Bir yanda Trump-Şara görüşmesi diğer yanda bakanlardan üçlü zirve! 10 Mart Anlaşması ve SDG kararı
ABD Başkanı Donald Trump ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara arasında Beyaz Saray'da görüştü. 95 dakika süren görüşmenin ardından Suriye Dışişleri Bakanlığı, ABD, Suriye ve Türkiye'nin dışişleri bakanları düzeyinde ABD'de üçlü zirve gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşmelerde taraflar, 10 Mart Anlaşması’nın uygulanmasına devam etme kararı aldı. Bu çerçevede, Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) Suriye Arap Ordusu’na entegrasyonu konusu ele alındı. Amerikan tarafı ise, bölgesel istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen İsrail ile güvenlik anlaşması çabalarına tam destek verdiğini yineledi.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanı Esad Hasan Eş-Şeybani refakatinde, Suriye tarihinde bir ilk olan resmi ziyaret için Beyaz Saray'a gitti.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Fotoğraf: AFP)
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Şara'nın ABD Başkanı Donald Trump tarafından karşılandığı ve bir saatten fazla süren görüşmenin son derece dostane bir atmosferde geçtiği belirtildi.
ABD Başkanı Trump'ın, yeni Suriye yönetimine ve Suriye halkına duyduğu hayranlığı dile getirerek, ülkenin istikrarı yeniden tesis etme çabalarını övgüyle karşıladığı ifade edildi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Fotoğraf: AFP)
WASHINGTON'DA ÜÇLÜ ZİRVE
Trump'ın talimatı üzerine, iki lider arasında varılan mutabakatların uygulanması ve mekanizmalarının belirlenmesi amacıyla Dışişleri Bakanı Esad Hasan Eş-Şeybani, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın yer aldığı geniş kapsamlı bir çalışma toplantısı gerçekleştirildi.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geldi. (Fotoğraf: AFP)
10 MART ANLAŞMASI'NIN DEVAMINA KARAR VERİLDİ
Görüşmelerde taraflar, 10 Mart Anlaşması'nın uygulanmasına devam etme kararı aldı. Bu çerçevede, Suriye Demokratik Güçleri'nin (SDG) Suriye Arap Ordusu'na entegrasyonu konusu ele alındı. Amerikan tarafı ise, bölgesel istikrarı güçlendirmeyi hedefleyen İsrail ile güvenlik anlaşması çabalarına tam destek verdiğini yineledi.
Ekonomi alanında, Trump'ın ABD'nin Suriye'deki kalkınma ve yatırım çabalarına destek verdiğini vurguladığı, ayrıca Sezar Yasası kapsamındaki yaptırımların kaldırılması yönündeki adımların sürdürüleceğini ifade ettiği kaydedildi.
Açıklamanın sonunda, görüşmenin karşılıklı saygıya dayalı, ortak çıkarları yansıtan bir atmosferde geçtiği ve iki liderin Suriye-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açma iradesini güçlü bir şekilde ortaya koyduğu vurgulandı.
Hakan Fidan
BAKAN FİDAN'DAN ZİRVE SONRASI AÇIKLAMA
Fidan, Suriye, ABD ve Türkiye dışişleri bakanları olarak Şeybani ve Rubio ile üçlü görüşme de yaptıklarını kaydederek, 3 ülkenin perspektifini ve nasıl daha iyi işbirliği yapabileceklerini ele aldıklarını ifade etti.
Mayısta Antalya'da da üçlü bir görüşmeye ev sahipliği yaptıklarını hatırlatan Fidan, ikincisini gerçekleştirmiş gibi olduklarını dile getirdi.
Fidan, Barrack'ın sürekli bu konuda iletişimde bulunulabilecek bir büyükelçi olması nedeniyle çalışmaların hız ve pratiklik kazandığına dikkati çekerek, "Onun da çok yoğun bir mesaisi var, özellikle Suriye konusunda. Hem Amerikan tarafıyla Suriye tarafının ilişkilerini götürmesi hem güneyde olan sorun, İsrail'e bakan kısmı, hem kuzeyde, kuzeydoğuda bize bakan kısmı, bütün bunların hepsiyle ilgili yoğun bir mesai var. Tabii öyle bir özel temsilcinin, iyi çalıştığımız bir büyükelçinin olması da bizim için ayrıca bir tabii ki önemli, kıymetli bir şey."diye konuştu.
"TÜRKİYE OLARAK SOYKIRIMIN DURMASINI, İNSANİ YARDIMLARIN BAŞLAMASINI BİR NUMARALI ÖNCELİĞİMİZ OLARAK GÖRÜYORUZ"
Fidan, Gazze'deki ateşkes süreci ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nde (BMGK) ele alınan karar taslağına ilişkin devam eden sürecin "fevkalade önemli" olduğunu belirterek, ilan edilen kapsamlı barış anlaşmasının ilerleyen aşamalarının hayata geçmesi için böyle bir güvenlik konseyi kararı olduğuna inanan bir grup aktörün olduğunu söyledi.
"Türkiye olarak barış planının bütün aşamalarının herkesin lehine olacak şekilde hayata geçmesini ve soykırımın durmasını, insani yardımların başlamasını bir numaralı önceliğimiz olarak görüyoruz." diyen Fidan, bu konuda yöntem farklılıklarının olabileceğine dikkati çekti.
Fidan, Türkiye'nin hassasiyetinin uygulanabilir, tecrübelerinin, endişelerinin de yansıdığı bir BMGK kararının ortaya çıkması olduğunu belirterek, şu anda tartışmaların devam ettiğini, bazı taslakların olduğunu ve bunlara görüşlerini ilettiklerini, çekincelerini de söylediklerini aktardı.
Türkiye'nin BMGK üyesi olmadığını hatırlatan Fidan, konuyu yakın olan ülkelerle konuştuklarını belirterek, aynı fikirde oldukları, beraber hareket ettikleri Gazze Temas Grubu, sekiz ülkeli grup ile bir araya gelip, görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.
Fidan, 3 Kasım'da İstanbul'da yapılan Gazze konulu toplantıyı hatırlatarak, toplantıda konuya ilişkin görüş alışverişinde bulunduklarını belirterek, şunları kaydetti:
"Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta biz İstanbul'da bir ev sahipliği yapmıştık. Ağırlık olarak bu maksatla yani temas grubu ve sekiz ülke grubu olarak nasıl bir görüş oluşturmalıyız? Şu anda yürüyen süreçle ilgili nelere ihtiyaç var? Uluslararası bir kararın BMGK'dan çıkacak temel parametreleri neler olmalı? Çünkü çok farklı aktörlerin farklı perspektifleri ve öncelikleri var. Yani bunları bir araya getirmeniz biraz zor olabiliyor. Bunların hepsinin bağdaşabileceği bir metin nasıl bir metin olabilir? Tabii ki herkesi yüzde yüz tatmin etmesi mümkün değil. Yani diplomasinin, uzlaşmanın doğasında bu var zaten ama barış antlaşmasının ilerleyen aşamalarda hayata geçmesini de engelleyici bir metin olmamalı. Yani bir şey yapıyorum derken bir şeyi bozmamalı.
Bu konudaki çalışmalar devam ediyor. Şu anda sessizlik sürecine sunulmuş bir metin var. Değerlendirmelerimiz devam ediyor o konuda. Arkadaşlarımızla yakından takip ediyoruz, çalışıyoruz. Ortaklarımızla konuşuyoruz. Bugün Beyaz Saray'da gün boyu yaptığım çeşitli aktörlerle görüşmelerde de, çeşitli seviyelerde konuyla ilgili görüşlerimizi dile getirme imkanımız da oldu."
SURİYE DIŞİŞLERİNDEN AÇIKLAMA
Suriye Dışişleri Bakanlığı, Türkiye, Suriye ve ABD dışişleri bakanlarının Beyaz Saray'da düzenlenen toplantıda, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin Şam yönetimine entegrasyonunu da kapsayan 10 Mart Anlaşması'nın uygulanması için net mekanizmalar üzerinde uzlaşıldığını bildirdi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara-ABD Başkanı Donald Trump görüşmesi, Suriye'de SDG adını kullanan terör örgütü PKK/YPG'nin Şam yönetimine entegrasyonu, yaptırımların kaldırılması, ekonomik işbirliği ve Suriye-İsrail arasında öngörülen güvenlik anlaşması konularına ilişkin yazılı açıklama yaptı.
Trump ve Şara, AA
SDG VE İSRAİL KONUSU
Şara'nın Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile birlikte Beyaz Saray'a yaptığı ziyaretin "tarihte ilk kez" gerçekleştiği vurgulanan açıklamada, görüşmenin "samimi ve yapıcı bir atmosferde" geçtiği kaydedildi.
Açıklamada, görüşmede ABD Başkanı Trump'ın, "yeni Suriye liderliğine ve Suriye halkına duyduğu hayranlığı" dile getirdiği, ayrıca "ülke genelinde sağlanan kurtuluş ve istikrar kazanımları" nedeniyle takdirlerini ifade ettiği belirtildi.
Trump'ın "ABD'nin, Suriye'nin yeniden inşa ve kalkınma sürecine gerekli desteği vermeye hazır olduğunu" aktardığı vurgulanan açıklamada, Suriye ile ABD dışişleri bakanları ve Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan arasında bir çalışma toplantısı gerçekleştirildiği ifade edildi.
Çalışma toplantısının yaklaşık bir saati aştığı belirtilen açıklamada, Şara ile "Mazlum Kobani" kod adlı terörist Mazlum Abdi Şahin arasında imzalanan "10 Mart Anlaşması"nın uygulanmasının sürdürülmesine yönelik net mekanizmaların oluşturulması konusunda uzlaşıya varıldığı vurgulandı.
Açıklamada, bu çerçevede, "Kurumların (SDG ile Şam yönetimi) entegrasyonu ve ulusal güvenliğin güçlendirilmesi süreci kapsamında, Suriye Demokratik Güçleri'nin Suriye Arap Ordusu'na entegre edilmesi yönünde adım atılacak." ifadeleri yer aldı.
Ayrıca açıklamada, ABD tarafının "bölgesel istikrarı güçlendirmeyi amaçlayan İsrail ile güvenlik anlaşmasına varılması konusunda destek verdiği" aktarıldı.
Başkan Trump'ın ekonomik alanda Suriye'de kalkınma ve yatırım girişimlerine destek verdiği, ayrıca ABD'nin Sezar Yasası kapsamında uygulanan yaptırımların kaldırılması yönünde ilerleme sağlayacağına dair taahhütte bulunduğu vurgulandı.

