını doldurup doldurmadığı sessiz ama anlamlı bir veridir. Yıllardır boş kalan bir programı yalnızca erişilebilir göründüğü için listeye almak, o boşluğun nedenini araştırmamak anlamına gelir.

EĞİTİM DİLİ VE HAZIRLIK
Dördüncüsü eğitim dili ve hazırlık koşuludur. Adında yabancı dil geçen her programda eğitimin tamamı o dilde işlenmez. Zorunlu hazırlık sınıfının bulunup bulunmadığı da ayrıca kontrol edilmelidir; hazırlık eğitim süresini bir yıl uzatır ve ücretli bir programda bu yılın ayrı bir maliyeti vardır. Bu bilgiler tabelada değil, kılavuzun koşullar bölümünde durur."

ŞEHİR SEÇERKEN DİKKAT!
Tercih edilecek bölüm ve üniversite kadar bulunduğu şehir de önemli. Ashkar, şehirlerin neden önemli olduğunu şöyle anlattı: "Şehir de bu kararın sosyal tarafı değil, akademik tarafıdır. Staj çoğu zaman kampüste değil şehirde yapılır. Mühendislik öğrencisinin sanayiye, sağlık öğrencisinin hastaneye, iletişim öğrencisinin medya ve kültür alanlarına erişebilmesi eğitimin parçasıdır. Küçük bir şehirdeki üniversite güçlü laboratuvar, hastane ve sektör bağlantıları kurmuşsa büyük şehirdeki bir programdan daha nitelikli uygulama alanı sunabilir. Ölçüt şehrin büyüklüğü değil, öğrencinin alanına açılan kapılardır."

YATAY GEÇİŞ KOŞUL OLMASIN
Ashkar, tercih yapacak öğrencileri şu şekilde uyardı: "'Önce güçlü üniversiteye gireyim, sonra çift anadal veya yatay geçiş yaparım' düşüncesi ana plan olmamalıdır. Bu imkânların kontenjanı, not ortalaması koşulu ve bölüm sınırları vardır; her üniversitede her bölüm ikilisinde açık değildir. Öğrenci hiçbir geçiş gerçekleşmese bile yerleştiği bölümü sürdürebileceğinden emin olmalıdır."

BEKLENTİ VE İLGİ UYUMLU OLMALI
Öğrencilerin seçeceği bölümün ilgisine ve gündelik hayatına uyumlu olmasının son derece kritik bir karar olduğunu belirten Esin Yılmaz Ashkar, yaşanacak uyumsuzluğun öğrenciyi mutsuz edebileceğinin altını çizdi. Ashkar, "İkinci yazıda konuştuğumuz uyum burada da geçerlidir: hangi tarafa karar verilirse verilsin, seçilen alan öğrencinin ilgisine, çalışma biçimine ve mesleğin gerçek gündelik hayatına uygun olmalıdır. Uyum yoksa ne üniversitenin adı ne bölümün adı işe yarar."

TERCİH YAPARKEN 3 SORUYU KENDİNİZE SORUN
Esin Yılmaz Ashkar, tercih listesi hazırlarken bir öğrencinin kendine mutlaka 3 soru sorması gerektiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: "Kararı netleştirmek için üç soru yeterlidir. Bu üniversitenin adı olmasa bu bölümü yine ister miyim? Bu bölümün adı olmasa bu üniversiteyi yine seçer miyim? Hiçbir geçiş imkânı çıkmazsa bu programı dört yıl sürdürebilir miyim? İlk soru bölüme, ikincisi üniversiteye, üçüncüsü kararın gerçekliğine bakar. Tercihte amaç iki iyi şey arasında zorunlu bir feda seçimi yapmak değildir. Amaç, öğrencinin istediği alanla onu geliştirecek ortamın kesiştiği yeri bulmaktır."

KILAVUZA DİKKAT
Kılavuzun ilerleyen sayfalarında akreditasyon kuruluşlarının listesi de yer alıyor; mühendislikte MÜDEK, tıpta TEPDAD, eğitim fakültelerinde EPDAD, fen ve edebiyat alanlarında FEDEK gibi kuruluşlar program karşısında kısaltmayla belirtiliyor. Burada bir yanlış anlamayı düzeltmek gerekir: akreditasyon diplomanın geçerliliğini belirlemez, o yükseköğretim mevzuatına bağlıdır. Akreditasyon, programın belirli ölçütler üzerinden bağımsız bir dış değerlendirmeden geçtiğini gösterir. Kusursuzluk belgesi değildir; ama aynı adı taşıyan iki programı ayırt etmek için elimizdeki en hızlı verilerden biridir.