Aynur Kanbur cinayetinde düğüm çözüldü: Bülent Gündüz itiraf etti | "Ailemizin adını lekeledin" deyip vurdu
10 yıl boyunca faili meçhul olarak kalan Aynur Kanbur cinayetinde düğüm çözüldü. Takvim.com.tr'nin ulaştığı ifade tutanaklarında, toplu ulaşım verileri ve telefon kayıtları üzerinden şüpheliye ulaşılmasını sağlayan soruşturma süreci ile cinayeti üstlenen Bülent Gündüz'ün dikkat çeken beyanları yer aldı. Gündüz, ifadesinde Aynur Kanbur'un kapısına giderek "Ailemizin adını lekeledin" dediğini, yaşanan tartışmanın ardından ateş açtığını öne sürerken, olay gününe ilişkin tüm detayları da anlattı.
Hızlı Özet Göster
- Mezdeke Dans Üçlüsü üyesi Aynur Kanbur'un 24 Mart 2016'da Şişli'deki evinin kapısı önünde silahlı saldırıya uğrayarak öldürülmesi olayında 10 yıl sonra Bülent Gündüz gözaltına alınarak cinayeti itiraf etti.
- Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, İstanbulkart kayıtları ve HTS incelemelerini kullanarak şüpheli Bülent Gündüz'ü tespit etti.
- Bülent Gündüz ifadesinde Kanbur'un dansöz olmasından rahatsız olduğunu, 2014-2015'te adresini tespit ettiğini ve olay günü kargo görevlisi süsü vererek kapıyı açtırdığını söyledi.
- Gündüz, Kanbur ile tartışma yaşandığını, 9 milimetrelik el yapımı tabancayla 3-4 el ateş ettiğini ve silahı birkaç gün sonra Emirgan-Kanlıca hattında tekneden denize attığını anlattı.
- 9 Haziran 2026'da düzenlenen operasyonda Fazlı Kar, Serdar Kar ve Bülent Gündüz gözaltına alınırken, Gündüz diğer şüphelilerin cinayete karışmadığını savundu.
24 Mart 2016 günü saat 20.05 sıralarında Şişli Fulya Mahallesi Mehmetçik Caddesi Narçiçeği Sokak'ta bulunan evinin giriş kapısı önünde silahlı saldırıya uğrayan Aynur Kanbur hayatını kaybetti. Olay yerinde bulunan boş kovanlar yıllar boyunca herhangi bir silahla eşleştirilemedi ve dosya faili meçhul olarak kaldı.
Kamuoyunda 1990'lı yıllarda Mezdeke Dans Üçlüsü'nün üyelerinden biri olarak tanınan Kanbur'un öldürülmesine ilişkin soruşturma, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden ele alındı.
Haberde yer alan fotoğraflar Takvim Foto Arşiv'den alınmıştır
AKBİL HAREKETLERİ DOSYAYI AYDINLATTI
Soruşturma kapsamında gelişen teknoloji ve yeni analiz yöntemleri kullanılarak olay gününe ilişkin toplu ulaşım kayıtları detaylı şekilde incelendi. Yapılan çalışmalarda, cinayet günü metrobüs kullanan şüpheliye ait İstanbulkart hareketleri tespit edildi.
Bu inceleme sonucunda şüphelinin Bülent Gündüz olduğu belirlendi. Devam eden araştırmalarda Gündüz'ün olay öncesinde telefonunu kapattığı, olayın ardından da telefonunu ertesi gün öğlene kadar açmadığı ortaya çıkarıldı.
Ayrıca Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar isimli şüphelilerle bağlantıları olduğu tespit edildi.
Mezdeke Aynur Kambur
2017'DE DE ŞÜPHE ÇEKMİŞLERDİ
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, 2017 yılında maktulün ablasının başvurusu üzerine akrabaları olan Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar'ın geçmiş yıllarda Kanbur'u tehdit ettikleri ve "Bizim sülaleden dansöz çıkmaz" şeklinde ifadeler kullandıkları iddia edilmişti.
Bu kapsamda yapılan HTS incelemelerinde söz konusu kişilerin telefonlarının olaydan hemen önce kapandığı ve ertesi gün öğlene kadar açılmadığı belirlenmişti. Yüksel Kar'ın ise olaydan iki gün önce ABD'ye gittiği ve aynı zaman diliminde telefonunun kapalı olduğu tespit edilmişti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek'in talimatıyla kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı, İstanbulkart kayıtları ve HTS incelemelerini kullanarak şüpheli Bülent Gündüz'ü tespit etti.
EŞ ZAMANLI OPERASYON DÜZENLENDİ
Elde edilen yeni deliller doğrultusunda 9 Haziran 2026 tarihinde Bülent Gündüz, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar'ın adreslerine yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Operasyonda üç şüpheli gözaltına alınırken, Yüksel Kar'ın ABD'de olduğu belirlendi.
Soruşturma kapsamında Bülent Gündüz'ün bir dönem Kar kardeşlere ait şirkette sigortalı olarak çalıştığı, tarafların uzaktan akraba oldukları ve ortak arazilerinin bulunduğu da tespit edildi.

