AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Siyaseti kendi ikballeri, şahsi hırsları ve koltuk sevdaları için araç görenler, kendi kitlelerini tahrik etmek gibi tehlikeli bir oyunun aymazlığı içindeler. Bizi kutuplaşmayla itham edenler, kendileri ayrışmayı körüklüyor'' dedi.
Başbakan Erdoğan, İzmir Gündoğdu Meydanı'nda düzenlenen mitingde halka hitap etti. Bu kadar sıcakta, böyle yoğun bir günde, kendilerine böyle bir coşkuyu yaşatan İzmirlilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Başbakan Erdoğan, 15 Mayıs 1919'da İzmir'in, tarihinin en kara günlerinden birine şahit olduğunu ifade etti. İzmir'in işgalinin sadece İzmir'de değil, Edirne'den Van'a, Sinop'tan Hatay'a kadar tüm Türkiye'de ve Orta Sumatra'dan Arjantin'e kadar, Bağdat'tan Kahire'ye kadar çok geniş coğrafyada infiale neden olduğunu ifade eden Erdoğan, bu geniş coğrafyadaki insanların acıyı yüreklerinde hissettiklerini söyledi.
İzmir'in işgalinden bir kaç gün sonra İstanbul'da Halide Edip Adıvar'ın halka hitaben yaptığı konuşmada, ''Türk insanı bugün en kara gününü yaşıyor. Ancak sabahı olmayan gece yoktur'' şeklinde seslendiğini hatırlatan Başbakan Erdoğan, 9 Eylül 1922'de İzmir'in istiklaline kavuştuğunu, İzmir'in istiklalinin aynı coğrafyada coşku ve sevinçle karşılandığını dile getirdi. Erdoğan, ''İzmir sevinince Saraybosna sevindi, İzmir sevinince Şam sevindi, Beyrut sevindi, Üsküp sevindi, Tiran sevindi. Bu ülkenin hamurunda kardeşlik, mayasında dayanışma, birlik ve beraberlik var. Biz 73 milyon vatandaşla kader birliği yaptık. 81 vilayetin kaderi, sevinci birdir. Bu yüzdendir ki İzmir'i Bitlis'ten ayrı tutmuyoruz. İstanbul'u Diyarbakır'dan, Trabzon'dan ayrı tutmuyor, hiç bir şehrimize ayrı gözle bakmıyoruz'' diye konuştu.
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Siyaseti kendi ikballeri şahsi hırsları ve koltuk sevdaları için araç görenler, kendi kitlelerini tahrik etmek gibi tehlikeli bir oyunun aymazlığı içindeler. Bizi kutuplaşmayla itham edenler, kendileri ayrışmayı körüklüyor. Biz 73 milyonun hükümetiyiz. Bize oy versin, vermesin her vatandaştan aldığımız kutsal emaneti omuzlarımızda taşıyoruz. Her bir vatandaşımızın değerleri, yaşam tarzı, tercihleri bizim teminatımızın altındadır. Sonra Yunus'un sözlerini hatırlatmak isterim, Alevi'si, Sünni'si, Türk'ü, Kürt'ü, Laz'ı, Arnavut'u, Roman'ı 73 milyon vatandaşımızı, yaratılanı yaratandan ötürü seviyoruz.''
AK Parti'de etnik ve bölgesel milliyetçiliğin olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, ''Bizde 73 milyonun birlik beraberliği var, 780 bin metrekare vatan toprağının bütünlüğü var. asla bunun üzerine operasyon yaptırtmayız'' dedi.
AK Parti dışındaki siyasi partilerin, Türkiye'yi kucaklamayı başaramadıklarını ifade eden Başbakan Erdoğan, bu partilerin ''Az olsun benim olsun'' mantığıyla kitleleri kaygıya sevk ederek, oy almaya çalıştıklarını belirtti ve 81 ilin partisinin AK Parti olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Bizi ayrımcılıkla yaftalamak isteyenlerin aynaya bakmaları gerekir'' dedi.
Erdoğan, ''İzmir'e rahatlıkla gelebilenler Hakkari'ye de aynı rahatlıkla gidebiliyorlar mı? Orta Anadolu'da konuşanlar Doğu Karadeniz'de konuşamıyor. AK Parti ise 81 ilin tamamında milletvekiliyle, teşkilatlarıyla konuşuyor. Hepsinde eserlerimiz, programlarımız, plan ve projelerimizle varız'' diye konuştu. Başbakan olduktan sonra bugün İzmir'e 30. kez geldiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, ''İzmir'i çantada keklik görenler bizim kadar geldiler mi, İzmir'e bizim kadar hizmet ettiler mi? İzmir'i evleri gibi görenler bizim kadar eser bıraktılar mı?'' diye sordu.
REFERANDUM 12 Eylül'de yapılacak olan anayasa değişikliklerine ilişkin referandumun, AK Parti'nin projesi olarak algılanmaması gerektiğini belirten Başbakan Erdoğan, başta CHP ve MHP olmak üzere diğer partilerin vatandaşa anayasa değişikliklerini, AK Parti projesi şeklinde sunmaya çalıştıklarını söyledi. Erdoğan, ''Bunlar kolay kolay bir araya gelmezler, ama şimdi nasılsa bir araya geldiler'' dedi.
AK Parti'nin rotasını milletin çizdiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, değişiklik paketini CHP ve MHP'ye götürdüklerini, ancak parti yetkililerinin daha değişikliklere ilişkin dosyaların kapağını açmadan, olumsuz yaklaştıklarını belirterek, anayasa değişikliklerinin çok sayıda akademisyen ve sivil toplum kuruluşuyla yapılan çalışmalar sonucu oluşturulduğunu kaydetti.
AK Parti'nin anayasa değişikliklerini, ''Kendini Yüce Divandan kurtarmak için'' yaptığının öne sürüldüğünü söyleyen Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti:
''Burada CHP Genel Başkanına sesleniyorum, şunu bilmesinde fayda var. CHP'nin geçmişini ne kadar biliyor bilmem. Kendisine şöyle bir hatırlatayım. İstanbul'da benden önce bir CHP'li belediye başkanı vardı. Beni kalpazanlıkla suçluyorsun, önce git dosyayı iyi araştır. O yönetimde benim imzamı bulamazsın. Buna rağmen benimle birlikte yargılanan tüm arkadaşlarım beraat etmiştir. Recep Tayyip Erdoğan hayatında böyle insan olmamıştır. Bu senin 9 yıllık genel müdürlüğündeki yapındır. SSK o günlerde kara talihini, kara tarihini yaşamıştır.''
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığını 2,5 milyar dolar borçla devraldığını, 1,3 milyar dolar borçla devrettiğini belirten Başbakan Erdoğan, ardında pırıl pırıl bir İstanbul bıraktığını söyledi. İstanbul'un hava kirliliği, 40 yıllık su sorunu, Haliç'in temizlenmesi gibi sorunlarını çözdüklerini kaydeden Erdoğan, ''Hangi kalpazan kalkacak da bu hizmetleri İstanbul'a verecek? Ancak birilerinin hayatında hizmet anlayışı yok. Eğer İstanbul bugün bana, arkadaşlarıma ve partime halen İstanbul'u teslim ediyorsa, işte bu hakkın teslimidir'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu memlekette milletine hizmet eden başbakana beyaz kefeni biçen CHP zihniyeti var. CHP Genel Başkanı diyor ki, 'Bu kardeşin sana beyaz kefen giydirmez' O kefenin varsa sana kalsın. Bana o kefeni giydirecek kardeşlerim var. Bizim o noktada sıkıntımız yok'' dedi.
Alsancak Gündoğdu Meydanı'ndaki mitingde konuşan Erdoğan, AK Parti'nin kendi yargısını hazırlamakla eleştirildiğini belirterek, bu işi en iyi bilenin ''CHP zihniyeti'' olduğunu söyledi. Erdoğan, ''Adalet Bakanlığı döneminde binlerce CHP'liyi getirmiş, yargıya doldurmuştur. Enteresan olan da şu, 'Ben CHP'liyi oraya koymayacaktım da MHP'lileri mi koyacaktım?' diyor. Şimdi CHP ve MHP yan yana, vaka bu. Geçici 15. Maddeyi eski genel başkan da kaldırmaktan bahsediyordu, CHP'liler kaldırmaktan bahsettiler, şimdi bakıyorsunuz 'Hayır' diyorlar, niye dürüst değiller, dürüst'' diye konuştu.
12 Eylül oylamasında, anayasa paketinde AK Parti'ye özel madde bulunmadığını dile getiren Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
''Bunu soralım. Sorun, hangi madde AK Parti'ye özeldir? Bunun cevabını bana versin. 12 Eylül'de hangi maddeyle AK Parti yargıya müdahale ediyor, bunu söyle, anayasa değişikliğinin hangi maddesi yargıyı AK Parti'nin arka bahçesi yapıyor? Diyorlar ki 'Yargıya atama'. Bir defa atama değil bu, seçim, seçim. Yargıya gelecek olanlar seçimle gelecek, atamayla değil. Böyle çirkin iddia olmaz. Biz burada ABD'deki sistemi, AB üyesi ülkelerdeki sistem neyse, bu modern sistemi aynen aldık, getirdik ve bunu şimdi halkımıza takdim ediyoruz. Bu tür yaklaşım tarzıyla halkı aldatmak istiyorlar. Bu çirkin iddiayı ortaya atanlar çıksınlar, hangi maddenin evrensel hukuk normlarına aykırı olduğunu ispat etsinler. Dert başka, bazıları artık yargıyı arka bahçesi olarak göremeyecek, kullanamayacak, onun için iftira atıyorlar. Fakat müfteriler, iftira havuzunda boğulacaklar. Ne zaman? 12 Eylül'de buna 'Evet' mi? Ben şuna inanıyorum, benim vatandaşım bu konuda da aklı selimi ortaya çıkaracak ve en isabetli kararını verecektir. Şimdi bunların attığı adımlarla çok ilginçtir, bu da bizi tabi üzüyor, bu süreç içinde bu muhalefet partileri hiç bir araya gelemezken, nasıl bir araya geldiler bu düşündürücü. Bakınız bunlar ne derse desin, biz işimize bakacağız, ama dediğim gibi bu yanlışlara boyun eğmeyeceğiz ve süratle bu iftiralar karşısında bugüne kadar olan dik duruşumuzu aynen devam ettireceğiz.''
