Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi'nde imzalar atıldı
Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi'nde imzalar atıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) çevre denizleri ve Türkiye arasındaki deniz alanında tüm deniz trafiğinin izlenebileceğini belirterek, "Projede tamamen milli olarak geliştirilecek yazılımla tüm altyapımızı millileştirerek, bu alanda teknolojik bağımsızlık sağlamış olacağız." dedi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) çevre denizleri ve Türkiye arasındaki deniz alanında tüm deniz trafiğinin izlenebileceğini belirterek, "Projede tamamen milli olarak geliştirilecek yazılımla tüm altyapımızı millileştirerek, bu alanda teknolojik bağımsızlık sağlamış olacağız." dedi.
Uraloğlu, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın da katılımıyla JW Marriott Otel'de düzenlenen Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi imza töreninde konuştu.

Bakan Uraloğlu, son 22 yılda denizcilik sektöründe çok önemli atılımlar yapıldığına işaret ederek, "2002'de Türk sahipli deniz ticaret filosu 8,9 milyon detveyt tonla dünyada 17. sıradayken bugün 45,7 milyon detveyt tonla 12. sıradadır. Türk bayraklı gemilerimiz, denizcilik alanında dünyanın en prestijli denetim rejimi olan Paris Memorandumu'nda 2008'den bu yana beyaz listededir ve bugün Türk bayrağı, denizcilik sektöründe dünyanın en prestijli bayrakları arasında yer almaktadır." ifadesini kullandı.
Yat liman kapasitesinin 25 binin üzerine çıkarıldığına dikkati çeken Uraloğlu, ülke limanlarına uğrayan kruvaziyer gemi sayısının geçen yıl bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 artarak 1192'ye, kruvaziyer yolcu sayısının da yüzde 53 artışla 1 milyon 542 bine yükseldiğini söyledi. Uraloğlu, artışın bu yıl da devam edeceğini ve 2 milyon yolcu sayısını aşmayı hedeflediklerini dile getirdi.
"DENİZCİLİK SEKTÖRÜNE 2004'TEN BU YANA 6,7 TON YAKIT DESTEĞİ SAĞLANDI"
Uraloğlu, deniz yolu taşımacılık faaliyetlerini geliştirmek için ÖTV'si sıfıra indirilmiş yakıt uygulamasıyla da denizcilik sektörünü desteklemeye devam ettiklerini belirterek, bu kapsamda 2004'ten bu yana yaklaşık 11,5 milyar lira destek ve 6,7 milyon ton yakıt desteği sağladıklarını ifade etti.
Bayrak ayrımı gözetmeksizin Ro-Ro ve Ro-Pax gemilerinin limanlarda ödediği kılavuzluk ve römorkaj ücretlerinin Bakanlıkça karşılanacağını belirten Uraloğlu, "Bu kapsamda verilen ilk teşvikle İzmir-Sete arasında yeni bir Ro-Ro hattı açılmıştır. Açılan bu hatta şu ana kadar yaklaşık 25 milyon lira destek sağlanmış ve 5 bin 361 yük taşıyan araç, kara yolunu kullanmadan ve sınır kapılarımızdaki sıkışıklığı yaşamadan Fransa'dan Avrupa Birliği topraklarına ulaşmıştır." diye konuştu.
"KKTC İLE DENİZ YOLU TİCARETİNDE ELLEÇLEME MİKTARI 2,45 MİLYON TONA ÇIKTI"

Uraloğlu, KKTC ile Türkiye arasındaki deniz yolu ticaretine ilişkin şu bilgileri verdi:
"2022'de 1,9 milyon ton olan yük elleçleme miktarı 2023 sonu itibarıyla yüzde 29 artışla 2,45 milyon tona yükselmiştir. Araç taşımacılığında 2022'de 68 bin 300 araç taşınmış iken 2023 yılında bu sayı yüzde 8 artarak 73 bin 800'e çıkmıştır. Bu artışların önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine ve hem Kıbrıs Türk halkının hem de ana vatanımızın huzur ve refahı için üzerimize düşeni yapmaya kararlılıkla devam edeceğimize canıgönülden inanıyorum." dedi.
Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi'nin sağlayacağı katkılara ilişkin Uraloğlu, şunları kaydetti:
"Projeyle Doğu Akdeniz'de etkinliğimizi artıracak, Mavi Vatan'ımızda çıkarlarımızı koruyacak, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin çevre denizleri ve ülkemiz arasındaki deniz alanında tüm deniz trafiğini izleyebileceğiz. Ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin de bu anlamda bir kapasiteye sahip olması amaçlarıyla geliştirilen projede tamamen milli olarak geliştirilecek yazılımla tüm altyapımızı millileştirerek, bu alanda teknolojik bağımsızlık sağlamış olacağız."
Bakan Uraloğlu, projenin 3 trafik gözetleme istasyonu ve 1 gemi trafik hizmetleri merkezinden oluşan çeşitli entegrasyonlardan oluşacağını belirterek, "Gemi kimliklendirilmesi, gemi trafiğinin kesintisiz izlenmesi ve düzenlenmesi, gemilere seyir bilgileri ve genel uyarıların iletilmesi, özellikli alanların kontrol yönetimi, kaçakçılığın önlenmesi, kaza risklerinin tespiti ve uyarıların yapılması, kaza, yangın gibi acil durumlarda ilgililerin bilgilendirilmesi, petrol kirliliğiyle mücadeleye destek olmak, meteorolojik verilerin gerektiğinde gemilerle paylaşılması gibi işlemleri bu sistemler sayesinde sağlayacağız. Proje 2026'nın ilk yarısında tamamlanacak." diye konuştu.
"PROJEYLE İNSAN TİCARETİNİN ÖNLENMESİNE KATKI VERİLECEK"
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı da proje sayesinde deniz seyir güvenliğinin artacağını vurgulayarak, "Kaçakçılık büyük ölçüde önlenecek. Projeyle insan ticaretinin önlenmesine katkı verilecek. Kendi bölgemizde gemi trafiğini organize edebilme kabiliyetine sahip olacağız. Gemilerin rotalarını düzenleyerek deniz kazalarının önlenmesini sağlamış olacağız. Arama kurtarma operasyonlarında da faydalı olacak. KKTC, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını korumak için en önemli aktördür." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı (SSB) Haluk Görgün, deniz platformlarının, son 10 yılda sayısı katlanarak artan kritik milli sistemlerle ve yüzde 80 yerlilik oranlarıyla Türk savunma sanayisinin bayrağını en önlerde taşıdığını söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, KKTC Başbakanı Ünal Üstel ile Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı'nın da katılımıyla JW Marriott Otel'de düzenlenen Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi İmza Töreni'nde konuşan Görgün, Türkiye'nin fırsatların yanı sıra ciddi tehditleri de üzerinde taşıyan özel bir coğrafi konumda yer aldığını dile getirdi.
Görgün, denizlerin, enerji başta olmak üzere, önemli ekonomik kaynakları ve vazgeçilmez ticari rotaları barındırdığını, Türk boğazlarının da askeri ve siyasi değeriyle hem barış hem de kriz ortamında öne çıktığını ifade ederek, "Aynı değerler, dünyadaki güç dengelerindeki değişim, küresel ticaretin yüzde 80'nin deniz yollarıyla gerçekleştirilmesi ve karasal kaynakların hızla azalması nedenleriyle vatanımızın çevresini, potansiyel çatışma bölgelerine dönüştürüyor." diye konuştu.
Türkiye için Akdeniz, Karadeniz ve Ege Denizi'nin hem güvenlik hem de ekonomik açıdan, milletin bekası ve milli menfaatlerin ayrılmaz bir parçasını temsil ettiğine dikkati çeken Görgün, şunları kaydetti:
"Ülkemizin güvenliği, deniz yetki alanlarımızdaki çıkarlarımızın korunması ve küresel güç vizyonumuza katkı sağlanması adına askeri ve ticari yönlerden etkin ve sürdürülebilir deniz gücünün oluşturulması hayati önem taşıyor. Tartışmasız, deniz gücünü oluşturan en önemli faktörlerden biri yerli ve milli ileri teknoloji ile modernize edilmiş Türk Deniz Kuvvetlerinin varlığıdır."
"PLANLI ATILIMLAR VE ÇALIŞMALARLA KIYMETLİ BİR NOKTAYA GELİNDİ"
Planlı atılımlar ve çalışmalarla, son yıllarda ülkenin kıymetli bir noktaya geldiğine işaret eden Görgün, şu değerlendirmede bulundu:
"Henüz birkaç gün öncesinde, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle, daha önce teslim ettiğimiz onlarca platformlarda olduğu gibi, günümüz ve geleceğin deniz harp ortamına hazır, sınıflarının en donanımlı deniz platformlarını, ülkemiz imkanlarıyla tasarlayıp inşa ederek Deniz Kuvvetleri Komutanlığımıza kazandırmıştık. Kazandırdığımız yeni deniz platformlarımızda, savaş yönetim, veri dağıtım, seyir, muhabere, silah ve platform sistemleri ile muhtelif akustik, optik ve elektromanyetik sensörlerimiz, Türk savunma sanayimizin kıymetli paydaşlarının marifetleri sayesinde geliştirilmiş ve entegrasyonları sağlanmıştır. Deniz platformlarımız, son 10 yılda sayısı katlanarak artmış olan kritik milli sistemlerimizle ve yüzde 80 yerlilik oranlarıyla, Türk savunma sanayisinin bayrağını en önlerde, kıvançla taşıyor."
"ENTEGRE SİSTEMLER VE DİJİTAL ÇÖZÜMLERİ GELİŞTİRMEYE DEVAM EDİYORUZ"
Milli deniz platformları ve mühimmatlarının Deniz Kuvvetleri Komutanlığına seri üretim teslimatlarının gelecek dönemde de gerçekleştirileceğini bildiren Görgün, bölge güvenliğini sağlayacak entegre sistemler ve dijital çözümleri geliştirmeye de devam ettiklerini söyledi.

Savunma Sanayii Başkanlığı olarak, tasarımdan görevden ayrılma aşamasına kadar, "ömür devri yönetimi" anlayışıyla tüm projeleri yürüttüklerini dile getiren Görgün, şunları kaydetti:
"Dünyada acil iş ilanıyla personel arayan, riskli görev atamaları neticesinde toplu istifaların görüldüğü, platformlarının idamesinde ve kullanımında problemler yaşayan günümüz ülke donanmalarının aksine, Türk Deniz Kuvvetleri ve Sahil Güvenlik birimlerimiz, son yıllarda gerçekleştirdiği harekat ve tatbikatlarla, yenilmez milli ruhumuz başta olmak üzere, gelişen Türk deniz gücünü dünyaya göstermektedir."
SİSTEM, MERSİN GEMİ TRAFİK HİZMETLERİ MERKEZİ ÜZERİNDEN İZLENECEK
HAVELSAN Genel Müdürü Mehmet Akif Nacar da Doğu Akdeniz Gemi Trafik Hizmetleri Sistemi Kurulumu Projesi kapsamında, 1 gemi trafik hizmeti merkezi ve 3 trafik gözetleme istasyonu kuracaklarını belirterek, 2 otomatik tanımlama sistemi istasyonunu ve 1 radar istasyonunu da sisteme entegre edeceklerini söyledi.
Sistemin daha önceden kurulan Mersin Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi üzerinden yedeklenip izleneceğine işaret eden Nacar, şu ifadeleri kullandı:
"Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımıza verdiğimiz ve vereceğimiz tüm bu milli mühendislik desteklerinin yanı sıra kimyasal-biyolojik-radyolojik-nükleer (KBRN) tehditlerine karşı yine milli imkanlarla geliştirdiğimiz ve uçtan uca ileri teknoloji güvenilir çözümler sunan yazılım ürünlerimizle de havalimanı ve demir yolu gibi insanların yoğun bulunduğu kritik tesislerin KBRN korumasını sağlanabileceğimize de inanıyoruz."
Açılış konuşmalarının ardından projeye dair imzalar atıldı.
