Başkan Erdoğan'dan CHP'ye "su" ve ayarı: DSİ'nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız | Belediye sistemi mesajı

Başkan Recep Tayyip Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretleri sonrası uçakta soruları yanıtladı. Su yönetimi ve belediyecilik reformlarına ilişkin açıklamalarında CHP’li belediyeleri eleştiren Başkan Erdoğan, "Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz, belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşleri'nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız." ifadelerini kullandı. 2026’yı reform yılı olarak işaret eden Erdoğan, CHP’li belediyelerdeki yolsuzluk iddialarına dikkat çekerek, yerel yönetimlerde mali disiplinin artırılacağı ve hizmet üretmeyenlere yaptırım uygulanacağı mesajını verdi. Erdoğan CHP Genel Başkanı Özel'in deprem bölgesi üzerinden yürüttüğü operasyona da tepki gösterdi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Başkan Erdoğan'dan CHP'ye "su" ve ayarı: DSİ'nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız | Belediye sistemi mesajı
Hızlı Özet Göster
  • Başkan Erdoğan, Suudi Arabistan ve Mısır ziyaretlerinin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.
  • Deprem bölgesinde 455 bin konutun teslim edildiğini belirten Erdoğan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bölgeyle ilgili açıklamalarını eleştirdi.
  • Erdoğan, CHP'li belediyelerin su yönetimi konusundaki başarısızlığını ve yolsuzluk operasyonlarına ilişkin de konuştu.
  • Devlet Su İşleri'nin su temini konusunda çalışmalar yürüttüğünü belirten Erdoğan, su yönetiminde yeni düzenlemeler yapılacağını ifade etti.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır'a yaptığı ziyaretlerin ardından uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan CHP'li belediyelerin vatandaşı "susuz" bırakmasını ve belediyelerde kurulan yolsuzluk sistemini sert sözlerle eleştirdi.

Başkan Erdoğan Suudi Arabistan ve Mısır dönüşü gazetecilerin sorularını yanıtladı (Takvim.com.tr)

CHP Genel Başkanı Özel'in "deprem" bölgesi üzerinden yürüttüğü algı operasyonuna da tepki gösteren Erdoğan,"Anlaşılan asrın felaketinin yıl dönümü yaklaşıyor diye, deprem turistleri yine hareketlenmiş vaziyette." ifadelerini kullandı.

"455 BİN KONUT DEMEK, SIRADAN BİR ŞEY DEĞİL, KÜÇÜK BİR ÜLKE KURMAK DEMEKTİR"
SORU: İki gün sonra malum asrın felaketinin üçüncü yıl dönümü. Felaketin olduğu günden bu yana muhalefet olumsuz bir tablo sergiliyor. Son birkaç gündür deprem bölgesinde olan Özgür Özel yine aynı tutumu ortaya koydu. Üç yıl dolmadan 455 bin konut teslim ettiniz. Cuma günü de sanıyorum Osmaniye'de olacaksınız. Bu konudaki değerlendirmeleriniz nelerdir?
Anlaşılan asrın felaketinin yıl dönümü yaklaşıyor diye, deprem turistleri yine hareketlenmiş vaziyette. Gittikleri, gezdikleri yerlerde yapılanları görmezden gelmekse, en büyük maharetleri. Alemi kör, milleti sersem sanan bir muhalefet anlayışıyla karşı karşıyayız. Onlara kalsa, milletimiz hala açıktaydı. Onlara kalsa, deprem bölgesindeki insanlarımız yuvalarına kavuşmamıştı. Onlara kalsa, deprem bölgesinde derin bir insanlık dramı yaşanıyor olacaktı. Neyse ki milletimiz, yaklaşan siyasi tehlikeyi gördü ve onları kenarda tuttu. Muhalefet ilk günden itibaren "yapamazlar, bitiremezler, enkazın altında kalırlar" diyerek yaşanan felaketten rant devşirmeye kalkıştı. Yönettikleri bazı büyükşehirlerde deprem gibi büyük bir felaket yaşanmamışken, milleti bir yudum suya, temel belediyecilik hizmetlerine muhtaç edenler, yolsuzluklara, türlü çeşit hırsızlıklara kol kanat gerenler 11 ili dört başı mamur bir şekilde yeniden inşa eden bir iktidara laf söyleyebiliyor. 455 bin konut demek, sıradan bir şey değil, küçük bir ülke kurmak demektir. Bunu dünyada bizim dışımızda bu kadar kısa sürede başarabilecek ikinci bir devlet yok. Bizim yaptıklarımız gün gibi ortadadır. Bunca yıl, eser ve hizmet ürettik ve onlarla konuştuk. Muhalefetten farkımız budur. Yıllardır milletimize, ülkemizdeki muhalefet sorununu anlatamıyoruz. Alışkınız bunlara. Çünkü gerçeği göremez, hakikati söyleyemez, doğruyu duyamazlar. İnşallah Osmaniye'de bir kez daha milletimizle kucaklaşacak, onlara verdiğimiz sözleri tutmuş olmanın rahatlığıyla hasbihal edeceğiz.

