Batı İstanbul Vakfı'ndan Reform Vakfı'na... Ekrem İmamoğlu CHP'yi aşan siyasi bir proje mi?
İBB'ye yönelik yolsuzluk operasyonunda tutuklamalar sürerken, Ekrem İmamoğlu’nun çevresinde yıllardır örülen ve “sistem” olarak adlandırılan yapı da gün yüzüne çıktı. İBB bünyesindeki bürokratlar ve danışmanlardan oluşan bu çekirdek kadronun, kamu kaynaklarını kullanarak siyasi güç inşa etmeyi ve seçim süreçlerini yönlendirmeyi amaçladığı, itirafçıların ifadeleriyle ortaya kondu. Beylikdüzü döneminden bu yana İmamoğlu’nun en yakın isimleri Murat Ongun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz gibi isimlerin de yer aldığı bu yapı üzerinden belediye imkanlarının nasıl çıkar amaçlı ve rant odaklı kullanıldığı soruşturmanın merkezine oturdu. Sabah Gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu da sürecin yolsuzluk iddialarının ötesine geçtiğini belirterek, "İmamoğlu’nun Batı İstanbul Vakfı ve Reform Vakfı gibi sivil görünümlü yapılar aracılığıyla CHP’yi de aşan, özel formatlı bir siyasi proje kapsamında hareket ettiği" tespitini yaptı...

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik büyük yolsuzluk operasyonu Türkiye'nin gündeminden düşmüyor...
Operasyon kapsamında Ekrem İmamoğlu ile birlikte, Beylikdüzü döneminden bu yana en yakınındaki çekirdek ekipten Murat Ongun, Fatih Keleş ve Tuncay Yılmaz gibi kritik isimlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kişi tutuklandı.
İBB'DE EKO"SİSTEM" ÇARKI!
Soruşturma sürecinde elde edilen belgeler ve özellikle itirafçıların ifadeleri, İBB bünyesinde kurulan ve "SİSTEM" olarak adlandırılan bir yapının varlığını gün yüzüne çıkardı.
İtirafçılardan Eyüp Subaşı, 16 Mayıs tarihli ifadesinde "Ekrem İmamoğlu'nun danışmanları ile bu usulsüz işler içerisinde yer alan belediye bürokratları ve çalışanları 'sistem' diye tabir edilen bir oluşumun içerisindedirler. Bu oluşumun amacı, İmamoğlu'na seçim kazandırmak ve siyasi iktidar olmaktır." dedi.
İŞ YOLSUZLUĞUN ÖTESİNDE
Bu ifadelerle birlikte operasyonun yolsuzluk soruşturmasının ötesinde bir siyasi mühendislik çarkının da deşifre olmasını sağladığı görünüyor... CHP işin"siyasi" olduğunu öne sürerek kamuoyunu sokağa dökme çabasına girişse de Ertan Yıldız'dan Ali Nuhoğlu'na Ali İhsan Aktaş'a kadar pek çok kilit ismin itirafçı olarak verdiği bilgiler, söz konusu oluşumun derinliğini ve kapsamını daha da netleştirdi.
CHP'Yİ AŞAN SİYASİ PROJE
Sabah gazetesi yazarı Okan Müderissoğlu, İmamoğlu'nun siyasi pozisyonunun CHP sınırlarını aşan özel formatlı bir proje olduğuna işaret ederek çarpıcı bir analiz yaptı.
Müderrisoğlu, Beylikdüzü günlerinden itibaren oluşturulan ve sivil görünümlü yapılarla desteklenen bu "proje"nin nüvesini, 2017'de kurulan ve Ocak 2018'de resmi onay alan Batı İstanbul Vakfı'nın oluşturduğunu yazdı.
Ekrem İmamoğlu (Takvim.com.tr Arşiv)
Müderrisoğlu'nun yazısının ilgili kısmı şu şekilde:
"Biliyorsunuz, siyasi partiler arasında bayramlaşma bir "gelenek." Ancak bu kez CHP, bayramlaşma programlarına katılmıyor. Genel Başkan Özgür Özel, 19 Mart'tan bu yana gemileri yakmış görünüyor. CHP'ye bayram gelmediğini savunuyor. Bayram Namazı çıkışında bile klasik siyasi beyanlarına bir yenisini ekliyor. Siyasi yoldaşlarını korumakollama çabası ile CHP'nin kurumsal kimliğini sahiplenme gereği arasında tercihini keskinleştirmiş görünüyor. Ekrem İmamoğlu ile CHP'nin kaderini birlikte örüyor. İmamoğlu ve etrafında kemikleşen yapılar bir bir çözülürken Özgür bey, ısrarla vites yükseltmekten söz ediyor. İddialar karşısındaki itiraflar, adli soruşturma karşısındaki pişmanlıklar bu aşamada onu pek ilgilendirmiyor. Şu ya da bu şekilde zamana oynuyor, bir mucize bekliyor!

VAKIFLAR ÜZERİNDEN KADRO
Oysa Özgür beyin izlediği siyasete rağmen ortada, Beylikdüzü'ndeki günlerden itibaren, sivil görünümlü organizasyonlar kurarak gelecekteki kariyer için örgütlenmiş profesyonel bir kadro duruyor.Aslında İmamoğlu ve ekibi adeta özellikli proje olarak hazırlanıp dünden bugüne taşınıyor. Örneğin, 2017'de kurulan ve Ocak 2018'de resmi onay alan Batı İstanbul Vakfı, güncel ekibin nüvesini teşkil ediyor. Vakfın kurucusu ve onursal başkanı Ekrem İmamoğlu. Birincil amacı "kültür ve sanat çalışmalarının en nitelikli örneklerini sunmak ve aynı zamanda İstanbul'da bir platform oluşturmak..."diye devam ediyor. Yumuşak gücün en sempatik aracı olarak sanat/kültürel faaliyetler üzerinden İmamoğlu'nun çevre geliştirme, genişletme çalışmaları başlıyor. Vakfın etkinliklerine katılan veya destek sağlayanların önemli bir kısmı şimdilerde yolsuzluk iddiası içeren dosyada toplanıyor.
Temmuz 2024'te proje büyüyor, siyasi, ekonomik, sosyolojik ve diplomatik alana kayıyor. Reform Vakfı'nın kuruluşundaki isimler de artık kamuoyu için tanıdık. Vakıf, Türkiye'nin demokrasisini güçlendirme iddiası etrafında şekilleniyor, "Türkiye toplumunun! ve kanaat dünyasının kimlik, inanç, kültür ve sınıfsal çeşitliliğini gözeterek çalışmalarına dahil etmeyi..." hedefliyor.Dikkat çekici bir hüküm de Vakıf senedine ekleniyor. Tasfiye halinde vakfın arta kalan mal ve haklarınınBatı İstanbul Eğitim Kültür Sanat Vakfı'nadevredileceği belirtiliyor.
Evet, devam eden hukuki süreç pek çok yönüyle tartışılıyor. Yolsuzluk eksenindeki iddianamenin olabilecek en erken zamanda bir ana davaya dönüşmesi gerekiyor.
Ama görünür gerçekler,İmamoğlu'nun, CHP'yi de aşan özel formatlı siyasi proje olabileceğinidaha fazla sorgulamayı zorunlu kılıyor."



