Faili meçhullerde yeni perde: Balıkesir’de bebek cinayeti, Adana’da silahlı saldırı dosyaları çözüldü
Balıkesir ve Adana'da yıllarca çözülemeyen iki vahşi cinayet, Adalet Bakanlığının yeni kurduğu özel ekibin titiz çalışmasıyla aydınlatıldı. Balıkesir'de 2009 yılında yaşanan bebek cinayetinin sır perdesi 17 yıl sonra aralanırken, Adana'da 2022 yılındaki kanlı pusunun failleri eş zamanlı şafak operasyonuyla yakalandı. Takvim.com.tr'nin ulaştığı dosyalara göre silinen kamera kayıtları, baz istasyonu verileri ve DNA testleri suçluların kaçışını sonlandırdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, hiçbir dosyanın kaderine terk edilmeyeceğini vurguladı.
Adalet Bakanlığı bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, tozlu raflarda kalan dosyaları yeniden açarak Türkiye'nin gündemine oturacak iki büyük başarıya imza attı.
Balıkesir'in Bandırma ilçesinde 2009 yılında çöpte bulunan bebek cesedinin ardındaki sır perdesi parmak izi ve DNA teknolojisiyle 17 yıl sonra aralanırken, Adana'nın Ceyhan ilçesinde 2022 yılında işlenen Eyyüp Özbadem cinayeti, silinen kamera kayıtlarının geri getirilmesi ve baz istasyonu sinyallerinin çözülmesiyle aydınlatıldı. Her iki kan donduran olayda da adaletten kaçtığını sanan failler demir parmaklıkların ardına gönderildi.
İki vakada kör düğümü çözen operasyonların ayrıntılarına Takvim.com.tr ulaştı.
ÇÖPE ATILAN BEBEĞİN İKİNCİ KATİLİNİN SIRRI 17 YIL SONRA ÇÖZÜLDÜ
Balıkesir'in Bandırma ilçesi 17 Eylül Mahallesi Derin Sokak'ta 10 Mayıs 2009 tarihinde çöp konteynerinde poşet içinde bulunan kız bebek cesedi, yıllar sonra yeniden adaletin merceğine alındı.
O dönem yapılan incelemelerde, bebeğin hastane dışında doğduğu ve kordonunun düzensiz kesildiği belirlenmişti.
Polisin o yıllardaki takibi sonucu bebeğin annesi Duygu Taşkıran yakalanmış, bebeği çöpe kendisinin bıraktığını itiraf etmişti.
DNA testiyle anneliği kesinleşen kadın, 16 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Fakat bebeğin babası ve cinayetin diğer sorumlusu yıllarca meçhul kalmıştı.
Adalet Bakanlığı Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, Türkiye'nin gündemini sarsan iki eski cinayet dosyasını çözüme kavuşturdu.
POŞETTEKİ PARMAK İZİ VE CEZAEVİ ZİYARETLERİ ELE VERDİ
Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının dosyayı yeniden açmasıyla Bandırma İlçe Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme ekipleri, 31 Mart 2026 tarihinde kritik bir rapora imza attı.
Bebeğin sarıldığı poşet üzerinde yıllar önce bırakılan parmak izinin Ufuk Cirit isimli şahsa ait olduğu tespit edildi.
Soruşturmayı derinleştiren dedektifler, cezaevinde yatan anne Duygu Kavunluk'un (eski soyadı Taşkıran) ziyaretçi kayıtlarını incelediğinde çarpıcı bir detayla karşılaştı.
Ufuk Cirit, anneyi Bandırma M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda defalarca ziyaret etmişti.
DNA TESTİ TESCİLLEDİ
İzmir'den Bandırma'ya getirilen anne Duygu Kavunluk, fotoğraflı teşhis tutanağıyla Ufuk Cirit'i teşhis ederek bebeğin babası olduğunu itiraf etti.
İzmir Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığınca yapılan yeni DNA testinde, Ufuk Cirit'in yüzde 99,99 ihtimalle bebeğin biyolojik babası olduğu kesinleşti.
Toplanan bu kesin delillerin ardından gözaltına alınan Ufuk Cirit, kasten öldürme suçu kapsamında tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Balıkesir'de 2009 yılında çöpe atılan bebeğin babası Ufuk Cirit, 17 yıl sonra poşetteki parmak izi ve DNA testiyle tespit edilerek tutuklandı.
CEYHAN'DAKİ KANLI PUSUNUN KARANLIK YÜZÜ AYDINLANDI
Yeni kurulan özel birimin aydınlattığı bir diğer olay ise Adana'nın Ceyhan ilçesinde 4 Haziran 2022 tarihinde işlenen Eyyüp Özbadem cinayeti oldu.
Sarısakal Mahallesi'nde motosikletli şahısların silahlı saldırısına uğrayan Özbadem, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.