CİNAYETİ İTİRAF ETTİ
Gözaltına alınan Bülent Gündüz ifadesinde cinayeti kendisinin işlediğini kabul etti.
İfadesinde olay günü Avcılar'daki evinden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy'e geldiğini anlatan Gündüz, daha sonra Aynur Kanbur'un evine gittiğini söyledi.
Kanbur'un kapıyı açmasının ardından geçmişte yaşadıkları tartışmayı yeniden gündeme getirdiğini belirten Gündüz, Kanbur'un üzerine yürüdüğünü öne sürerek yanında bulunan 9 milimetrelik el yapımı tabancayla 3-4 el ateş ettiğini anlattı.
Gündüz, olay yerinden ayrıldıktan sonra Rumelihisarı'ndaki çalıştığı restorana gittiğini, birkaç gün sonra da cinayette kullandığı silahı Emirgan-Kanlıca hattında çalışan bir tekneden denize attığını söyledi.

"DİĞER ŞÜPHELİLERİN DAHİLİ YOK"
Bülent Gündüz ifadesinde, Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar'ın cinayetin işlenmesinde herhangi bir baskı, yönlendirme veya azmettirmesinin bulunmadığını öne sürdü.
Şüpheli, "Benim olayı gerçekleştirmemde Fazlı, Serdar ya da Yüksel Kar'ın baskısı ya da azmettirmesi söz konusu değildir" diyerek diğer şüphelilerin suça iştirak etmediğini savundu.
Böylece 10 yıldır faili meçhul olarak kalan Aynur Kanbur cinayeti, yürütülen yeni soruşturma ve elde edilen dijital deliller sayesinde aydınlatılmış oldu.
Takvim.com.tr, 10 yıl sonra çözülen Aynur Kanbur cinayetine ilişkin soruşturma dosyası ve şüpheli Bülent Gündüz'ün ifadesine ulaştı. İfadede cinayetin planlanma sürecinden olay gününe, silahın nasıl kullanıldığından şüphelilerle ilişkilerine kadar dikkat çeken detaylar yer aldı. İşte Bülent Gündüz'ün soruşturma dosyasına giren ifadeleri ve yöneltilen sorulara verdiği yanıtlar...

