Terörle mücadele durmayacak
Başbakan Erdoğan, "Kurumlara yönelik, milleti galeyana getirmeye yönelik girişimler en hafif tabiriyle sorumsuzluktur, alçaklıktır" dedi.
Tüm güvenlik güçleri hukuk çerçevesinde ellerinden geleni yapıyor. Silahları artık susturulmamalı, şöyle böyle yapılmalı... Hiçbir zaman bizim güvenlik güçlerimiz, operasyonlarını, terör örgütü bu yolda bu şekilde devam ettikçe durdurmayacaktır, durduramaz. Onun görevi terör örgütüyle bu mücadeleyi sürdürmektir. Bu süreçte böyle devam ettirmek zorundayız. Uzantılarının ağzından ne tip ifadeler çıktığını görüyorsunuz.
Demokrasilerde kimse eleştireden azade değildir. Sivil toplum ve medya soruları sormak ve cevap aramak zorundadır. Türkiye değişim sürecini yaşarken, bizdeki doğru bilgilenme ihtiyacı yeniden tanımlanmalı. Her olay, her acı hadise arkasından ortaya konan tavır maalesef eleştiri boyutunu aşıyor, olayı aydınlatma, olayla ilgili doğru soruları sorma boyutunu aşıyor, tam anlamıyla bir linç kampanyasına dönüşüyor. Her acıdan sonra olay linç kampanyasına dönüşüyor. Önce sosyal medyada önce bir linç atmosferi oluşuyor, sonra medyada sansasyon ve yarış saiki gerçeğin önüne geçebiliyor. Muhalefet de her hadiseyi siyasi fırsatçılık haline getirebiliyor.
Afyon'da meydana gelen hadiseye yakından bakın. Kurumlara ve hükümete karşı linç kampanyasına dönüşüyor. Biz hükümet olarak devlet kurumlarını daha şeffaf hale getirirken bir kişinin hatasını tüm kurumu bağlamaz dedik. Sistemli bir linç girişimi uygulanıyor.
Beytüşşebap'ta jandarma lojmanında Türk bayrağı indirildi diye haberler yapılıyor. Oradaki bir kaç erimiz bayrağımızın zarar görmesini engellemek için bayrağımızı oradan alıyor. Oynanan oyunu bildiğim için ağır konuşuyorum, bu girişimler en hafif tabiriyle sorumsuzluktur, alçaklıktır.Bu beyefendiler Boğaz'a karşı keyif çatarken televizyonlarının karşısında alkollü içkilerini yudumlarken, orada vali, kaymakam, asker, polis, korucu, istihbaratçı canını ortaya koyuyor. Bir çocuğun, bir kadının arkasına saklanarak alçakça mermi yağdıran terörist karşısında bizim güvenlik güçlerimiz canlarını siper ediyor. Oradaki görevli kardeşim kızılcık şerbeti içtim diyor.
Bakıyorsun birisi çıkıyor, ne düşüklüktür ya... Genelkurmay Başkanı'mızı ehliyetsizlikle suçluyor. Bakıyorsunuz ÖSYM Başkanı'nı ehliyetsizlikle suçluyor. Ya senin ehliyetin ne? Yani köşelerinizden veya televizyon ekranlarınızda yaptığınız saldırılarla size verilen ehliyet mi var bir yerlerde? Yani 40-45 yılını bu ordunun değişik kademelerinde hizmet ederek geçirecek, ondan sonra da gelip Genelkurmay Başkanı olacak bir insana, sen kalkacaksın utanmadan, sıkılmadan 'hükümete yalakalık yapıyor' diyeceksin. Böyle terbiyesizlik olmaz. Birisi başlık atıyor, yine hükümete çattı. Çatacağım tabii. Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır, biz şeytan olamayız. Anlamayanlar için buradan hitap ediyorum, biz bu millete sevdalıyız. Ama o köşelerinde yazı yazanlar efendilik yapmaya çalışıyorlar. Kurumlara yönelik, kurum personelinin motivasyonunu kırmaya yönelik, milleti galeyana getirmeye yönelik bu girişimler en hafif tabiriyle sorumsuzluktur, alçaklıktır.
Terörü bir kazanç kapısına dönüştürmüş olanlar var. Kendi hırsları için hükümeti ve kurumları hedef alanlar. Hükümet yıpransın da ne olursa olsun, yerli, milli bir anlayış değildir. Hükümet yıpranıyor diye teröre zımni bir destek verirsen, o terör yarın gelir seni de vurur. İl başkanım kaçırılıyor, ana muhafelet başkan yardımcısı evini arıyor. AK Parti aramadı, bizden yardım istediler diyor. Ben aradığımda bana, burada terör örgütünün uzantısıyla miting yapanlardan yardım alacak kadar düştüm mü diyor.
Ya Kandil ya TBMM
Terör örgütü ve uzantısı iki tercih yapacak, ya Kandil, ya TBMM. TBMM'de kalmayı düşünüyorlarsa saygı görürler, karşılık bulurlar. Ama 'hayır' diyorsa o zaman onlar için tek yer var Kandil. Buyursunlar Kandil'de yollarına devam etsinler. Medyada yer alan görüntüler suç duyurusudur, yargı üzerine düşeni yapacaktır. Parlamentoya düşen görev ne ise o yapılacaktır. Bu parlamento yol geçen hanı değildir, demokrasi mücadelesi verenlerin, millete hizmet etmek isteyenlerin yeridir.
Ey CHP, ey MHP, gelin Sivas'ın ötesine geçin. Halk ile bütünleşin. Bu işi sadece AK Parti'ye bırakmayın. CHP, bizimle ortak adım atmaya yanaşmıyor.
BDP terör örgütünün uzantısı olmakta ısrar ediyor. Bizi sinei milletle tehdit ediyorlar. Gitmek istediğiniz yere kadar yolunuz var. Kürt kardeşlerimiz Meclis'te zaten AK Parti tarafından temsil ediliyor. Siz silahlı efendilerinize uşaklık yapmaya devam edin.
Dersaneler kaldırılıyor
Dershanecilik olayını kaldıracağız. Bundan kim gücenirse gücensin. Kusura bakmasınlar. Bu benim halkımın, vatandaşımın ortak talebidir. (Dershaneler) Eğitim öğretime hizmet verecekseniz, okullaşın, okullar kurun. Biz de sizden hizmet alımı yapalım ve sizin sınıflarınızı öğrencilerimizle biz dolduralım. Bedeli neyse biz verelim. Sizi açıkta bırakacak değiliz. Biz yatırımdan kurtulmuş oluruz, siz de hizmetinize aynen devam edersiniz. Bakıyorsunuz bu güzel bir teklif demiyorlar. Niye. Öbür taraf çok daha tatlı da onun için. Orada adeta merdiven altı hizmet var, diğerinde ciddi bir kurumsallaşma olacak da onun için. Bunun adımını atacağız ve er geç 2013-2014'e de biz o sistemle birlikte girmiş olacağız. Bu ülkede öyle bir sömürü sistemi vardı ki; tamamen dersanelere hizmet ediliyordu.