Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"

NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, AA Analiz için kaleme aldığı makalede küresel düzenin içinde bulunduğu varoluş krizini değerlendirdi. Sömürgeciliğin 1960’lı yıllarda kapanmış bir sayfa olmadığını, yeni biçimler edinerek varlığını sürdürdüğünü vurgulayan Albayrak, Batı merkezli üstünlük anlayışının terk edilerek insan onurunu merkeze alan yeni uzlaşı inşa edilmesi gerektiğini vurguladı. İsrail’in 7 Ekim sonrası Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımın mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve siyasi meşruiyetini derinden sarstığına dikkati çeken Albayrak, çözümün ırksal ayrımları aşmaktan geçtiğini belirtti. Bilginin üretim süreçlerindeki tek merkezli hegemonyanın insanlığı yabancılaşma krizine sürüklediğini ifade eden Esra Albayrak, kadim epistemik merkezlerin yeniden canlandırılması gerektiğini söyledi. Albayrak, “beyaz adamın yükü” söyleminin yerine “insanın yükü” kavramının benimsenmesi gerektiğine dikkat çekerek, 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul’da düzenlenecek Dünya Dekolonizasyon Forumu’nun bu yeni uzlaşı arayışına zemin oluşturacağını kaydetti.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"
ai haber özet Hızlı Özet Göster
  • NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul Atatürk Kültür Merkezi'nde Dünya Dekolonizasyon Forumu düzenleneceğini duyurdu.
  • Albayrak, Gazze'de yaşanan soykırımın mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve siyasi meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirdiğini belirtti.
  • Albayrak, sömürgeciliğin 1960'lı yıllarda kapanmış bir sayfa olmadığını, yeni biçimler edinerek varlığını sürdüren bir yapı olduğunu ifade etti.
  • Forumda Afrika, Güney Asya, Latin Amerika, Orta Doğu ve Batı'dan akademisyenler, entelektüeller ve aktivistler bir araya gelecek ve 70'in üzerinde akademik bildiri sunulacak.
  • Albayrak, bilginin üretim ve dolaşım süreçlerinin tek bir merkezin hegemonyasında şekillenmesinin oluşturduğu epistemik kibrin insanlığı yabancılaşma ve anlam krizine sürüklediğini vurguladı.

İnsanlığın kendini yeniden tanımladığı, küresel düzenin değerlerden uzaklaşarak derin bir varoluş krizine sürüklendiği günümüz dünyasında, sömürgecilik tartışmalarına yönelik çarpıcı değerlendirme geldi. NUN Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Esra Albayrak, AA Analiz için kaleme aldığı makalede, sömürgeciliğin tarihi seyrine ve yeni uzlaşının şartlarına vurgu yaptı. Esra Albayrak, insanlığı 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek Dünya Dekolonizasyon Forumu'na davet etti.

SÖMÜRGECİLİK SAYFASI KAPANMADI

Dünyanın içinden geçtiği sürece bakıldığında insanların ve toplumların dünyayı anlamlandırma biçimlerini yeniden tanımlamak istediği önemli bir kırılma noktasında bulunulduğunu belirten Dr. Esra Albayrak, "Bu yeniden konumlanma sürecinin kapsayıcı bir uzlaşı üzerinden mi yoksa derinleşen çatışmalar üzerinden mi şekilleneceği sosyal bilimciler olarak üzerinde hassasiyetle durmamız ve ortak bir yol haritası geliştirmemiz gereken temel meselelerden biridir." dedi.

Bir sosyal bilimci, bir eğitimci ve bir anne olarak insanlığın geleceği için bugün gösterilen tavrın çocuklara bırakılacak zihni ve manevi miras adına önemli olduğunu vurgulayan Albayrak, "İnsanlığın daha adil bir dünya arayışına uzlaşı yaklaşımının yön vermesi gerektiğine inanıyorum. İnsanlığın onurunu önceleyen bir uzlaşı inşa etmek, salt siyasi bir tercih değil ahlaki bir sorumluluktur." ifadelerini kullandı.

Bilginin üretim süreçlerindeki tek merkezli hegemonyanın insanlığı yabancılaşma krizine sürüklediğini ifade eden Dr. Esra Albayrak, kadim epistemik merkezlerin yeniden canlandırılması gerektiğini paylaştı.

GAZZE SOYKIRIMI DERİN SORGUYU DOĞURDU

Hakim uluslararası düzenin değerlerden yoksun üstünlük anlayışının insanlığı varoluşsal bir krize sürüklediğini aktaran Albayrak, tarih boyunca ilkel ve uygar ayrımı üzerinden her türlü gayriinsani muamelenin meşrulaştırıldığını bildirdi. Albayrak, "7 Ekim ve sonrasında Gazze'de yaşanan soykırım insanlığın yaralı hafızasını yeniden gün yüzüne çıkarmış, mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve siyasi meşruiyetine yönelik derin bir sorgulamayı beraberinde getirmiştir." sözlerini sarf etti

İsrail’in 7 Ekim sonrası Gazze’de gerçekleştirdiği soykırımın mevcut uluslararası sistemin ahlaki ve siyasi meşruiyetini derinden sarstığına dikkati çeken Albayrak, çözümün ırksal ayrımları aşmaktan geçtiğini belirtti.

DAHA ADİL BİR HAYAT MÜMKÜN

Sömürgeciliğin 1960'lı yıllarda kapanmış bir sayfa olmadığını, yeni biçimler edinerek varlığını sürdüren bir yapı olduğunu dile getiren Albayrak, "Dünyada yıllardır postkolonyal çalışmalar başlığı altında yürütülen akademik çalışmalar, sömürgeciliğin farklı biçimlerde yeniden üretildiği küresel yapıyı esaslı biçimde çözümlemekten hala uzak görünüyor. Tam da bu noktada dekolonizasyonu, sömürge zihniyetinden özgürleşmenin ve daha özgün, daha adil bir yaşam tahayyülü kurmanın imkanı olarak yeniden düşünmek mümkün olabilir mi?" değerlendirmesini paylaştı.

"BEYAZ ADAMIN YÜKÜ" YERİNE "İNSANIN YÜKÜ"

Beyaz adamın yükü söyleminin zihinsel arka planının 19. yüzyıl Avrupa düşüncesinde zirveye ulaştığını anlatan Albayrak, çarpıcı açıklamalarda bulunarak şunları kaydetti:

"Malthus, toplumu kıt kaynaklar üzerinden işleyen bir sözleşme alanı olarak kavramsallaştırdı; Darwin buradan en uygun olanın hayatta kalması fikrini geliştirdi; Darwin'in kuzeni Galton bunu öjeniye taşıdı, insanları üstün ve aşağı genetik kategorilere ayırdı. Sosyojeni kavramıyla toplumlar, ilkel ya da uygar olarak sıralandı. Sosyoloji modern toplumların bilimi, antropoloji ilkel toplumların bilimi olarak tanımlandı. Böylece bilim, sömürgeleştirmeyi meşrulaştıran bir araca dönüştürüldü. Rudyard Kipling'in beyaz adamın yükü ifadesiyle ahlaki meşruiyet yüklediği bu süreçte sözde üstün olanın aşağı olanı yükseltme yükümlülüğü, vazgeçilemez bir sorumluluk olarak görüldü."

Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"-4

20. yüzyılın bu anlayışın izlerini taşımaya devam ettiğini belirten Albayrak, "Sömürgecilik karşıtı hareketler yayılsa ve sömürgeler bağımsızlıklarını kazansa da sömürgeci zihniyet, türlü biçimlerle dünya düzenini şekillendirmeye devam etti. Dekolonyal söylem, bu çerçeveyi haklı olarak sorguladı ve hatta çoğu zaman tersini önerdi: Sömürgeleştirilenin elinden alınanı geri kazanma yükü olduğunu ileri sürdü ama bir şeyi tersine çevirmek, onu aşmak değildir. Siyah adamın yükü demek, ne kadar eleştirel olursa olsun, yıkılmak istenen hiyerarşinin mimarisinin içinde kalmaya devam etmek demektir. Siyah-beyaz, Doğu-Batı, ilkel-uygar ikilemleri, hiçbir zaman dünyanın hakkaniyetli bir tasviri değildi, bilakis dünyaya dayatılmış dikotomilerdi." diye konuştu.

Batı sömürgeciliğinin bariz göstergesi günümüzde Afrika kıtasında kendisini baştan sona hissettiriyor. (Fotoğraf: AA)

İSLAM'DA İNSAN DOKUNULMAZDIR

Olması gerekenin bu mantığın tersine çevrilmesi değil terk edilmesi olduğunun altını çizen Albayrak, "Siyah ya da beyaz adamın yükünü değil insanın yükünü merkeze almalıyız. Meseleye ırksal ya da medeniyetsel bir kategori olarak değil daha temel bir iddiadan doğan ortak sorumluluk olarak bakmalıyız. Pek çok evrensel inanç ve medeniyet öğretisinin benimsediği üzere insan olarak var olmak, diğer nitelikleri göze almaksızın değerlidir ve saygıya layıktır. Nitekim İslam dini insanı dokunulmazlığa sahip bir varlık olarak tanımlar ve her koşulda haklarının korunmasını temel bir prensip olarak benimser." dedi.

Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"-5

EZİLEN DÜNYANIN HAKKINI İADE MÜMKÜN

Evrensel insan anlayışını samimiyetle benimsemenin sömürüyü ilk andan itibaren reddeden davranışsal bir değere dönüştüğünü vurgulayan Albayrak, "Oysa artık net şekilde görüyoruz ki 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren küreselleşen insan hakları söylemi, tüm gösterişli önermelerine rağmen beyaz adamın yükü retoriğinden öteye geçemedi hatta sömürünün ve ötekini terbiye etmenin bir aracına dönüştürüldü. O halde Batı merkezli ve ağırlıklı olarak Batı lehine üretilmiş söylemleri aşarak insanın dokunulmazlığı ve onurunu söylemin ve hayatın merkezine oturtmanın yollarını aramak zorundayız. Böylece hem ezilen dünyanın hakkını iade etmek mümkün olabilir hem sömürenin engelleyemediği asıl yükü olan efendilik kompleksinden arınması sağlanabilir." ifadelerini kullandı.

