"İzmir’ den vefa bekliyorum"
Yıllarca beyazperdenin gerisinden seslendi bize. Filmlerde şarkı söyleyen “Türkan Şoray” ın, “Fatma Girik” in, “Hülya Koçyiğit’ in ve Filiz Akın’ın sesi oldu. Filmlerin hiçbir karesinde görünmeden, yalnızca şarkı söyleyerek bir filmin “başrol oyuncusu” oldu. “Artık sevmeyeceğim” dedi ama her filmde yeniden aşık oldu. “Üzülme sen meleğim, gün olur kavuşuruz “dedi , “Yeşilçam Şarkıları “ CD ile küllerinden doğdu. Yeşilçam’ın en bilinen sesi, hiç bilinmeyen yüzü Belkıs Özener bu haftaki konuğum.
Belkıs Hanım, 1970’lerdeki filmlerin altın sesiydiniz. Müzikal film demek, “Belkıs Özener ” demekti. Yeşilçam’a çok emeğiniz geçti o yıllarda. Filmleri oyuncuları hep ön plandaydı. Siz hiç geri planda olmaktan rahatsızlık duymadınız mı? B.Ö. : Gençliğimin en güzel yıları o karanlık odalarda müthiş bir özveri ile şarkı dublajı yaparak geçti. Hiçbir zaman sesimi verdiğim oyuncunun önüne geçmeyi düşünmedim. Benim işim oyuncunun ruhuna ruh katmayı ve geride durmayı gerektiriyor. Bu nedenle ön planda olan daima oyuncudur. Bunu hiçbir zaman dert edinmedim. Jenerikte benim ismim yazıyor mu yazmıyor mu diye sorma şansım bile yoktu. Zamanla yarışarak çok az paralara yaptık o işleri. İnanın zaman yokluğundan bazen öğle yemeklerini kaşar peynir , helva ekmekle geçiştiriyorduk. Müzikal filmlere o yıllarda çok ama çok emek verdim.
O filmler hala TV’lerde gösteriliyor. Ama hala oyuncular ön planda.
B.Ö. : Zamanla bu filmler daha çok sevildi. Seneler sonra geriye dönüp baktığımda eksik olan tek duygunun vefa görmemek olduğunu fark ettim. Bunu da CD’den sonra halkım bana fazlasıyla gösterdi. Sağ olsunlar.
Ben de “Yeşilçam Şarkıları” CD’nizin çıkış öyküsünü öğrenmek istiyordum
B.Ö. : Yıl 2004 yani tam tamına kırk yıl sonra “Uçan Süpürge Kadın Filmleri Festivali”nde ilk defa bir dublaj sanatçısına onur ödülü verdiler. “İşte beyazperdenin gizli kahramanı” diye anons edildiğimde ayaklarım yerden kesildi. Geç de olsa bu ödüle ulaşmıştım. O ödül benim hayatımda önemli bir rol oynadı. Sinemaya verdiğim emekler karşılığını bulmuştu. Fakat geride kalıcı bir eser bırakmak istiyordum. Yeşilçam filmlerinde okuduğum o güzel şarkıların üstünde bu sefer kendi adımın yazılı olduğu bir albüm hayal ediyordum.
Bu hayali kim gerçeğe dönüştürdü?
B.Ö : Öncelikle Necip Sarıcıoğlu’na çok şey borçluyum. Türk filmlerinin eşsiz ses teknisyeni Necip Bey sakladığı film şarkılarının stüdyo kayıtlarını bulup bana verdiğinde bu hayalimi geçekleştirme umudu doğdu içimde. Sonra devreye Kalan Müzik girdi. Nilüfer Saltık bu projeyle çok ilgilendi. Hem Hasan hem de Nilüfer Saltık’a sonsuz teşekkürlerimi bir kez daha sunuyorum aracılığınızla. CD’nin yapım aşamasında oğlum Barkın da çok destek verdi.