İstiklal Marşı 105 yaşında: Vekiller ayakta dinledi 3 kez okundu
Mehmet Akif Ersoy tarafından Türk ordusuna ithaf edilen İstiklal Marşı'nın, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilmesinin üzerinden tam 105 yıl geçti. 12 Mart 1921'de dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver tarafından kürsüde okunan ve milletvekillerince ayakta alkışlanarak "ekseriyet-i azime" ile kabul edilen marş, 105. yılında da bağımsızlık mücadelesinin en güçlü simgesi olmayı sürdürüyor.

Hızlı Özet Göster
- İstiklal Marşı, Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılarak 12 Mart 1921'de TBMM'de büyük çoğunlukla kabul edildi.
- Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Akif Ersoy'a özel müracaat ederek İstiklal Marşı yazmasını rica etti.
- İstiklal Marşı için düzenlenen yarışma, 25 Ekim 1920'de Hakimiyet-i Milliye gazetesinde ilan edildi ve güfte için 500 lira ödül konuldu.
- Mehmet Akif Ersoy, 500 liralık ödülü almayarak Darülmesai adlı vakfa bağışladı.
- İstiklal Marşı ilk kez 1 Mart 1921'de Meclis'te okundu ve milletvekilleri tarafından ayakta alkışlandı.
İstiklal Marşı'nın Meclis'te kabulünün üzerinden 105 yıl geçti. Mehmet Akif Ersoy'un "kahraman ordumuza" ithafıyla yazdığı, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin simgesi İstiklal Marşı'nın yazılış süreci ve kabulü sırasında Meclis'te yaşananlar tutanaklara yansıdı.

AA muhabirinin Osmanlıca tutanaklardan derlediği bilgiye göre, İstiklal Marşı hakkındaki yarışma, ilk kez 25 Ekim 1920'de Hakimiyet-i Milliye gazetesine verilen ilanla gündeme geldi.

"GÜFTE İÇİN 500 LİRA MÜKAFAT"
İlanda, "Maarif Vekaletinden: Milletimizin dahili harici istiklali uğrunda girişmiş olduğu mücadelatı ifade ve terennüm için bir İstiklal Marşı, müsabakaya vaz' edilmiştir. Hür ve meşgul memleketlerimizdeki bütün erbab-ı kalemi hizmete davet ederiz. İthaf olunacak asar içinden biri iki ay sonra yani 23 Kanun-ı evvel 336'da Maarif Vekaleti nezdinde bir heyet-i edebiye tarafından intihab olunacaktır. İntihab olunacak eserin yalnız güftesi için 500 lira mükafat vardır. Yine laakal 500 yüz lira tahsis edilecek olan beste için bilahare ayrıca müsabaka açılacaktır. Bütün müracaatlar Ankara'da Türkiye Büyük Millet Meclisi Maarif Vekaletine yapılacaktır." ifadeleri yer aldı.

MEHMET AKİF ERSOY'A ÖZEL MÜRACAAT
Ancak ilana çok sayıda başvuru olsa da dönemin Milli Eğitim Bakanı ve Antalya Milletvekili Hamdullah Suphi Tanrıöver, Mehmet Akif Ersoy'a İstiklal Marşı yazması konusunda ricada bulunduğunu Meclis kürsüsünden şu sözlerle duyurdu:
"Vekalet yapmış olduğu tedkikatta fevkalade kuvvetli bir şiir aramak lüzumunu hissettiği için ben şahsen Mehmed Akif Beyefendi'ye müracaat ettim. Ve kendilerinin de bir şiir yazmalarını rica ettim. Kendileri çok asil bir endişe ile tereddüt gösterdiler. Bilirsiniz ki bu şiirler için bir ikramiye vadedilmiştir halbuki bunu kendi isimlerine takrib etmek arzusunda bulunmadıklarını ve bundan çekindiklerini izhar ettiler. Ben şahsen müracaat ettim, lazım gelen tedabiri alırız ve icab eden ilanı yaparız dedim. Bu şartla büyük dini şairimiz bize fevkalade nefis bir şiir gönderdiler. Diğer altı şiirle beraber nazar-ı tedkikinize arz edeceğiz."