(Görsel Takvim.com.tr grafik ekibi tarafından oluşturulmuştur)

"DSİ ELİYLE BU SORUNU İNŞALLAH ÇÖZECEĞİZ"
SORU: Bir Ankaralı olarak su konusundaki endişelerimizi dile getirmek isterim. Sadece ben dile getirmiyorum, Türkiye'nin de su stresi altında bir ülke olduğu vurgulanıyor. Birleşmiş Milletler'in son raporunda da dünyada su konusunda iflasa sürüklendiği, artık yağmur ve kar sularının dünya tüketimine yeterli bulunmadığı yönünde tespitler yer aldı. Sizin de bu konuda sık sık yaptığınız uyarı ve verdiğiniz mesajlar var. Acaba su yönetimiyle ilgili yeni düzenlemelere ihtiyaç var mıdır? Bu yönde adımlar atılacak mıdır? En önemlisi şehirlerde evlere yönelik suyun yönetimi yerel yönetimlerden alınabilir mi?

Öncelikle su medeniyetin, üretimin, enerjinin, kısaca yaşamın kaynağıdır. Su yönetimi konusu da tecrübe ve vizyon ister. Biz, su kaynaklarının korunması, insanımıza temiz, sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk. Yıllar yılı"Su akar Türk bakar"dediler. E ne oldu? Biz tam aksini yaptık. Ben, belediye başkanlığından geliyorum. Istranca Dağları'ndan biz suyu İstanbul'a getirdik. Belediyeyi kimden devralmıştık? O zaman malum CHP zihniyetinden devralmıştık. Istranca dağlarından 180 kilometre öteden suyu, biz İstanbul'a getirdiğimiz zaman, hepsi şok olmuştu. Biz, onunla da kalmadık. Aynı şekilde yine hattı Boğaz'dan, Boğaz'ın altından Anadolu yakasına geçirmek suretiyle Sakarya nehrinin suyunu da bir taraftan İstanbul'a getirdik. Devamlı takviyeler yaptık. Hep su kaynaklarının korunması ve insanımıza temiz sağlıklı su ulaştırmanın gayreti içinde olduk. Şimdi CHP'li belediyeler, ellerindeki suyu millete ulaştıramıyor.

Başkan Erdoğan CHP'li belediyelerin vatandaşı susuzluğa mahkum etmesini eleştirdi (Görsel Takvim.com.tr grafik ekibi tarafından oluşturulmuştur)

"VATANDAŞ BİDONLA KUYRUĞA GİRİYOR"
Geceleri bakıyorsun benim vatandaşım elinde bidonlarla gidiyor, tankerlerin kuyruğunda su bekliyor. Aramızdaki fark bu. Biz su zengini bir ülke değiliz. Bu nedenle sizin de söylediğiniz gibi su stresi, hatta sıkıntısı yaşayan bir ülkeyiz.

Öncelikle tasarrufu önemsiyoruz ve milletimizi su tasarrufuna teşvik için sürekli projeler geliştiriyoruz. Peki ne yapmamız lazım? Belediyelerimizin su temini ile ilgili yaptığı çalışma dışında bizim bir diğer kaynağımız Devlet Su İşleri'dir. Devlet Su İşleri de bu noktada harıl harıl çalışıyor. Çünkü biz, belediyelerin su temininin dışında ayrıca Devlet Su İşleri'nin de su teminiyle inşallah bu işi yoluna koyacağız.

SORU: 2026 için kapsamlı bir reform yılı tanımlaması yaptınız. Belediyelerin mali yapılarından, harcama ve borçlanmadaki denetime, merkezi idare belediye ilişkilerini yeniden çerçevelemeye varıncaya kadar da başlıklardan söz ettiniz. Sorum şu: İçeriği itibarıyla bu reformlardan bize biraz örnek, biraz başlık verebilir misiniz? Özellikle son dönemde CHP'li belediyelerle ilgili yolsuzluk iddiaları bu yaraya neşter vurmak konusunda daha teşvik edici oldu mu?
CHP'li belediyelerdeki yolsuzluk, hırsızlık, rüşvet çarkına yargımız özellikle çomak sokmuştu. Yargı şu anda bunların üzerine kararlı bir şekilde gidiyor. O süreci, bizler de milletimizle birlikte yakından takip ediyoruz. Ortaya çıkanlara baktığımızda, belediyelerin millet adına kullandıkları kaynakların denetiminde problemler yaşandığını görüyoruz.

(Görsel Takvim.com.tr grafik ekibi tarafından oluşturulmuştur)

Merkezi idare ile yerel yönetimler arasındaki o hantal, yetki çatışmalarına neden olan yapıyı bir defa modernize etmeliyiz. Düzgün işleyen, şeffaf bir sisteme kavuşmak çok önemli. Mali disiplinin artırılması, daha etkin ve verimli hizmet üretilmesi konusu, bir gereklilik halini almıştır. Şehirlerimiz bakıyorsunuz bir partinin ya da belediye başkanının yönetiminde 50 yıl ileri giderken bir başka yönetim geldiğinde aynı kaynaklarla yönetilen belediye, çağın gerisinde kalıyor. Milletin vergileriyle oluşan bütçeler, yine milletin yoluna, suyuna, parkına harcanmalı. Milletin desteğiyle gelen belediye yönetiminin, millete hizmet etmesi şarttır. Yani, sistem öyle olmalı ki; belediye başkanı ve yönetimi mutlaka çalışmak zorunda kalsın. Hizmet odaklı verimli belediyeciliği, sistem zorunlu kılsın. Bunu yapmayanlar için de müeyyideler uygulansın, tanımlansın. Bunu sağlayacak sistemi planlamalı ve hayata geçirmeliyiz."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler