Taksim'de renkli 1 Mayıs
Çeşitli sendikalara üye on binlerce işçi, 1 Mayıs'ı kutlamak üzere Taksim Meydanı'nda bir araya geldi.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
DİSK başta olmak üzere TMMOB, Devrimci 1 Mayıs Platformu, Hak-İş, Mücadele Birliği Platformu, ESP, UİD-DER, Devrimci Hareket, Emekçi Hareket Partisi, Sosyalist Devrim Partisi-Girişimi adı altında on binlerce kişinin yer aldığı gruplar, dört koldan Taksim Meydanı'na yürüdü.
Taksim'e ulaşan işçiler, davul zurna eşliğinde şarkılar söyleyerek 1 Mayıs'ı kutluyor. Grup arasında Efe kıyafeti giyinmiş işçiler dikkat çekerken, Taksim Meydanı renkli görüntülere sahne oldu.
KONSER PROGRAMINA GEÇİLDİ
TÜRK-İŞ, DİSK, KESK ve HAK-İŞ işçi ve memur konfederasyonlarının öncülüğünde Taksim Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamasında konser programına geçildi.
1 Mayıs Taksim kutlamalarını örgütleyen bütün emek, meslek örgütleri, siyasal partiler, demokratik kitle örgütleri, platformlar adına hazırlanan ortak 1 Mayıs açıklaması, 3 işçi tarafından okundu.
''Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, meslek sahipleri, emeklileri, işsizleri, yoksulları, kadınları, gençleri olarak, tüm dünya emekçileriyle birlikte 1 Mayıs alanlarında, emeğin bayramındayız'' denilen açıklamada, ''Barış için, özgürlük için, demokrasi için, saygın bir iş için, savaşsız bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz'' denildi.
Sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve sendikal haklar için bugün başta Taksim olmak üzere tüm alanlarda omuz omuza olunduğu vurgulanan açıklamada, 1 Mayıs'ın güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın, taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı koşullarda karşılandığı savunularak, ''Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller korunuyor ve örgütlenen işçiler işten atılıyor. İş kazası adı verilen işçi cinayetleri durmak bilmiyor. Torba yasa ile her alanda emekçilerin hak ve çıkarları geriye götürülmek isteniyor'' ifadesine yer verildi.
Sosyal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi istendiği ve özgürlükçü, eşitlikçi, sivil demokratik bir anayasa ve yasa için, inanç ve düşünce özgürlüğü için seslerin yükseltildiği ifade edilen açıklamada, özgürlükten, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçilemeyeceği belirtildi.
Açıklamada, daha sonra şu ifadelere yer verildi:
''İşsizliğin önlenmesini, kıdem tazminatı hakkımızın korunmasını, esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimlerinden vazgeçilmesini istiyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına karşı çıkıyoruz. Sağlık ve sigorta alanındaki mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insan onuruna yakışır olmasını, vergi adaletsizliğinin giderilmesini istiyoruz. İş cinayetlerinin önlenmesini, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz.
Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonominin engellenmesini, özelleştirilmenin durdurulmasını istiyoruz. Antidemokratik sendikal yasaların değiştirilmesini, toplu pazarlık ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözümünü, din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerinde hakim kılınmasını istiyoruz.
Cezaevlerindeki yaşam koşullarının insan onuruna yakışır bir şekilde iyileştirilmesini, ağır hastaların tahliye edilmesini istiyoruz. Doğal yaşamın korunmasını ve ekolojik çevrenin katline son verilmesini istiyoruz.
Kadına yönelik şiddetin engellenmesini, istihdamda kadın emeğine daha çok yer verilmesini istiyoruz. Engellilerin toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılmasının sağlanmasını istiyoruz. ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda güvenlik ve adaletin kuşkulara yer bırakmayacak şekilde sağlanmasını istiyoruz. Biz 1 Mayıs 1977'nin aydınlatılmasını ve kaybettiklerimizin faillerinin bulunmasını, adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Biz Arap halklarının mücadelesini destekliyor, onlara yapılan tüm antidemokratik müdahaleleri kınıyoruz.''
''Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu'' adına hazırlanan ortak bildiri ise Türkçe olarak Süleyman Batur, Kürtçe olarak da tekstil işçisi Ruşen Bana tarafından okundu.
İşçi sınıfının bütün haklarının gasp edildiği, bütün mevzilerinin dağıtılmak istendiği günlerde olunduğu savunulan bildiride, bugünlere kolay gelinmediği ifade edildi.
Bildiride, ''Şimdilerde emekçilere lütfetmiş gibi '1 Mayıs'ı biz verdik' diye övünen ve emekçileri nankörlükle suçlayan hükümet sahtekardır. Biz buraya sokak sokak dövüşerek, bu alanın her santimini alın terimizle ve kanımızla hak ederek geldik. Bugün burada yeni bir tarihe, aydınlık bir geleceğe yürüyoruz. Bu büyük kervan artık geri döndürülemez. Yolumuz açıktır. Biz o yolu kendi ellerimizle açacağız'' denildi.

OYUNCULAR SENDİKASI 1 MAYIS KUTLAMALARINDA
Yaklaşık bir ay önce kurulan Oyuncular Sendikası'nın üyeleri de, "Şimdi başrol dayanışma" yazılı pankartlarla 1 Mayıs kutlamaları kapsamında Taksim'e yürüdü.
DİSK'in kortejinde yer alan ve aralarında Mustafa Alabora, Mehmet Ali Alabora, Janset ve Şebnem Sönmez'in de bulunduğu çok sayıda oyuncu, Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Oyuncular Sendikası üyeleri yürüyüş sırasında "Şimdi başrol dayanışma" yazılı döviz ve pankart taşıdı.
Sendikanın yaklaşık bir ay önce kurulduğunu dile getiren oyuncu Mehmet Ali Alabora, "İlk kez meydana çıkıyoruz. Oyuncuların çalışma koşullarını ve şartlarını düzeltmek ve mesleğimizin standartlarını artırmak için buradayız. Bugün ilk kez meydan çıkmak, işçi ve emekçilerle buluşmak bizim için çok keyifli" dedi.
TAKSİM'DE GERGİNLİK
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının yapılacağı Taksim Meydanı'na, güvenliği sağlayan komite üyeleri tarafından alınmayan basın mensupları zor anlar yaşadı.
Bazı basın mensupları, oluşturulan arama noktasında görevli sendika temsilcileri tarafından Taksim Meydanı'na alınmadı. Bunun üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Gazeteciler, tel örgülerle göstericiler arasında sıkıştı. Olay yerinde izdiham yaşanırken, bazı gazeteciler ezilme tehlikesi geçirdi.
KANLI 1 MAYIS'TA ÖLENLER UNUTULMADI
Kanlı 1 Mayıs olarak bilinen 1977'deki olaylarda ölen 37 kişi, Kazancı yokuşunda anıldı.
Taksim meydanına gelen sendikalar, yokuşta bulunan anıta karanfil bırakarak kanlı 1 Mayıs'ta hayatını kaybedenleri andı. 1 Mayıs kutlamaları çerçevesinde Taksim meydanında bulunan Atatürk anıtına çelenk bırakan DİSK, KESK, TÜRK İŞ, HAK İŞ sendikası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu üyeleri, ilk olarak 1977 yılındaki kanlı 1 Mayıs'ta hayatını kaybeden 37 kişiyi anmak için Kazancı yokuşuna geldi.
Burada sendika temsilcileri adına açıklamayı DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgü yaptı. Açıklamanın ardından anıta karanfiller bırakıldı.
