Özel’e “dokunacak” Demirtaş gerçekleri: Kılıçdaroğlu'nu suçlattı başrolde kendisi çıktı | Hepiniz oradaydınız
Selahattin Demirtaş ve beraberindekilerin 2016 yılında dokunulmazlığının kaldırılması süreciyle ilgili günümüzde Kemal Kılıçdaroğlu’nu günah keçisi yapmaya çalışan Özgür Özel cephesinin unutturmaya çalıştığı gerçekleri Takvim.com.tr hatırlatıyor. Dokunulmazlık faturasını Kılıçdaroğlu’na kesmeye çalışan Özel’in geçmişte dokunulmazlık dosyalarının ertelenmemesi gerektiğini savunduğu ortaya çıktı. Meclisteki 367 eşiğinin aşılmasında 19 CHP milletvekilinin evet oyu vermesiyle referandumsuz kabul edilen kanunda Özel sürecin başında gelen isimler arasındaydı. Özel’in yanı sıra Demirtaş dahil dönemin bütün HDP milletvekilleri “dokunulmazlığımız kaldırılsın” diye TBMM’ye verdiği dilekçe şimdilerde unutturulmaya çalışılıyor.
Hızlı Özet Göster
- Milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldıran anayasa değişikliği 20 Mayıs 2016'da CHP'den 19 vekilin desteğiyle 376 oyla kabul edildi.
- CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, 31 Mart 2016'da AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı'dan anayasa değişikliği teklifini bizzat teslim aldı.
- Değişiklik kabul edildiğinde 27 AK Parti, 51 CHP, 50 HDP ve 9 MHP milletvekiline ait toplam 667 fezleke mevcuttu.
- CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Özgür Özel'in Meclis Grubu ve MYK'da dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıktığını iddia etti.
- HDP, 29 Temmuz 2015'te Selahattin Demirtaş dahil 80 milletvekilinin imzasıyla dokunulmazlıkların kaldırılması talebini TBMM Başkanlığına sunmuştu.
Terör hükümlüsü Selahattin Demirtaş ile beraberindeki milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırıldığı 2016 yılındaki süreç günümüzde yeniden gündeme taşındı. Şaibeli kurultay davasında istinaf mahkemesinin kararıyla CHP liderliğinden düşen Özgür Özel cephesi, Genel Başkan Kemal Kılılçdaroğlu'na karşı algı operasyonu yürütülüyor.
Dönemin bütün sorumluluğunu Kemal Kılıçdaroğlu'na yıkıp Özgür Özel'i aklamaya dönük algı çalışması dikkat çekiyor.
CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, "Özgür Özel, Meclis Grubu'nda da, MYK'da da dokunulmazlıkların kaldırılmasına açıkça karşı çıktı. MYK'da 4 kişi karşı çıkmıştı. Özgür Özel, Selin Sayek Böke, Veli Ağbaba ve bir arkadaş daha karşı çıktı. Bunu herkes biliyor." sözleriyle tartışmanın fitilini ateşledi.
Günümüzde faturayı Kemal Kılıçdaroğlu'na kesmeye çalışan Özel'in 2016 yılındaki anayasa değişikliği teklifini bizzat teslim aldığı, meclisteki oylamada CHP'nin matematiksel desteğini sağlayan isimlerin başında geldiği ise unutturulmaya çalışılıyor.
Takvim.com.tr TBMM oylamalarından kronolojik gelişmelere kadar geniş yelpazede dönemin siyasi anatomisini çıkararak Özgür Özel'e "dokunacak" gerçekleri sıralıyor…

MATEMATİKSEL KİLİDİ 'ÖZGÜRGİL' ÇÖZDÜ
Milletvekillerinin yasama dokunulmazlığını kısıtlayan 6718 sayılı Kanun 20 Mayıs 2016 tarihinde kabul edildi. Anayasa'ya eklenen geçici bir maddeyle, hakkında fezleke bulunan çok sayıda vekilin yargılanmasının önü açıldı.
Anayasa değişikliği önerisi 12 Nisan 2016'da TBMM'ye sunuldu. 20 Mayıs 2016'da kabul edildi.
O dönem TBMM'de 550 vekil vardı. Buna göre, bir anayasa değişikliği 330-367 arasında bir oyla kabul edilirse 'zorunlu' olarak halk oylamasına sunuluyordu. 367'den fazla oyla kabul edildiğinde böyle bir zorunluluk yoktu. CHP desteklerse değişiklik halkoylamasına gerek kalmadan kabul edilecekti.
Dönemin parlamento aritmetiğinde AK Parti'nin 317, MHP'nin 40 milletvekili vardı. Cumhur İttifakı blokunun toplam oyu 357'de kalıyordu.
Bu durum, 367 eşiğinin aşılabilmesi için CHP içinden gelen destek oylarını kilit hale getirmişti.
CHP 134 milletvekilinden 19'unun evet oyuyka katkı sundu ve öneri 376 'evet' oyuyla kabul edildi. Eğer 19 CHP'li vekil 'evet' demeseydi değişiklik önerisi yine kabul edilecekti, ancak halkoylaması yapılacaktı.
KAÇ FEZLEKE VARDI
Dokunulmazlıklar, Anayasa'nın 83. maddesi kalıcı olarak değiştirilerek değil, anayasaya eklenen Geçici 20. Madde yoluyla kaldırıldı.
Teklif CHP'nin matematiksel desteğiyle kabul edildiğinde 27 AK Parti, 51 CHP, 50 HDP ve 9 MHP milletvekili dahil toplam 138 milletvekiline ait 667 fezleke mevcuttu.

TEŞEKKÜRLER CHP
Oylama sonrası dönemin AK Parti İstanbul Milletvekili Mehmet Metiner, CHP'nin dokunulmazlık meselesinde bölündüğünü ve az sayıdaki CHP'li vekilin "evet" desteği sayesinde teklifin kabul edildiğini belirterek CHP'ye teşekkür etmişti.
ÖZGÜR ÖZEL'İN DOKUNULMAZLIK KARNESİ
Günümüzde Kemal Kılıçdaroğlu'nu sürecin tek sorumlusu ilan eden yaklaşımların aksine, dönemin CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel sürecin yönetiminde aktif rol aldı.
AK Parti'nin dokunulmazlıklarla ilgili anayasa teklifinin gündeme geldiği 16 Mart 2016'da CHP'li Özgür Özel, dokunulmazlık dosyalarının dönem sonuna bırakılmasının "krizi ertelemek" olduğunu savunarak, "Bu işi ne sona bırakalım ne de erteleyelim. Meclis'te uzlaşmayla bu konuyu çözebiliriz" dedi.
Özgür Özel, 31 Mart 2016 tarihinde dönemin AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı'yı makamında kabul ederek iktidarın hazırladığı anayasa değişikliği teklifini bizzat teslim aldı.
Özel o dönemde, anayasanın dokunulmazlıklar konusunda bağlayıcı grup kararı alınmasını yasaklamasına sığınarak, "vekillerin vicdanlarına göre hareket ettiğini" savunarak CHP yönetiminin pasif duruşunu rasyonalize etti.

GÜNAH ÇIKARMAYA 'ÖZEL' SEANS
4 Kasım 2025'te ise Özel, geçmişteki tutumunu "kurumsal kusur" olarak niteleyerek milletten özür diledi fakat "kusurun büyük kısmının bugünkü iktidar blokuna ait olduğunu" savundu. Günah çıkarma ritüellerinde Özgür Özel'in önce iktidarı sonra Kılıçdaroğlu'nu kamuoyu önüne atma çabası manidar karşılandı.
DEMİRTAŞ'IN DA İMZASI VAR
HDP grubunun 2016'daki tasarıya karşı çıkmasına rağmen, süreçten yaklaşık bir yıl önce kendi dokunulmazlıklarının kaldırılmasını talep ettiği resmi başvuru TBMM arşivlerinde yer alıyor.

29 Temmuz 2015 tarihinde dönemin HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, Selahattin Demirtaş dahil partiye mensup 80 milletvekilinin tamamının imzasını taşıyan toplu dilekçeyi TBMM Başkanlığına sundu.

'HEPİMİZ ORDAYDIK'
Dönemin HDP Kars Milletvekili Ayhan Bilgen, dokunulmazlık dilekçesiyle ilgili attıkları adıma dair yorum yaptı. Bilgen, "Bunda hepimizin imzası vardı! Doğru yaptık. Yine olsa yine yapmalıyız. İktidar muhalefet ayrımı yapmaksızın tüm parti milletvekilleri de böyle yapmalı." dedi.
Ayhan Bilgen, "Kürsü dokunulmazlığı dışında bir suç işleme ayrıcalığı kimse için olmamalı. Şimdi faturayı Kılıçdaroğlu'na keserek linç operasyonuna kendimizi kaptırmak tarihi gerçeği değiştirmiyor." diye konuştu.
