600 STK'dan terör örgütüne tepki

Diyarbakır'da 600 sivil toplum kuruluşu bir araya gelerek PKK terör örgütüne silah bırakma çağrısında bulundu.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
600 STK'dan terör örgütüne tepki
Diyarbakır'da bir araya gelen Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde faaliyet gösteren 600'den fazla sivil toplum kuruluşunun temsilcisi, terör örgütü PKK'ya "silahları bırak" çağrısı yaptı.

Memur Sendikaları Konfederasyonu (Memur-Sen) öncülüğünde merkez Yenişehir ilçesindeki Şeyh Said Meydanı'nda toplanan, aralarında Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın'ın da bulunduğu sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri son günlerde yaşanan terör saldırılarını kınadı.

Ellerindeki Türkçe ve Kürtçe dövizlerle terör örgütüne çağrıda bulunan sivil toplum kuruluşlarının üyelerine bazı vatandaşlar da destek verdi.

"SİLAH HAK ARAMA YÖNTEMİ OLAMAZ"

STK'lar adına ortak bildiriyi okuyan Eğitim-Bir Sen Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Çakırcı, kardeşliğin sağlam bir zeminde ümmet bilinciyle hareket edilerek oluşturulabileceğini söyledi.

Sorunların hak ve adalet çerçevesinde ele alınarak çözülebileceğini ve akan kardeş kanının durdurulabileceğini belirten Çakırcı, şöyle konuştu:

"Kandan beslenen, çatışma kültürünü geliştiren, aramızdaki bağı güçsüzleştiren ve statükocu, tek tipleştirici zihniyetle mücadelenin yolu İslam kardeşliğidir. Yüreklerimizi dağlayan elim hadiselerin yaşandığı şu zorlu günlerde hepimize düşen, bir kez daha birbirimize sımsıkı kenetlenmektir. Çabamız ebedi kardeşliktir. Silah hak arama yöntemi olamaz ve var olan sorunları derinleştirmekten başka işe yaramaz."

"BARIŞIN TEMEL ŞARTI SİLAHLARIN SUSMASIDIR"
Normalleşememenin ana nedeninin şiddet ve vesayet arayışları olduğuna işaret eden Çakırcı, her iki arayışın amacının da temel hak ve özgürlükler ile kardeşlik hukukunu rafa kaldırmak olduğunu ifade etti.

Çakırcı, "Bize düşen görev ise her şartta bize dayatılanı reddetmek, bütün farklılıklarımızı bir kenara koyarak ortak irademize sahip çıkmaktır" diye konuştu.

Barışın en temel şartının silahların susması olduğunu vurgulayan Çakırcı, "Barışın taçlandırılması için örgüt derhal silah bırakmalı, normalleşmenin önü açılmalı, korku ve baskıya neden olan dayatmalardan vazgeçmelidir. Kalıcı barış, PKK'nın hem şiddet dilini hem şiddet aparatlarını hem de şiddet aracı olan silahı bırakmasıyla mümkündür" ifadesini kullandı.

Çakırcı, siyasetin tek tipçi, dışlayıcı anlamlar içeren çağrılardan vazgeçmesi, çözüm olarak sokağı değil, TBMM'yi görmesi gerektiğini dile getirdi.

Sorunun güvenlik bürokrasisine havale edilmeden çözüme kavuşturulmasını ve kardeşlik süreci ile elde edilen kazanımların heba edilmesine izin verilmemesini isteyen Çakırcı, "Vesayetçiler eliyle getirilen uygulamaların son bulduğu bir süreçte geçmişe özlem duyan yapıların tuzaklarına siyaset düşmemelidir. Süreç içerisinde gerçekleştirilen sessiz devrime sahip çıkılmalıdır" şeklinde konuştu.

"ÇÖZÜM SÜRECİ YENİDEN CANLANDIRILMALIDIR"

Çakırcı, devletin demokratik dönüşümü için atılan adımlardan vazgeçilmemesi, özgürlükçü bir anayasanın yapımı için sorumluluk alınması gerektiğini ifade ederek şunları kaydetti:

"Siyaset adalete, hukuka ve ahlaka dayalı değerleri kendine referans yapmalıdır. Siyaset fitne, kin ve yalandan uzak durmalı, illegal yapıların değil milletin sözcülüğüne soyunmalıdır. Yeni Türkiye'nin çok kültürlü toplumsal hayat, eşitlik ve her bireyin karar süreçlerinde aktif olarak yer alacağı zemin üzerine bina edilmesi zorunluluğu karşısında Çözüm Süreci yeniden canlandırılmalı, Meclis'te temsil edilen siyasi partiler başta olmak üzere bütün siyasi partiler sürece destek sağlamalıdır. Çözüm paydaşlığı kitlesi genişletilmeli, sürece bölgedeki tüm değerlerin katkısı ve katılımı sağlanmalıdır."

Devletin "güvenlik-özgürlük" ilkesine bağlı kalarak sorunla yüzleşmekten çekinmemesi gerektiğini belirten Çakırcı, "Çözüm Süreci'ne yönelik millet desteğine devlet sahip çıkmalıdır. Süreç başladığı andan itibaren devlet bütünleştirici ve uzlaştırıcı yüzünü göstermiştir. Bugün ise devletin koruyucu yüzünü de göstermesi ve bölge halkı üzerinden kurulmaya çalışılan illegal vesayete izin vermemesi gerekmektedir" görüşünü savundu.

Sorunun siyasi, iktisadi, etnik ve psikolojik yönleri bulunan karmaşık bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Çakırcı, "Bu sorundan nemalananlar birliğimizi hedef almaktadır. Biz kararlı bir duruş sergileyip sorunun çözümüne her şartta destek sunabilirsek meseleyi demokratik bir ortama çeker, kalıcı çareler üretebiliriz. Yaşanan acı, gözyaşı, ıstırap, şiddet ve çatışmaları sona erdirmek için tek ses, tek yürek olmalı, aramıza fitne tohumları ekmeye çalışanları deşifre edip ortak değerlerimizi zaafa uğratanlara karşı ortak mücadele vermeliyiz" çağrısını dile getirdi.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler