"Ergenekon Fırat'ın doğusuna uzanmak zorunda"

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Ergenekon'da derin devlete ulaşmak isteniyorsa Fırat'ın doğusuna uzanmak zorunda olunduğunu söyledi.

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Ergenekon Fırat'ın doğusuna uzanmak zorunda"

Uludere olayını Birleşmiş Milletler'e taşıdıklarını açıklayan Demirtaş, yarın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne suç duyurusunda bulunacaklarını belirtti.

Partisinin grup toplantısında konuşan BDP Eşbaşkanı Demirtaş, Hakkari kent merkezinde bir bombanın patlatıldığını hatırlatarak bir kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Saldırıyı açık ve tereddütsüz bir şekilde kınadıklarını ve sorumluların kimse açığa çıkarılması için objektif soruşturmayı takip ettiklerini dile getiren Demirtaş, valinin patlama sonrası yaptığı açıklamayı eleştirdi. Hükümetin geçmişte olduğu gibi Hakkari'deki patlamada da karnesinin zayıf olduğunu savunan Demirtaş, yaralı polislerin olduğunu, ancak olmadığına ilişkin iddialar bulunduğunu ileri sürdü.

Uğur Mumcu'nun öldürülüşüyle ilgili Hrant Dink cinayetinde olduğu gibi bir örgütün ortaya çıkarılamadığını iddia eden Demirtaş, aradan geçen bunca zamana kadar Mumcu olayının aydınlatılamadığını ifade etti. Silopi'de 2001 yılında kaybedilen iki kişi konusunda da bir gelişme olmadığını dile getiren Demirtaş, yarın bir anma programı düzenleneceğini ve katılımın yüksek olmasını istedi. Şırnak Alay Komutanı Levent Ersöz'ün bugün Ergenekon tutuklusu olduğunu hatırlatan Demirtaş, soruşturmanın defalarca derinleştirilmesi için başvuru olmasına rağmen Ersöz'e konuya ilişkin tek bir soru dahi sorulmadığını savundu. Ergenekon soruşturmasının bu yüzden eksik olduğunu ileri süren Demirtaş, tutuklu olan askeri yetkili bürokratlarının işkence, köy yakmaların sorumluları olduğunu iddia etti.

"Savcı bir tek soru sormaz mı?" diyen Demirtaş, bununla ilgili binlerce olay, vaka olduğunu savundu. Bölgede bunun adının faili meçhul değil, belli olduğunu ve devlet yetkililerinin elini kolunu sallayarak bu cinayetleri işlediklerini ileri süren Demirtaş, JİTEM'in merkezi olan Silopi'deki olayların aydınlığa kavuşturulmadan deşifre edilmesinin bir anlamı bulunmadığını savundu. Ergenekon'da derin devlete ulaşmak isteniyorsa Fırat'ın doğusuna uzanmak zorunda olunduğunu vurgulayan Demirtaş, aksi halde derin devletle mücadele edildiği konusunda hükümetin kendilerini ikna edemeyeceğini ifade etti.

Restorasyon çalışmaları nedeniyle yapılan kazılar sonucu bu kemiklerin ortaya çıktığını, bir emirle bu kazının yapılmadığını anlatan Demirtaş, bu olayı takip ettiklerini ve takipçisi olacaklarını belirtti. Onun gibi binlerce kemiğin o topraklarda bulunduğunu ileri süren Demirtaş, Kürtlerin ruh hali anlaşılacaksa herkesin bu pencereden bakması gerektiğini savundu. Geçmişle yüzleşmek, bunun için özür dilemenin aydınlık gelecek için şart olduğunu, aksi halde karşılıklı güvenin tesisinin zor olduğunu iddia eden Demirtaş, bunların aydınlatılmasının herkesin yararına olduğunu vurguladı. "Barışa giden yol, toplumsal kardeşliğe, huzura giden yol ancak bu taşların döşenmesiyle olabilir." diyen Demirtaş, barışın vicdan ve yürek işi olduğunu söyledi. Olanların tümünün açığa çıkarılmasının sadece savcıların değil Parlamentonun da görevi olduğunu anlatan Demirtaş, konuya ilişkin araştırma önergesi verdiklerini hatırlattı. Yakın geçmişle yüzleşmek için bir fırsat olduğunu dile getiren Demirtaş, araştırma önergesinin desteklenmesini ve Ankara'nın dehlizlerinde kaybolmasına izin verilmemesini istedi. Herşeyin araştırılmasına hazır olduklarını belirten Demirtaş, "Devlet, PKK, Hizbullah, derin yapılar, açık yapılar ne yapmışsa hepsini açığa çıkaralım. Geçmişte ne kadar kirli iş yapılmışsa açığa çıksın, toplum rahatlasın. Biz barışı konuşmaya başlayalım. Gerçek, samimi barışı inşaa edelim." dedi.

"ULUDERE MESELESİNİ BM'YE TAŞIDIK"

Uludere'de 34 kişinin hayatını kaybettiği olaya da değinen Demirtaş, sorumluların belli olduğunu ileri sürerek görüntülerin ortada olduğunu kaydetti. Uludere defterinin yargı karşısında hesap verilmediği sürece kapanmayacağını belirten Demirtaş, Birleşmiş Milletler'e olayı taşıdıklarını, bağımsız bir araştırma yapılmasını hükümete taleplerin iletilmesini istediklerini ifade etti. Yarın Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne suç duyurusunda da bulunacaklarını anlatan Demirtaş, iç hukuk yollarını sonuna kadar takip edeceklerini söyledi. Uludere olayından dolayı Başbakan'dan özür dilemesini isteyen Demirtaş, olayın BDP'nin çok üzülüp üzülmediği meselesi olmadığını savundu.

Fransa'daki sözde Ermeni soykırım meselesine de değinen Demirtaş, Sarkozy'in insan hakları meselesindeki durumunun belli olduğunu ve savunulacak bir durumunun olmadığını vurguladı. "Gel görki o tencere sen de kapağı." diyen Demirtaş, olayın 'tenecere dibin kara senin ki benden kara' misali olduğunu söyledi. Hükümetin bu konuyu pazarlık konusu yapıp yapmadığını sordu. Ermeni'lerin yaşadıklarının Türkiye'de rahatça dile getirilip getirilmediğini soran Demirtaş, bunun açığa çıkarılmasının utanç olmadığını, asıl utancın bunun örtülmesi olduğunu ileri sürdü. Demirtaş, "Her ne yaşanmışsa bütün çıplaklığıyla ortaya çıkarılması Türkiye toplumunu güçlendirir. Bunun ortaya çıkarılması herkese büyük faydası olur. Faili meçhullerle de bu geçerlidir." diye konuştu.

Günün Manşetleri

Tüm Manşetler