Takvim

Bugünkü
Takvim
  • Güncel
  • 14.08.2020 09:56
  •  - 
  • Son Güncelleme:
  •  
  • 14.08.2020 09:56
ABONE OL

, okunacak sureler nelerdir? İstanbul, Ankara, İzmir 14 Ağustos saatleri!

, okunacak sureler nelerdir? İslamiyet’te önemli bir yeri bulunan, Müslüman alemi için adeta bir bayram olan Cuma gününe erişmenin mutluluğu yaşanıyor. Farklı şehirlerden milyonlarca vatandaş nı kılmak için camilere gidecek, corona virüsle mücadeleden dolayı Mart ayından Haziran’a kadar camiler önlem amaçlı kapatılmıştı. Şimdi ise corona virüs önlemleri alınarak, herkes kendi seccadesini götürerek ibadetini gerçekleştirecek. İşte İstanbul, Ankara, İzmir

Cuma namazı nasıl kılınır, okunacak sureler nelerdir? İstanbul, Ankara, İzmir 14 Ağustos Cuma namazı saatleri!

Bu özel günde yapılan iyiliklerin de kötülüklerin de haneye iki kat yazıldığına inanılır. Cuma namazı Haziran başından bu yana sosyal mesafe kurallarına uyarak camilerde kılınıyor. İlk kez kılacak olanlar Cuma namazı nasıl kılınır? Sorusunun yanıtını arıyor. Her ilden vatandaşın ibadetini gerçekleştirmek için camilere gideceği için İstanbul, Ankara, İzmir 14 Ağustos Cuma namazı saatlerini merak ediyor ve sabahın ilk saatlerinden bu yana gündemde araştırıyor. İşte tüm bilgiler…

İL İL CUMA NAMAZI SAATLERİ İÇİN TIKLAYINIZ

CUMA NAMAZI NASIL KILINIR, KAÇ REKATTIR?

Cuma namazı öncelikle dört rekat ilk sünnet, iki rekat farz ve dört rekat son sünnet olmak üzere on rekattır. Camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır.
Öncelikle "Niyet ettim Allah rızası için Cuma namazının 2 rekat farzını kılmaya. Uydum hazır olan imama." diye niyet ederiz. Daha sonra "Allahu Ekber" diyerek Tekbir getiririz ve namaza başlarız.
Tekbirden sonra elleri bağlarız ve sessizce Sübhaneke okuruz. Sübhaneke'den sonra bir şey okumayız ve imamı dinleriz.
İmam sureleri bitirdikten sonra "Allahu Ekber" diyerek rükuya gideriz.
Rüku'da 3 kere "Sübhane Rabbiye'l-Azim" der ve doğruluruz. Doğrulurken "Semi Allahu li-men hamideh", tam doğrulunca ise "Rabbena leke'l hamd" deriz.

Daha sonra "Allahu Ekber" diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere "Sübhane rabbiyel-a 'ala" deriz. "Allahu Ekber" diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar "Allahu Ekber" dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere "Sübhane rabbiyel-a 'la" deriz.
"Allahu Ekber" diyerek secdeden ayağa kalkarız ve ikinci rekata başlarız. Ayağa kalktıktan sonra ellerimizi bağlarız ve hiçbir şey okumadan imamı dinleriz.
İmam sureleri bitirdikten sonra "Allahu Ekber" diyerek rükûya gideriz. Rüku'da 3 kere "Sübhane Rabbiye'l-Azim" der ve doğruluruz. Doğrulurken "Semi Allahu li-men hamideh", tam doğrulunca ise "Rabbena leke'l hamd" deriz.
Daha sonra "Allahu Ekber" diyerek secdeye gideriz. Secdede 3 kere "Sübhane rabbiyel-a 'ala" deriz. "Allahu Ekber" diyerek dizlerimizin üzerinde otururuz. Tekrar "Allahu Ekber" dedikten sonra yine secdeye gideriz ve 3 kere "Sübhane rabbiyel-a 'la" deriz.
Secdeden kalkarken "Allahu Ekber" diyerek Tahiyyata otururuz ve Ettehiyyatü, Allahumme Salli, Allahumme Barik ve Rabbena dualarını okuruz. Dualar bittikten sonra imamla birlikte önce yüzümüzü sağa çevirir "Es selamu aleyküm ve rahmet'ullah" der selam veririz. Aynı şekilde sola da selam verdikten sonra Cuma namazının farzı tamamlanmış olur.

CUMA NAMAZINDA İÇ EZANI OKUMANIN HÜKMÜ NEDİR?

Cuma günü öğle vaktini bildiren ezan, Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde cami içinde hatip minbere çıktıktan sonra okunan iç ezandı. Bu sebeple cuma günü hutbeden önce okunan iç ezanın, hatibin huzurunda olması hutbenin sünnetlerindendir.
Hz. Osman döneminde şehrin genişlemesi ve iç ezanın her tarafta duyulmaması üzerine, namaz vaktinin girdiğinin bildirilmesi maksadı ile dışarıda ezan okutulmaya başlandı. Hz. Peygamberin (s.a.s.) uygulaması olan iç ezanın da okunmasına devam edildi (Kâsânî, Bedâî', I, 152).

CUMA HUTBESİNDE YAPILAN DUAYA "AMİN" DEMEK CAİZ MİDİR?

İslam âlimleri, gerek cuma hakkındaki hadisleri, gerekse Resûlullah'ın (s.a.s.) uygulamasını göz önüne alarak hutbenin esasını teşkil eden rükünler ile sahih bir hutbede uyulması gereken şartları ve hutbenin adabını tespit etmişlerdir (Kâsânî, Bedâiu's-sanâî, II, 196). Hatip hutbe irad ederken cemaatin konuşmasının doğru olmadığını ifade eden hadisler vardır (Buhârî, Cumua, 36; Müslim, Cumua, 11; Muvatta, Cuma, 6; Ebû Dâvûd. Salât, 237; Tirmizî, Salât, 256; Nesâî, Cumua, 22). Hanefi ve Şâfiîler bu hadislere dayanarak zaruret olmadıkça hutbe esnasında konuşmayı mekruh; Hanbelî ve Mâlikîler haram kabul etmişlerdir (Kâsânî, Bedâiu's-sanâî, II, 198; Şirbînî, Muğni'l-muhtâc, I, 429-430). Diğer taraftan yine Resûlullah'ın (s.a.s.) uygulamasını göz önüne alan İslam âlimleri hutbede müminlere dua etmenin mendup veya rükün olduğunu söylemişlerdir (Kâsânî, Bedâiu's-sanâî, II, 196).


Buna göre, hutbenin dinlenmesi, bu esnada başka işlerle uğraşılmaması, konuşulmaması gerekir. Ancak, Hz. Peygamberin (s.a.s.) ismi anıldığında sessizce salavat okunması, hatibin duasına 'âmin' denmesi, konuşma olarak değerlendirilmediğinden, bunların yapılmasında bir sakınca yoktur (Bkz. Kâsânî, Bedâiu's-sanâi', I, 264; İbn Âbidîn, Reddü'l-muhtâr, III, 35).