Olay yerinin yakınlarındaki bir tarlada bulunan kırmızı renkli Kuba marka motosikletin Baran Arslanali'ye ait olduğu belirlenmiş fakat o dönem delil yetersizliğinden şüpheliler serbest kalmıştı.
Arslan ve Siner aileleri ile maktul arasındaki geçmişe dayalı kan davaları ve husumetler, cinayetin karmaşık intikam planı olduğunu gösteriyordu.
Adana'da 2022 yılında işlenen Eyyüp Özbadem cinayeti baz istasyonu sinyalleri, kurtarılan kamera kayıtları ve gizli tanık ifadeleriyle aydınlatıldı.
SİLİNEN KAMERA KAYITLARI VE BAZ SİNYALLERİ ELİ KANLILARI DEŞİFRE ETTİ
Dosyayı 16 Haziran 2026'da devralan özel ekip, şüphelilerin cep telefonu sinyal kayıtlarını saniye saniye inceledi.
Şüpheliler Serhat Bayrak, Barış Girişkin, Olcay Karakuş ve Mustafa Arslanali'nin ifadelerindeki çelişkiler teknolojiye takıldı.
Olay saatinde "çiftlikte olduklarını" iddia eden şüphelilerin, cinayet anında olay yerinde oldukları sinyal kayıtlarıyla ispatlandı.
Dahası, şüphelilerin cinayetten hemen sonra kendilerine sahte bir mazeret yaratmak için bilerek güvenlik kamerası olan bir çorbacıya gittikleri tespit edildi.
CİNAYET SİLAHI VİDEODAN ÇIKTI
Soruşturma kapsamında incelenen Barış Girişkin'in cep telefonunda 2 Mayıs 2021 tarihli bir video bulundu.
Videoda Girişkin'in elinde tuttuğu uzun namlulu tüfeğin, cinayette kullanılan silahla aynı olduğu kriminal raporlarla desteklendi.
İTİRAFÇI ELE VERDİ
Ayrıca "WADB217S" kod adlı gizli tanık, Serhat Bayrak'ın kendisine cinayeti işlediğini itiraf ettiğini ve olayı Hanefi Arslan'ın azmettirdiğini anlattı.
Cinayet anında kullanılan Kuba marka motosikletin Barış Girişkin ve Serhat Bayrak tarafından kullanıldığı, Mustafa Arslanali'nin beyaz renkli Fiat Egea marka araçla failleri kaçırdığı, Olcay Karakuş'un ise yer temin ettiği belirlendi.
Şafak operasyonuyla yakalanan kan davalı şüpheliler cezaevine gönderildi.
KOMŞULAR DA İŞİN İÇİNDE
Cinayet ağının sadece tetikçilerden ibaret olmadığı, delilleri karartmak için komşuların da devreye girdiği ortaya çıkarıldı.
Olcay Karakuş'un komşusu Mahmut Özalkan ve oğlu Umut Özalkan'ın, şüphelilerin kaçış anına ait güvenlik kamerası kayıtlarını sildikleri tespit edildi.
ADALETİN KILICI 4 YIL SONRA KESTİ
29 Temmuz 2026 sabahı saat 05.45'te 7 farklı adrese düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonuyla şüpheliler kıskıvrak yakalandı.
Ceyhan Sulh Ceza Hakimliği karşısına çıkarılan şüphelilerden azmettirici Hanefi Arslan, tetikçiler Barış Girişkin ve Serhat Bayrak ile onlara yardım eden Olcay Karakuş ve Mustafa Arslanali tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Kamera kayıtlarını silerek adaleti yanıltmaya çalışan Mahmut Özalkan ve Umut Özalkan hakkında ise adli kontrol kararı verildi.
Faili meçhul dosyaların tozlu raflardan indirilmesiyle, yıllarca saklanmayı başaran suçlular adaletin pençesinden kurtulamadı.
Adalet Bakanlığı koordinesinde yürütülen çalışmalarla Balıkesir Bandırma ilçesinde 17 yıl önce işlenen bebek cinayeti ile Adana Ceyhan ilçesinde 4 yıl önce gerçekleşen silahlı saldırı dosyaları çözüldü. (Fotoğraf: Takvim Foto Arşivi)
"HİÇBİR DOSYA KADERİNE TERK EDİLMEYECEK"
Faili meçhul dosyaların aydınlatılmasının toplum vicdanındaki yaraları sardığını aktaran Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabındna yaptığı paylaşımda, "Aziz milletimiz bilmelidir ki üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin, hiçbir dosya kaderine terk edilmeyecek, hiçbir mağdurun ve masumun hakkı sahipsiz kalmayacaktır. Delillerin izini sabırla sürecek, faili meçhul dosyaların üzerindeki karanlığı birer birer kaldıracağız." ifadelerini kullandı.