Başkan Erdoğan'dan tarihi kabul: Demokrasi şehitlerinin aileleri ilk kez Dolmabahçe'de bir araya geldi
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin 66'ncı yıldönümünde, Yassıada zulmüne uğrayan demokrasi şehitleri Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan ile Celal Bayar ve Namık Gedik'in ailelerini Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. Tarihte ilk kez gerçekleşen bu resmi kabulde, aileler Başkan Erdoğan'a 17 Eylül 2000 tarihinde anıt mezar ziyareti sırasında şeref defterine yazdığı tarihi mesajı takdim etti. Kabulün ardından ortak açıklama yapan aile temsilcileri, ilk kez böylesi bir kabulle onurlandırıldıklarını belirterek, merhum liderlerin vizyonunun bugün de güçlü şekilde sürdüğünü ifade etti.
Giriş Tarihi:
Hızlı Özet Göster
- Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs darbesinin yıldönümünde Adnan Menderes ve arkadaşlarının ailelerini Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti.
- Görüşmeye Menderes, Zorlu, Polatkan ve Bayar gibi isimlerin torunları katıldı.
- Aileler, Erdoğan'a 17 Eylül 2000'deki anıt mezar ziyaretinde yazdığı mesajın metnini takdim etti.
- Ziyaret, milli irade ve demokrasi hafızası açısından sembolik bir anlam taşıyor.
- Aileler, Erdoğan tarafından kabul edilmekten onur duyduklarını belirtti.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs 1960 darbesinin yıldönümünde büyük zulümlere uğrayan demokrasi şehitlerinin ailelerini kabul etti. Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleşen ziyarette; Menderes'in torunu Işık Menderes, Zorlu'nun torunu Fatin Rüştü Yener, Polatkan'ın torunu Hasan Polatkan Atlı, Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın (idam kararı verildi ancak yaşı nedeniyle uygulanmadı) torunu Prof. Dr. Emine Gürsoy Naskali ile İçişleri Bakanı Namık Gedik'in torunu Namık Gedik yer aldı. Darbenin 66'ncı yıldönümü gerçekleşen görüşme, "milli irade ve demokrasi hafızası" açısından sembolik bir anlam taşıyor.
Sabah'tan Muhammed Uzun'un haberine göre; 17 Eylül 2000 tarihinde demokrasi şehitlerinin anıt mezarını ziyareti sırasında şeref defterine yazdığı mesajın metni, aileler tarafından Erdoğan'a takdim edildi.
Sabah'tan Muhammed Uzun'un haberine göre; 17 Eylül 2000 tarihinde demokrasi şehitlerinin anıt mezarını ziyareti sırasında şeref defterine yazdığı mesajın metni, aileler tarafından Erdoğan'a takdim edildi.
Başkan Recep Tayyip Erdoğan, 27 Mayıs darbesinin yıldönümünde Adnan Menderes ve arkadaşlarının ailelerini Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul etti. (Fotoğraflar Takvim Foto Arşiv, AA ve sosyal medyadan alınmıştır.)UTANÇ LEKESİNİ ERDOĞAN SİLDİ
Demokrasinin kara lekesi, daha sonra alınan kararlar ile ortadan kaldırılmaya çalışıldı. Önce Yassıada yargılamaları tüm sonuçlarıyla yok hükmünde sayıldı. Sonrasında Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ın acı dolu günler yaşadıkları "Yassıada", "Demokrasi ve Özgürlükler Adası" olarak yeniden düzenlendi. Böylece genç kuşakların tarihi hafızaya sahip olması, demokrasi için ödenen bedelleri unutmamaları hedeflendi. Bu üç demokrasi şehidinin İmralı'da bulunan mezarları, 17 Eylül 1990 tarihinde İstanbul Vatan Caddesi'ndeki anıt mezara taşındı.

VESAYETÇİ CHP ZİHNİYETİ DARBENİN YOLUNA TAŞ DÖŞEDİ
Türkiye, tek parti iktidarının millete yaslanmayan uygulamaları ve yılgınlığı içinde "Yeter, Söz Milletindir!" diyerek 1950'de Demokrat Parti'yi (DP) işbaşına getirdi ve üç seçim üst üste iktidarda tuttu. Ancak demokrasiyi hazmedemeyen "CHP + Ordu + Medya" formülü, ilk kez 1960 yılında organize bir şekilde işletildi. Gerek sivil kuvvetler gerekse dış odaklar DP'ye karşı birleşti. Ve Türkiye, 27 Mayıs sabahına bir utançla, yani darbeyle uyandı. Köpek ve Bebek Davaları gibi uyduruk davalar; "düşkünler" diyerek itibarlarını ayaklar altına alan kurgu filmler çekmeler; demokrasi mücadelesini küçümseyen beyanlar ve sonraki yıllarda siyaset yapacakların gözünü korkutmaya dönük kararlar döneme damgasını vurdu.
Turgut Özal başta olmak üzere Türkiye'de siyaset yapanlar her zaman, "Siyaset adamının bir bayramlık, bir de idamlık gömleği vardır. Bu işe girerken bunu biliyordum" sözlerini kullandı. 2013'teki Gezi olaylarının yıldönümüne denk düşen her 27 Mayıs'ta vatandaşların "Astınız: Menderes... Zehirlediniz: Özal... Yedirmeyiz: Erdoğan" pankartları zihinlere kazındı.

MİLLETİME EBEDİ SAADETLER DİLERİM
Menderes, 17 Eylül 1961 Pazar günü saat 13.21'de üzerine beyaz gömlek giydirilerek idam edildi. Kelime-i şehadet getirerek idam sehpasına yürüyen Menderes'in son sözleri, "Kırgınlığım yok. Hayata veda etmek üzere olduğum şu anda devletim ve milletime ebedi saadetler dilerim. Bu anda karımı ve çocuklarımı şefkatle anıyorum" oldu.
Polatkan ve Zorlu ise 16 Eylül 1961 tarihinde idam edildi. Zorlu'nun son sözü "Memlekete hizmet ettim, arkama bakmıyorum. Çocuklarımı koruyun. Beni siz asmayın, ben sandalyeyi tekmelerim" olurken Polatkan, "Suçsuzum. Milletime, vatanıma hizmetten başka bir şey yapmadım. Karımı ve çocuklarımı Allah'a emanet ediyorum" oldu.

İDAM İPİNİN PARASI BİLE AİLELERE ÖDETİLDİ
Demokrasi şehitlerinin geride kalan aileleri de onlarca yıl maddi, hukuki ve psikolojik zulümlere mahkûm edildi. Yargılamalar sürerken liderlerin ve ailelerinin banka hesapları donduruldu, mal varlıklarına el konuldu. Aileler evlerine ekmek alamayacak kadar derin bir yoksulluğa itildi.
Lojmanlardan gece yarısı dışarı atıldılar; yeni evlerinin elektrik ve su hatları kesildi. Belki de en büyük zulüm; idamlarda kullanılan kınnap (ip) parası, cellat ücreti ve eşyaların nakliye masraflarını içeren faturaların resmi olarak ailelerden tahsil edilmesi oldu. İdamların ardından cenazelerin ailelere teslim edilmeyip İmralı Adası'na gizlice gömülmeleri yetmiyormuş gibi, mezar ziyaretleri de uzun yıllar yasaklandı.

ONUR DUYDUK
Menderes ve arkadaşlarının aileleri, Başkan Erdoğan'la görüştükten sonra yaptıkları açıklamada "Türk demokrasi tarihine damga vurmuş merhum devlet ve siyaset adamlarının aile temsilcileri olarak ilk kez Sayın Erdoğan tarafından Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde kabul edilmekten onur duyuyoruz. Görüşmemizde dönemin devlet adamlarının aziz hatıraları yâd edilmiştir. Merhum devlet adamlarımızın temsil ettiği demokrasi ve kalkınma anlayışının Türk siyasi hayatında bıraktığı etkinin bugün de güçlü şekilde hissedildiğini görüyoruz" denildi.
Dilek Demir Takvim.com.tr Güncel