CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası ertelendi: Kemal Kılıçdaroğlu mağdur Ekrem İmamoğlu şüpheli! Yine tehdit dili

CHP'nin 38’inci Olağan Kurultayı’nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla, aralarında yolsuzluk ve casusluktan tutuklu Ekrem İmamoğlu’nun da bulunduğu 12 sanığın ‘Seçim kanununa muhalefet’ suçundan yargılandığı davanın 2. duruşması görüldü. Dava kapsamında şüpheli olarak savunma yapan Ekrem İmamoğlu, tanık beyanlarını reddederek, "Bu akıl dışı beyanları kimlerin ezberlettiği, hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır. Gerçekten bu, günü geldiğinde sorgulanacaktır." diyerek tehditvari ifadeler kullandı. Dava 23 Şubat'a ertelendi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası ertelendi: Kemal Kılıçdaroğlu mağdur Ekrem İmamoğlu şüpheli! Yine tehdit dili

Cumhuriyet Halk Partisi'nin pavyon masalarına meze olduğu konuşulan, para ile delege avı yapılan şaibeli kurultayına ilişkin davada "mutlak butlan" talebi 24 Ekim'de reddedilirken istinaf süreci devam ediyor.

CEZA DAVASINDA 2. DURUŞMA
Kurultaya ilişkin ceza davasının 2. duruşması ise bugün Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinde gerçekleştirildi.

'Şaibeli Kurultay' davası 23 Şubat'a ertelendi

Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açıldı.

İddianamede, İmamoğlu'nun divan başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların'Seçim kanununa muhalefet' suçundan 3'er yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep edildi.

Özgür Özel ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşı karşıya geldiği 38. Olağan Kurultay şaibe iddialarıyla mahkemelik oldu

Ankara 26'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen 12 sanığın yargılandığı davanın 2'nci duruşmasına İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, Beşiktaş Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Rıza Akpolat ile CHP Parti Meclisi üyesi Baki Aydöner, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş ve CHP'li Özgür Çelik salonda hazır bulundu. Diğer sanıklar katılmadı.

İMAMOĞLU'NDA TEHDİT: HESAP SORULACAK!
İmamoğlu savunmasında iddiaları reddederken"Günü gelecek hesabı sorulacak" diyerek tehditte bulundu.

İmamoğlu şu iddialarda bulundu:

"Sözde tanık olarak sunulan, ancak gerçekte tanıklık vasfı bulunmayan ayrı birkaç ismin her seferinde yeniden sahneye çıkarıldığını görüyoruz. Ya şahsıma ya da mensubu olduğum partiye yönelik yeni bir iftira kurgulamakla görevlendirilmekte, aynı senaryo, aynı ezber, farklı dosya numaralarıyla dolaşıma sokulmaktadır. Bu akıl dışı beyanları kimlerin ezberlettiği, hangi odakların bu kişilere yol tarif ettiği neden sorgulanmamaktadır. Gerçekten bu, günü geldiğinde sorgulanacaktır. Bağımsız olması beklenen yüce Türk yargısının bu kişileri hiçbir maddi delille desteklenmeyen anlatılarına rağmen tanık ilan etmesi hangi hukuk anlayışıyla bağdaştırılabilir. Bakınız sayın hakim, hukuk bir ülkenin onurudur. Adaletin terazisine iftirayı, dedikoduyu ve siyasi siparişleri koymak yalnızca değerlere değil, doğrudan milletin iradesine ve demokrasimize yönelmiş çok ciddi bir saldırıdır. İddia makamının bu tür kişi ve kişilerin ifadelerini kaideye alması utanç vericidir. Yargının akıl ve izan dışı bu senaryoların figüranı haline getirilmeye çalışılması sadece bir hukuki çürüme değil, aynı zamanda toplumun adalet duygusuna karşı açıkça ciddi bir ihanettir. Milletimize ağır bedeller ödeten bu süreçte hukuku siyasetin sopası haline getiren ve buna sessiz kalan herkes, bu işin içerisinde rol alan herkesi uyarıyorum, bu suçun ortağı haline gelmeyin, yazıktır, günahtır"

