"Gülen neden ülkesine dönmüyor" diye soramazlar
Bugünkü yazısında kendisini eleştiren Ekrem Dumanlı'ya cevap verdi. 'Türkiye'de basın özgürlüğü bitti' diye yabancılara jurnallememelidir..." diyen Barlas, "Dumanlı'nın Cemaati boş polemiklerin içine çektiğini yazdı.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Sabah yazarı Mehmet Barlas Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı'nın cemaat'i boş polemiklerin içine çektiğini yazdı. Barlas, "Cemaat"in tabanındaki bazı kesimlerin Cemaat'i angaje edebilecek siyasi davranışlar sergilemeleri yüzünden, Cemaat dışı kesimlerde Sayın Gülen'in de eleştirilere hedef olduğunu görmezden gelmek mümkün mü" diye sordu.
Barlas "Cemaatler sivil toplum örgütü değildir" başlıklı yazısında şunları yazdı:
Zaman gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı dünkü yazısında Cemaat'i
ve Fethullah Gülen'i bana karşı savunmak gereğini hissetmişti. Bu yazı gereksiz ve
anlamsız bir polemiğe de neden olabilecek nitelikteydi.
polemiklerin odağına oturtacak üsluptan kaçınması gerektiğini herhalde zamanla
öğrenecektir.
Örneğin "Bazıları"nın demokraside "Sivil Toplum Örgütleri"nin rolünü
anlamadıklarını yazmış. İşin alfabesinden başlarsak dini cemaatler demokratik sivil
toplum örgütleri değildir. Siyasi parti hiç değildirler. Mesela sivil toplum kuruluşuna
veya bir siyasi partiye üye iseniz, lideri de eleştirebilirsiniz. Ama bir cemaate
mensupsanız sadece başbakanı eleştirebilirsiniz. Cemaatin yayın organlarında
Başbakan'a "Diktatör" diyebilirsiniz, ama "Gülen neden ülkesine dönmüyor"
diye soramazsınız.
İleri gidenler
Turan Güneş "Partilerin ileri gelenleri ve ileri gidenleri vardır" demişti bana...
Demek aynı durum dini cemaatler için söz konusu.
"Gülen Cemaati"ne "Hizmet" denilirken Başbakan Erdoğan'ın ülkeye yaptığı
"Hizmet"leri görmezden gelip, onu hedef alanlara kucak açılmasını anlamak kolay
değil.
"Cemaat"in tabanındaki bazı kesimlerin Cemaat'i angaje edebilecek siyasi
davranışlar sergilemeleri yüzünden, Cemaat dışı kesimlerde Sayın Gülen'in de
eleştirilere hedef olduğunu görmezden gelmek mümkün mü?
Pazar günkü Yeni Şafak'ta Cem Küçük'ün "7 Şubat Tarihin Kırılma Anıdır"
başlıklı yazısındaki iddialar yenilir yutulur gibi miydi?
Erbakan ve Cemaat
Ya da 28 Şubat döneminde rahmetli Erbakan'a karşı izlenilen tutumu, Milli Görüş mensupları hâlâ hatırlamıyorlar mı?
Dumanlı'nın bana yönelttiği eleştirilere gelince...
Örneğin benim bir Rus gazetesine verdiğim demeçte Gülen'i Soros'a benzettiğimi yazmıştı bu genç meslektaşım. Oysa
bu konuya kendi köşemde açıklık getirmiştim.
Gülen'i Soros'a benzeten kişi ben değildim. Bu benzetmeyi yapan Komsomolskaya Pravda'nın muhabiri Daria
Aslamova'ydı... Benim dışımda görüştüğü bazı diğer Türk gazetecilere de "Gülen Müslüman Soros mu" diye
sormuştu.
Yani mesele benim Sayın Gülen'i bir kişiye benzetmem meselesi değil, Sayın Gülen'in dış dünyaya verdiği imajla ilgiliydi.
Ben yazımda bu meseleye parmak basmıştım.
Sözcü gibiymişim
Dumanlı benim Cemaat gazetelerinde Sabah'ı ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ı hedef alan yorumlara yönelttiğim eleştiriye
de şöyle yaklaşmıştı:
"- Bir partinin sözcüsü gibi yazılar döşenen üstat, acaba başka yazarların sansürlenmesini mi ya da derhal
susturulmasını mı istiyor? Belki de işten atılmalarını mı temenni ediyor? Başyazarlığını yaptığı gazetenin
ombudsmanı kovuluyor; ona bir kelime ile itiraz etmiyor."
Dumanlı'nın bu suçlamalarına karşı sevgili Hüseyin Gülerce'nin Zaman'da yayınlanan yazısındaki şu satırları okumasını
tavsiye edebilirim:
Gülerce'nin cevabı
"- Yıllarca yüksek ücretler aldıkları halde seslerini çıkarmayıp, sonra etkisiz kaldıklarını gördüklerinde
patronlarını aşağılayıcı, karalayıcı, suçlayıcı yazılar yazıp kendilerine yol verilmesinin zeminini
hazırlamamalıdır. Sonra da bunu 'Türkiye'de basın özgürlüğü bitti' diye yabancılara jurnallememelidir..."
Ben haksız eleştiriler ve yıpratma kampanyaları karşısında Turgut Özal'ı savunduğum gibi, bugün de komploculara karşı
Başbakan Erdoğan'ı savunuyorum.
Ne bir partinin ne de bir cemaatin sözcüsüyüm. Özgür, bağımsız ve özerk olmayı Cemaat görevlisi bir gazetecinin
anlaması kolay değildir. Attığı bir tweetle aforoz edilen Ergun Babahan da herhalde hâlâ anlayamıyor bu durumu.