Daha sonra sendika temsilcileri, Taksim Cumhuriyet Anıtı'na yürüdü. Karanfillerle '1 Mayıs' yazılan çelenk sendika temsilcileri tarafından anıta bırakıldı. TÜRK İŞ Başkanı Mustafa Kumlu burada bir açıklama yaparak herkesin 1 Mayıs işçi bayramını kutladı. Sendika temsilcileri anıt alanından ayrıldıktan sonra siyasi parti temsilcisi gençler, parti bayraklarını anıtın üzerine çıkardı. Bu arada, platform alanına gazeteciler girmek isteyince sendika görevlileri ile basın mensupları arasında kısa süreli tartışma yaşandı.
TAKSİM CUMHURİYET ANITI'NA 1 MAYIS ÇELENGİ KONULDU
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla, Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk konuldu.
Kazancı Yokuşu'ndaki anma törenin ardından Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Taksim Cumhuriyet Anıtı önüne gelerek, zemini kırmızı karanfil olan ve üzerinde de beyaz karanfillerle '1 Mayıs' yazılı çelengi anıta bıraktılar.
Burada bir açıklama yapan Kumlu, 1 Mayısın dünya emekçilerinin meydanlarda kol kola girdiği, ekmek, barış, özgürlük, demokrasi taleplerini dayanışma içinde dile getirdiği coşkulu kutlamanın günü olduğunu söyledi.
''Bugün yıllardan beri 1 Mayıslarda yaptığımız gibi, yine Kazancı Yokuşu'na karanfiller bırakıyoruz, yine 1 Mayıs 1977'de kaybettiğimiz arkadaşlarımızı en içten duygularımızla anıyoruz'' diyen Kumlu, 1977 yılında meydana gelen Taksim olaylarının herkesi derinden etkilediğini söyledi.
Kumlu, coşkulu Taksim kutlamalarının, yıllardan beri en büyük özlemleri olduğunu ve tekrar Taksim'e kavuşmanın, emekçilerin ısrarlı talepleri üzerine geçen yıl gerçekleştiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Kaybettiğimiz canlara bir borcumuz vardır ki, o da 1977'de yaşanan acı olaylara sebep olanların belirlenip adalete teslim edilmesidir. Bu borç, Türk demokrasisi üzerinde 34 yıldır bir kara lekedir. Bu borç ödenmeden Türkiye'nin vicdanı rahat etmeyecek, demokrasimiz lekeli kalmaya devam edecektir. Bugün tüm dünyada emekçiler, emeğin uğradığı haksızlıklara karşı hep birlikte sesini yükseltiyor. Tüm dünyada emekçiler bir asır önce 8 saatlik çalışma uğruna canlarını veren emekçi kardeşlerini anarken, bugün hala bir çok ülkede, benzeri çalışma koşullarının var olmasına isyan ediyor.
Bugün tüm dünyada emekçiler alanlarda demokrasi istiyor, barış istiyor, özgürlük istiyor. Biz bugün burada dünyada ve ülkemizde eşitliği, barışı, kardeşliği, özgürlüğü çağırıyoruz. Emeğin çıkarının savaşta değil, barışta olduğunu biliyor, savaştan yana hiç bir politikaya onay vermeyeceğimizini haykırıyoruz.
Biz daha çok demokrasi istiyoruz, çünkü bunu hak ediyoruz. Biz örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Çünkü biz örgütlenirken demokrasimizin daha kalıcı hale geleceğini biliyoruz. Biz bugün burada, 1 Mayısta ve Taksim'de ülkeyi yönetenleri ve yönetmeye aday olanları emekçilerin sesine ve taleplerine kulak vermeye çağırıyoruz. Taksim Meydanı'ndan Türkiye'nin ve dünyanın 1 Mayıs alanlardaki coşkulu kutlamalara selam yolluyoruz. Taksim ve diğer 1 Mayıs şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun. İşçilerin, memurların, emeklilerin, işsizlerin, gençlerin, emekçilerin ve emeğe gönül vermiş herkesin 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyoruz.''
Anıttaki törene, AK Parti İstanbul Feyzullah Kıyıklık, CHP İstanbul milletvekilleri, Mehmet Sevigen, Bayram Meral, CHP İstanbul Milletvekili adayı Süleyman Çelebi ile Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de katıldı.
İLGİNÇ 1 MAYIS DANSI
Önlemleri üst düzeye çıkaran polis ekiplerinin, aram noktalarından geçiş yapan göstericilerin şapkalarının içini dahi kontrol etmesi dikkat çekti. Taksim'de toplanan bazı işçiler halay çekerken, bir çift ise ilginç danslarıyla dikkat çekti.
1 MAYIS İÇİN BİN 200 POLİS İSTANBUL'A GELDİ
Yurdun çeşitli illerinden İstanbul'daki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarında görev alacak bin 200 takviye polis kuvveti, hava ve karayolu ile İstanbul'a geldi.
Bugünkü Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları nedeniyle İstanbul'da artırılan güvenlik önlemleri çerçevesinde Türk Hava Yolları'ndan (THY) kiralanan uçaklarla sabaha karşı Atatürk Havalimanı'na iniş yapan polisler, Devlet Konukevi önünde toplandı. Çeşitli illerden gelen takviye Çevik Kuvvet polisleri, buradan İstanbul Büyükşehir Belediye'sine ait İETT otobüsleri ile alınarak görev yerlerine sevk edildi.
Trabzon, Giresun, Ordu, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Bursa, İzmir, Kovaeli ve Konya gibi yurdun pek çok kentinden takviye olarak kafileler halinde İstanbul'a gelen polislerin, gelişleri sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü timleri de güvenlik nedeniyle hazır bekletildi.
Bu sabaha karşı İstanbul'a gelen takviye polislerin, İstanbul'daki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının sona ermesinin ardından, gece saatlerinde bağlı bulundukları illere geri dönecekleri öğrenildi.
EMNİYET MÜDÜRÜ ÇAPKIN, TAKSİM MEYDANI'NDA DENETLEMELERDE BULUNDU
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün bir şölen güzelliğinde geçmesi için her türlü tedbiri aldıklarını söyledi.
Çapkın, 1 Mayıs kutlamalarının yapılacağı Taksim Meydanı'nda alınan güvenlik önlemlerini yerinde denetledi.
Önlemler hakkında yardımcılarından bilgi alan Çapkın, gazetecilerin soruları üzerine, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şölen havasında kutlanacağına inandığını kaydetti.
Çapkın, ''Taksim Meydanı'nda işçi bayramının bir şölen güzelliğinde geçmesi için her türlü tedbiri aldık. Polis her yerde bulunacak, ancak fazla göz önünde olmayacak'' dedi.
İstanbul'da 1 Mayıs'ta 38 bin polisin görev alacağını ifade eden Çapkın, Kocaeli, Sakarya ve Balıkesir'in de aralarında bulunduğu çevre illerden 1200 polisin takviye olarak görev yapacağını söyledi.
Çapkın, işçilerin güvenliği için yollarda arama noktaları oluşturduklarını vurgulayarak, alana gelenlerin dikkatli bir şekilde arandıktan sonra içeriye alınacağını kaydetti.
Hüseyin Çapkın, bir gazetecinin sorusu üzerine, provokatif bir eylem beklemediklerini de dile getirdi.
Taksim'e ulaşan işçiler, davul zurna eşliğinde şarkılar söyleyerek 1 Mayıs'ı kutluyor. Grup arasında Efe kıyafeti giyinmiş işçiler dikkat çekerken, Taksim Meydanı renkli görüntülere sahne oldu.
KONSER PROGRAMINA GEÇİLDİ
TÜRK-İŞ, DİSK, KESK ve HAK-İŞ işçi ve memur konfederasyonlarının öncülüğünde Taksim Meydanı'nda düzenlenen 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamasında konser programına geçildi.
