HSYK kararına barolardan büyük tepki

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun skandal kararına barolardan da büyük tepki geldi. İşte baroların o tepkileri...

Giriş Tarihi: Güncelleme Tarihi:
HSYK kararına barolardan büyük tepki
Evrensel Hukukçular Platformu Başkanı Hasan Hüseyin Tanrıverdi, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Erzurum'da görev yapan özel yetkili savcıların yetkilerini kaldırması ile ilgili kararının bu zamana kadar görülmemiş bir usulle alındığını ve Anayasa'ya aykırı olduğunu savundu.

Tanrıverdi, Akar Otel'de yaptığı basın toplantısında, HSYK'nın Anayasa'nın 159. maddesine göre idari bir kurul olduğunu ve hukuka uygunluk denetimi yapma görev ve yetkisinin bulunmadığını söyledi.

HSYK'nın haklarında hiçbir tahkikat yapmaksızın, müfettiş incelemesi ve haklarında düzenlenmiş bir rapor olmaksızın savcıların yetkilerini alarak Anayasa'nın amir hükümlerine aykırı bir işlem yaptığını öne süren Tanrıverdi, ''HSYK, bu zamana kadar görülmemiş bir usul ile anayasaya aykırı bir karar vermiştir'' dedi.

Kararın diğer bazı üst yargı merci yönetici ve mensupları tarafından desteklenmesinin ortaya çıkan sonucu daha vahim hale getirdiğini iddia eden Tanrıverdi, HSYK eliyle hukukun üstünde olan bir dokunulmazlar sınıfı yaratılmaya çalışıldığını savundu.

''Adalete, yargıya duyulan güvenin zedelenmesine neden olan herkesin tekrar düşünmesini, eylem ve işlemlerinin toplumsal sonuçlarını iyi değerlendirmesini tekrar tekrar tavsiye ediyoruz'' diye konuşan Tanrıverdi, çözümün ise sivil ve demokratik, evrensel değerler ile barışık, çağın gereklerine uygun bir yargı reformu olduğunu kaydetti.

ERZURUM BAROSU'NA KAYITLI BİR GRUP AVUKAT, HSYK'NIN KARARINI PROTESTO ETTİ


Erzurum Barosu'na kayıtlı bir grup avukat, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcıları Osman Şanal, Rasim Karakullukçu, Mehmet Yazıcı ve Tarık Gür'ün yetkilerinin alınması ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş ile haklarında suç duyurusunda bulunmasını ''yargısal bir darbe ve yargıya müdahale'' olarak niteledi ve kararı protesto etti.

Erzurum Adliyesi önünde cübbelerini giyerek toplanan Baroya kayıtlı bir grup adına basın açıklaması yapan Zahide Yavuz, ''Yüksek yargının görev ve yetkileri anayasa ile ilgili yasalarda düzenlenmiş ve sınırları belirtilmiştir'' dedi. Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Yüksek yargıdan beklenen tarafsız ve bağımsız olarak, her türlü ideolojik ve subjektif değerlendirme ile yaklaşımlardan uzak olarak görevlerini ifa etmesidir. Ancak ülkemizde bunun böyle olmadığını yüksek yargının anayasa ve yasaların kendilerine verdiği yetkileri aşarak, yetki gasbında bulunduğunu, tartışmalı ve siyasi kararlar aldığını üzülerek müşahede etmekteyiz.''

Avukat Yavuz, Türkiye'nin hızlı bir şekilde demokrasiden yargıçlar hükümetine doğru ilerlediğini savunarak, ''Yüksek yargının işlev, sorumluluk ve görevleriyle çelişen bu yaklaşımı, ilk derece hakim ve savcılar üzerinde vesayeti aşan bir baskıya dönüşmüştür. Özel yetkili cumhuriyet savcıları Osman Şanal, Rasim Karakullukçu, Mehmet Yıldız ve Tarık Gür'ün yetkilerinin alınması ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcısı Sinan Kuş ile haklarında suç duyurusunda bulunulması yargısal bir darbe olup, yargıya müdahaledir'' dedi.

Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner hakkında yürütülen soruşturmada CMK 250. maddesine göre hareket edildiğini, herhangi bir yorum hatası veya yetki aşımı bulunmadığı kanaatinde olduklarını söyleyen avukat Zahide Yavuz, ''Kaldı ki HSYK'nın olağanüstü toplantı ile almış olduğu karar kanuna açıkça aykırı olup ilk derece hakim ve savcıları sindirmeye yönelik yargısız bir infazdır'' diye konuştu.

HSYK'NIN BAZI ÜYELERİ HAKKINDA SUÇ DUYURUSU

''Yargıda Re-Form Grubu'' üyesi bir grup avukat, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun (HSYK) bazı üyeleri hakkında, Erzurum özel yetkili Cumhuriyet savcılarına ilişkin alınan karardan dolayı suç duyurusunda bulundu.

