Shipton Ana Türkiye ile ilgili kehanetleriyle dünya basınını salladı!

Shipton ana İngiltere'nin en ünlü kadın kahindir. Çağdaş Nostradamus'tur. Bu kadın kaderi öngörebilme yeteneğine sahipti. Demir gemilerin davetini, Londra'da 1666 yılında gerçekleşen büyük yangını, İspanyol donanmasının yenilişini ve hatta dünyanın sonunu bile öngörebiliyordu. Bu bağlamda Shipton Ana Türkiye ve savaşlar hakkındaki birçok kehanetiyle gündeme oturdu.

Shipton Ana Türkiye ve savaşlar hakkındaki birçok kehanetiyle gündeme oturdu. Son zamanlarda yaşanan olayların birçoğunu yıllar öncesinden söyleyen Shipton Ana, dünya basınının ilgisini çekti. Baba Vanga ve Nostradamus kadar ünlü olmasa da birçok kehanetinin gerçekleşmesiyle dikkat çekti. ABD ve Rus devlet başkanları, 2109 yılı ve Türkiye hakkındaki söylemleriyle son zamanların en çok konuşulan ismi olan Shipton Ana, insanlığın geleceği hakkında da bazı kehanetlerde bulundu. Shipton Ana'nın tüyler ürperten kehanetleri sizler için derlendi. İşte ustaları Nostradamus ve Baba Vanga kadar dikkat çeken Shipton Ana'nın kehanetleri.

18 yaşındaki Agatha Southeil, çocuğunu doğururken yaşamını yitirdi. Agatha, öldüğü yerde gömüldü. Ve doğan kız çocuğu ise saklandı. Çünkü çocuk normal değildi, başı orantısızdı, gözleri şaşı ama bakışları yakıcıydı, yanakları içe çökük, ağzı dişlerini gösteren bir delik gibiydi. Kolları bacakları sanki vücuduna öylesine takılmış gibi uyumsuzdu.

Bu çocuk fazla saklanamadı. Köyün ileri gelen din heyeti bir vasi bulunmasını talep etti. Nitekim yaşlı iyilik sever bir kadın bakımını üstlendi. Adına Ursula denildi. Ursula, garip bir çocuktu günde 1-2 saat uyuyor sonra uyanıyor. Gözleri hep sabit bir noktaya bakıyordu. Geceleri evin perdeleri uçuşuyor, kapıları vuruyor, pencere kepenkleri gıcırdıyordu.

Evin dışında sürekli yaban kedilerinin sesleri geliyordu. Bir gün eve dönen kadın bebeğin beşiğini boş buldu.Mobilyalar kırılmış, şöminenin ateşleri saçılmıştı. Kadın korku içinde olanları komşularına anlattı. Komşular, çocuğun cinler tarafından kaçırıldığını iddia etti. Ama çocuk en sonunda bacanın içinde bulundu. Bu olaya kimse bir yorum getiremedi.

Ursula, zaman içinde bu tür olaylarla büyüdü. Yaşı gelince analığı Ursula'yı okula yollayarak okuma yazma öğrenmesini ister.Ursula hayal gücü ve zekasıyla kısa zamanda tüm hocalarının göz bebeği olmuştur. Fakat öğrenciler arasında bir ucubedir hala. Ursula da kendisine yapılanlar karşısında intikam yolunu seçer.

DİĞER GALERİLER