Erdoğan'dan erken seçim açıklaması
Başbakan Erdoğan TBMM'de AK Parti Grup Toplantısı'nda konuştu. Medya patronlarıyla ilgili sözlerinin yanlış anlaşıldığını belirten Erdoğan şunları söyledi:
Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
"Medya patronlarına işten şunu at, bunu tut demedim. Patronlar bizi ziyaret ederlerdi. Biz gerilim istemiyoruz, kavga istemiyoruz, istikrar sayesinde işlerimiz iyiye gidiyor, tansiyonu düşürmek istiyoruz" diye gerilimden, gürültüden şikayet ediyorlar. Her konuyu gerilim bahanesi eden yazarlarınıza, sunucularınıza söyleyin, millete karamsarlık pompalayan adamlarınıza söyleyin diyorum. Bana "Biz bunlara sözümüzü geçiremiyoruz" diyorlar. Ben bir izleyici olarak beğenmiyorsam okumam, izlemem olur biter. Gazete adı vermiyorum, televizyon adı vermiyorum. Beğenmiyorsak gösterebileceğimiz en medeni tepki o yayınları boykot etmektir. Bunu da gösterdik. Bir gazete patronunun, kendi gazetesinin yayınından şikayetçi olması düşünülemez. O yayın politikasına uymayan adam orada nasıl durur? Bugüne kadar hiçbir basın patronu "Başbakan bana şu yazarını at dedi" diyemez. O denli aşağılık oyunların içerisine girmem. Onu başkaları yaptı, onları başkalarına sorsunlar. Bana gelip şikayet etme, işletme senin işletmen. Medya patronunun tasvip etmedikleriyle yolunu ayırma hakkı var. Söylemek istediğim bu. Benim yazarlarla, çizerlerle kişisel sorunum yok. Eleştiri kisvesiyle hakarete edenleri hukuka havale ederim.
SAĞLIKÇIYA MAAŞ MÜJDESİ
Demokrasi kurumlar, kurullar rejimidir, Türkiye'de sistem işliyor. Siz hukuku geliştirmeye çalışıyorsunuz, birileri hukukun işlemesine engel olmaya çalışıyor. En ciddi eleştiri ve saldırılar siyasi parti ve temsilcilerinden geliyor. Siz sivil siyaseti savunmazsanız, Meclis'i savunmazsanız milli irade nasıl hakim olacak.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşüyor ortalık ayağa kalkıyor. Anayasa çerçevesinde verilmiş yetkiler var. Biz birilerinin gazına gelmeyiz. Biz bu davete icabet etmeme nezaketsizliğini mi yapacağız? Bizim haftalık rutinimiz var zaten. Bundan niçin rahatsızlık duyalım. Demokrasilerde bunlar rahat rahat oluyor. Dünyayı biz de o yazarlar kadar tanıyoruz. Bize kimse gaz vermeye çalışmasın. Yola böyle devam edeceğiz.
Türkiye'de her kurum görevinin başındadır, sistem ayaktadır. Kriz çıkarma devri artık kapanmıştır. Kriz sevdalıları için artık bu kapıda ekmek yoktur. Milletimiz kimin huzur için çalıştığını görüyor. Kimin felaket tellallığı yaptığını da görüyor.
Statükoyu savunan ve bundan gurur duyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimiz bunların kim olduğunu gördü.
Geçen hafta gensoru görüşmelerinde ortaya çıktı. CHP'nin kapalı kapılar ardında Sakık ile neler görüştüğü tek tek ortaya çıkıyor. Yirmi militanı milletvekili seçtirmek istemişler.
KİM KORKAR KÖPEKTEN
16 YILLIK CİNAYETİ BİR MEKTUP ÇÖZDÜ
Kimse demokratik kazanımları Türk milletine fazla göremez. Çiftçinin oyu profesörün oyu kadar değerlidir. Köylünün oyu Cumhurbaşkanı'nın Başbakanın oyu kadar değerlidir. Kimse siyasi temsil açısından diğerinden daha öncelikli değildir. İçi boşaltılmış kavramlardan bu millet çok çekti. Demokrasi ve hukuk ertelenmeden gelişecek. Buna karşı olanlar kendi koltuklarını, imtiyazlarını düşünüyor. Bu toplum en modern imkanları hak ediyor.
Seçime 1.5 yıl var. Anayasanın verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız. Referandum kabul edilmezse hükümet erken seçime gitmeliymiş. Referandumu halk kabul etmezse seçim olur demek yanlıştır. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde var. Kediye ciğer emanet edilmez diyenler basit gerçeğin sırrına eremeyenlerdir. Millet en kutsal değerini kime emenet edeceğini iktidara getirerek gösterdi. Anamuhalefet, ne zaman tek başına iktidara geldin. Anamuhalefet, tek parti döneminde cebren ve hile ile iktidar oldular. Bu millet CHP'ye iktidar fırsatı vermez. Kediye ciğer emanet edilmez, bu yüzden bu millet size iktidar vermiyor.
