İstanbul'daki D-8 zirvesinden Gazze'de ateşkes çağrısı: İsrail'i durdurun
Türkiye, Gazze'de kalıcı bir ateşkes sağlanması amacıyla ekonomik, siyasi ve hukuki alanlarda tüm imkanlarını seferber ediyor. Türkiye'nin öncülüğünde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Gazze'deki katliamı gerçekleştirenler hesap verecek." dedi. İstanbul'daki D8 Bildirisinde ise, "Gazze'de derhal, kalıcı ve koşulsuz ateşkes sağlanmasını, İsrail'in Gazze'deki Filistin halkına yönelik saldırılarının durdurulmasını talep ediyoruz. Filistin'in BM'ye tam üyeliği, Filistin'in mücadelesi konusunda D-8 üye devletlerinin sarsılmaz desteğini teyit ediyoruz." ifadelerine yer verildi.
HABERİ
SESLİ DİNLE
D-8 ülkeleri Gazze konusunda Türkiye ev sahipliğinde bir araya geldi.
Kritik toplantı ülkelerin bir araya gelerek, Gazze'de 8 aydır süregelen İsrail mezalimine karşı kolektif bir duruş sergilemeleri açışılından büyük önem taşıyor.

OLAĞANÜSTÜ D-8 DIŞİŞLERİ BAKANLARI KONSEYİ TOPLANTISI ORTAK BİLDİRİSİ YAYIMLANDI
İstanbul'da düzenlenen Olağanüstü D-8 Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı Ortak Bildirisi'nde, Gazze'de derhal, kalıcı ve koşulsuz ateşkes sağlanması ve İsrail'in Gazze'deki Filistin halkına yönelik saldırılarının durdurulması talep edilirken, Filistin'in Birleşmiş Milletler'e (BM) tam üyeliği ve D-8 üye ülkelerinin Filistin davasına sarsılmaz desteği de teyit edildi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın ev sahipliğinde Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen Olağanüstü D-8 Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nın ardından ortak bildiri yayımlandı.
Bildiride, D-8 üye devletleri dışişleri bakanlarının, Bakan Fidan'ın daveti üzerine İstanbul'da "İsrail'in Kudüs-ü Şerif de dahil olmak üzere Gazze Şeridi ve Batı Şeria'da Filistin halkına yönelik acımasız saldırısını kınama konusundaki ortak tutumlarının" bir ifadesi olarak bir araya geldiği kaydedildi.
BM ve diğer uluslararası kuruluşların Filistin'le ilgili tüm kararları, İsrail güçlerinin suçları ve Filistin halkının 1967'den bu yana işgal altında tutulan tüm topraklarındaki özgürlük ve bağımsızlık hakkının hatırlatıldığı bildiride, İslam İşbirliği Teşkilatı'nın (İİT) Filistin davası ve işgal altındaki tüm Filistin topraklarına ilişkin tüm kararları teyit edildi.
Bildiride, D-8 üyelerinin, Filistin davasının merkezi öneminin ve işgal altındaki tüm topraklarını kurtarmak, tüm devredilemez haklarını uygulamak ve başkenti Doğu Kudüs olan, 4 Haziran 1967 sınırları boyunca bağımsız, egemen ve hemhudut bir devlette yaşamak için verdikleri meşru mücadelede tüm imkan ve kabiliyetlerle Filistin halkının yanında olduğunun altı çizildi.
Bildiride, adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışın, bölgedeki tüm halklar için güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak ve onları şiddet ve savaş sarmalından koruyacak tek yol olduğu ve İsrail işgaline son verilmeden ve iki devletli çözüm temelinde Filistin meselesi çözüme kavuşturulmadan bunun başarılamayacağı bir kez daha teyit edildi.
D-8 üyelerinin, en temel ahlaki ve insani değerlere saygı gösterilmeksizin 8 ayı aşkın süredir devam eden aralıksız İsrail saldırıları sebebiyle Gazze Şeridi'ne ve halkına yaşatılan insani felaket karşısında dayanışma içinde olduğunun teyit edildiği bildiride, "İsrail'in acımasız saldırılarının Filistin ekonomisi ve altyapısı üzerindeki yıkıcı etkilerinin yanı sıra bölgesel barış, istikrar ve refaha verdiği zararı kabul ederek, Gazze Şeridi'nde ve Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki Filistin halkına yönelik acımasız ve insanlık dışı İsrail saldırılarını en güçlü şekilde kınıyoruz." ifadelerine yer verildi.

