Türk ve yabancı kadınların biraraya gelerek kurduğu Umut Yolcuları Yuvası'nda, özürlü ve sağlıklı çocuklar bir arada eğitim alıyor, resim yapıyor, oyun oynuyor
Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı'nın (KEDV) desteğiyle özürlü çocuklara sahip annelerin kurduğu Umut Yolcuları Kooperatifi'nin Gültepe'de açtığı çocuk yuvası, özürlü ve sağlıklı çocukları hayata birlikte hazırlıyor. Bedensel ve zihinsel engelli çocukların toplumla bütünleşmesi, ön yargıların kırılması amacıyla kurulan yuvada, 'erken çocuklukta farklılıklara saygı', ' çevre' başlığı altındaki programlar, çocuklara uyarlanarak eğitim veriliyor. Projenin önemine inanan Türk ve yabancı kadınlar da Umut Yolcuları Yuvası'nda çocuklara 'gönüllü annelik' yapıyor. Semt sakinlerinin ücretsiz yararlandığı, daha çok oyun alanı gibi kullanılan merkezde, gönüllülerin dışında okul öncesi eğitim uzmanı ve bir psikolog haftanın 5 günü hizmet veriyor. Merkezin maddi ihtiyaçları ise imece usulü ya da küçük bağışlarla karşılanıyor. DÖNÜŞÜMLÜ ÇALIŞIYORLAR Herkese örnek olan gönüllü anneler, yaşları 3 ila 6 arasında değişen 20 engelli, 12 sağlıklı çocuğa bir arada resim, müzik, drama gibi dersler veriyor. Bunun dışında onlarla oyunlar oynayıp, kitap okuyor, gün içinde yeme içme, tuvalet gibi bütün ihtiyaçlarını gideriyorlar. Kimi zaman çocukları gezilere çıkararak, onları sosyal hayata adapte etmeye çalışıyorlar. Belirli saat aralıklarında dönüşümlü çalışan gönüllü anneler, yemek yapımı, merkezin temizliği gibi her türlü işin ucundan da tutuyor.
'Önyargılardan arınıyorlar' Eşinin işi nedeniyle 1 yıldır Türkiye'de yaşayan Fransız hemşire Celine Struk, çocuklarla resim yapıyor, Fransızca şarkılar öğretiyor. Daha önce özürlü çocuklarla ilgili deneyimi olmadığını söyleyen Struk, "Özürlü ve sağlıklı çocukların bir arada sosyalleşmesini çok anlamlı buluyorum. Önyargılardan arınmış olarak büyüyecekler" diyor.
'Her gün yeni bir şey öğreniyorum' Almanya'da anaokulu öğretmenliği yapan Gesa Horna, 4 çocuk sahibi. O da eşinin mesleği dolayısıyla 1 yıldır Türkiye'de. Çocuklarla oyunlar oynayıp günlük ihtiyaçlarını karşılayan Horna, "Böyle merkezler Almanya'da da var. Bu şekilde bir eğitim sistemi çok yararlı. Çocuklar empati kurmayı öğreniyor, birbirlerini daha iyi anlıyor. Her gün yeni bir şey öğreniyorum" diye konuşuyor.
'Desteğe ihtiyacımız var' KEDV Okul Öncesi Eğitim Koordinatörü Şükran Aytulun şu bilgileri veriyor: "Diğer çocukların gelişimini olumsuz yönde etkilemesin diye özrü ağır olanları almıyoruz. Daha çok çocuğa bakmak istiyoruz ama desteğe ihtiyacımız var. Farklıların öğrenilmesi açısından önemli bir yer. Oyuncakların arasına özellikle, kolu, bacağı ya da bir gözü olmayan bebekler de koyuyoruz."