Bugün yaşananlar siyasi intikam değil. Parlamentodan intikam almak isteyenlerin hesap vermesidir. Madem Türkiye çağdaş dünya ile bütünleşecek kaydışı yönetimin sıfırlanmasından başka bir yol yok. Hukukun herkes için geçerli olmasından başka yol yok. Ortada gerilim asla yoktur. Kurumlar arasında çatışma yoktur. Türkiye sadece normalleşiyor. Dere yatağında akıyor.
Mini anayasa değişikliği diyoruz hemen asla görüşmeyiz. Bu nasıl demokrasi? Biz de diyoruzki; siz asıl değilsiniz vekilsiniz, biz de millete gideriz.
Yargı reformunu bir tepki hissiyatıyla yapmıyoruz. Kapısı kapalı olanlara gitmeyeceğiz. Bu işin de bir onuru var. Destek alamazsak millete gideceğiz.
SAĞLIKÇIYA MAAŞ MÜJDESİ
Demokrasi kurumlar, kurullar rejimidir, Türkiye'de sistem işliyor. Siz hukuku geliştirmeye çalışıyorsunuz, birileri hukukun işlemesine engel olmaya çalışıyor. En ciddi eleştiri ve saldırılar siyasi parti ve temsilcilerinden geliyor. Siz sivil siyaseti savunmazsanız, Meclis'i savunmazsanız milli irade nasıl hakim olacak.
Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile görüşüyor ortalık ayağa kalkıyor. Anayasa çerçevesinde verilmiş yetkiler var. Biz birilerinin gazına gelmeyiz. Biz bu davete icabet etmeme nezaketsizliğini mi yapacağız? Bizim haftalık rutinimiz var zaten. Bundan niçin rahatsızlık duyalım. Demokrasilerde bunlar rahat rahat oluyor. Dünyayı biz de o yazarlar kadar tanıyoruz. Bize kimse gaz vermeye çalışmasın. Yola böyle devam edeceğiz.
Türkiye'de her kurum görevinin başındadır, sistem ayaktadır. Kriz çıkarma devri artık kapanmıştır. Kriz sevdalıları için artık bu kapıda ekmek yoktur. Milletimiz kimin huzur için çalıştığını görüyor. Kimin felaket tellallığı yaptığını da görüyor.
Statükoyu savunan ve bundan gurur duyan bir anlayışla karşı karşıyayız. Milletimiz bunların kim olduğunu gördü.
Geçen hafta gensoru görüşmelerinde ortaya çıktı. CHP'nin kapalı kapılar ardında Sakık ile neler görüştüğü tek tek ortaya çıkıyor. Yirmi militanı milletvekili seçtirmek istemişler.
KİM KORKAR KÖPEKTEN
16 YILLIK CİNAYETİ BİR MEKTUP ÇÖZDÜ
Kimse demokratik kazanımları Türk milletine fazla göremez. Çiftçinin oyu profesörün oyu kadar değerlidir. Köylünün oyu Cumhurbaşkanı'nın Başbakanın oyu kadar değerlidir. Kimse siyasi temsil açısından diğerinden daha öncelikli değildir. İçi boşaltılmış kavramlardan bu millet çok çekti. Demokrasi ve hukuk ertelenmeden gelişecek. Buna karşı olanlar kendi koltuklarını, imtiyazlarını düşünüyor. Bu toplum en modern imkanları hak ediyor.
Seçime 1.5 yıl var. Anayasanın verdiği yetkiyi sonuna kadar kullanırız. Referandum kabul edilmezse hükümet erken seçime gitmeliymiş. Referandumu halk kabul etmezse seçim olur demek yanlıştır. Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde var. Kediye ciğer emanet edilmez diyenler basit gerçeğin sırrına eremeyenlerdir. Millet en kutsal değerini kime emenet edeceğini iktidara getirerek gösterdi. Anamuhalefet, ne zaman tek başına iktidara geldin. Anamuhalefet, tek parti döneminde cebren ve hile ile iktidar oldular. Bu millet CHP'ye iktidar fırsatı vermez. Kediye ciğer emanet edilmez, bu yüzden bu millet size iktidar vermiyor.
Bugün yaşananlar siyasi intikam değil. Parlamentodan intikam almak isteyenlerin hesap vermesidir. Madem Türkiye çağdaş dünya ile bütünleşecek kaydışı yönetimin sıfırlanmasından başka bir yol yok. Hukukun herkes için geçerli olmasından başka yol yok. Ortada gerilim asla yoktur. Kurumlar arasında çatışma yoktur. Türkiye sadece normalleşiyor. Dere yatağında akıyor.
Mini anayasa değişikliği diyoruz hemen asla görüşmeyiz. Bu nasıl demokrasi? Biz de diyoruzki; siz asıl değilsiniz vekilsiniz, biz de millete gideriz.
Yargı reformunu bir tepki hissiyatıyla yapmıyoruz. Kapısı kapalı olanlara gitmeyeceğiz. Bu işin de bir onuru var. Destek alamazsak millete gideceğiz.