1 Mayıs Taksim kutlamalarını örgütleyen bütün emek, meslek örgütleri, siyasal partiler, demokratik kitle örgütleri, platformlar adına hazırlanan ortak 1 Mayıs açıklaması, 3 işçi tarafından okundu.
''Bizler bu ülkenin işçileri, kamu emekçileri, meslek sahipleri, emeklileri, işsizleri, yoksulları, kadınları, gençleri olarak, tüm dünya emekçileriyle birlikte 1 Mayıs alanlarında, emeğin bayramındayız'' denilen açıklamada, ''Barış için, özgürlük için, demokrasi için, saygın bir iş için, savaşsız bir dünyada sömürüsüz, baskısız, insan onuruna yaraşır bir yaşam için birlikteyiz'' denildi.
Sosyal adalet, eşitlik, bağımsızlık ve sendikal haklar için bugün başta Taksim olmak üzere tüm alanlarda omuz omuza olunduğu vurgulanan açıklamada, 1 Mayıs'ın güvencesiz, esnek, kuralsız çalışmanın, taşeronlaşmanın yaygınlaştırıldığı koşullarda karşılandığı savunularak, ''Emekçilerin yarısı kayıt dışında çalışıyor, sendikal örgütlenmenin önündeki engeller korunuyor ve örgütlenen işçiler işten atılıyor. İş kazası adı verilen işçi cinayetleri durmak bilmiyor. Torba yasa ile her alanda emekçilerin hak ve çıkarları geriye götürülmek isteniyor'' ifadesine yer verildi.
Sosyal adalet, eşitlik, özgürlük ve demokrasi istendiği ve özgürlükçü, eşitlikçi, sivil demokratik bir anayasa ve yasa için, inanç ve düşünce özgürlüğü için seslerin yükseltildiği ifade edilen açıklamada, özgürlükten, demokrasiden ve sosyal devletten vazgeçilemeyeceği belirtildi.
Açıklamada, daha sonra şu ifadelere yer verildi:
''İşsizliğin önlenmesini, kıdem tazminatı hakkımızın korunmasını, esnek, kuralsız ve güvencesiz çalışma biçimlerinden vazgeçilmesini istiyoruz. İşsizlik Sigortası Fonu'nun amacı dışında kullanılmasına karşı çıkıyoruz. Sağlık ve sigorta alanındaki mağduriyetlerimizin giderilmesini istiyoruz. Asgari ücretin insan onuruna yakışır olmasını, vergi adaletsizliğinin giderilmesini istiyoruz. İş cinayetlerinin önlenmesini, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin artırılmasını istiyoruz.
Taşeronlaşma ve kayıt dışı ekonominin engellenmesini, özelleştirilmenin durdurulmasını istiyoruz. Antidemokratik sendikal yasaların değiştirilmesini, toplu pazarlık ve örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Kürt sorununun demokratik ve barışçıl bir şekilde çözümünü, din, vicdan ve düşünce özgürlüğünün toplumun tüm kesimlerinde hakim kılınmasını istiyoruz.
Cezaevlerindeki yaşam koşullarının insan onuruna yakışır bir şekilde iyileştirilmesini, ağır hastaların tahliye edilmesini istiyoruz. Doğal yaşamın korunmasını ve ekolojik çevrenin katline son verilmesini istiyoruz.
Kadına yönelik şiddetin engellenmesini, istihdamda kadın emeğine daha çok yer verilmesini istiyoruz. Engellilerin toplumsal yaşama eşit bireyler olarak katılmasının sağlanmasını istiyoruz. ÖSYM tarafından yapılan sınavlarda güvenlik ve adaletin kuşkulara yer bırakmayacak şekilde sağlanmasını istiyoruz. Biz 1 Mayıs 1977'nin aydınlatılmasını ve kaybettiklerimizin faillerinin bulunmasını, adalet önüne çıkarılmasını istiyoruz. Biz Arap halklarının mücadelesini destekliyor, onlara yapılan tüm antidemokratik müdahaleleri kınıyoruz.''
