Son dakika: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Mavi Vatan' mesajı: Kırmızı çizgimizdir

AK Parti MKYK ve MYK toplantısı Başkan Erdoğan liderliğinde gerçekleştirildi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik toplantılar sonrası önemli açıklamalarda bulundu. 'Barınamıyoruz' provokasyonunu rakamlarla çürüten Çelik, Fransa'daki islam düşmanlığına, Marsilya Galatarasay maçında yaşanan olaylara ve Macron'un Cezayir'e yönelik sözlerine tepki gösterdi. Rum kesiminin Doğu Akdeniz'deki provokatif eylemlerine ve Türk donanmasının müdahalesine ilişkin, "Silahlı kuvvetlerimiz vatanı koruma konusunda mücadeleyi güçlü bir şekilde veriyorlar." dedi. CHP'li Ünal Çeviköz'ün 'Mavi Vatan saldırgan bir söylem' çıkışına da değinen Çelik, "Biz bu siyasetin tamamen karşısındayız. Mavi Vatan kırmızı çizgimizdir." ifadelerini kullandı.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Son dakika: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Mavi Vatan' mesajı: Kırmızı çizgimizdir

AK Parti MKYK ve MYK toplantısı Başkan Erdoğan liderliğinde gerçekleştirildi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik toplantılar sonrası önemli açıklamalarda bulundu

Çelik'in açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:
AK Parti döneminde hiç fabrika kurulmadığına dair yalan siyaseti üretiyorlar. Cumhurbaşkanımız Erdoğan, yaptığı her açılışta bu yalan siyasetini çürütüyor.

OSB'Sİ OLMAYAN İL KALMADI
Hali hazırda Organize Sanayi Bölgesi olmayan il kalmamıştır. Bugün itibariyle OSB sayısı 325'e ulaşmıştır. Toplam istihdam da büyük bir başarıyı ortaya koymaktadır. OSB'lerde istihdam sayısı 2 milyon 131 bin kişiye ulaşmıştır.

Son dakika: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Mavi Vatan' mesajı: Kırmızı çizgimizdir-2

"TÜRKİYE'NİN DEV BİR YATIRIM ÜSSÜ OLDU"
Türkiye'nin güvenilir bir ülke olduğu, dev bir yatırım üssü olduğu açıktır. OSB'lerdeki üretimin daha çok artması yönünde yeni rakamlara ulaşıcağımız kesindir.

PARİS İKLİM ANLAŞMASI
Pandemi dönemi bir kez daha gösterdi ki; bu çılgın şekilde ortaya konan yarışlar, insani boyutlar gözetilmediği zaman, bizi yok edecek duruma gelebiliyor. Bu sebeple Yeşil Kalkınma Devrimi'ni sıkı bir şekilde takip ediyoruz. Bu yaklaşım her zaman merkezde olmalıdır. Orman varlığını artırmaya yönelik çalışmalar, sıfır atık çalışmaları başta olmak üzere bu çalışmaların himaye edilmesi önemlidir.

Cumhurbaşkanımız Paris İklim Anlaşması'nı Meclis'e sunma kararını BM'de gündeme getirmişti. Buradaki yeşil mutabakat dünyamızı ve ülkemizi çok yakından ilgilendiriyor. Pandemide bir kez daha görüldü ki; insan doğayı yok ediyor. Yeşil Kalkınma Devrimi denen süreçle ilgili çalışmalarımızı çok sıkı bir şekilde sürdüreceğiz.

Yeşil Kalkınma Devrimi partiler üstüdür.

SURİYE'DEKİ GELİŞMELER
İdlib'te ve Suriye'nin diğer bölgelerinde barışın kalıcı olmasına önem veriyoruz. İdlib'te çıkacak bir gerginlik yeni bri göç dalgasına neden olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın Soçi'de Putin ile yaptığı görüşme bu açıdan önemlidir. Suriye'de kalıcı barışın sağlanması bizim için esastır. Bu siyasi çözüm, zemininin korunması için İdlib dahil diğer bölgelerde istikrarın sağlanması önemlidir.

Son dakika: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten 'Mavi Vatan' mesajı: Kırmızı çizgimizdir-3

Özellikle Fırat'ın doğusunda terör örgütlerinin hareketleri ve onlara destek veren ülkeler her zaman gündemimizdedir. İdlib'te ateşkes ihlalleri ve sivillere yönelik saldırıları da yakından takip ediyoruz.

MARSİLYA-GALATASARAY MAÇINDA YAŞANANLAR
Dünyanın çeşitli yerlerindeki nefret suçları, İslamofobi ile ilgili bakış açıları her zaman gündemimizdedir. MYK ve MKYK toplantılarında bunları ele alıyoruz. İslamofobi ve İslam düşmanlığı konusunda yapılan faaliyetleri yakından takip ediyoruz. Son olarak Galatasaray-Marsilya; Bozkurtların nefret suçu işlediğine dair Fransa'da bir milletvekili iddiada bulundu. Marsilya tribünleri içerisindeki bir grubun Türkiye'ye ve Azerbaycan'a karşı nefret suçu içeren pankartlar açtığı görüldü. Galatasaray taraftarı sadece dozunda cevap vermiştir.

Dolayısıyla aslında nefret suçu işleyen başka bir grup iken, sürekli Müslümanların suçlanmasıyla karşı karşıya kalıyoruz. Orada kameralar var. Marsilya tribünlerindeki bri grubun suçudur.

Yine maalesef Fransa'da içişleri bakanı kaç tane camii kapattığıyla övünüyor. 6 caminin kapatıldığını söylüyor. Ama kullandığı söylem başından itibaren yanlış.

İnsanlar asimile olmayacaklarını düşündükleri zaman entegrasyon sürecine girerler. İnsanları kendi kimliklerinden soyutlamak isterseniz, entegrasyona direnirler. Asimilasyon olmadığı sürece entegresyon her zaman güçlü şekilde desteklenmelidir. Burada demokrasilerin güçlü olması gerekiyor. Bunun İçişleri Bakanı'ndan gelmesi maalesef üzücüdür.

MACRON'A TEPKİ: SAYGISIZLIKTIR
DAEŞ gibi terör örgütleriyle fiziki mücadelenin yanısıra ideolojik mücadele de önemlidir. Bu zihniyet neden güçleniyor diye baktığımızda DAEŞ'e en çok mühimmat sağlayan şeyin İslam düşmanı uygulamalar olduğunu görüyoruz. Bilimsel çalışmalarda da ortaya çıkmıştır, insan psikoloji açısından da böyledir. Göçmenlere otoriter ideoloji ile şekil vermeye, dini ya da etnik değerlerini ayara tabi tuttuğunuz her yaklaşım ters teper. Asimilasyon entegrasyon sürecinin en önemli engelidir.

Biz entegrasyonu güçlü bir şekilde destekliyoruz. Asimilasyon olmadığı sürece entegrasyon desteklenmelidir. Bir demokrasi tek başına dünyada nefes alamıyor. Bu tip yaklaşımlar aslında demokratik süreçleri zehirleyen, toplumların demokratik düzenine zarar veren hadiselerdir.

Ülkemizle ilgili iftira sözkonusu olduğunda yakından takip ettiğimi ifade etmiştim. Macron Osmanlı İmparatorluğu'na atıf yaparak Türkiye'yi suçluyor. Türkiye'nin Cezayir'i siyasal hafızasını manipüle ettiğini söylüyor.

Cezayir ulusuna, devletine kiralık hafıza kullanıyor demek bir saygısızlıktır. Fransa'da önce Cezayir'de bir devlet var mıydı deniyor. Bu da saygısızlıktır. Cezayir'in devletleşme, milletleşme sürecini Fransız sömürgeciliğine bağlamak son derece yanlış bir yaklaşımdır.

MAVİ VATAN KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

CHP vekili çıktı, Mavi Vatan'ın aşırı saldırganlığı ifade ettiğini söyledi. Biz bu siyasetin tamamen karşısındayız. Mavi Vatan kırmızı çizgimizdir. Mavi Vatan için her şeyi yaparız, her türlü bedeli öderiz. Mavi Vatan, Anavatan'ın ayrılmaz parçasıdır. Silahlı kuvvetlerimiz vatanı koruma konusunda mücadeleyi güçlü bir şekilde veriyorlar.

Yunanistan ve Rum kesiminin Ege, Doğu Akdeniz'de maksimalist davranışlarından vazgeçmesi lazımdır. Ege'yi kendi gölü gören bir siyasetin varacağı hiçbir yer yoktur. En son bir Rum gemisinin ihlali karşısında Deniz kuvvetlerimiz anında müdahale ederek geri göndermiştir. Mavi vatan kırmızı çizgimizdir, ana vatanın ayrılmaz parçasıdır. Birisi çıkıp da mavi vatan kavramı saldırganlık içeriyor diyorsa, bunu da TBMM üyesi sıfatıyla söylüyorsa bunun tamamen karşısında olduğumuzu söyleriz. Mavi vatan için her türlü mücadeleyi verir, her türlü bedeli öderiz.

"DARA DÜŞERSENİZ İLK KOŞACAK YİNE TÜRKİYE'DİR"
Burada tartışılması gereken Yunanistan'ın silahsız olması gereken adaların silahlandırmış olması ve silahlandırmaya devam etmesidir. Anlamaları gereken şey, o bahsettiğiniz ülkeler zor zamanınızda yanınızda olmayacak ama Türkiye bir komşu olarak her zaman zor zamanınızda yanınızda oldu, dara düşerseniz ilk koşacak yine Türkiye'dir.

YUNANİSTAN'A NET UYARI: SAHADA GÖRÜRSÜNÜZ
Burada masada çözülebilecek pek çok mesele vardır. Hem Dışişleri Bakanlığımızın diplomatik yeteneği, hem Milli Savunma Bakanlığımızın birikimi vardır. Siz masada çalışma başlarken sahada fiili durum yaratırsanız, aşırı saldırgan tutum ortaya koyarsanız, o zaman sahada kuvvetlerimizin orada var olduğunu her zaman görmüş olursunuz. Yunanistan'ın aklı selimle hareket etmesi, sorunların diplomasiyle çözülmesi konusundaki yaklaşımımıza saygı göstermesini çok daha iyi olduğunu düşünüyoruz

YENİ ANAYASA TARTIŞMALARI
AK Parti Laik Devlet düzenini güçlü bir şekilde savunmaktadır.

SOSYAL PLATFORMALARA ERİŞİM SORUNU
'Siber Vatan' kavramı gündemimizde.

ABD'NİN 'ÜLKÜ OCAKLARI' KARARI
"Dünyanın çeşitli yerlerinde bir ara Fransa'da da oldu. Ülkü ocaklarıb aşlığı altında vatandaşlarımızın hedef gösterildiği açıklamalar ve girişimler görüyoruz. Biz genelde bu propogandanın arkasında Ermeni diasporasının lobilerinin son zamanlarda FETÖ'nün girişimleri olduğunu değerlendiriyoruz. Bu tip açıklamaları esefle karşılıyoruz. Türkiye'nin hak ve menfaatlerini koruyan, demokratik protesto haklarını korumak hiçbir şekilde terör tanımına girmez. Bu tip yaklaşımlar Amerikan demokrasisine zarar verir. Terör kavramının sulandırılması bu konudaki prensibi zaafa uğratır. Vatandaşlarımızın bu şekilde hedef gösterilmesini kabul edemeyiz. Bunu yapanların en azından bir tutarlılık anlayışı içinde olması lazımdır. PKK/PYD terör örgütüne verilen destek ortadadır. Sayın Biden döneminde de bu gündem değişmemiştir. DAEŞ'le mücadele ediyor diye bunlara destek veriliyro. Fransa'da bir firmanın Fransız iç ve dış istihbaratıyla bağlantılı PKK/PYD terör örgütüne destek ve DAEŞ'le bağlantısı ortaya çıkmış oldu. Bu aynayı öncelikle kendilerine tutmalarında fayda vardır. Vatandaşlarımızın hedef gösterilmesi, meşru ve hukuki değildir. Tamamen reddediyoruz.

YURT İDDİALARINA RAKAMLARINA YANIT
İktidara geldiğimiz günden beri öğrenci yurtları ve öğrenci kardeşlerimizin konforu her zaman gündemimizde olmuştur. Sayın Cumhurbaşanımız kendisine brifing öerildiği zaman öğrenci kardeşlerimizin bir odada kaç kişi kaldığını yakından takip etmiştir. Biz bu konuda iktidarlarımız döneminde devrimci adımlar attık. 8,5 milyona yakın öğrencimizin 4 milyonu örgüt öğretim içinde. Yurt yapılmamış gibisinden bir propaganda malum partiler tarafından başlatıldı. Bugün 81 ilde 778 yurt sayısı vardır. 731 bin 261 yatak sayısına ulaşılmıştır. Özel sektörü teşvik ediyoruz. 1 milyon 32 bine ulaşmıştır bu sayı özel sektörle birlikte. Neredeyse 10 katına çıkarılmış bir yaklaşım vardır.

Kamu ve özel açısından ortak kapasiteye baktığımızda İspanya'da 91 bin, Almanya'da 290 bin, İngiltere'de 550 bin. Türkiye'nin yaklaşık olarak yarısı. Sadece Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçildikten sonra inşa edilen yurt sayısı 217'dir. Bu öğrencilerimizin rahat bir şekilde eğitim öğretim hayatlarının tamamlamaları için ortaya konulan gayretin neticesidir. Her sene öğrenciler artıyor, ihtiyaçlar değişiyor. Bütün ihtiyaçlar karşılanıyor gibisinden bir tablo ile karşı karşıya değiliz. Yeni ihtiyaçlar var.

Belediyelerimiz, valiliklerimiz talimatlandırılmıştır. Daha da fazlasını yapacağız. Her sene yeni ihtiyaçlar ortaya çıkıyor. Biz burada ne hiçbir çivi çakılmadı, yurt yapılmadı diyen yalan siyasete itibar etmiyoruz. Bir diğer açıdan bunu istismar edenleri dikkate almıyoruz. Bizim baktığımız yer öğrenci kardeşlerimizin gözüdür. Sonuçta yüksek kapasite, 10 katına çıkaracak kadar imkanlar ortaya konulmuştur. Daha fazlası da yapılacaktır. Bu arada ortaya yeni ihtiyaçlar çıkıyor. Sayı artıyor. Tabii ki bu ihtiyaçları görmezden gelmiyoruz. Gelen her türlü talebi not ediyoruz. İlgili kurumlara yönlendiriyoruz. Ortaya çıkan ihtiyaç öncelikle sahiplendiğimiz bir ihtiyaçtır.

Sanat alanı, sinema dizi alanı kendi özgürlüğü olan bir alan. Bizim siyasetçi olarak şu diziyle ilgili şöyle düşünüyorum demek son derece subjektif yaklaşım olur. Bu bizim işimiz değil. Sanat alanının kendi özgünlüğü ve özgürlüğü var ama bir taraftan bütün dünyada bu yayınların denetlenmesiyle ilgili mekanizmalar var. Toplumda infial uyandıran yayınlar denetlenir, değerlendirilir. Burada RTÜK çerçevesinde bir değerlendirme yapılıyor. RTÜK aldığı kararlarda, RTÜK Başkanı Bekir Bey de çeşitli şekillerde yaklaşımların ne olduğunu açıklıyor. Biz tabii ki partimize, çeşitli vatandaşlarımızın talepleri, değerlendirmeleri geldiğinde ilgili kurumlara iletiyoruz. Nihayetinde siyaset alanı vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden faydalanması, kurumların doğru çalışması. Değerlendirme ve eleştirilerle ilgili olarak kendi içimizde çalışmasını yapıyoruz. Neler eleştiriliyor, neler destekleniyor, neler talep ediliyor diye değerlendiriyoruz."

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler