Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, YSK'nın bağımsız adayların başvurularını iptal eden kararının ardından yaşanan çatışmalara ilişkin, BDP'nin bölgedeki en büyük sıkıntısının AK Parti olduğunu söyledi.
Erdoğan, bölgede parti teşkilatlarının defalarca saldırıya uğradığını hatırlatarak, "Tamamen bir yıldırma politikası, bir tahrik politikası var. Ama biz bunların tabi hiçbirine gelmeyeceğiz. Sabırla kararlı bir şekilde oradaki mücadelemizi sürdüreceğiz" diye konuştu.
Başbakanlık Merkez Bina'da 23 Nisan kutlamaları nedeniyle çocukları kabul eden Erdoğan, sonrasında Başbakanlık binası önünde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Erdoğan, geçtiğimiz hafta YSK'nın aldığı kararın ardından yaşanan olayları ve hükümete yönelik eleştirileri değerlendirdi.
"BDP'nin, bölgedeki en önemli sıkıntısı AK Parti'dir" diyen Erdoğan, bölgede BDP ile AK Parti'nin sandık mücadelesi verdiğini söyledi. Erdoğan, şöyle devam etti:
"Dikkat edilirse AK Parti'nin bütün teşkilatları orada bombalanıyor. AK Parti'nin teşkilatlarına yoğun bir şekilde molotof kokteyli atılıyor yoğun bir şekilde. Bunun herhalde bir sebebi var. Bunun için Ak Parti ve diğerleri değil. Tamamen bir yıldırma politikası, bir tahrik politikası var. Ama biz bunların tabi hiçbirine gelmeyeceğiz. Sabırla kararlı bir şekilde oradaki mücadelemizi sürdüreceğiz. Örneğin dün BDP'li bir milletvekilinin yapmış olduğu açıklama çok enteresan, sandık mahallerinde asker veya polis görmek istemiyoruz gibi bir yaklaşım. Yani bu değerlendirmenin veya bu yorumun, veya bu bakış açısının bir anlamı vardır; yani bu sandık bölgelerinde terör örgütü bulanabilir. Bundan önceki yıllarda olduğu gibi onlar oyları istediği gibi yönlendirebilir ve tehditle, tahrikle bunları yapabilir. Ama bu ülkenin demokratik iradesini sandığa rahatlıkla yansıtabilecek olan insanların en önemli güvencesi olan polisi veyahut da kırsal kesimde de askeri ve jandarması, bu işe müdahil olmasın veya sandık kurulu üyeleri buralarda kendilerini güvencede hissetmesin. Böyle şey olur mu? Bunlar bunun için var ve sandık kurulu üyeleri de başkanları da kendilerini güvence altında hissetmesi lazım ki orada rahatlıkla bir seçim yapılabilsin ve demokratik irade de sandığa yansısın. Olayın aslı budur."
Erdoğan yaşanan olaylara rağmen Diyarbakır'da da bir miting yapacaklarını sözlerine ekledi.
MİLLETİM OYUNA GELMEYECEKTİR
Erdoğan, bir basın mensubunun YSK'nın aldığı kararı ve daha sonra bu karardan geri dönmesini hatırlatarak, "Bunun siyasi ve ekonomik sorumluluğunu kimde görüyorsunuz?" yönündeki sorusuna bunun hakkında analiz yapmanın artık çok geç olduğu yanıtını verdi. Erdoğan, gerekçelerin gayet teferruatlı açıklandığını ve parti üst kurulunda kendilerinin de değerlendirme yaptıklarını belirterek" Seçim işlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcım böyle efradını cami ayarını mani bir açıklama yaptı. Açıklamayı yaptıktan sonra zaten farklı bir şey ortaya koymaya gerek yok" dedi.
Erdoğan demokratik hakların bu şekilde kullanılmasına ilişkin değerlendirmesinde ise şunları söyledi:
"Burada bütün gayret hep birlikte milli egemenliği sandıklara yansıtmamız lazım. Milli iradeyi sandıklara yansıtmak lazım. Çok açık net söyleyeceğim medyaya çok önemli görevler düşüyor. Hem yazılı hem görsel medyanın şu süreç içerisinde takındığı tavrı anlamakta çok zorlanıyorum, yani bunu demokratik iradenin savunması mı yoksa anti demokratik iradenin propagandası olarak mı değerlendireceğiz ben bunda çok zorlanıyorum. Yani kimden yana olduklarını benim milletim çok çık ve net ortaya koyacak. İrade milletimin iradesi olacak. Burada sadece hedef bu kararla birlikte aslında bu eylemleri üzerinden vesaire AK Parti'ye yönelik olumsuz propagandayı yapabilmekti. Ama benim milletimin feraseti vardır ve bu ferasetle değerlendirir ve bu oyuna da inşallah gelmeyecektir. Ve 12 Haziran'da en güzel cevabı da verecektir. Dün bunu Bayburt'ta gördüm Gümüşhane'de gördüm. Yarın İstanbulumuz'u seçim bölgemdeki Beykoz Şile Çekmeköy ve Sancaktepe dolaşacağım. Buralarda halkımla iç içe olacağım. Yine seçim kampanyamızı yoğun bir şekilde devam ettireceğiz."
TIKANMA DEĞİL AMA BİR SORUN OLDUĞU ORTADA
Başbakan Erdoğan'a gazeteciler YSK'nın daha önce de gurbetçi vatandaşların büyükelçiliklerde oy kullanmasına ilişkin düzenlemeyi iptal etmesi ve son aldığı bağımsız adaylara ilişkin kararıyla ilgili eleştiriler de hatırlatıldı.
Bu durumda YSK'da bir tıkanma olup olmadığı ve yapısal bir reform düşünüyorlar mı yönündeki soruya Erdoğan şu yanıtı verdi:
"Yapısal reformlar falan artık hepsi inşallah yeni 24. dönemde gündeme, önümüzü gelecek. 24. dönemde bunlar üzerinde değerlendirmeleri, çalışmaları yapacağız. Ben tıkanmak olarak değerlendirmeyeyim ama bir sorun olduğu ortada. Öncelikli sıkıntı bana göre bunu bizzat kendim de yaşadım; Avrupa'daki yaşayan vatandaşlarımızın bu seçimlerde sadece sınır kapılarında oy kullanmasını, onlara yönelik en ciddi sıkıntı olarak görüyorum. Tabii ki gerek büyükelçilik binalarında, gerek konsolosluklarda hatta hatta bunu da aşabiliriz dedik buralarda birçok biliyorsunuz sivil toplum örgütlerimizin binaları var. Bunlardan vazgeçtik, dedik ki biz bunları sadece büyükelçilik ve konsolosluklarda yapabiliriz dedik. Örnek olarak Alman şansölyesi ile Bayan Merkel ile konuştuk, onunla da mutabık kaldık. O yazılı olarak onlardan her türlü güvenceyi almış olmamıza rağmen maalesef bunu başaramadık ve ben müjdeyi verdiğim anda biliyorsunuz, gün değil saat, ben konuşurken o anda hemen mesaj geldi, buradan da bu karar alındı diye, gerçekten o üzücüydü. Bu yıl da yine vatandaşlar çok büyük sıkıntılar içerisinde tabii. Tamamı oyunu kullanamayacak. Ancak sınır kapılarına gelen çünkü benim yurtdışındaki vatandaşım, parasını harcarken kılı kırk yarıyor."