''Bağımsız Devrimci Sınıf Platformu'' adına hazırlanan ortak bildiri ise Türkçe olarak Süleyman Batur, Kürtçe olarak da tekstil işçisi Ruşen Bana tarafından okundu.
İşçi sınıfının bütün haklarının gasp edildiği, bütün mevzilerinin dağıtılmak istendiği günlerde olunduğu savunulan bildiride, bugünlere kolay gelinmediği ifade edildi.
Bildiride, ''Şimdilerde emekçilere lütfetmiş gibi '1 Mayıs'ı biz verdik' diye övünen ve emekçileri nankörlükle suçlayan hükümet sahtekardır. Biz buraya sokak sokak dövüşerek, bu alanın her santimini alın terimizle ve kanımızla hak ederek geldik. Bugün burada yeni bir tarihe, aydınlık bir geleceğe yürüyoruz. Bu büyük kervan artık geri döndürülemez. Yolumuz açıktır. Biz o yolu kendi ellerimizle açacağız'' denildi.

OYUNCULAR SENDİKASI 1 MAYIS KUTLAMALARINDA
Yaklaşık bir ay önce kurulan Oyuncular Sendikası'nın üyeleri de, "Şimdi başrol dayanışma" yazılı pankartlarla 1 Mayıs kutlamaları kapsamında Taksim'e yürüdü.
DİSK'in kortejinde yer alan ve aralarında Mustafa Alabora, Mehmet Ali Alabora, Janset ve Şebnem Sönmez'in de bulunduğu çok sayıda oyuncu, Taksim Meydanı'na doğru yürüyüşe geçti. Oyuncular Sendikası üyeleri yürüyüş sırasında "Şimdi başrol dayanışma" yazılı döviz ve pankart taşıdı.
Sendikanın yaklaşık bir ay önce kurulduğunu dile getiren oyuncu Mehmet Ali Alabora, "İlk kez meydana çıkıyoruz. Oyuncuların çalışma koşullarını ve şartlarını düzeltmek ve mesleğimizin standartlarını artırmak için buradayız. Bugün ilk kez meydan çıkmak, işçi ve emekçilerle buluşmak bizim için çok keyifli" dedi.
TAKSİM'DE GERGİNLİK
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının yapılacağı Taksim Meydanı'na, güvenliği sağlayan komite üyeleri tarafından alınmayan basın mensupları zor anlar yaşadı.
Bazı basın mensupları, oluşturulan arama noktasında görevli sendika temsilcileri tarafından Taksim Meydanı'na alınmadı. Bunun üzerine kısa süreli gerginlik yaşandı. Gazeteciler, tel örgülerle göstericiler arasında sıkıştı. Olay yerinde izdiham yaşanırken, bazı gazeteciler ezilme tehlikesi geçirdi.
KANLI 1 MAYIS'TA ÖLENLER UNUTULMADI
Kanlı 1 Mayıs olarak bilinen 1977'deki olaylarda ölen 37 kişi, Kazancı yokuşunda anıldı.
Taksim meydanına gelen sendikalar, yokuşta bulunan anıta karanfil bırakarak kanlı 1 Mayıs'ta hayatını kaybedenleri andı. 1 Mayıs kutlamaları çerçevesinde Taksim meydanında bulunan Atatürk anıtına çelenk bırakan DİSK, KESK, TÜRK İŞ, HAK İŞ sendikası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşu üyeleri, ilk olarak 1977 yılındaki kanlı 1 Mayıs'ta hayatını kaybeden 37 kişiyi anmak için Kazancı yokuşuna geldi.
Burada sendika temsilcileri adına açıklamayı DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgü yaptı. Açıklamanın ardından anıta karanfiller bırakıldı.
