Erdoğan muhalefete yüklendi!
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Şimdi darbeye karşı çıkanlar, bakıyoruz bugün darbecilerle el ele, kol kola. Nasıl oluyor bu iş?'' diye sordu.
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
Erdoğan, partisince Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen açık hava toplantısında halka hitap etti. Samsun'un tüm ilçelerini sayarak buralarda yaşayan halka selam ve sevgilerini ileten Erdoğan, on binlerce Samsunlunun nem ve sıcağa rağmen bu coşkuyu ve sevgiyi yaşatarak meydana geldikleri için şükranlarını sunmak istediğini söyledi.
Ramazan'ın kardeşliğe huzura vesile olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, bu ayın tüm insanlık için barışa fırsat olması temennisinde bulundu. Samsun'un bir medeniyet, bilim şehri, 19 Mayıs 1919'da ilk adımın atıldığı bir kurtuluş şehri olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şu Karadeniz ne kadar coşkulu ise Samsun da o kadar coşkuludur, o kadar cömerttir'' dedi.
Samsun'un AK Parti'den desteğini esirgemediğini kaydeden Erdoğan, milletin onaylamayacağı hiçbir girişimin içinde olmadıklarını söyledi. Yetkiyi milletten aldıklarını, hesabı da yine millete vereceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''biz hesabını bir kısım medyaya verenlerden değiliz. Biz, hesabını tuzu kuru kaymak tabakalara verenlerden değiliz. Biz, hesabını millete tepeden bakan seçkinlere verenlerden değiliz. Bizim bir Allah'a bir de millete hesabımız var'' diye konuştu.
Samsun'a Başbakan olarak 8. gelişi olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, 81 ilin tamamına defalarca gittiğini, kendilerine medyanın aynasından değil, milletin aynasından bakanlar olduklarını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
''12 Eylül'de biz neyi oylayacağız? Herhangi bir partinin iktidarını mı oylayacağız? Neyi oylayacağız? Darbe anayasası, milletin anayasası... Öyle mi? İki şey var. Birileri darbe anayasasından yana, ama bu topluluk milletin anayasasından yana. Milletin anayasasına evet mi? Şimdi darbeye karşı çıkanlar, bakıyoruz bugün darbecilerle el ele, kol kola. Nasıl oluyor bu iş? Hamdolsun biz bu yola milletimizle çıktık. Biz bu yola sizinle çıktık. Milletimizle birlikte el ele çıktık. Milletimizle omuz omuza bu yola devam ediyoruz.
Şimdi çıkmışlar, 'AK Parti Anayasa değişikliğini kendisi için yapıyor' diyorlar. Allah aşkına soruyorum, bugüne kadar hangi adımı kendimiz için attık, bugüne kadar hangi kararı kendimiz için aldık? Hani ufacık kitapçıklar dağıtıyoruz sizlere. Buradan ayrılınca kapı kapı dolaşacaksınız. Gidilmedik kapı bırakmayacaksınız. Evet mi? Gidilmedik, çalınmadık kapı bırakmayacağız.
Şu kitapçığı açın bakın. Bunun içinde AK Parti'nin kendisini kurtarmak için bir tane madde var mı? Adamlar okumamış ki, içinde ne var ne yok bundan haberleri yok ki. Varsa orada bir madde, ne derlerse haklı... Ama yok.''
''KİMİN İÇİN YAPTIK?''
İktidarları süresince 12 bin 200 kilometre duble yolu 73 milyon vatandaş için yaptıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, Samsun'un bugün Sarp'a, İstanbul'a Ankara'ya duble yol ve otobanlarla bağlandığını belirtti. Bunların yanı sıra 435 bin konut inşa ettiklerini, bunun 330 binini sahiplerine teslim ettiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Kimin için, vatandaşım için. 150 bin derslik yaptık. Şimdi soruyorum, Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli...'' dedi.
Meydandakilerin, Erdoğan'ın bu sözleri üzerine ''yuh' çekmesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Demeyin demeyin... Bunlara en güzel cevap yuh değil, ne biliyor musunuz? Evetlerinizi sandıklara gömün evvel Allah. Bu...'' diye konuştu.
İnşa edilen yol, derslikler ve kurulan üniversiteleri anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Peki Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli bu Karadeniz Sahil Yolu'ndan hiç geçmedin mi? Giresun'a giderken bu yoldan gitmedin mi, Ordu'dan geçmedin mi? Trabzon'a, Rize'ye kadar bu yoldan hiç geçmedin mi? Geçerken acaba bu yolları kim yaptı? 15 senede bu yolun yüzde 35'ini bizden önceki iktidarlar yaptı, yüzde 65'ini biz 5 yılda yaptık. Farkımız bu... Bak, ardından Samsun-Ankara'yı biz tamamladık. Şimdi Sinop'u yapıyoruz. Biz dertliyiz dertli. Biz aşığız. Ferhat'a dağ dayanır mı? Dayanmaz. 12 tane tünel var. Bu tünelleri kim açtı? Biz açtık biz. Niye? Ferhat, Şirin'e aşık. Şirin millet, biz millete aşığız.
Şimdi bu tünellerden geçiyoruz. Ah bu dağların dili olsun. Ne kazalar oldu, ne insanlarımızı kaybettik. Şimdi ama tabii Kılıçdaroğlu'nun yolları buralara uğramıyordur, Sayın Bahçeli'nin de... O daha çok Ankara'ya takılıp kaldığı için buralara uğrama fırsatı olmadı ama o zamanlar buralarda 18 yaşından itibaren köy köy dolaşıp siyaset yaptık. Armelit Dağı'nın dilini biliriz biz. Şöyle yan gözle bakardık aşağı doğru. Uzun burunlu otobüslerle giderdik İstanbul'dan Rize'ye, Rize'den İstanbul'a...
Acaba bir aksilik olur mu? İki araç yan yana geçemezdi. Ama şimdi artık bunlar yok, şimdi artık dünyanın en uzun sahil şeridini inşa ediyoruz.
78 tane üniversite kurduk. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Sayın Kılıçdaroğlu biliyorsun Tunceli'ye de üniversiteyi biz kurduk. Herhalde oraya da uğramışsındır. Şöyle bir kapısını çalmışsındır. Yani AK Parti iktidarı yaptı diye gitmemezlik yapma, gidersen biz memnun oluruz, gitmeden fayda var. Ama biz yaptık. Birileri diyordu ki buraya yapmazlar' ama biz yaptık.
Bak barajlar inşa ediyoruz, Munzur Çayı'nın üzerinde. şimdi birileri karşı çıkıyor. Niye? biz yapıyoruz diye. Yıllar yılı, bu ülkede su akar Türk bakar dediler. Şimdi biz ne diyoruz, 'su akar Türk yapar' diyoruz. Bu sular boşuna akmasın.''
''SAMSUN HATIRLANMADI''
Samsun'a 2. üniversiteyi kazandırdıklarını belirten Başbakan Erdoğan, bütün bu hizmetleri millet için yaptıklarını, Türkiye'nin ekonomisini büyüttüklerini, sofradaki ekmeği çoğaltıklarını, ülkenin itibarını yükselttiklerini anlattı.
''Şunu da söyleyeyim, yeterli mi? Hayır...'' diyen Başbakan Erdoğan, daha yapacakları çok iş bulunduğunu dile getirdi.
Erdoğan, ''en önemlisi de bize bu ülkeyi emanet eden tüm şehitlerimiz için gazilerimiz için yaptık. Kurtuluş Savaşımızın ilk adımı buradan 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan atıldı. Ama Samsun her 19 Mayıs'ta Ankara'ya toprak gönderen şehir olma dışında hatırlanmadı. Atletler alırlar ellerine toprak, Ankara'ya getirirler o zaman hatırlanırlar. Burada 19 Mayıs'ın ruhuna yaraşır bir sembol dahi inşa edilmedi'' dedi.
Samsun'da tarihe kendilerinin sahip çıktığını, Kurtuluş Savaşı ruhuna kendilerinin sahip çıktığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
12 Eylül'de sizin takdirinize sunulacak anayasa değişikliği bir AK Parti anayasası değildir. Bir Tayyip Erdoğan anayasası değildir. Biz bunlara teklif ettik ey CHP gelin beraber yapalım, ey MHP beraber yapalım. Parlamento başkanımız bunlara mektup yazdı. CHP, 'hayır' dedi, gelmedi. Siz gelmeyince biz de oturup duracak değiliz ya. Biz çalıştık. Geçmişte yapılan çalışmaları aldık, Barolar Birliği'nin, TÜSİAD'ın, TOBB'un çalışmalarını aldık masaya topladık hepsini yatırdık bu çalışmayı meydana getirdik. Şimdi de demek ki anlaşıldı tek çare millet. Çünkü benim vatandaşım diyor ki 'bana getir bana, kararı ben vereceğim' diyor. 12 Eylül'de oylayacağınız anayasa değişikliği bir şahsın, bir zümrenin, belli bir kesimin değil, 73 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tamamının geleceğini ilgilendiren bir değişikliktir.''
