Erdoğan: Bayrağımıza laf söyletmeyiz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Adana Ak Parti İl kongresinde konuşma yaptı.
Yerel yönetimde başarılı olamayanların merkezi yiöentimde başarılı olması mümkün değil. Bunlar belediyelerinden Antalya belediyesinde olduğu gibi bizzat itiraf edilen yolsuzlukalr var.
Özgürlüklerden bahseden BDP yönetimi biraz da insana bahsetseler çok güzel olur. BDP'ye gönül verenlere sesleniyorum artık gelin bu yalnışları görelim. Korkutarak tehdit ederek, ordaki insanlara zarar vereceksin. Kürtlerin acısını onların asla kaygısı değil. Sadece tahrik tohumları ekmeyi biliyorlar. ABD'ye gittiler PKK bir terör örgüüt değildir diye açıklama yaptılar. Demirtaş TV programından PKK'lıalr teslim olmasın diyor. Bunlar da vicdan yok. Bunların dağdaki gençlerin robota dönüşmüş gençlerin kanından besleniyorlar.
Dağa çıkan gençlerin nasıl bir ortamda yaşadığını herkes biliyor.
CANLI KALKAN
Askerin önüne, polisin önüne dikiliyorlar, canlı kalkan oluyorlar. Sizin bu kadar cesaretiniz, vicdanınız, bu kadar arzunuz var da niçin terörün, teröristin önünde bunlar canlı kalkan olmuyorlar. O kalleş intihar bombacılarının önünde neden canlı kalkan olmuyorsunuz. Bingöl'de şehit Hatice Belgin kardeşimiz, yanındaki çocukları için, sokaktaki vatandaşlar için canlı bombanın üzerine kapaklanarak daha büyük faciayı önleyebiliyor. Eğer Hatice Belgin'in yüzde biri, binde biri kadar yüreğin, cesaretin, annelik şefkatiniz varsa güvenlik güçlerinin önünde değil, gidip o kanlı terörün, teröristin, o kalleş intihar bombacılarının önünde canlı kalkan olun.
Dört tane kırmızı çizgimin olduğunu söyledim. Bunlar tek millet. Çünkü biz ayrışmaay karşıyız. Bütün etnik gruplarla biriz. Tek miletiz. İkincisi tek bayrak dedik. Bizim bu bayrağımıza laf söyletmeyiz. Üçüncüsü tek din. Dörtdüncüsü tek devlet dedik. Bizde etnik milliyetçilik olmayacak. Bütün etnik gruparı Allah için sever onlara saygı duyarız. Bizde dinsel milliyetçilik yok. Müslüman olmayanın da hakkını korumakla mükellefiz.
Biz vatanın bütününe hizmet götürmeyi amaçlıyoruz. Teşvik paketiyle kalkınmada dengeyi sağlayacağız.
Resmi törenler daha önce 3 ayrı yönetmeliğe göre yapılıyordu. Ve artık bu kalkıyor. 29 Ekim ve 30 Ağustos Kutlama törenlerini n yükü TSK 'ya brakılmıştı bunu akldırıyoruz. Kamu personeli ve çocukalrı yıpratmayacak bir düzenleme getiriyoruz.Çocuklarımız günlerce bunun için çalışıyor. Biz bununla koyu resmi perdeyi askeri görüntüyü kaldırıyoruz. Her vatandağşımızın kendisini içinde bulabileceği sade bir düzenlemeyi getiyoruz. Mahalli kurtuluş günleri geliyor. Bundan sonra tebrikleri sayın cumhurbaşkanı kabul edecek. Demokratikleşme ve sivilleşme yönündeki adımlardan birinin ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
ADANA'YA HİZMET
Biz Adana'ya her zaman eserlerimizle, yatırımlarımızla geldik. Biz Adana'ya laf değil, şiddet değil, tahrik ve nifak tohumları ekerek değil iş üreterek, hizmet üreterek, eser üreterek geldik. Bildiğiniz gibi 12 Haziran seçimleri öncesinde Adana'da seçim bürolarımıza, milletvekili adaylarımıza, parti merkezlerimize pek çok saldırılar yapıldı. Biz Adana'da seçimi kaybedeceklerini anlayıp silahla, sopayla, taşla, molotofla yapılan çirkefçe saldırılara asla prim vermedik. Şunu buradan bir kez daha altını çizerek söylüyorum, Ak Parti, AK Parti'nin teşkilatı, Ak Parti'nin gençleri, silahla, sopayla, taşla, motolofla değil, fikirleriyle, projeleriyle, hedefleriyle, vizyonuyla konuşurlar. Bu anlayışla 80 vilayette kardeşlik ve dayanışma içinde ürettiğimiz eserleri aynı oranda Adana'da da ürettik, Adana'ya da kazandırdık.
rdoğan, Cumhuriyet tarihinde görülmedik yatırımlar gerçekleştirdiklerini ifade ederek, "Ben buradan, Adana'dan diğer partilere, diğer partilerin yönetimlerine soruyorum, siz değerli kardeşlerim de şöyle başlarını iki elinin arasına alsın, hep beraber soralım bu soruyu, ey CHP, ey MHP, ey BDP, sizin belediyeleriniz var, sizin büyükşehir belediyeleriniz var, AK Partili belediyeler devletten ne ödenek alıyorsa aynı oranda o belediyeler de alıyor, peki Allah aşkına ne yaptınız, ne ürettiniz?" diye sordu.
Erdoğan, şöyle devam etti:
"29 Mart 2009'dan bugüne kadar 3 sene içinde belediyecilik görevini üstlendiğiniz illerde o illere, o vatandaşlarımıza hangi eseri, hangi hizmeti, hangi büyük yatırımı götürdünüz? Belediyecilik bir anlamda iktidar provasıdır. Yerel yönetimlerde başarılı olamayanların merkezi yönetimde başarılı olması mümkün değil. Belediyedeki hizmetiniz, hizmet anlayışınız aslında iktidar vizyonunun bir göstergesidir. Peki bunların belediyelerinde ne var? Bunların belediyelerinde işte Antalya'da olduğu gibi, işte Ankara Yenimahalle'de olduğu gibi bizzat kendilerinin itiraf ettiği yolsuzluk var. İşte Diyarbakır'da belediye başkan yardımcılıklarını kim yapıyor diye bir sorarsanız size gerçek cevaplar gelir. Bunların belediyelerinde rant kavgası var. Bunların belediyelerinde kendilerinin de 'yamyamlık' diye ifade ettiği kadrolaşma var. Onlar söylüyor ben söylemiyorum. Bizzat belediye başkanları söylüyor, ben söylemiyorum. Bunlar belediyeciliği nasıl bir rant aracı olarak görüyorlarsa işte aynı şekilde Türkiye'yi yönetmeyi de iktidarı da bir rant aracı olarak görüyorlar."