MECLİS'TE AYAKTA ALKIŞLANAN SATIRLAR
Tanrıöver, Ersoy ile yaptığı konuşmayı anlattıktan sonra Ersoy'un gönderdiği İstiklal Marşı'nı kürsüden okudu.
Mehmet Akif Ersoy'un Türk milletinin hürriyet mücadelesi için kaleme aldığı "İstiklal Marşı", ilk kez, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün başkanlığını yaptığı 1'inci Dönem 2'nci Yasama Yılı'nın ilk çalışma günü olan 1 Mart 1921'deki birleşimde milletvekillerinin takdirine sunuldu.
İstiklal Marşı ilk okunduğu tarihten 11 gün sonra, 12 Mart 1921'de yeniden Meclis gündemine geldi. Tanrıöver, Kurtuluş Savaşı'nın uzun süredir devam ettiğini söyleyerek, bunu ifade etmek üzere yazılmış olan şiirlerin ne kadar erken kabul edilirse o kadar faydalı olacağını söyledi.

BÜYÜK ÇOĞUNLUKLA KABUL VE "İNŞALLAH" SEDALARI
Görüşmelerde, İstiklal Marşı'nın Meclis'te mi kabul edileceği yoksa başka bir seçici heyetin mi görevlendirileceği de tartışıldı. Milletvekillerinin çoğunluğu, kararı Meclis'in vermesi gerektiği görüşünü paylaştı.
Ardından İstiklal Marşı için konulan ödül nedeniyle bazı milletvekilleri eleştirilerini dile getirdi. Tanrıöver, eleştiriler üzerine, şairlerin para ödülü nedeniyle şiirlerini göndermediğini, yıllardır ülkenin durumunu anlatan şiirler yazdığını belirtti.

12 Mart'ta Meclis'te İstiklal Marşı üzerine görüşmeler devam etti. Kimi milletvekilleri İstiklal Marşı seçimi için erken olduğunu, ülkenin koşullarının buna uygun olmadığını ifade etti. Çankırı Milletvekili Mehmed Tevfik Durlanık, "Eğer tercih lazım geliyorsa Akif Bey'in şiiri gayet güzel yazılmıştır." görüşünü dile getirdi.
Konuşmaların ardından çok sayıda milletvekili, Mehmet Akif Ersoy'a ait İstiklal Marşı'nın kabulünü teklif etti. Reisi Sani (Meclis'in ikinci başkanı) Adnan Adıvar, İstiklal Marşı'nı oylamaya sundu ve İstiklal Marşı, "ekseriyet-i azime (büyük çoğunluk)" ile kabul edildi.

Kırşehir Milletvekili Ahmed Müfid Kurutluoğlu, Tanrıöver'in, İstiklal Marşı'nı bir kez daha kürsüden okumasını istedi.
Konya Milletvekili Refik Koraltan ise "Milletin ruhuna tercüman olan işbu İstiklal Marşı'nın ayakta okunmasını teklif ediyorum." dedi. Bunun üzerine Adıvar, marş kabul edildiği için resmi bir İstiklal Marşı olarak tanındığını söyledi.
İstiklal Marşı'nın ilk okunduğu gün Tanrıöver,"Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak" satırlarını okuduğu sırada, milletvekillerinden şiddetli alkışlar yükseldi. Her bir satır sırasında büyük bir coşku yaşanırken,"Canı, cananı, bütün varımı alsın da Hüda/Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda" kısmında ise milletvekillerinden"İnşallah" sedaları yükseldi.
Mehmet Akif Ersoy, "Milletin bağımsızlık marşı para ile yazılmaz" diyerek yarışma ödülü olan 500 lirayı almamıştır. Bu meblağı, o dönem ihtiyaç sahibi kadın ve çocuklara iş öğreten Darülmesai adlı vakfa bağışlamıştır. Ayrıca Akif, "O benim değil, milletimindir" diyerek İstiklal Marşı'nı, bütün şiirlerini topladığı ünlü eseri Safahat'a dahil etmemiştir.