Ramazan'ın kardeşliğe huzura vesile olmasını dileyen Başbakan Erdoğan, bu ayın tüm insanlık için barışa fırsat olması temennisinde bulundu. Samsun'un bir medeniyet, bilim şehri, 19 Mayıs 1919'da ilk adımın atıldığı bir kurtuluş şehri olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, şu Karadeniz ne kadar coşkulu ise Samsun da o kadar coşkuludur, o kadar cömerttir'' dedi.
Samsun'un AK Parti'den desteğini esirgemediğini kaydeden Erdoğan, milletin onaylamayacağı hiçbir girişimin içinde olmadıklarını söyledi. Yetkiyi milletten aldıklarını, hesabı da yine millete vereceklerini ifade eden Başbakan Erdoğan, ''biz hesabını bir kısım medyaya verenlerden değiliz. Biz, hesabını tuzu kuru kaymak tabakalara verenlerden değiliz. Biz, hesabını millete tepeden bakan seçkinlere verenlerden değiliz. Bizim bir Allah'a bir de millete hesabımız var'' diye konuştu.
Samsun'a Başbakan olarak 8. gelişi olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, 81 ilin tamamına defalarca gittiğini, kendilerine medyanın aynasından değil, milletin aynasından bakanlar olduklarını söyledi.
Erdoğan, şöyle konuştu:
''12 Eylül'de biz neyi oylayacağız? Herhangi bir partinin iktidarını mı oylayacağız? Neyi oylayacağız? Darbe anayasası, milletin anayasası... Öyle mi? İki şey var. Birileri darbe anayasasından yana, ama bu topluluk milletin anayasasından yana. Milletin anayasasına evet mi? Şimdi darbeye karşı çıkanlar, bakıyoruz bugün darbecilerle el ele, kol kola. Nasıl oluyor bu iş? Hamdolsun biz bu yola milletimizle çıktık. Biz bu yola sizinle çıktık. Milletimizle birlikte el ele çıktık. Milletimizle omuz omuza bu yola devam ediyoruz.
Şimdi çıkmışlar, 'AK Parti Anayasa değişikliğini kendisi için yapıyor' diyorlar. Allah aşkına soruyorum, bugüne kadar hangi adımı kendimiz için attık, bugüne kadar hangi kararı kendimiz için aldık? Hani ufacık kitapçıklar dağıtıyoruz sizlere. Buradan ayrılınca kapı kapı dolaşacaksınız. Gidilmedik kapı bırakmayacaksınız. Evet mi? Gidilmedik, çalınmadık kapı bırakmayacağız.
Şu kitapçığı açın bakın. Bunun içinde AK Parti'nin kendisini kurtarmak için bir tane madde var mı? Adamlar okumamış ki, içinde ne var ne yok bundan haberleri yok ki. Varsa orada bir madde, ne derlerse haklı... Ama yok.''
''KİMİN İÇİN YAPTIK?''
İktidarları süresince 12 bin 200 kilometre duble yolu 73 milyon vatandaş için yaptıklarını anlatan Başbakan Erdoğan, Samsun'un bugün Sarp'a, İstanbul'a Ankara'ya duble yol ve otobanlarla bağlandığını belirtti. Bunların yanı sıra 435 bin konut inşa ettiklerini, bunun 330 binini sahiplerine teslim ettiklerini kaydeden Başbakan Erdoğan, ''Kimin için, vatandaşım için. 150 bin derslik yaptık. Şimdi soruyorum, Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli...'' dedi.
Meydandakilerin, Erdoğan'ın bu sözleri üzerine ''yuh' çekmesi üzerine Başbakan Erdoğan, ''Demeyin demeyin... Bunlara en güzel cevap yuh değil, ne biliyor musunuz? Evetlerinizi sandıklara gömün evvel Allah. Bu...'' diye konuştu.
İnşa edilen yol, derslikler ve kurulan üniversiteleri anlatan Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Peki Sayın Kılıçdaroğlu, Sayın Bahçeli bu Karadeniz Sahil Yolu'ndan hiç geçmedin mi? Giresun'a giderken bu yoldan gitmedin mi, Ordu'dan geçmedin mi? Trabzon'a, Rize'ye kadar bu yoldan hiç geçmedin mi? Geçerken acaba bu yolları kim yaptı? 15 senede bu yolun yüzde 35'ini bizden önceki iktidarlar yaptı, yüzde 65'ini biz 5 yılda yaptık. Farkımız bu... Bak, ardından Samsun-Ankara'yı biz tamamladık. Şimdi Sinop'u yapıyoruz. Biz dertliyiz dertli. Biz aşığız. Ferhat'a dağ dayanır mı? Dayanmaz. 12 tane tünel var. Bu tünelleri kim açtı? Biz açtık biz. Niye? Ferhat, Şirin'e aşık. Şirin millet, biz millete aşığız.
Şimdi bu tünellerden geçiyoruz. Ah bu dağların dili olsun. Ne kazalar oldu, ne insanlarımızı kaybettik. Şimdi ama tabii Kılıçdaroğlu'nun yolları buralara uğramıyordur, Sayın Bahçeli'nin de... O daha çok Ankara'ya takılıp kaldığı için buralara uğrama fırsatı olmadı ama o zamanlar buralarda 18 yaşından itibaren köy köy dolaşıp siyaset yaptık. Armelit Dağı'nın dilini biliriz biz. Şöyle yan gözle bakardık aşağı doğru. Uzun burunlu otobüslerle giderdik İstanbul'dan Rize'ye, Rize'den İstanbul'a...
Acaba bir aksilik olur mu? İki araç yan yana geçemezdi. Ama şimdi artık bunlar yok, şimdi artık dünyanın en uzun sahil şeridini inşa ediyoruz.
78 tane üniversite kurduk. Üniversitesi olmayan ilimiz kalmadı. Sayın Kılıçdaroğlu biliyorsun Tunceli'ye de üniversiteyi biz kurduk. Herhalde oraya da uğramışsındır. Şöyle bir kapısını çalmışsındır. Yani AK Parti iktidarı yaptı diye gitmemezlik yapma, gidersen biz memnun oluruz, gitmeden fayda var. Ama biz yaptık. Birileri diyordu ki buraya yapmazlar' ama biz yaptık.
Bak barajlar inşa ediyoruz, Munzur Çayı'nın üzerinde. şimdi birileri karşı çıkıyor. Niye? biz yapıyoruz diye. Yıllar yılı, bu ülkede su akar Türk bakar dediler. Şimdi biz ne diyoruz, 'su akar Türk yapar' diyoruz. Bu sular boşuna akmasın.''
''SAMSUN HATIRLANMADI''
Samsun'a 2. üniversiteyi kazandırdıklarını belirten Başbakan Erdoğan, bütün bu hizmetleri millet için yaptıklarını, Türkiye'nin ekonomisini büyüttüklerini, sofradaki ekmeği çoğaltıklarını, ülkenin itibarını yükselttiklerini anlattı.
''Şunu da söyleyeyim, yeterli mi? Hayır...'' diyen Başbakan Erdoğan, daha yapacakları çok iş bulunduğunu dile getirdi.
Erdoğan, ''en önemlisi de bize bu ülkeyi emanet eden tüm şehitlerimiz için gazilerimiz için yaptık. Kurtuluş Savaşımızın ilk adımı buradan 19 Mayıs 1919'da Samsun'dan atıldı. Ama Samsun her 19 Mayıs'ta Ankara'ya toprak gönderen şehir olma dışında hatırlanmadı. Atletler alırlar ellerine toprak, Ankara'ya getirirler o zaman hatırlanırlar. Burada 19 Mayıs'ın ruhuna yaraşır bir sembol dahi inşa edilmedi'' dedi.
Samsun'da tarihe kendilerinin sahip çıktığını, Kurtuluş Savaşı ruhuna kendilerinin sahip çıktığını kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:
12 Eylül'de sizin takdirinize sunulacak anayasa değişikliği bir AK Parti anayasası değildir. Bir Tayyip Erdoğan anayasası değildir. Biz bunlara teklif ettik ey CHP gelin beraber yapalım, ey MHP beraber yapalım. Parlamento başkanımız bunlara mektup yazdı. CHP, 'hayır' dedi, gelmedi. Siz gelmeyince biz de oturup duracak değiliz ya. Biz çalıştık. Geçmişte yapılan çalışmaları aldık, Barolar Birliği'nin, TÜSİAD'ın, TOBB'un çalışmalarını aldık masaya topladık hepsini yatırdık bu çalışmayı meydana getirdik. Şimdi de demek ki anlaşıldı tek çare millet. Çünkü benim vatandaşım diyor ki 'bana getir bana, kararı ben vereceğim' diyor. 12 Eylül'de oylayacağınız anayasa değişikliği bir şahsın, bir zümrenin, belli bir kesimin değil, 73 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının tamamının geleceğini ilgilendiren bir değişikliktir.''