Osmanlı’dan Günümüze Patrikhane

Patrikhane ne zaman kim tarafından kuruldu? Roma İmparatoru Konstantin Batı Roma’da artık tutunamayınca İstanbul şehrini kurdu Konstantinopolis adını verdi. Konstantin Roma’da sadece imparatorken Konstantinopolis’te hem imparator hem de kilisenin başıydı. Roma’dan farklı olarak Patrik’in atamasını o yapıyordu ama tacını da yine Batı’da olduğu gibi Patrik’in elinden giyiyordu.

Giriş Tarihi:
Patrikhane Ne Zaman Kim Tarafından Kuruldu? Roma İmparatoru Konstantin Batı Roma’Da Artık Tutunamayınca İstanbul Şehrini Kurdu Konstantinopolis Adını Verdi...

Patrikhane ne zaman kim tarafından kuruldu?

Roma İmparatoru Konstantin Batı Roma’da artık tutunamayınca İstanbul şehrini kurdu Konstantinopolis adını verdi. Konstantin Roma’da sadece imparatorken Konstantinopolis’te hem imparator hem de kilisenin başıydı. Roma’dan farklı olarak Patrik’in atamasını o yapıyordu ama tacını da yine Batı’da olduğu gibi Patrik’in elinden giyiyordu.

Papa Ve Patrik Arasındaki Rekabet Neydi? İstanbul Patrik’İnin Ataması Vatikan’Daki Papa’Nın Elinden Alınıp Konstantinopolis İmparatorunun Yetkisine Bırakılınca...

Papa ve Patrik arasındaki rekabet neydi?

İstanbul Patrik’inin ataması Vatikan’daki Papa’nın elinden alınıp Konstantinopolis imparatorunun yetkisine bırakılınca Papa ile patrik arasında tarihte hiçbir zaman çözülemeyecek ayrılıklar ve çekişmeler başladı. Papa Patrikhane’nin kendisine bağlanmasını istiyor, Patrik ise buna şiddetle direniyordu. Bu çekişme Hristiyanlık dininde iki büyük mezhebin doğmasına neden oldu. Papa’ya bağlı Katoliklik ve Patrik’e bağlı Ortodoksluk mezhebi. Bu iki mezhebin taraftarları bin yıldan fazla bir süre savaştılar. Bu savaş en çok Türklere yaradı çünkü İstanbul’un fethi esnasında Bizans Patrik’i Naturas “Papalıka bağlı askerleri İstanbul’da görmektense Türk sarığı görmeyei tercih ederim” diyordu.

İstanbul’Un Fethinden Sonra Patrikhane Yasaklandı Mı? Türklerin İstanbul’U Fethetmeye Hazırlandıkları Haberi Bizansın Her Tarafına Yayılıyordu. Türkler Bir...

İstanbul’un  fethinden sonra Patrikhane yasaklandı mı?

Türklerin İstanbul’u fethetmeye hazırlandıkları haberi Bizansın her tarafına yayılıyordu. Türkler bir taraftan Anadolu’da hazırlıklara girşmiş bir taraftan da Edirne’de fetih için top döktürüyorlardı. Buna direnebilmek için Bizans Papalık’tan destek almak zorundaydı. Bizans’ın son imparatoru Konstantin Papa’ya yardım çin başvurarak Ortodoksluğu Katolikliğe bağlamayı teklif etti. Patrikhane bunu imparatorun bir ihaneti olarak gördü ve bu kararı asla tanımayacağını duyurdu. Konstantin Ayasofya’da yaptığı bir toplantıyla Konstantinopolis Kilisesi’nin Roma Kilisesi’ne katıldığını açıkladı. Bunun üzerine Patrik Gregoryos istifa etti ve yerine Patrik Naturas geçti ama Naturas da birleşmeyi reddetti. 29 mayıs 1453’te İstanbul Türkler tarafından fethedildi. Fatih Sultan Mehmet İstanbul’a girerken tüm şehir halkına ve kiliseye koruma ve dokunulmazlık verdi. Bütü Ortodoks din adamları Fatih’in huzuruna çıktılar ama aralarında Patrik yoktu.

Fatih Patrikhane’Ye Niçin Dokunulmazlık Verdi? İstanbul’Un Fethinden Sonra Roma Kilisesi Fetih Sırasında Ölen İmparator Konstantin İle Yapılan Anlaşma Gereği...

Fatih Patrikhane’ye niçin dokunulmazlık verdi?

İstanbul’un fethinden sonra Roma Kilisesi fetih sırasında ölen imparator Konstantin ile yapılan anlaşma gereği İstanbul kilisesinin kendisine bağlanmasını istedi. Fatih Sultan Mehmet, İstanbul kilisesinin Roma’ya bağlanması halinde kendi tebasının dışardan yönetileceğini biliyordu. Bundan dolayı da Patrikhane’ye dokunulmazlık verdi ve ona bazı ayrcalıklar vererek Papa’nın İstanbul üzerindeki etkisini kırmak ve kendi tebası üzerinde kontorolü sağlamak istedi. Ancak Papa’lık buna direnince Fatih, Gedik Ahmet Paşa’yı İtalyan şehri Otranto’ya çıkarak İtalya’yı fethetmek istedi ancak buna ömrü yetmedi.

