DİB 24 Nisan Cuma hutbesi | Eğitimin temel taşı merhamet: Diyanet'ten gençlere mesaj
24 Nisan 2026 tarihli Cuma hutbesinde merhameti esas alan bir eğitim anlayışının önemi vurgulandı. Hutbede ilmin yalnızca bilgi edinmekten ibaret olmadığı ahlakla yoğrulmadıkça gerçek anlamını bulamayacağı ifade edildi. Gençlerin inanç ve değerlerine zarar verebilecek akımlardan korunmasının gerekliliğine dikkat çekilirken ailelere ve topluma önemli sorumluluklar hatırlatıldı. İşte DİB Cuma hutbesi tam metni...
Hızlı Özet Göster
- Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan 24 Nisan 2026 tarihli Cuma hutbesinde eğitimin İslam'daki önemi vurgulandı.
- Hutbede eğitimin sadece bilgi vermekle sınırlı olmadığı, ahlaki değerler ve karakter kazandıran kapsamlı bir süreç olduğu belirtildi.
- Türkiye genelindeki camilerde okunan hutbede şefkat temelli bir nesil yetiştirmenin gerekliliği üzerinde duruldu.
- Hutbede milli ve manevi değerlerle uyumlu bir eğitim anlayışının toplumsal sorunlara çare olabileceği ifade edildi.
- Çocukların ve gençlerin zararlı alışkanlıklardan korunması ve ahlaki değerlerle yetiştirilmesinin önemine dikkat çekildi.
24 Nisan 2026 tarihli Cuma hutbesinde Türkiye genelindeki camilerde eğitimin İslam'daki önemi ve şefkat temelli bir nesil yetiştirmenin gerekliliği vurgulandı. Diyanet tarafından hazırlanan hutbede eğitimin sadece bilgi vermekle sınırlı olmadığı aynı zamanda bireye ahlaki değerler, sorumluluk bilinci ve güçlü bir karakter kazandıran kapsamlı bir süreç olduğu ifade edildi.
Haberde kullanılan fotoğraflar Takvim.com.tr grafik servisi tarafından hazırlanmıştır.
24 NİSAN 2026 CUMA HUTBESİ TAM METNİ
MERHAMET EĞİTİMİ
Muhterem Müslümanlar!
Yüce dinimiz İslam'ın üzerinde hassasiyetle durduğu hususlardan biri de eğitimdir. Medeniyetimizde eğitim; ilimle hikmetin, bilgiyle ahlakın bir arada bulunduğu hakikat arayışı olarak görülür. İnsanı, Allah'a yaklaştıran; sevgi, saygı ve şefkat gibi faziletlerle buluşturan eğitim anlayışı benimsenir.

Dünyalık başarının yanında, kişinin; Rabbine, ailesine ve çevresine karşı sorumluluklarını yerine getirdiği eğitim bilincinin oluşması hedeflenir. Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in, "Allah'ım! Öğrettiklerinle beni faydalandır. Fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır" duası bu duruma en güzel örnektir.

Aziz Müminler!
Eğitim, ömür boyu devam eden bir süreçtir. Çünkü insan; eğitimle şekillenir. Eşyanın hikmetini ve yaratılışın gayesini eğitimle kavrayabilir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan eğitimle ayırabilir. Dinin, canın, malın, neslin ve aklın korunduğu erdemli bir toplum eğitimle inşa edilebilir. Adalet ve merhametin hâkim olduğu bir medeniyet ancak eğitimle kurulabilir.

Kıymetli Müslümanlar!
Bugün, bütün dünya, insanı insan yapan değerlerin zaafa uğradığı bir dönemden geçmektedir. Bundan kurtuluş, insanın; özüne dönmesi, vahyin yol göstericiliği, Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in güzel ahlakını örnek almasıyla mümkündür. Toplum olarak bizler de milli ve manevi değerlerimizle hemhal olmuş bir eğitim anlayışıyla, sıkıntılarımıza çare bulabilir, birbirimize umut olabilir, geleceğe daha güvenle bakabiliriz.

Zira bizler; Cenâb-ı Hakk'ın, "Rabbinin yoluna hikmetle ve güzel öğütle davet et" ayet-i kerimesini kendisine şiar edinen bir medeniyetin mensuplarıyız. Muallim olarak gönderilen, sünnet-i seniyyesi ve merhamet eğitimiyle sadece içinde yaşadığ"İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır"ı topluma değil bütün insanlığa rehberlik eden Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s)'in ümmetiyiz. hadis-i şerifi gereğince iyiliğin yeryüzündeki temsilcileri olma sorumluluğunu omuzlarında taşıyan şanlı bir ecdadın torunlarıyız.

Değerli Müslümanlar!
Bugün her birimize düşen görev; bizi biz yapan, bizi ayakta tutan değerlerimize sımsıkı sarılmaktır. Çocuklarımızı ve gençlerimizi her türlü batıl ideolojiden, sapkın akımdan, zararlı alışkanlıktan korumaya var gücümüzle gayret göstermektir. Onların zihinlerine ilmi, kalplerine imanı, hayatlarına ibadet ve ahlakı nakşetmeye daha fazla ehemmiyet vermektir.

Hutbemizi Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)'in şu duası ile bitiriyoruz: "Allah'ım! Huşû duymayan kalpten, doymayan nefisten, fayda vermeyen ilimden ve kabul olunmayan duadan sana sığınırım."
