Bilim adamları tarafından Şanlıurfa'nın Göktepe mevkinde incelenen kazılar sonucunda çıkan oyulmuş kafataslarının dünyada bilinen oyulmuş ilk kafatasları olduğu tahmin edilmektedir.
Bilim adamları tarafından Şanlıurfa'nın Göktepe mevkinde incelenen kazılar sonucunda çıkan oyulmuş kafataslarının dünyada bilinen oyulmuş ilk kafatasları olduğu tahmin edilmektedir.
D yapısındaki dikilitaşlardan birinde, başı olmayan insan betimlemesi görülüyor. Bunun dışında kimi vahşi hayvan betimlemeleri, gövdesindenayrılmış baş olarak yorumlanabilecek yuvarlak şekillerle birlikte resmediliyor.
Science Advances’deki makalenin yazarlarından Lee Clare, Göbeklitepe’nin ziyaretçi grupların ortak kimliğini sürdürmelerine yardımcı olduğuna inandığını yazdı. Clare’e göre, kafatası tarikatının ritüelleri de bunu destekleyen bir unsur olabilir.
Arkeolojik olarak Çanak Çömlek Öncesi Neolitik A Dönemi’ne (MÖ 9.600 – 7.300) ait olan Göbeklitepe’de, bir tepe üzerine inşa edilmiş çok sayıda yuvarlak biçimli yapı bulunmuştu.
1995 yılında Arkeolog Profesör Klaus Schmidt tarafından Alman Arkeoloji Enstitüsü’nün desteğiyle başlayan kazılar sonucu elde edilen verilere göre bu yapıların yerleşim amaçlı kullanılmadığı düşünülüyor.
Göbeklitepe’de bulunan henüz sadece 6 tanesi gün ışığına çıkarılmış, toplam 20 adet olduğu belirlenen bu üzeri açık yapıların dini amaçlı yapılmış olduğu biliniyor.
Taş devrinden kalma bu tapınakların yapılış biçiminde ortak bir özellik göze çarpıyor, T biçiminde sütunlar ile çevrilmiş bu tapınakların merkezinde iki T biçiminde sütun karşılıklı olarak yer alıyor.
Arkeologlar boyları 3 ila 6 metre arasında değişen bu T biçimindeki sütunların stilize edilmiş insan tasvirleri olduğunu düşünüyor. Bunun sebebi T biçimindeki sütunlarda görülen kol ve el tasvirleri.
Kafataslarına delikler açılması ve bunun hasar vermeden yapılması bir kafatası kültürünün ve dini ayinlerin olduğunu gösterir.
Kafataslarının oyulmasını, dini görevleri olan kişilerin tanrılaştırılması için kurban edilmesi sonucunda yapıldığını savunuyorum.
Ölen kişiden intikam almak ya da ölen kişinin intikam hislerini yok etmek amacıyla yapılan bir ayin olsaydı, o zaman kafatası tahrip edilirdi.
Ama dini bir kutsama ayininde rahip ya da şamanlar, dünyaya tekrar tanrısal vasıflarla dönebilmek için kurban edilirler ve onların kafataslarına tapınılır.
Kafatasları intikam ama�lı par�alanmışa benzemiyor, �zenli ve sistemli şekilde �zerine delikler a�ılıyor ya da fig�rler �iziliyor. Bulunan kalıntılar ‘Ata’ya tapınma adetini ispatlar nitelikte olabilir.”