''MİLLET YÜZ ÇEVİRDİ'' Milletin şimdiden iftira edenlere yüz çevirdiğini söyleyen Erdoğan, şöyle devam etti:
''Ne diyorlar, 'Bu anayasa yüzde 51 ile kabul edilse bile yüzde 49 buna hayır demiştir' diyor. Ya ne demek? Ya sen hesap bilmiyorsun, ya da demokratik parlamenter sistemden bihabersin. Kaçtan kaç çıkarsa çıksın, yarıdan bir fazla evet oyu alıyorsan, bu iş bitmiştir. Şu anda bir inatlaşma olarak bu işi değerlendirmiyoruz. Bakınız bir tarafta darbe anayasası var, ama öbür tarafta da milletin anayasası var. 'Evet' milletin anayasasınadır. 'Hayır'da bütünleşenler, darbe anayasasında bütünleşenlerdir. Yıllardır aleyhinde konuştukları darbe anayasasını şimdi destekliyor, temize çıkarıyorlar. Bu 27 madde yeterli mi, değil. Ama yeterli olan anayasanın kapısını bununla açıyoruz. Bu bakımdan bu çok önemli ve siz, bize şimdi o yetkiyi vereceksiniz. Ama bunların 49-51 mantığı var ya, şimdiden yenilgiyi kabul etmiş durumdalar. Milletin kendilerinden yüz çevirdiğini görüyorlar. Ben de diyorum ki onlara, yol yakınken dönün ve siz de 'evet' deyin.''
Milletvekillerini TBMM'de oy kabinine göndermediklerini ve milletvekillerinin kabinde vicdanının sesini dinlemesinden ve ''evet'' demesinden korktuklarını belirten Başbakan Erdoğan, ''BDP de aynı şeyi yaptı. Şimdi millete geliyor, 'Sandığa git ve hayır de' diyorlar. Siz benim milletimi enayi mi zannettiniz. Sana görev verdi, 'Git orada emaneti kullan' dedi sen o yetkiyi kullanmadın. Milletim, 'Senin verdiğin mantıkla ben hareket etmem' diyecek, ben bunu görüyorum'' diye konutu.
''AK PARTİ YARGI BAĞIMSIZLIĞI İÇİN ÇALIŞIYOR'' AK Parti'nin yargı bağımsızlığı için çalıştığını vurgulayan Erdoğan, 12 Eylül'de genel seçim yapılmayacağını, halk oylaması olacağını söyledi. Halk oylamasıyla genel seçimin birbirine karıştırılmaması gerektiğini söyleyen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu memlekette milletine hizmet eden Başbakana beyaz kefeni biçen CHP zihniyeti var. CHP Genel Başkanı diyor ki, 'Bu kardeşin sana beyaz kefen giydirmez' O kefenin varsa sana kalsın. Bana o kefeni giydirecek benim kardeşlerim var. Bizim o noktada sıkıntımız yok. Başında olduğun zihniyet, ancak beyaz kefen biçenlere destek verir bu ülkede. Dersim katliamında oradaki vatandaşları bombalayan uçakların talimatını veren o zamanki cumhurbaşkanı kimdi? İsmet İnönü. Munzur'da kan aktı, çok çeşitli rivayetler var 10 bin, 20 bin, 30 bin kişinin öldürüldüğü söyleniyor. Niye? Bunlar asidir diye. Buna fırsat veren CHP zihniyeti, ben hayali konuşmuyorum, belgelerle konuşuyorum. Zaten bunlar artık kitap oldu, ama yeni kuşaklar bunları bilsin istiyorum. Bu CHP zihniyeti budur onun için söylüyorum. Bana milletin verdiği destek yeter. Beyaz kefen zihniyetine karşı olmaya evet mi? Ben CHP'ye oy veren kardeşlerime de sesleniyorum, elini vicdanına koy geleceğini düşün ve çocuklarını düşün ona göre karar ver.''