Sultanahmet'teki İstanbul Adalet Sarayı önünde toplanan grup adına basın açıklaması yapan avukat Serhat Şendilmen, HSYK'nın aldığı kararla Anayasa'nın 138 ve TCK'nın 277. maddelerini ihlal ettiğini öne sürerek, HSYK'nın bazı üyeleri hakkında 259 avukatın imzasıyla hazırladıkları suç duyurusu dilekçesini, İstanbul Cumhuriyet Savcılığına verdiklerini bildirdi.

Şendilmen, Abdi İpekçi, Doğan Öz, Çetin Emeç, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı ve Hrant Dink cinayetlerinin henüz aydınlatılamadığını ifade ederek, ''Ne gariptir bağımsız ve tarafsız yargı bu cinayetleri çözemedi. Çözemediği için de istifa eden bir yargıç veya savcı olmadı. Derin ilişkileri, olmuş ve olacak cinayetleri ortaya çıkarmak için harekete geçen birkaç cesur savcı ve hakim ise engellenmektedir. Hakim ve savcılara baskı ve yönlendirme niyetli haksız açıklamaları hukukçular olarak kabul etmemiz mümkün değildir. Acilen yargıda reform yapılmalıdır. Ümidimiz odur ki iktidarıyla muhalefetiyle bu millet sivil bir Anayasa yapacak'' diye konuştu.

Şendilmen, birkaç gün içerisinde konuyla ilgili imza kampanyası başlatacaklarını da belirtti.

KAHRAMANMARAŞ BARO BAŞKANI İSMAİL KAHVECİ: ''HERKESİN KENDİ DÜNYA GÖRÜŞÜ İLE HUKUK İŞLEMEZ''

Kahramanmaraş Baro Başkanı İsmail Kahveci,HSYK'nın Erzurum Cumhuriyet Savcısı Osman Şanal ile birlikte 4 savcının özel yetkilerinin kaldırmasına tepki gösterdi.

Kahveci, yaptığı açıklamada, Cumhuriyet Savcıları hakkında alınan kararla Anayasa'da belirtilen hukuk devleti ve yargı bağımsızlığı ilkesinin açıkça ihlal edildiğini savundu.

Yargı bağımsızlığının hukuk devletinin temel şartlarından biri olduğun, yargının bağımsız olmasını gerektiren temel gerekçenin, hakim ve savcıların yargılama sırasında baskı altında olmaması ve dışarıdan gelebilecek her türlü müdahaleye karşı korunması olduğunu ifade eden Kahveci, HSYK kararlarına karşı yargı yolunun açılması için Anayasa değişikliği yapılmasının zorunlu hale geldiğini kaydetti.

Yasaların objektif olarak uygulanmasını istediklerini ifade eden Kahveci, ''Herkesin kendi dünya görüşü ile hukuk işlemez. Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı'nın tutuklanmasını alkışlamıyoruz ancak biz sürecin de işlemesini istiyoruz'' diye konuştu. -BİLECİK- Bilecik Barosu Başkanı Halime Aynur, halkın hukuk ihlallerini görmeye değil, hukuk düzeni içinde yaşamaya ihtiyacı olduğunu bildirdi.

Aynur, yazılı açıklamasında, sağlıklı ve huzurlu bir yargı düzeninin, çağdaş demokrasinin de ön koşulu olduğunu kaydetti.

Böyle bir yargı düzeninin kurulmaması durumunda hukuk devleti, insan hakları ve demokrasi gibi kavramların, güvenceden yoksun, boş laflar olmaktan ileri geçemeyeceği görüşüne yer veren Aynur, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının tutuklanmasının hukuka aykırı olduğunu savundu.

BOLU

Çağ Hukukçular Derneği adına basın toplantısı düzenleyen Erol Altıntaş, Erzincan Cumhuriyet Başsavcısının tutuklanmasıyla başlayan, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) tarafından görevli Cumhuriyet Savcılarının yetkilerinin kaldırılmasıyla devam eden süreçten duydukları rahatsızlığı dile getirdi.

Altıntaş, HSYK'nın, Erzurum Adliyesi'nde görev yapan ve yaptıkları bir soruşturma nedeni ile yetkileri elinden alınan Cumhuriyet Savcılarına yönelik kararını, ''hakim ve savcı bağımsızlığına açık bir müdahale'' olarak değerlendirdi.

Yargıya yapılan bu müdahalelerin sonucunda yeni bir Anayasa'nın gerekliliğinin bir kez daha ortaya çıktığını belirten Erol Altıntaş, ''Yargı bağımsızlığına yönelik bu tür müdahale ve yaşanan kriz, yargı bağımsızlığının ancak yeni bir sivil Anayasa ile sağlanabileceğini bir kez daha göstermiştir'' şeklinde konuştu.


İŞSİZLERE BİR ŞOK DAHA!

CEPTEN PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

SİGORTALI İLAÇSIZ KALMAYACAK

KADINLAR ERKEKLERİ 2'YE KATLADI


Günün Manşetleri

Tüm Manşetler