Bakan Gürlek'ten İBB davası açıklaması: "Canlı yayınlanması mümkün değil"
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM'deki AK Parti grup toplantısı öncesi yaptığı açıklamada, İBB'yi soyan CHP'lilere yönelik "yolsuzluk" davasının TRT'de canlı yayınlanmasının kanunen mümkün olmadığını, bunun için kanun değişikliği yapılması gerektiğini söyledi.

Hızlı Özet Göster
- Adalet Bakanı Akın Gürlek, İBB yolsuzluk davasının TRT'de canlı yayınlanmasının mevcut mevzuatta mümkün olmadığını, bunun için kanun değişikliği gerektiğini açıkladı.
- Gürlek, mahkeme salonlarının siyaset arenası olmadığını ve siyasi şov yapılamayacağını belirtti.
- Bakan, mahkemelerde sanıklara statü ve görevlerine göre değil 'Sanık Ali, Sanık Mehmet, Sanık Ekrem' şeklinde hitap edildiğini ifade etti.
- Gürlek, mahkeme salonlarında selamlama konuşması yapmanın ve gelenlere hoş geldin denilmesinin yakışık almayacağını söyledi.
- Adalet Bakanı, mahkemelerin Türk milleti adına yargılama yaptığını ve hiçbir mahkemenin siyasi söylemlerden etkilenmeyeceğini vurguladı.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, TBMM'deki AK Parti grup toplantısı öncesi yaptığı açıklamada, İBB'yi soyan CHP'lilere yönelik"yolsuzluk" davasının TRT'de canlı yayınlanmasının kanunen mümkün olmadığını, bunun için kanun değişikliği yapılması gerektiğini söyledi.
İBB yolsuzluk davası TRT'de yayınlanacak mı? Adalet Bakanı'ndan net yanıt!
CANLI YAYIN MÜMKÜN DEĞİL
Gürlek, "Şu an mevzuatımızda canlı yayınlamasına imkan yok ama kanun değişirse meclis bu konuda takdir verirse canlı yayınlanabilir."dedi.
MAHKEMEDE SİYASİ ŞOV YAPILMAZ
Mahkemenin siyaset arenası olmadığını şov yapılmaması gerektiğini belirten Gürlek şunları söyledi:
"Şunu söylemek istiyorum. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Burada siyasi şov yapılamaz. Mahkeme salonlarında yalnızca yargılama yapılır. Burada şahısların statüleri, görevleri önemli değildir. Herkes sanık statüsündedir. Hukuki olarak sanık tabiri bu yüzden kullanılır. Mahkeme salonlarında hakim savcı hitap ederken Sanık Ali, Sanık Mehmet, Sanık Ekrem diye hitap eder. Belediye başkanım, Sayın müdürüm, bilmem ne diye hitap etmez. Bu, bunu ayrı ayrıştırmamız lazım. Burada 100, anayasamızın 138. maddesine göre mahkemeler Türk milleti adına yargılama yapar. Yargılama sürecinde kimse mahkemelere telkin, talimat, emir veremez. Bunun altını çizmek gerekiyor. Kesinlikle burada selamlama konuşması yapmak efendime söyleyeyim önce ben konuşması yapmak yoktur. Usul vardır. Usule göre her sanığın ne zaman savunma yapacağı mahkeme tarafından belirlenmiştir. Oradaki şahıs, Sanık Ekrem İmamoğlu'da mahkeme tarafından belirlenen günde savunmasını yapacaktır. Onun haricinde avukatlar söz alabilirler, usuli tartışmalarla ilgili elbette avukatlar söz isteyebilirler. Mahkeme de usuli tartışmalarla ilgili önce taraflara söz verebilirler. Ama burada kesinlikle selamlama konuşması yapmak, gelenlere hoş geldin demek bu değildir, bu yakışmaz. Bizim yargımıza da yakışmaz mahkemenin düzenine de yakışmaz. Mahkemenin düzenine düzenine karar verme yetkisi heyet başkanı mahkeme başkanına aittir. Bunu özellikle altını çizmek istiyorum. Mahkeme salonlarını yıpratmamamız lazım. Orada sadece yargılama yapılması gerekir. Orada siyasi şov yapmaya müsaade edilmez. Ben de ağır ceza başkanlığı yaptım. Çok önemli davalara bakmak nasip oldu. Burada kesinlikle hiçbir mahkeme bundan da etkilenmez. Söylemlerden de etkilenmez. Siyasi muhabbetlerden etkilenmez. Mahkeme dosyadaki delillere göre, maddi delillere göre vicdani kanat göre karar verir."