Fatih Patriği Niçin Arattı? Fatih’İn Huzuruna Çıkan Ortodoks Din Adamları Arasında Patrik Yoktu. Fatih, Patriğin Aranmasını Ve Ölü Ya Da Diri Ele Geçirilmesini...

Fatih Patriği niçin arattı?

Fatih’in huzuruna çıkan Ortodoks din adamları arasında patrik yoktu. Fatih, Patriğin aranmasını ve ölü ya da diri ele geçirilmesini istedi. Osmanlı askerleri Patriği Edirne’de bir evde saklanırken buldular ve Fatih’in huzuruna getirdiler. Patrik Sakaleros İstanbul’un fethi esnasında Türklere yardım etmişti ama fetih sonrasında bağışlanacağını hiç düşünmemişti. Kaçıp saklanarak hayatını korumaya çalıştı. Fatih, Sakaleros’a Patrik olarak seçildiğini ve bundan sonra Patrikhane çalışmalarının Havariyun Kilisesi’nde yapılacağını söyledi ve Patriğe has ahırdan en iyi atlardan birini vererek evine gönderdi.

Patrikhane Fener’E Ne Zaman Niçin Yerleşti? Patrik Sakaleros’Un Patrikliğinde Havariyun Kilisesine Geçildi Ancak Kısa Bir Süre Sonra Bu Kilisede Bir Türk Ölü...

Patrikhane Fener’e ne zaman niçin yerleşti?

Patrik Sakaleros’un patrikliğinde Havariyun kilisesine geçildi ancak kısa bir süre sonra bu kilisede bir Türk ölü olarak bulundu. Bunun üzerine Osmanlı, Patrikhane’yi sonradan Fethiye Camisi ve Müzesi olacak olan Pamma Haristos Kilisesi’ne nakletti. Sonrasında ise bugün Patrikhane’nin hala bulunduğu Fener’deki yerine geçti.

Patrikhane’Nin Fatih Dönemindeki Rütbesi Neydi? Patrik, Fatih Döneminde Vezir Rütbesinde Saygı Görüyordu Ve Resmi Törenlerde Buna Göre Kendisine Yer...

Patrikhane’nin Fatih dönemindeki rütbesi neydi?

Patrik, Fatih döneminde vezir rütbesinde saygı görüyordu ve resmi törenlerde buna göre kendisine yer belirleniyordu. Emrine de koruma görevlisi olarak bir Yeniçeri Ortası verilmişti. Devlet Patrikhane’yi iç işlerinde tamamen serbest bırakmış, vergiden muaf tutmuştu. Buna karşılık Patrikhane’den istenen tek şey ise Rumların devlete sadakatini sağlamaktı. Çünkü Patrik sadece Rumların değil bütün Rus Ortodoksları’nın da lideriydi.

Patrikhane’Nin İlk İhaneti Ne Zaman Oldu? 17. Yüzyıl’Da Osmanlı İmparatorluğu Zayıflayınca Balkanlar’Daki Ortodoks Azınlıklar Devletten Kopmak İstediler Ve...

Patrikhane’nin ilk ihaneti ne zaman oldu?

17. yüzyıl’da Osmanlı İmparatorluğu zayıflayınca Balkanlar’daki Ortodoks azınlıklar devletten kopmak istediler ve ayrılıkçı hareketlere giriştiler. İstanbul’daki Patrikhane de gizliden gizliye bu isyanları desteklemeye ve örgütlemeye çalışıyordu. Rumlar o dönemlerde devletin bürokrasi kademelerinde özellikle de dış politikada çok etkiliydiler. İmparatorluğun bütün tercüme işleri ve yazışmaları Rumlar tarafından yapılıyordu. Böylece dışardaki isyanları yönlendirme konusunda her türlü imkana sahiplerdi. Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa ihanetin ilk tohumlarını farkedince Patrikhane’yi izlemeye aldı. Eflak’ta Osmanlı’ya karşı isyan hareketinin büyüdüğü bir sırada Osmanlı Patrikhane’nin gizli yazışmalarını ele geçirdi.

Patrikhane’Nin Gizli Yazışmalarnda Neler Vardı? Osmanlı’Nın Ele Geçirdiği, Patrik Tarafından Eflak Voyvodası Konstantin’E Yazılmış Gizli Yazışmada Patrik...

Patrikhane’nin gizli yazışmalarnda neler vardı?

