Çocuklarımız
Bir genç kızın, kafasını bedeninden ayıran zalim ruhu ülke üretti. Bilinçaltına verilen emirler. Uyuşturucunun okul sıralarına kadar girmesine izin verenler. Cep telefonları... Mesaj humması... çocuk yaşlarda özgür ilişkiler.. Sonrasında feryat figan... "Kızım koruyamadım seni..."
***
çocuklar melek değil artık. Elmaya kurt girdi bir kere. Giderek birbirine benziyor herkes. Sokaklarda, okullarda güvenilmez erkeklerin güç gösterileri. Her 10 liselinin 2'sinde bıçak var... Böyle meselelerde, devletin büyüklerinin ağzını bıçak açmıyor. Birbirlerine kurşun gibi sözler yağdırırken...
***
Bir taksi şoförüyle sohbetim olmuştu. Lise öğrencisi 3 genç kız arabaya biniyor ve çantalarından küçük viski şişesi çıkarıp, sırayla ağızlarına dayıyorlar. Şoför okulun kapısında indiriyor onları. Ne onların sarhoşluğuna bakan bir okul yönetimi var. Ne ailelerinin haberi...
***
Kadıköy'de kadının biri kocasıyla ilişkisi olan lise öğrencisi genç kız için okula gidiyor. Liseli kızın, sokakta arkadaşlarıyla muhabbet ederken savunmasına, sevgili Hakan Dilek şahit olmuş. "Bana konuşacağına, gitsin kocasına sahip çıksın" diyen liseli kızın, kaybolan masumiyeti, ne çok şeydir aslında.
***
"Benim çocuğum yapmaz" demeyin. Gazetelerin üçüncü sayfa çocukları da, sizin gibi düşünen annelerin, babaların çocukları. Ve bu acımasız düzenin, çocuklarınızı kurban etmesine izin vermeyin.
***
Ne acıdır ki, çocuklardan ancak öldükten sonra haberi oluyor ailelerin. "Seni koruyamadım kızım!" çiçekler kuruduktan ve kafaları koparıldıktan sonra su vermenin, ne anlamı var ki zaten!