YAPRAK ARAS ŞAHİNBAŞ “DEMEK ki Facebook onun fikri değilmiş!” “Ne acayip, ne takıntılı bir çocukmuş!” Sosyol Ağ’ın gösteriminden çıktığımız anda, herkesin yorumu bu oldu. Bugün yarım milyarın üzerinde kullanıcıya sahip olan Facebook’un kuruluşunu anlatan Sosyal Ağ filmini izleyip de işin iç yüzünü bilmeyen birçok kişi gibi...
Aslında hikâye şöyle başlıyor: MIT üniversiteli altı gencin Las Vegas’ta milyonlar kazanmasının hikâyesini kitaplaştıran Ben Mezrich (Bringing Down the House) bir gece, bir mail alır. Bir Harvard mezunu, Facebook’un kurucularıyla ilgili bir öyküyle ilgilenip ilgilenmeyeceğini sormaktadır. Mezrich, bahsi geçen kişiyle hemen bir buluşma ayarlar.
Buluştuğu kişi, Sosyal Ağ filminde ‘kazık atılan iyi niyetli finansör’ olarak izlediğimiz Edauardo Saverin’den başkası değildir. Mezrich, Saverin’in ağzından sitenin kuruluş hikâyesini yazmaya başladığında, Maverin’le Facebook’un davası sürmektedir. (Mezrich’in kitabı The Accidental Billionaires, Türkçeye de Kazara Milyarderler olarak çevrilir.)
FİLM BELGESEL DEĞİL, KURGU Sosyal Ağ filminin esin kaynağı, bu kitap. Yalnız kitap, yazarının da belirttiği üzere Saverin’in anlattıklarına ve bazı yazışmalara dayanıyor. Boşluklar, Mezrich’in hayal gücüyle doldurulmuş. Yani bir ‘belge’ olmaktan çok uzak. Diyalogların çoğu kurmaca. Ama üzerine filmin senaristi de Aaron Sorkin gibi usta bir isim olunca, beyazperdeye yansıtılan öyküye inanarak çıkıyoruz sinema salonundan.
Oysa Sorkin de röportajlarında filmin ‘belgesel’ değil, ‘kurgu’ olduğunu söylüyor. Tabii bunu bilmek için filmle ilgili okuma yapmanız gerekiyor. Sorkin, Jesse Eisenberg’in canlandırdığı Mark Zuckerberg karakterini de kendisinin yarattığını kabul ediyor. Gerçek hayatta Zuckerberg’i tanıyanlar, filmdeki karaktere çok şaşırıyor. Çünkü gerçek Zuckerberg çok hızlı konuşan, hiç gülümsemeyen veya kibirli biri değil. Yapımcılar, filmin hazırlık aşamasında Zuckerberg’e ulaşmaya çalışmışlar aslında.