"DİVAN BAŞKANLIĞINI TEKLİF EDEN KILIÇDAROĞLU'DUR"
İmamoğlu, kurultay sürecinin parti tüzüğü, ilgili mevzuat ve siyasi etik kurallar çerçevesinde şeffaf ve herkesin gözü önünde yürütüldüğünü söyleyerek, "Bu süreçte ne adaylara yönelik herhangi bir telkinim ne de iradeyi etkilemeye dönük bir tutumum söz konusu olmuştur. Divan Başkanlığı seçimin olduğu gün başlamış ve 2 gün sonra da zaten sona ermiştir. Divan başkanının görevi bellidir. Divan başkanı, kurultaydaki delegeler tarafından seçilir ve görevini yapar. Görevini yaptığı süreç içerisinde, oylama saati geldiğinde görevi seçim kuruluna devreder ve süreci seçim kurulu yönetir. Bunu özellikle siz kıymetli yargı mensupları daha da iyi bilirsiniz. Kurultay sürecinde benim kurultaya divan başkanı olarak gösterilmemi tarafıma teklif eden de önceki dönem Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'dur ve oy birliğiyle seçilerek onurlu bir görev yaptık, benim için çok kıymetlidir. Cumhuriyet Halk Partisi, mahalle kongrelerinden kurultaya kadar süreçle beraber kurultay işleyişiyle de Türkiye'de parti içi demokrasinin en üst seviyede temsil edildiği siyasi partidir. Bu yönüyle geçmişten bugüne 37 kurultay nasıl yapılmışsa, daha iyisini nasıl yapabiliriz arayışıyla kurultay icra edilmiştir ve bu kadar çekişmeli, bu kadar mücadeleci bir kurultay olmasına rağmen kurultay sürecinde en ufak bir çatışma, bir nahoş olay yaşanmamıştır. Ciddi bir saygı içerisinde 38'inci kurultayın geçirilmesi de gerçekten büyük bir başarıdır. Herkes birbirine sarılmış, birbirini tebrik etmiştir"dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun şüpheli olarak yer aldığı davada Kılıçdaroğlu mağdur olarak geçiyor

İmamoğlu,"Kurultayın ikinci turuna ilişkin olarak tarafıma atfedilen iddiaların aksine Sayın Kılıçdaroğlu ile yapılan görüşmeler, kamuoyuna da yansıdığı üzere herhangi bir çekilme yönlendirmesi içermemekte, sürecin sağduyu ve parti içi pratik teamüller çerçevesinde değerlendirilmesine ilişkin ortak bir yönetimi ifade etmektedir. Bu durum iddiaların gerçekte bir kanıt bulunmadığını açıkça ortaya koyduğu gibi, az önce ifade ettiğim gibi, gerçekten şu mahkemeyi, siz değerli yargı mensuplarını asla ve asla mecbur edemeyecek seviyesizlikte iddialar olduğunu göstermektedir. Bu iradeye gölge düşürmeye yönelik sonradan kurgulanan anlatıların ne hukuki ne de siyasi bir karşılığı vardır. Bu nedenlerle iftira ve kurgularla şekillendirilmiş, hukuki nedenlerden yoksun suçlamaları elbette şiddetle reddediyoruz. Gerçeğin karşısında hiçbir senaryonun ayakta kalma şansı yoktur."iddiasında bulundu.

ÇELİK'TEN "BOŞ DOSYA" SAVUNMASI

Özgür Çelik ise savunmasında, "'Bu yargılamanın amacı nedir ve neden buradayız' sorusunu sormak istiyorum. CHP'li olmanın suç sayıldığı bir dönemden geçiyoruz. CHP'nin Türkiye'nin birinci partisi olmasının ardından operasyonlar, davalar ve tutuklamalar başladı. Dosya içeriği boş olup iftiracı beyanlarına dayanmaktadır. Bu dava, muhalefetsiz bir Türkiye yaratılmak istenmesinin davasıdır"dedi.

Diğer sanıklar da savunmalarında suçlamaları kabul etmedi.
Sanık beyanlarının ardından söz alan Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, şikayetçi olduklarını ve katılma taleplerinin bulunduğunu söyleyerek, CHP avukatı Çağlar Çağlayan'ın mağdur tarafta olduğunu, bu yüzden Ekrem İmamoğlu'nun avukatlığını yapmasının usule uygun olmadığını söyledi.

CHP avukatı Çağlar Çağlayan da bu duruşmada Ekrem İmamoğlu'nun vekili olduğunu, bu dosya özelinde CHP avukatlığından çekildiğini belirterek, iddianamede bulunan tanık beyanlarının güvenilir olmadığını ve lehe beyan toplanmadığını söyledi.

Çağlayan, "Lütfü Savaş bu dosyada mağdur olamaz. Kendisi o dönem sadece bir kurultay delegesiydi. Nasıl zarar gördüğünü ortaya koymadı. Belediye başkanı adayı olarak belirlenip belirlenmemesi siyasidir. Katılma taleplerinin reddedilmesi gerekir." beyanında bulundu.

Çağlayan, seçim sonucunu etkilemek amacıyla dağıtıldığı iddia edilen paraların 5 Kasım tarihli olduğunu, seçim sürecinin ise 4 Kasım itibarıyla sona erdiğini anımsatarak, İmamoğlu'nun duruşmalardan vareste tutulmasını ve müvekkili hakkında tüm sanıklarla beraber beraat kararı verilmesini istedi.

CHP'nin şaibeli kurultayına ilişkin ceza davası ertelendi: Kemal Kılıçdaroğlu mağdur Ekrem İmamoğlu şüpheli! Yine tehdit dili-3

Diğer sanık avukatları da iddianamede somut delillere yer verilmediğini öne sürerek, mahkemeden, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin reddini ve müvekkillerinin beraatını talep etti.

Beyanların ardından görüşü sorulan Cumhuriyet savcısı, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin kabulünü, dinlenmeyen sanıkların huzurda dinlenmesini ve eksik hususların giderilmesini talep etti.

DURUŞMA 23 ŞUBAT'A ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme, savunmaları alınan ve duruşmadan vareste tutulmayı talep eden sanıkların taleplerinin kabulüne, duruşmaya gelmeyen sanıkların davetiye ile dava ve duruşmadan haberdar edilmesine, Lütfü Savaş'ın katılma talebinin kabulüne hükmetti.

Duruşma, 23 Şubat'a ertelendi.

BAY KEMAL MAĞDUR İMAMOĞLU ŞÜPHELİ
Peki dava süreci nasıl gelişti, neler yaşandı?
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 3 Haziran'da, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesi ve ilgili diğer mevzuat hükümlerine göre yürüttüğü soruşturmasını tamamlayarak iddianame hazırladı.

KİME KAÇ YIL CEZA İSTENİYOR
İddianamede, yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmasının ardından İBB Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik ile Baki Aydöner, Erkan Aydın, Hüseyin Yaşar, Mehmet Kılınçaslan, Metin Güzelkaya, Özgen Nama, Özgür Çelik, Rıza Akpolat ve Serhat Can Eş hakkında, Siyasi Partiler Kanunu'nun 112. maddesinde yer alan "oylamaya hile karıştırma" suçundan 1 yıldan 3'er yıla kadar hapis cezası istendi.

İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun, partinin 38. Olağan Kurultayında "Divan Başkanı" olarak görev yaptığı, İmamoğlu'nun organizesinde diğer şüphelilerin de iştirak halinde hareket ettiği belirtildi.

DELEGE AVI NASIL YAPILDI
Şüphelilerin birlikte hareket ederek atılı suçu işlediklerine işaret edilen iddianamede, şu ifadelere yer verildi:

"4-5 Kasım 2023 tarihinde Ankara Spor Salonu'nda yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayında oy kullanan bir kısım kurultay delegelerine, genel başkan adayı Özgür Özel lehine oy kullanmaları için; bir kısım delegeye para verdikleri, bir kısmına değişik il ve ilçelerde belediye başkanlığı ve belediye meclis üyeliği adaylığı teklif ve taahhüt ettikleri, bir kısım delege ve yakınlarını CHP'li belediyeler ile bu belediyelere bağlı şirket ve iştiraklerinde işe yerleştirdikleri, bir kısım delege ve yakınlarına çok sayıda market alışveriş kartları dağıttıkları, kurultayda oy kullanan bu delegelerden kullandıkları oyların fotoğrafını cep telefonlarıyla çekerek kendilerine göndermelerini istedikleri, kurultay salonunda 1. tur oylama sonucunda 2. tur oylamaya geçilmesini geciktirerek Kemal Kılıçdaroğlu'nun adaylıktan çekildiğine yönelik gerçeğe aykırı açıklamalarda bulundukları, bu şekilde kurultay delegelerinin iradelerini fesada uğratarak, genel başkan adayı Özgür Özel'in genel başkanlık seçimini kazanmasına yönelik faaliyet yaptıkları belirtilmiştir."

Başsavcılığın iddianamesinde, kurultay süreci ve sonrasında bir kısım sosyal medya hesaplarında, bazı yazılı ve görsel medya organlarında, kurultay sırasında Kılıçdaroğlu'nu destekleyen delegelerin "Özel'i desteklemeleri için birtakım menfaatler verildiği ve bazı vaatlerde bulunulduğu", söz konusu iddiaların partililerce gündeme getirildiği kaydedildi.

Söz konusu iddialar üzerine bazı milletvekilleri hakkında da soruşturma yürütüldüğü aktarılan iddianamede, bu soruşturmanın ise mevcut dosyadan tefrik edildiği aktarıldı.

İddianame, Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edildi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler