Okul saldırıları sonrası ailelere uyarı | Çıkış yolu: Kur'an-ı Kerim, Steteskop ve Teleskop
Türkiye’yi sarsan okul saldırıları sonrası uzmanlar, çocukları suça iten dijital tehlikelere karşı aileleri "yakın takibe" çağırdı. Çocuk sağlığı üzerine toplanan 3 bin doktor, şiddetin "öldürdükçe puan kazandıran" oyunlarla normalleştiğine dikkat çekerken; çözümün gençleri karanlık yayınlardan çekip almaktan geçtiği vurgulandı. Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ise TAKVİM'de kaleme aldığı köşe yazısında sokaklarda silah tutan ellerin, yarın hayat kurtaran bir steteskop, evreni merak eden bir teleskop ya da güzel ahlakı öğreten Kur’an-ı Kerim ile buluşmasını şiddet sarmalından çıkışın tek yolu olarak gösterdi.
Hızlı Özet Göster
- Türk Pediatri Kurumu Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, Antalya'daki kongrede çocuklara yönelik şiddetin 2023'ten 2024'e yüzde 10, suça sürüklenen çocuk sayısının ise yüzde 13,3 arttığını açıkladı.
- Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan okul saldırıları sonrasında yaklaşık 3 bin doktor, çocuklara yönelik şiddet ve dijital riskleri tartıştı.
- Prof. Dr. Kasapçopur, RTÜK'ü göreve davet ederek mafya dizilerinin çekilmemesi ve dijital oyunlardaki şiddet içeriğinin denetlenmesi gerektiğini belirtti.
- Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu, ailelerin çocuklarını yakın takip etmesi, bilgisayar oyunlarını ve sosyal medya kullanımlarını denetlemesi gerektiğini vurguladı.
- Kasapçopur, siber zorbalık ve dijital platformların çocukları şiddete yönlendirdiğini, ölüm oyunları iddialarının araştırılması gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin yüreğini yakan okul saldırıları, dijital dünyanın çocuklar üzerindeki karanlık gölgesini bir kez daha en acı şekilde yüzümüze çarptı. Yaklaşık 3 bin doktorun Antalya'da yükselttiği "şiddet kartopu gibi büyüyor" feryadı, aileler için artık son uyarı niteliğinde. Sokakları ve okulları saran bu şiddet sarmalından çıkışın yolu ise çocukları ekran başındaki sahte kahramanlardan koparıp, yeniden hayatın ve ilmin gerçeğiyle buluşturmaktan geçiyor.
Önce Şanlıurfa'da, ardından Kahramanmaraş'ta yaşanan okul katliamları tüm Türkiye'yi derinden sarstı. Türk Pediatri Kurumu'nun "Umudun adı: Çocuk" çağrısıyla Antalya'da başlayan kongresine okul katliamının acısı çöktü. Çocuk sağlığını masaya yatırmak için toplanan yaklaşık 3 bin doktor, okul saldırısıyla Türkiye'de çocuklara yönelik şiddet, suça sürüklenme ve dijital riskleri yeniden tartışmaya açtı.

ŞİDDET KARTOPU GİBİ BÜYÜYOR
Sabah'tan Gül Kireklo'ya konuşan Türk Pediatri Kurumu Başkanı ve Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, "Çocuklar bu dünyanın en masum bireyleridir. Her türlü şiddetten uzak tutulmaları gerekir. Son yıllarda çocuklara yönelik şiddet ciddi biçimde artıyor. Şiddet ortamı kartopu gibi büyüyor. 2023'ten 2024'e yaklaşık yüzde 10'luk bir artış söz konusu" dedi.

Güvenlik birimlerine yansıyan verilerin endişe verici olduğunu belirten Prof. Dr. Kasapçopur, suça sürüklenen çocuk sayısındaki artışın daha dikkat çekici olduğunu ifade ederek, "Bu grupta yüzde 13,3'lük bir artış var. Mağdur çocuk sayısı yüzde 6.8 arttı" dedi.
Suç türlerine göre dağılımda ise yaralama vakalarının öne çıktığını belirten Prof. Dr. Kasapçopur, "Çocukların birbirine yönelik fiziksel şiddet uygulaması giderek artıyor ve bu şiddetin eyleme dönüşmesi çok ciddi bir sorun olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.
Şiddetin nedenleri arasında sevgisiz büyüme ortamı ve şiddetin günlük hayatın parçası haline gelmesinin bulunduğunu belirten Prof. Dr. Kasapçopur, "Birini görmezden gelmek, kötü davranmak, yoksun bırakmak da şiddettir" dedi.
MAFYA DİZİLERİ UYARUSU
Prof. Dr. Kasapçopur, "Denetimsiz olarak ortaya çıkan çocukların silahlanması durdurulmalı. Çocuklar kitapla dolaşmalıdır. Ayrıca RTÜK'ü göreve davet ediyoruz. Mafya dizileri çekilmemeli. Ayrıca dijital oyunlar da çocuklara şiddet aşılıyor. Çocuklar aldıkları canlarla oyun kazanıyor" ifadelerini kullandı.
ÇOCUKLAR DİJİTAL PLATFORMLARDA ŞİDDETİ ÖĞRENİYOR
ÇOCUKLARIN şiddeti dijital dünyada da öğrendiğine dikkat çeken Prof. Dr. Kasapçopur, sosyal medya ve siber zorbalığın önemli riskler barındırdığını belirterek, "Siber zorbalık, çocukları farklı istismar ve şiddet türleriyle karşı karşıya bırakıyor. Şiddetin öğrenildiği alanlardan biri de dijital platformlar haline geldi. Bu konuda acil önlem alınmalı" dedi.
ÖLÜM OYUNLARI İDDİASI
Dijital platformlar üzerinden çocukların şiddete yönlendirilmiş olabileceğine dair iddialara da temkinli yaklaşan Prof. Dr. Kasapçopur, "Bu konuda net bir bilgimiz yok. Ancak bu tür yapıların ve oyunların varlığına dair duyumlar bulunuyor. Bu ihtimal göz ardı edilmemeli ve mutlaka araştırılmalı" dedi.
"AİLELER EVLATLARINIZI KORUYUN"
Meseleyi TAKVİM'deki köşesine taşıyan Prof. Dr. Nihat Hatipoğlu ise ailelerin en büyük koruma kalkanı olduğunu hatırlatarak, ebeveynlere somut reçeteler sundu. Hatipoğlu, "Gençler nasıl bu noktaya geldi?" sorusuna yanıt aradıktan sonra çözüm yolunu: Kur'an-ı Kerim, Steteskop ve Teleskop olarak açıkladı.

Hatipoğlu yazısında şu ifadelere yer verdi:
"Liselerde meydana gelen elim hadiseler bütün dikkatleri genç evlatlarımıza çekti. Ne oluyor? Gençler nasıl ve neden şiddete yöneldiler?
Onları bu şiddete ve hem de onlarca gencin hayatına mal olan çılgınlığa iten ne sebepler var? Bu bir organizasyon mu yoksa başka şeyler mi tezgahlanıyor? Herkesin dikkat etmesi, üstüne düşeni yapması lazım. Birinci görev elbette ailelerindir. Evlatlarını yakın göz ve gönül hapsine almaları şarttır. Bilgisayarda hangi oyunlarla meşgul, kimlerle oturup kalkıyorlar?
Sosyal medyada kimleri, ne tür yayınları takip ediyorlar? Takip etmek lazım. Zaman zaman evlatlarınızı uyarın, dikkatlerini çekin. İnsan hayatına kıymanın, intiharın, şiddetin dinimizce büyük günah sayıldığını anlatmak lazım. Bir insanın canına kıyan, bütün insanlığı öldürmüş gibi vebal alır. Aileler evlatlarını suç ortamları konusunda uyarmalı.
Yetkililerin; tehlikeli, şiddete yönlendirici oyunları denetlemesi ve gerekirse yasaklaması lazım.
Yaşatmaya endeksli bir ahlak ve kültüre sahip olması gereken evlatlarımıza bu illet nereden bulaştı? Tez elden tespit edilip gereken adımlar atılmalıdır. Milli Eğitim ve ilgili müesseselerin müfredat konusunda yeni hamlelerde bulunması şarttır.
Yeni problemlere karşı yeni akıl ve tecrübeyle tedbir alınmalıdır. Radikal, kışkırtıcı, tahrip ve tahrif edici oluşumlara karşı bilimsel veriler de göz ardı edilmeden ahlaki ve dini uyarılarda bulunulmalıdır.
Dinin; merhamet eden, bağışlayan, yaşatan, koruyan ve kollayan dinamizmi bütün eğitim süreçlerinde mutlaka yer almalıdır. Zihin, karın, vicdan, okul ve din birlikteliği ancak bir arada bulunduğunda süreç doğru işler ve kişi doğru bir erdemle kuşandırılır. Bunlardan hiçbirisi ihmal edilmemelidir.
Okullarımızda zaman zaman görülen ve bazen mahalleye kadar sıçrayan akran zorbalığı tedavi edilmelidir. Acımasızca bir kavgayı dehşetle izliyoruz.
Büyükler büyüklük edip bu kavgayı sonlandıracaklarına, çoğu kez sürecin parçası oluyorlar. Aileler bu hususta da evlatlarını uyarmalılar. Hele de kız çocuklarının saç saça kavgaları, hiç alışık olmadığımız bir faciaya dönüşüyor. Okullar ve etrafında denetimler sıklaştırılmalıdır.
Nihat Hatipoğlu çıkışı yolunu: Kur'an-ı Kerim steteskop ve telekop olarak açıkladı
KUR'AN-I KERİM, STETESKOP VE TELESKOP
Evlatlarımız çok önemlidir. Pırıl pırıldırlar, dünyadırlar, saf ve temizler. Aman kirletilmelerine, gaddarlaşmalarına müsaade etmeyin. Bu konuları sosyolojik, psikolojik, dini ve ahlaki perspektifle düzeyli bir şekilde tartışmalıyız. Bugün silah tutan tertemiz evlatların ve hem de kendini öldüren gençlerin elinde steteskop olmalıdır. Ellerinde teleskop olmalıdır. Ellerinde Kur'an-ı Kerim ve İslam ahlakı olmalıdır. Doğru kaynaklardan alıp aktaran hikmetli; ölü düzen değil, yaşayan düzen anlayışı olmalıdır. Bir direktif ile genç insanlara 'öldür, yok et' gibi talimatlar veren oyunlar masum olamazlar. Evlatların beynini yıkayan bu yayınlar sıkı takip altına alınmalıdır. Evlatlarını kaybeden ailelere sabır, vefat eden gençlerimize ise Allah'tan rahmet dilerim. Allah tüm gençlerimizi korusun."