"EPİSTEMİK KİBİR" VURGUSU

Tek merkezli ve üstünlükçü perspektifle şekillenen günümüz bilgi ekosisteminin dekolonizasyon bağlamında öncelikle yüzleşilmesi gereken alanların başında geldiğini bildiren Albayrak, "Bilginin üretim ve dolaşım süreçlerinin tek bir merkezin hegemonyasında şekillenmesinin oluşturduğu epistemik kibir, bugün insanlığın içine sürüklendiği yabancılaşma ve anlam krizinin asli sorumlularından biridir." değerlendirmesini yaptı.

YENİ DÜNYANIN KONUM ARAYIŞINDA İKİ SORU

Epistemik kibre karşı Batı akademik dünyası içinde yükselen entelektüel itirazlar bulunduğunu hatırlatan Albayrak, "Frantz Fanon, sömürge şiddetini psikanalitik bir keskinlikle ifşa ederken Edward Said, Doğu'nun coğrafi ve kavramsal bir olgu olarak nasıl bir bilgi matrisi içinde kurgulandığını gösterdi. Talal Asad Batı'nın evrensellik iddiasının üzerine inşa edildiği epistemik şiddeti sorguladı. Bu eleştirel damar, dekolonyal düşüncenin hem beslendiği hem hesaplaşmaya devam ettiği bir gelenektir ve bu gelenek bize şu soruları soruyor: Bilgiyi kimin için, hangi amaçla üretiyoruz? Kendimizi, coğrafyamızı ve dünyayı hangi bilgi gelenekleri üzerinden anlamlandırıyor ya da anlamlandıramıyoruz? Bilgi, güç üretiminin bir aracı mı yoksa hakikat ve anlam arayışının zemini mi? Bu sorulara vereceğimiz yanıtlar, yeni dünya düzeninde nasıl bir konum alacağımızı belirleyecektir." aktarımında bulundu.

Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"-6

BİLGİNİN VİCDANINDA YENİ UFUKLAR

Bilgiyle ilişkiyi anlam ve hakikat üzerinden kuran bilgi geleneklerinin insanlığın onurunu ve dayanışmasını daha güçlü biçimde koruyacağını dile getiren Albayrak, "Bugün dünyanın saygın üniversitelerinin, bilgi üreten ve uluslararası hukuku temsil eden kurumlarının mevcut krizlerin ve haksız düzenin inşasındaki rollerini ve hegemonik epistemik güçlerini sorgulamak zorundayız. Bu minvalde akademi ve bilginin vicdanı olarak kadim epistemik merkezleri canlandırmak hatta yenilerini ortaya çıkarmak ve yönümüzü yeni ufuklara çevirmemiz gerekiyor." dedi.

İNŞA MERKEZİ İSTANBUL

İstanbul'un bu tartışmada yalnızca bir ev sahibi değil tarihi konumu itibarıyla özgün perspektif taşıyan bir aktör olduğunu belirten Albayrak, "Dünya ticaretinin, kültürün ve siyasetin binlerce yıldır kesişim noktası İstanbul, yeni dünya düzeninde insanlığın onurunu, epistemik adaleti ve çok kültürlü toplumsal yaşam imkanını önceleyen bir uzlaşı için güvenilir bir zemin sunabilir. Bu uzlaşı, iyi niyetli bir pasif direniş ile yetinmemeli, tek merkezli hakim sistemin dayatmalarına güçlü bir itirazı ve hesap sorma öz güvenini inşa etmelidir." diye konuştu.

Dr. Esra Albayrak’tan insanlığın onurunu önceleyen yeni dünya çağrısı | "Batı’nın epistemik kibrine karşı ortak sorumluluk"-7

HAYDİ DEKOLONİZASYON FORUMU'NA

Bu zemin üzerinde yükselecek Dünya Dekolonizasyon Forumu'nun 11-12 Mayıs tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirileceğini duyuran Albayrak, sözlerini şöyle tamamladı:

"Afrika'dan, Güney Asya'dan, Latin Amerika'dan, Orta Doğu'dan ve Batı'nın eleştirel geleneklerinden akademisyenler, entelektüeller ve aktivistlerin bir araya geleceği forumda 70'in üzerinde akademik bildiri sunulacak. Eş zamanlı takip edilebilecek dekolonyal sanat sergileri ve aynı hafta Atlas Sineması'nda gerçekleşecek Dekolonize Film Festivali ile katılımcılara farklı disiplinlerin nadiren aynı zeminde buluştuğu dürüst bir diyalog ortamı kurulacak. İnsanlığın mirasının tek bir hikayeye sığmayacağına inanan herkesi 11-12 Mayıs'ta Atatürk Kültür Merkezi'ne bekliyoruz."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler