Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, "Dünya sistemi bu kadar çok adaletsizliklerle doluyken, bu kadar çok zenginin bu kadar çok güçlünün hakim olduğu bir dünyayken ne Suriye'yi çözebilirsiniz, ne mülteci meselesini çözebilirsiniz ne de bir başka meseleyi çözebilirsiniz. Türkiye insanlığın son kalesidir. Türkiye büyük medeniyetimizin son kalesidir. Bugün dünya Türkiye'nin ortaya koyacağı fikirlere muhtaçtır." " dedi.
Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, partisinin Kocaeli'de düzenlediği Gençlik Şöleni'ne katılarak, burada katılımcılara hitap etti.
"BİR ZADEGAN HAKİMİYETİ VARDI" "Yeni bir Türkiye kuracağız" dediklerini hatırlatan Kurtulmuş, şunları kaydetti: "40 sene evvel diyorduk, 50 sene evvel diyorduk, 100 sene evvel diyorduk, 150 sene evvel diyorduk. 150 senedir bu topraklarda mücadele veriyoruz. Bir tarafta bu millete karşı tepeden bakan bu milleti adam etmeye çalışan, bu milleti tek tip hale getirmeye çalışan, batıda ne gördüyse onu taklit etmeye çalışan bir zadeganın hakimiyeti vardı. Ona karşı da biz yeniden güçlü bir millet olarak ayağa kalkabiliriz diyenler vardı. Şehbenderzde vardı, Mehmet Akif vardı, Eşref Edip vardı, sonraki dönemlerde saydıklarım niceleri vardı. Büyük bir mücadele verildi. Bir tarafta Genç Osmanlılarla, Jön Türklerle başlayan Jakoben elitlerin İttihat Terakki ile gelen anlayışı, bir tarafta oradan Cumhuriyet Halk Fırkasıyla günümüze kadar gelen anlayış. Diğer tarafta bu insanların eliyle kurulan bir büyük fikir hareketi.
"SABIRLA İNATLA İNANÇLA MÜCADELE VERİLDİ" Türkiye'de bu mücadele verildi, fikir alanında verildi. Gergef gergef işlendi, çok fazla insanımız yoktu, insanımız çok okumuş da değildi, şehirlere çıkacak çok sayıda adamımız da yoktu. Sabırla, inatla, inançla mücadele verildi. Dağ bayır dolaşıldı, herkese anlatıldı. Arkasından büyük bir siyasi mücadele verildi. 1. Meclis'te 2. Grup bu büyük siyasi mücadelenin başlangıcıdır. Arkasından tek parti devri geldi. Farklı siyasetler konuşulmasına zemin bulamadı, yasaktı farklı şeyler söylemek. Arkasından çok parti dönemi geldi. Çok parti dönemiyle birlikte bu siyasi mücadeleyi bu irfan mektebinin siyasi mücadelesini çok şükür bu günlere kadar getirdik. Rahmetli Menderes'le, rahmetli Erbakan'la, rahmetli Turgut Özal'la ve Recep Tayyip Erdoğan'la buraya kadar geldi." "DİYORLAR Kİ 3 MİLYAR VERELİM BU MESELEYİ ÇÖZÜN" AK Partili Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: "Yeni Türkiye'yi istiyoruz, yeni bir dünyanın kurulmasını istiyoruz. Neyi kastediyorum birkaç şeyle resmedeyim. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki her gün Ege'de Akdeniz'de onlarca masum insan denizden toplanıyor. Bu insanalar savaştan kaçıyor, bu insanlar zulümden kaçıyor bu insanlar ölümden kaçıyor, bu insanlar açlıktan kaçıyor. Yarım bardak su yarım lokma ekmek için çoluk çocuğunu uyduruk bir bota bindirip Yunanistan'a Avrupa'ya gitmeye çalışıyor. Kim sahip çıkıyor? Türkiye'den başka kimse sahip çıkıyor mu? Bütün dünya izliyor ta ki Alan bebeğin cesedini sahilde görene kadar. Alan bebeği de gördükten sonra meselenin çözümüne ilişkin bir şey söyleyemiyorlar. Çünkü o meseleyi çözecek yeni bir dünya kurulmasına ilişkin vizyonları yok da onun için. Seyrediyorlar, bize de diyorlar ki size 3 milyar verelim siz bu meseleyi çözün. Biz kimseden para istemiyoruz, kimseye elimizi açıp dilenmiyoruz. Bizim paramız belki onlar kadar çok değil ama bizim gönlümüz onlardan çok daha zengin, bizim zihnimiz onlardan çok daha zengin. 2 milyon 700 bin Suriyeli var bu beyler 100 tane 500 tane mülteci aldığı zaman 'Eyvah, aman bu kadar mülteciyi nereye koyacağız' diyorlar. Biz onlara evlerimizi, gönüllerimizi açıyoruz."
"SAVAŞI ÇÖZECEK PERSPEKTİFLERİ YOK" Kurtulmuş, Suriye'de bir savaşın sürdüğünü anımsatarak şu ifadeleri kullandı: "Suriye 2011 yılının Nisan ayından bu yana yaklaşık 440 bin insanın öldüğü bir ülke. Savaşı nasıl çözeceksin? Bunu da bilmiyorlar. Savaşı çözecek perspektifleri olmadığı için, dünyanın bütün orduları Suriye dolayısıyla buraya geldi. Rusya burada, Amerika burada, Çin burada, Avrupa ülkeleri burada, herkes burada. Suriye sorunu nasıl çözülecek bilemiyorlar. Ukrayna'da kriz var, Ukrayna'da ihlal var. Ukrayna krizini Avrupa'nın göbeğinde çözebiliyorlar mı? Çözemiyorlar. Çözmeleri mümkün değil çünkü nasıl çözeceklerini bilmiyorlar. Niye yeni bir dünya istiyoruz? Dünyada şu anda en zengin yüzde 0.83 yani yüzde 1 bile değil. Dünyanın en zengin yüzde 1'i dünyanın servetinin yüzde 44'üne sahip. Yüzde 1, yüzde 44, yarısına sahip dünya zenginliğinin. Dünya sistemi bu kadar çok adaletsizliklerle doluyken, bu kadar çok zenginin bu kadar çok güçlünün hakim olduğu bir dünyayken ne Suriye'yi çözebilirsiniz, ne mülteci meselesini çözebilirsiniz ne de bir başka meseleyi çözebilirsiniz. Türkiye insanlığın son kalesidir. Türkiye büyük medeniyetimizin son kalesidir. Bugün dünya Türkiye'nin ortaya koyacağı fikirlere muhtaçtır."