Acil ateşkes çağrısının yapıldığı bildiride, şu ifadelere yer verildi:
"Derhal, kalıcı ve koşulsuz bir ateşkes sağlanmasını, İsrail'in Gazze'deki Filistin halkına yönelik saldırılarının durdurulmasını ve başta BM Güvenlik Konseyi'nin Gazze Şeridi'nde derhal ateşkes sağlanmasını ve bunun yanı sıra insani ve tıbbi yardım sağlanmasını, yakıt, su, elektrik ve barınak temin edilmesini ve Gazze Şeridi'ne acil yardımların engelsiz ve yeterli bir şekilde ulaştırılması için mümkün olan tüm yollarla tam insani erişim sağlanmasını talep eden 2728 (2024) sayılı kararı olmak üzere ilgili BM kararlarının derhal uygulanmasını talep ediyor; Gazze Şeridi'ne derhal, güvenli ve engelsiz insani yardım ulaştırılmasını ve bu amaçla Gazze'de bir BM mekanizması kurulmasını talep eden 2720 (2023) sayılı BMGK kararına uyulması çağrısında bulunuyoruz."
REFAH VURGUSU
Bildiride, tüm devletler, İsrail'in Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından emredilen geçici tedbirlere harfiyen uymasını sağlamaya, askeri saldırılarını ve Refah'taki Filistinli grubu fiziki olarak tamamen ya da kısmen imhasına yol açabilecek yaşam koşullarına maruz bırakan diğer eylemlerini derhal durdurmaya, Refah'tan çekilmek ve Refah sınır kapısı üzerinden güvenli, acil ve engelsiz insani erişimin yanı sıra Gazze Şeridi genelinde acil ihtiyaç duyulan temel hizmetlerin ve insani yardımın güvenli ve engelsiz bir şekilde sağlanması için gerekli koşulları sağlamaya ve BM'nin yetkili organları tarafından görevlendirilen herhangi bir soruşturma komisyonunun ve diğer gerçekleri tespit misyonlarının veya diğer soruşturma organlarının Gazze Şeridi'ne engelsiz erişiminin sağlanması için etkili önlemler almaya çağrıldı.
Tüm ülkelere özellikle de devam eden soykırım ve sahada uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka yönelik ağır ihlalleri göz önünde bulundurarak, İsrail işgal güçleri tarafından Filistinli sivillere karşı işlenen tüm suçların durdurulması amacıyla diplomatik, siyasi, ekonomik ve hukuki baskı uygulama ve bütün gerekli tedbirleri alma çağrısında bulunulan bildiride, D8 ülkeleri, tüm ülkeleri söz konusu ihlallerin "hesabının sorulmasını sağlamak üzere uluslararası hukuk mekanizmaları nezdindeki hukuki süreçlere destek vermeye, müdahil olmaya ve katkıda bulunmaya" çağırdı.

KATİL İSRAİL'E KINAMA
Bildiride, "Tüm ülkelerden İsrail'e ordusu ve radikal yerleşimcileri eliyle Filistin halkını öldürmek ve evlerini, hastanelerini, okullarını, camilerini, kiliselerini ve tüm mülklerini yok etmek için kullandığı silah ve mühimmatı tedarik etmeyi bırakması" talep edilirken, Güvenlik Konseyi ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun Filistin halkının korunmasına ilişkin 904 (1994) sayılı kararı ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'nun 27 Ekim 2023 tarihli ve A/RES-10/21 sayılı kararı ve BM Genel Sekreteri'nin bu konudaki raporu da dahil olmak üzere kararların uygulanarak Filistinli sivillere koruma sağlanması ve bunun için pratik ve etkili bir uluslararası koruma mekanizması oluşturulması için çaba gösterilmesi çağrısında bulunuldu.
Mümkün olan bütün sınır kapılarının açılması ve gıda, ilaç ve yakıt bulunduran uluslararası insani yardım konvoylarının Gazze Şeridi'ne herhangi bir engelleme olmaksızın girişine izin verilmesi dahil olmak üzere Gazze üzerindeki tüm İsrail kuşatmasının kaldırılması talep edilen bildiride, Filistin halkının zorla yerinden edilmesi, topraklarından sürülmesi veya başka bir yere gönderilmesine yönelik her türlü girişimin mutlak bir biçimde reddedildiği bir kez daha teyit edilerek, yerlerinden edilmiş Filistinlilerin evlerine ve topraklarına koşulsuz dönüşüne yönelik çağrı yapıldı.
Bildiride, BM Yakın Doğu'daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı'nın (UNRWA) Filistinli mültecilere hizmet sağlanmasındaki rolü takdir edilerek, "Tüm devletleri ve Filistin halkına yardım ve hizmet sağlanmasındaki yeri doldurulmaz ve vazgeçilmez rolü ile tarihi yetki ve sorumluluğunu yerine getirmesi için uluslararası toplumu UNRWA'ya desteğini sürdürmeye çağırıyoruz." ifadesine yer verildi.
İsrail'in işgalci güç olarak sorumluluklarını yerine getirme ve işgali kalıcı hale getiren tüm yasa dışı tedbirlerini, özellikle yasa dışı yerleşimlerin kurulması ve genişletilmesi, toprakların müsadere edilmesi ve Filistin halkının evlerinden çıkarılması da dahil olmak üzere tüm yerleşim faaliyetlerini sonlandırma yükümlülüğünün vurgulandığı bildiride, "Filistin Devleti'nin ebedi başkenti Kudüs-ü Şerif üzerindeki tam egemenliğini, İsrail'in bu durumu değiştirmeyi amaçlayan ve uluslararası hukuka ve ilgili BM kararlarına göre geçersiz ve yasa dışı olan her türlü karar ve tedbirine karşı Filistin Devleti'nin bu kararları reddini ve karşı çıkmasını tasdik ediyoruz." denildi.
Bildiride, şu ifadelere yer verildi:
"İsrail'in Kudüs'teki kutsal mekanlara yönelik saldırılarını ve İsrail'in ibadet özgürlüğünü ihlal eden yasa dışı tedbirlerini kınıyor, mukaddes Mescid-i Aksa'nın/Harem-i Şerif'in ve kutsal mekanların tarihi statükosunun sözde ve uygulamada değiştirilmeden muhafaza edilmesi gerektiğini vurguluyoruz.
İsrail'in bölge ülkelerini kışkırtarak savaşı tırmandırmaya yönelik eylemlerini ve meşru gösterilemez saldırılarla İran'ın Şam Büyükelçiliğini hedef almasını şiddetle kınıyoruz.
Ekim 2023'ten bu yana çeşitli ülkelerden 100'den fazla gazetecinin ve 200'den fazla insani yardım görevlisinin İsrail'in eliyle öldürülmesinden üzüntü duyuyoruz.
Uluslararası toplumun, iki devletli çözümü Filistin halkının tüm meşru haklarını, özellikle de 4 Haziran 1967 sınırlarında bağımsız, egemen ve (coğrafi) bütünlüğü haiz, başkenti Doğu Kudüs olan bir devlet için BM kararları uyarınca derhal harekete geçmesi gerektiğini vurguluyoruz."

D-8 ÜYE DEVLETLERİNİN SARSILMAZ DESTEĞİNİ TEYİT EDİYORUZ
Bildiride, nihai çözüme ulaşıldığında hükümlerinin tam ve sürdürülebilir bir şekilde uygulanabilmesi için bir garanti mekanizmasının gerekliliği kabul edilirken, "Filistin halkının devredilemez haklarını, Filistin'in Birleşmiş Milletler'e tam üyeliğini ve Filistin davasına dair uluslararası forumlardaki tüm kararları hayata geçirme mücadelesinde D-8 üye devletlerinin sarsılmaz desteğini teyit ediyoruz." ifadesine yer verildi.
Bir grup ülkenin Filistin Devleti'ni tanımaya yönelik son kararlarının bölgede barış adına gösterilen bir çaba olarak görülüp takdir edildiği belirtilen bildiride, "Filistin Devleti'ni henüz tanımamış olan tüm devletleri barışın, uluslararası hukukun, adaletin ve vicdanın bir gereği olarak tanımaya çağırıyoruz." açıklamasında bulunuldu.
Bildiride, ABD, Filistin'in bağımsız ve egemen bir devlet olarak BM'ye tam üyeliği konusundaki vetosunu kaldırmaya çağırılırken, "Filistinli kardeşlerimizi hedeflerine ulaşmak için verdikleri mücadelede birlik olmaya çağırıyor ve Filistinli gruplara ulusal uzlaşının tamamlanmasını hızlandırmaları çağrısında bulunuyoruz." denildi.
Bildiride ayrıca şu değerlendirmeler yer aldı:
"Mısır Arap Cumhuriyeti'nin Dönem Başkanı olarak Gazze'ye insani yardım girişinin sağlanması ve kolaylaştırılmasındaki rolünü takdir ediyor, İsrail'in Gazze'ye yönelik acımasız saldırısını ve Filistin şehri Refah'a yönelik son işgalinin sonuçlarını göğüslemek üzere attığı tüm adımları destekliyoruz.
Gazze'deki duruma ilişkin D-8 Bakanlar Konseyi Olağanüstü Toplantısı'nı düzenleyen ve ev sahipliği yapan Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni takdir ediyor ve toplantının üye ülkeler arasındaki kardeşlik, iş birliği ve dayanışma bağlarının daha da somutlaştırılmasında oynadığı rolü övgüyle karşılıyoruz.
D-8 Genel Sekreterine, Ortak Deklarasyonda yer alan unsurların takibi ve Gazze konulu müteakip Konsey toplantısının organizasyonu için istişareyi kolaylaştırma görevi veriyoruz."

İSTANBUL'DA HEP BİRLİKTE TÜM DÜNYAYA BİR KEZ DAHA İLAN EDİYORUZ
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Gelişen 8 Ülke (D-8) Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olarak bugün tarihi bir rol üstlendiklerini belirterek, "Gazze'deki İsrail zulmü karşısında sessiz kalmadığımızı, sessiz kalamayacağımızı, İstanbul'da hep birlikte tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz." dedi.
Bakan Fidan, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirilen Olağanüstü D-8 Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı'nın ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, "Bir milyarı aşkın Müslüman nüfusa sahip D-8 ülkeleri olarak İstanbul'da Filistinli kardeşlerimize destek olmak için bir araya geldik." ifadesini kullandı.
D-8 olarak bugün tarihi bir rol üstlendiklerini belirten Fidan, "Gazze'deki İsrail zulmü karşısında sessiz kalmadığımızı, sessiz kalamayacağımızı, İstanbul'da hep birlikte tüm dünyaya bir kez daha ilan ediyoruz. Çağrımıza icabet eden tüm misafirlerimize şükranlarımı sunuyorum." diye konuştu
İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Deyr el Belah kentinin doğusuna hava saldırısı düzenledi. Saldırı sonucu bölgeden dumanlar yükseldi. (8 Haziran 2024)
D-8'in 27 yıl önce eski başbakanlardan Necmettin Erbakan öncülüğünde ekonomik işbirliği için kurulduğunu hatırlatan Fidan, "Bununla birlikte Filistin davası, öteden beri hepimizin ortak paydasıdır. İstanbul'daki bu toplantıda Gazze'deki vahşetin sona ermesi için neler yapabileceğimizi ele aldık. Filistinli kardeşlerimizi yalnız bırakmayacağız." ifadelerini kullandı.
Fidan, Gazze'de acilen ateşkesin sağlanması ve Gazzelilere insani yardımların ulaştırılması için ellerindeki tüm imkanların seferber edileceğini belirterek, "İsrail işgalinin durdurulması ve iki devletli çözüm için var gücümüzle çalışacağız. Fundamentalist (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu hükümeti, ateşle oynamaya devam ediyor. Netanyahu, kendi halkı dahil, bölgedeki herkesin geleceğini tehlikeye atmaktan çekinmiyor." değerlendirmesinde bulundu.
Mısır ve Katar'ın taraflar arasındaki arabuluculuk çabalarını takdirle karşıladıklarını ifade eden Fidan, "Türkiye olarak bu müzakerelere her türlü katkıyı verdik, bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Grup olarak da bu kararı aldık." dedi.
İKİYÜZLÜ BATI: UKRAYNA'DA İŞGALE KARŞI ÇIKANLAR GAZZE'DE SUÇ SAYIYOR
Fidan, "İsrail'in müzakerelerde sürekli oyunbozanlık yapması, ateşkese yanaşmaması, kendisini kayıtsız şartsız destekleyenlere artık ciddi maliyetler üretiyor. Gazze'de yaşanan trajedi, bazı ülkelerin iki yüzlülüğünü ifşa etti." diye konuştu.
"Ukrayna'da işgale karşı çıkanlar, Filistin'de ise işgale direnmeyi suç sayıyor. Gazze, uluslararası sistemin aczini ve yetersizliğini de tüm çıplaklığıyla sergilemiştir." diyen Fidan, bir devlete sahip bulunmanın Filistinlilerin en doğal hakkı olduğuna işaret etti.
Fidan, Filistin'in dünya ülkelerinin büyük bölümü tarafından tanındığını vurgulayarak, "Ama ABD'nin vetosu yüzünden Birleşmiş Milletlere tam üye olamıyor. D-8 ülkeleri olarak, bu adaletsizliğin behemehal son bulmasını istiyoruz. Bu tür adaletsizliklere karşı çıkan, ilkeli ve hakkaniyetli davranan tüm ülkeleri takdirle karşılıyoruz." ifadelerini kullandı.
HEP BİRLİKTE HAREKET ETMEKTE KARARLIYIZ
Avrupa Birliği'ndeki bazı ülkelerin cesur bir tavırla Filistin'e destek çıkmalarını umut ışığı olarak gördüklerini belirten Fidan, şunları söyledi:
"Aynı şekilde Batı kamuoyunun, hükümetlerin aksine, İsrail'in uyguladığı vahşete isyan etmesi de geleceğe umutla bakmamızı sağlıyor. İsrail, giderek yalnızlaşıyor. D-8 ülkeleri olarak bizler, sadece ekonomik işbirliğinde değil Filistin konusunda da hep birlikte hareket etme konusunda kararlıyız."
Fidan, yayımlanan ortak bildirinin bunun tezahürü olduğuna işaret ederek, "Çözümü başkalarından beklemiyoruz. Çözüm için buluşuyor, birlikte istişare ediyor, hep birlikte yol alıyoruz." diye konuştu.
Bakan Fidan, "Ortak Bildiri'de yer alan somut adımlar, İsrail üzerindeki baskıyı artıracak ve Filistinli kardeşlerimizin özgürlüklerine kavuşmasına katkı sağlayacaktır. D-8 ülkeleri olarak İstanbul'da aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyor, kararların takipçisi olacağımızı belirtiyorum." ifadelerini kullandı.

GAZZE'DEKİ KATLİAMI GERÇEKLEŞTİRENLER HESAP VERECEK
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, bugün Gelişen 8 Ülke (D-8) olarak İstanbul'dan Filistin'e desteklerini en güçlü şekilde duyurduklarını belirterek, "Hiçbir şüphemiz yok ki Gazze'deki bu katliamı gerçekleştirenler, bir gün hesap verecekler ve Filistin'in barışçıl geleceği yanında duranlar kazanacaklar." dedi.
Bakan Fidan, Türkiye'nin ev sahipliğinde İstanbul'daki Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde düzenlenen "Olağanüstü D-8 Dışişleri Bakanları Konseyi Toplantısı"nın açılışında konuştu.
Gelecek hafta D-8'in kuruluşunun 27. yılını kutlayacaklarını dile getiren Fidan, Teşkilatın 1,2 milyar kişiyi, toplam gayrisafi yurt içi hasılası 5 trilyon dolara varan 3 kıtadaki farklı ülkeleri bir araya getirdiğini söyledi.
Bakan Fidan, "Bugün D-8 ülkeleri Bangladeş, Mısır, Endonezya, İran, Malezya, Nijerya, Pakistan ve Türkiye olarak İstanbul'dan Filistin'e desteğimizi en güçlü şekilde duyuruyoruz." dedi.
Bu teşkilatın barış, diyalog, işbirliği, adalet, eşitlik ve demokrasi olmak üzere 6 ilke üzerine kurulduğunun altını çizen Fidan, dünya birçok farklı engelle ve belirsizlikle mücadele ederken bu ilkelerin giderek daha fazla önem kazandığını vurguladı.
BU SAVAŞ İSRAİL-FİLİSTİN SAVAŞI DEĞİL KÜRESEL DEMOKRASİYE BİR MEYDAN OKUMA
Fidan, bu Olağanüstü Bakanlar Konseyi Toplantısı'nın Filistin için daha fazla destek seferberliği ve dayanışmayı göstermek amaçlı düzenlendiğini belirterek, "Şu anda bugünden itibaren Gazze'nin ümide ve desteğe ihtiyacı var ama bütün bunlardan öte aksiyona ihtiyacı var. Bu savaş İsrail-Filistin savaşı değil küresel demokrasiye bir meydan okuma." diye konuştu.

ULUSLARARASI SİSTEM ÇÖKÜŞE GEÇTİ
Fidan, uluslararası sistemin ikiyüzlülük ve bazı ülkelerin körlüğü nedeniyle çöküşe geçtiğine dikkati çekti.
Son 8 aydır Gazze'de gözlerinin önünde gerçekleşen gelişmelerin normların ve değerlerin erozyonunu gösterdiğini ifade eden Fidan, "İsrail kıyımının devam etmesi, toplumsal gerilimi ve halkların öfkesini tetikliyor. Uluslararası sistem, bir çözüm getiremediği sürece aslında İslam dünyası olarak bu probleme sahip çıkmak ve kalıcı bir çözümün liderliğini yapmak bize düşüyor." değerlendirmesinde bulundu.
Bakan Fidan, Türkiye olarak bölgesel problemlerin bölgesel çözümlerle çözüleceğine inandıklarına işaret ederek, bu yaklaşımın İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) içinde de yansımasını bulmasının memnuniyet verici olduğunu söyledi.
İsrail’in Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Nusayrat Mülteci Kampı'na düzenlediği hava saldırısında en az 15 Filistinli hayatını kaybetti. Saldırıda aralarında Nuseyrat Belediye Başkanı İyad el-Maghari'nin de bulunduğu naaşlar, Deyr Balah kentindeki Aksa Şehitleri Hastanesi'nin morguna getirildi. el-Maghari ve hayatını kaybeden Filistinliler için Aksa Şehitleri Hastanesi önünde cenaze namazı kılındı. (7 Haziran)
Savaşın ilk günlerinden bu yana İİT'nin kararlı biçimde adımlar attığını ve bu bölgesel sorun nedeniyle İslam dünyasının ilk kez bu kadar kararlı duruş gösterdiğini ifade eden Fidan, kasım ayında İİT ve Arap Ligi içinde temas grubu kurduklarını ve birçok farklı kıtaya, ülkeye seyahat edip üst düzey toplantılar yaptıklarını anlattı.
Fidan, bu adımların somut sonuçlarını görmenin son derece önemli olduğunu belirterek, "Politikalarını değiştiren ülkeler ve Filistin'in adil davasını kabul eden ülkeler var. İslam İşbirliği Teşkilatına ilaveten İslam Dünyası, Arap Ligi, Türk Devletleri Teşkilatı ve Körfez İşbirliği Konseyi gibi teşkilatlarda da adımlar attı." değerlendirmesinde bulundu.

Bütün bunların son derece geniş kapsamlı ve sistemli biçimde İsrail'e baskı yapmak için uygulanan çalışmaların sonucu olduğunu vurgulayan Fidan, şunları kaydetti:
"İsrail'in savaşı giderek tırmandırma çabaları karşısında bölgedeki kardeşlerimiz giderek tehdit altında yaşamaya devam ediyor. Şu anda Mısır sınırındaki olaylar, Lübnan'ın hedef alınması ve Suriye'deki İran Konsolosluğu'na yapılan saldırılar, hep bu bölgesel taşma etkisinin sonuçları. D-8, İsrail saldırısına karşı bizim dayanışmamızı göstermemiz için bir başka platform. Bu da kardeşlerimizin yanında olduğumuzu gösteriyor."
Bakan Fidan, "Gazze'ye insani yardımın girişindeki inanılmaz rolünden dolayı" Mısır'ı tebrik ve takdir etti.
D8 ÜLKELERİ OLARAK FİLİSTİN'İN YANINDAYIZ VE ARKASINDAYIZ
Fidan, İsrail'in uluslararası hukuk çerçevesinde birbiri ardına suçlar işlediğine işaret ederek, "Gazze'deki bu durum, insanlık için bir utanç." dedi.