Daha sonra sendika temsilcileri, Taksim Cumhuriyet Anıtı'na yürüdü. Karanfillerle '1 Mayıs' yazılan çelenk sendika temsilcileri tarafından anıta bırakıldı. TÜRK İŞ Başkanı Mustafa Kumlu burada bir açıklama yaparak herkesin 1 Mayıs işçi bayramını kutladı. Sendika temsilcileri anıt alanından ayrıldıktan sonra siyasi parti temsilcisi gençler, parti bayraklarını anıtın üzerine çıkardı. Bu arada, platform alanına gazeteciler girmek isteyince sendika görevlileri ile basın mensupları arasında kısa süreli tartışma yaşandı.
TAKSİM CUMHURİYET ANITI'NA 1 MAYIS ÇELENGİ KONULDU
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü dolayısıyla, Taksim'deki Cumhuriyet Anıtı'na çelenk konuldu.
Kazancı Yokuşu'ndaki anma törenin ardından Türk-İş Genel Başkanı Mustafa Kumlu, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, KESK Genel Başkanı Döndü Taka Çınar, DİSK Genel Sekreteri Tayfun Görgün, Taksim Cumhuriyet Anıtı önüne gelerek, zemini kırmızı karanfil olan ve üzerinde de beyaz karanfillerle '1 Mayıs' yazılı çelengi anıta bıraktılar.
Burada bir açıklama yapan Kumlu, 1 Mayısın dünya emekçilerinin meydanlarda kol kola girdiği, ekmek, barış, özgürlük, demokrasi taleplerini dayanışma içinde dile getirdiği coşkulu kutlamanın günü olduğunu söyledi.
''Bugün yıllardan beri 1 Mayıslarda yaptığımız gibi, yine Kazancı Yokuşu'na karanfiller bırakıyoruz, yine 1 Mayıs 1977'de kaybettiğimiz arkadaşlarımızı en içten duygularımızla anıyoruz'' diyen Kumlu, 1977 yılında meydana gelen Taksim olaylarının herkesi derinden etkilediğini söyledi.
Kumlu, coşkulu Taksim kutlamalarının, yıllardan beri en büyük özlemleri olduğunu ve tekrar Taksim'e kavuşmanın, emekçilerin ısrarlı talepleri üzerine geçen yıl gerçekleştiğini belirterek, şöyle devam etti:
''Kaybettiğimiz canlara bir borcumuz vardır ki, o da 1977'de yaşanan acı olaylara sebep olanların belirlenip adalete teslim edilmesidir. Bu borç, Türk demokrasisi üzerinde 34 yıldır bir kara lekedir. Bu borç ödenmeden Türkiye'nin vicdanı rahat etmeyecek, demokrasimiz lekeli kalmaya devam edecektir. Bugün tüm dünyada emekçiler, emeğin uğradığı haksızlıklara karşı hep birlikte sesini yükseltiyor. Tüm dünyada emekçiler bir asır önce 8 saatlik çalışma uğruna canlarını veren emekçi kardeşlerini anarken, bugün hala bir çok ülkede, benzeri çalışma koşullarının var olmasına isyan ediyor.
Bugün tüm dünyada emekçiler alanlarda demokrasi istiyor, barış istiyor, özgürlük istiyor. Biz bugün burada dünyada ve ülkemizde eşitliği, barışı, kardeşliği, özgürlüğü çağırıyoruz. Emeğin çıkarının savaşta değil, barışta olduğunu biliyor, savaştan yana hiç bir politikaya onay vermeyeceğimizini haykırıyoruz.
Biz daha çok demokrasi istiyoruz, çünkü bunu hak ediyoruz. Biz örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını istiyoruz. Çünkü biz örgütlenirken demokrasimizin daha kalıcı hale geleceğini biliyoruz. Biz bugün burada, 1 Mayısta ve Taksim'de ülkeyi yönetenleri ve yönetmeye aday olanları emekçilerin sesine ve taleplerine kulak vermeye çağırıyoruz. Taksim Meydanı'ndan Türkiye'nin ve dünyanın 1 Mayıs alanlardaki coşkulu kutlamalara selam yolluyoruz. Taksim ve diğer 1 Mayıs şehitlerini saygıyla anıyoruz. Ruhları şad olsun. İşçilerin, memurların, emeklilerin, işsizlerin, gençlerin, emekçilerin ve emeğe gönül vermiş herkesin 1 Mayıs birlik, mücadele ve dayanışma gününü kutluyoruz.''