Şüpheli bülent Gündüz'e soruldu:
Aynur Kanbur'u öldürdüğünüz iddiasıyla gözaltına alındınız. Olaya ilişkin anlatımınız nedir?
Bülent Gündüz:
"Olay günü Avcılar'daki evimden çıkarak metrobüsle Mecidiyeköy'e geldim. Ardından yaya olarak Aynur Kanbur'un evine gittim. Kapının zilini çaldım. Megafondan kim olduğumu sordu. Kendisine "Paketiniz var" dedim. Beni kargo görevlisi sanarak kapıyı açtı. Binaya girdim ve dairesinin önüne yöneldim. O sırada kapıya geldi. Daha önce 2008 veya 2009 yılında yaşadığımız tartışmayı yeniden hatırlatarak ailemizin itibarını zedelediğini söyledim. Kendisiyle tartışmaya başladık. Bana küfür ederek üzerime yürüdü. Bunun üzerine belimde taşıdığım 9 milimetrelik el yapımı tabancayı çıkararak gövdesine doğru 3-4 el ateş ettim. Yere yığıldığını görünce olay yerinden ayrıldım. Daha sonra çalıştığım Rumelihisarı'ndaki Lokma Restoran'a gittim. Olaydan birkaç gün sonra da kullandığım silahı Emirgan-Kanlıca seferi yapan bir tekneden denize attım."
Şüpheliye soruldu:
Aynur Kanbur'un adresini nasıl öğrendiniz?
Bülent Gündüz:
Cezaevinde bulunduğum dönemde televizyonlarda gördüğüm Aynur Kanbur'un oryantal dans yapmasından rahatsızlık duyuyordum. Bu konuyu kafama takmıştım. Cezaevinden çıktıktan sonra 2014 veya 2015 yılında Beşiktaş'ta tesadüfen karşılaştım. Kendisini takip ederek evinin yerini öğrendim. Adresini öğrendikten sonra birkaç kez gidip çevresini gözledim ancak kendisiyle konuşmadım.
Şüphelinin ifadesine takvim.com.tr ulaştı
Şüpheliye soruldu:
Olay günü telefonunuzu kapattınız mı?
Bülent Gündüz:
"İlk etapta hatırlamadığımı söyledim. Ancak daha sonra görüntüler gösterildiğinde, olayı gerçekleştirmeye giderken telefonumdaki hattı çıkardığımı hatırladım. Bunu kimsenin yönlendirmesiyle yapmadım. Olayın tespit edilmesini engellemek amacıyla hattımı çıkardım."
Şüpheliye soruldu:
Kamera görüntülerindeki kişi siz misiniz?
Bülent Gündüz:
"Evet. Avukatım huzurunda izletilen görüntülerdeki kişi benim. Olay yerine giderken kaydedilen görüntüler bana aittir. Görüntülerde üzerimde mavi renkli, iç kısmı yeşil astarlı polar mont bulunuyordu."

Şüpheliye soruldu:
Kar ailesinin üyeleri Fazlı Kar, Serdar Kar ve Yüksel Kar sizi yönlendirdi mi?
Bülent Gündüz:
"Hayır. Benim olayı gerçekleştirmemde Fazlı Kar, Serdar Kar veya Yüksel Kar'ın herhangi bir baskısı, yönlendirmesi ya da azmettirmesi söz konusu değildir. Olayı tek başıma gerçekleştirdim. Arazi meselesiyle de ilgim yoktur."
Şüpheliye soruldu:
Olayın sebebi aile içi miras ve arazi anlaşmazlığı mıydı?
BÜLENT GÜNDÜZ:
"Hayır. Ev yakılması veya aileler arasındaki eski husumetlere ilişkin bilgim yoktur. Kimse beni bu konuda yönlendirmedi. Olayı tek başıma yaptım."

Şüpheliye soruldu:
Cinayeti bugüne kadar herhangi birine anlattınız mı?
Bülent Gündüz:
"Hayır. Eşimin dahi olaydan haberi yoktu. Kimseye anlatmadım. Polislerin bir gün geleceğini düşünüyordum. Sürekli tedirgindim. Çocuklarım büyüyüp kendi ayakları üzerinde durduktan sonra gidip itirafta bulunmayı düşünüyordum."
Şüpheliye soruldu:
Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?
Bülent Gündüz:
"Pişmanım. Ekleyecek başka bir şeyim yoktur."