Gazze'nin yanında durmanın, "zorbalığa ve baskıya" direnebilmenin herkesin görevi olduğuna dikkati çeken Fidan, "İşgal, ilhak ve yasa dışı yerleşimlere karşı durmak ve insan onurunu yüceltmek zorundayız. D8 ülkeleri olarak Filistin'in yanındayız ve arkasındayız." diye konuştu.
Fidan, toplantının bu taahhütlerin tekrarlanması için fırsat olduğuna işaret ederek, "Her noktada işbirliğimizin beyanıyla Filistin halkının haklarını güvence altına almak için çalışıyoruz. Hiçbir şüphemiz yok ki Gazze'deki bu katliamı gerçekleştirenler, bir gün hesap verecekler ve Filistin'in barışçıl geleceği yanında duranlar kazanacaklar. Biz, bunun için çok çalışma gerçekleştiriyoruz ve çok çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.
İsrail'in ablukası altındaki Gazze Şeridi'ne yönelik düzenlediği saldırılar devam ediyor. İsrail savaş uçakları, Gazze Şeridi'nin orta kesiminde yer alan Deyr el Belah kentinde bir binaya saldırı düzenledi. Saldırı sonucu bölgeden dumanlar yükseldi. (6 Haziran)
"Başlangıçtan itibaren iki devletli ve bağımsız, egemen, toprak bütünlüğü olan, 1967 sınırları içinde, başkenti Doğu Kudüs olan bir Filistin devletini desteklemeye devam ettik." diyen Fidan, İspanya, Norveç, İrlanda ve yakın geçmişte Slovenya'nın Filistin'i devlet olarak tanımasıyla, yüzlerce ülkenin "tarihi adaletsizliğe" karşı durduğunu ve bir "muhalefet şerhi" koyduğunu belirtti.
Fidan, geri kalan ülkelerin de aynı şekilde davranacağından emin olduğunu söyleyerek, "Bir noktada Filistin, Birleşmiş Milletlere tam üye olacak ve biz bu noktada Filistin devletini tanımaları için diğer ülkelere çağrıda bulunuyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, aslında bu çağrıya kulak vermeli ve bir ülkenin esiri olmaktan çıkmalı." dedi.
ÇÖZÜM BAĞIMSIZ FİLİSTİN
Filistin'in her tür siyasi, ekonomik ve yasal desteği hak ettiğini vurgulayan Fidan, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bu çerçevede bizim çalışmalarımız sürdürülebilir, kesintisiz ve engelsiz bir biçimde insani yardımın Gazze'ye verilmesi ve acil ve kalıcı bir ateşkes için olacaktır. İsrail, her zaman bu ateşkes çabalarını manipüle eden ve reddeden taraf oldu. Hamas, özellikle bu anlamda kalıcı bir barışı yapıcı bir şekilde destekliyor. Bu, tabii ki bir savaş ya da barış çağrısı değil. Adil ve kalıcı bir çözüm sadece ve sadece daimi ateşkes kurulursa olacaktır. Bu, ancak diplomasi ve uzlaşıyla olur.
Bağımsız ve egemen bir Filistin devletinin kurulmasından başka bir seçenek yoktur. Bunun için aslında daha önce denenmiş yöntemlerin dışına çıkmalı ve farklı yaklaşımları desteklemeliyiz. Türkiye olarak bu çabaların her zaman yanında olacağız. Geçerli ve uygulanabilir seçenekleri değerlendireceğiz. Filistinli kardeşlerimizin her zaman yanında bulunacağız ve bu yeniden inşa sürecinde de onların yanında olacağız. Filistin'in birliğini destekleyeceğiz."

Toplantıya katılan D-8 üyesi ülkelerin Gazze'deki gelişmelere ilişkin güçlü bir ortak bildiri kabul etmeleri öngörülüyor. D-8 ilk defa siyasi bir konuda toplantı düzenleniyor.
KİMLER KATILIYOR?
Toplantıya, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Endonezya Dışişleri Bakanı Retno Marsudi, Malezya Dışişleri Bakanı Muhammed Hasan, İran Dışişleri Bakan Vekili Ali Bakıri ve Bangladeş Sosyal Refah Bakanı Dipu Moni'nin yanı sıra Mısır ve Nijerya'dan da üst düzeyde yetkililerin katılması bekleniyordu.