Anıttaki törene, AK Parti İstanbul Feyzullah Kıyıklık, CHP İstanbul milletvekilleri, Mehmet Sevigen, Bayram Meral, CHP İstanbul Milletvekili adayı Süleyman Çelebi ile Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül de katıldı.
İLGİNÇ 1 MAYIS DANSI
Önlemleri üst düzeye çıkaran polis ekiplerinin, aram noktalarından geçiş yapan göstericilerin şapkalarının içini dahi kontrol etmesi dikkat çekti. Taksim'de toplanan bazı işçiler halay çekerken, bir çift ise ilginç danslarıyla dikkat çekti.
1 MAYIS İÇİN BİN 200 POLİS İSTANBUL'A GELDİ
Yurdun çeşitli illerinden İstanbul'daki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarında görev alacak bin 200 takviye polis kuvveti, hava ve karayolu ile İstanbul'a geldi.
Bugünkü Emek ve Dayanışma Günü kutlamaları nedeniyle İstanbul'da artırılan güvenlik önlemleri çerçevesinde Türk Hava Yolları'ndan (THY) kiralanan uçaklarla sabaha karşı Atatürk Havalimanı'na iniş yapan polisler, Devlet Konukevi önünde toplandı. Çeşitli illerden gelen takviye Çevik Kuvvet polisleri, buradan İstanbul Büyükşehir Belediye'sine ait İETT otobüsleri ile alınarak görev yerlerine sevk edildi.
Trabzon, Giresun, Ordu, Şanlıurfa, Malatya, Adıyaman, Bursa, İzmir, Kovaeli ve Konya gibi yurdun pek çok kentinden takviye olarak kafileler halinde İstanbul'a gelen polislerin, gelişleri sırasında İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü timleri de güvenlik nedeniyle hazır bekletildi.
Bu sabaha karşı İstanbul'a gelen takviye polislerin, İstanbul'daki 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kutlamalarının sona ermesinin ardından, gece saatlerinde bağlı bulundukları illere geri dönecekleri öğrenildi.
EMNİYET MÜDÜRÜ ÇAPKIN, TAKSİM MEYDANI'NDA DENETLEMELERDE BULUNDU
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün bir şölen güzelliğinde geçmesi için her türlü tedbiri aldıklarını söyledi.
Çapkın, 1 Mayıs kutlamalarının yapılacağı Taksim Meydanı'nda alınan güvenlik önlemlerini yerinde denetledi.
Önlemler hakkında yardımcılarından bilgi alan Çapkın, gazetecilerin soruları üzerine, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü'nün şölen havasında kutlanacağına inandığını kaydetti.
Çapkın, ''Taksim Meydanı'nda işçi bayramının bir şölen güzelliğinde geçmesi için her türlü tedbiri aldık. Polis her yerde bulunacak, ancak fazla göz önünde olmayacak'' dedi.
İstanbul'da 1 Mayıs'ta 38 bin polisin görev alacağını ifade eden Çapkın, Kocaeli, Sakarya ve Balıkesir'in de aralarında bulunduğu çevre illerden 1200 polisin takviye olarak görev yapacağını söyledi.
Çapkın, işçilerin güvenliği için yollarda arama noktaları oluşturduklarını vurgulayarak, alana gelenlerin dikkatli bir şekilde arandıktan sonra içeriye alınacağını kaydetti.
Hüseyin Çapkın, bir gazetecinin sorusu üzerine, provokatif bir eylem beklemediklerini de dile getirdi.