Osmanlı’nın ele geçirdiği, Patrik tarafından Eflak Voyvodası Konstantin’e yazılmış gizli yazışmada Patrik şunları söylemişti: “Müslümanlığın gününün tamam olmasına az bir şey kalmıştır. Hıristiyan dininin velvelesi, yine dünyayı tutacaktır. Ona göre tedarikte olasız. Yakında bütün vilayetler Hıristiyanların eline geçip, haç ve çan sahipleri, memleketlere sahip olsalar gerektir”.

Patrikhane’Nin Mahzeninde Ele Geçirilen Yeniçeri Kıyafetleri Nelerdi? Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa Bu Yazışmadan Sonra Derhal Patrikhane’Nin Aranmasını Emretti...

Patrikhane’nin mahzeninde ele geçirilen Yeniçeri kıyafetleri nelerdi?

Sadrazam Köprülü Mehmet Paşa bu yazışmadan sonra derhal Patrikhane’nin aranmasını emretti. Arama sonucunda Patrikhane’nin mahzeninde 40 tane Yeniçeri üsküfü ve başlığı bulundu. Patrikhane bunların Patrikhaneyi koruyan Yeniçerilere ait olduğunu söyledi ama gerçek hemen anlaşıldı. Patrikhane’nin, bir süreden beri İstanbul’da gerçekleşen yangınlarda bu Yeniçeri kıyafetlerini kullandığı ortaya çıktı. Rum delikanlıları bu Yeniçeri kıyafetlerini giyerek sokağa çıkıyor, yangın çıkarıyor ve birçok esnafın dükkanını yağmalıyordu. Bir taraftan da bunlardan Yeniçerilerin sorumlu olduğu dedikodusunu yayıyorlardı.

Patrikhane Megalo İdea’Yı Niçin Desteledi? Patrikhane Özellikle Osmanlı’Nın Rus Ordularına Yenilmesinden Sonra Daha Bir Serbest Davranmaya Ve Osmanlı’Ya Karşı...

Patrikhane Megalo idea’yı  niçin desteledi?

Patrikhane özellikle Osmanlı’nın Rus ordularına yenilmesinden sonra daha bir serbest davranmaya ve Osmanlı’ya karşı sorumluluklarını ihmal etmeye başladı.Patrikhane, Bulgar ve Sırp kiliselerini kendisine bağlayarak Balkanlar’da Ortodoks birliğini sağladı. İdam edilen Patrik’in intikamını almak isteyen Patrikhane, Bizansı yeniden canlandırmak için çareler arıyordu. Bizansı, “Megalo İdea” hayaliyle “Yunan Devleti” şeklinde canlandırmak için çalışmalara girşen Patrikhane, ilk olarak Rumların Osmanlı’dan kopmasını sağlamaya çalıştı.

İlk İdam Edilen Patrik Kimdi? Bu İhanetin Ortaya Çıkmasından Sonra Osmanlı, Bir Gün Sonra Bütün Yabancı Elçiliklerin Bulunduğu Beyoğlu’Nun Parmakkapı Semtinde...

İlk idam edilen Patrik kimdi?

Bu ihanetin ortaya çıkmasından sonra Osmanlı, bir gün sonra bütün yabancı elçiliklerin bulunduğu Beyoğlu’nun Parmakkapı semtinde bir darağacı kurdu ve Patriğe kara elbiseler giydirerek idam etti.

Halet Çelebi Kimdir Ve Patrikhane’Ye Niçin Yardım Etti? Patrikhane, Osmanlı İmparatorluğu’Nda İlk Masonluk Örgütünü Kurdu Ve O Dönemlerde Osmanlı Padişahı...

Halet Çelebi kimdir ve Patrikhane’ye niçin yardım etti?

Patrikhane, Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk Masonluk örgütünü kurdu ve o dönemlerde Osmanlı Padişahı üzerinde çok etkili olan Halet Çelebi’yi bu örgüte katmayı başardı. Halet Çelebi, Sultan II. Mahmut’un Mühürdar’ıydı ve Patrikhane’nin ele geçirilen gizli yazışmalarını, Eflak ve Mora’daki isyanları destekleyen çalışmalarının ortaya çıkmasını engelliyordu. Halet Çelebi, Osmanlı’nın ilk Mason’u olarak kabul edilir.

İkinci Patriği Kim İdam Ettirdi? Sadrazam Benderli Ali Paşa Iı. Mahmut Saltanatında 26 Mart 1821 - 30 Nisan 1821 Tarihleri Arasında Bir Ay Üç Gün Sadrazamlık...

İkinci patriği kim idam ettirdi?

Sadrazam Benderli Ali Paşa II. Mahmut saltanatında 26 Mart 1821 - 30 Nisan 1821 tarihleri arasında bir ay üç gün sadrazamlık yapmış bir Osmanlı devlet adamıdır. Yeni sadrazam gelenek olan hil'atları giydikten sonra, birkaç gün önce padişah sarayının suyunu zehirlemek, Demirkapı'da suyolcuların oturdukları kale burcuna mazgallar açmak gibi suçlarla itham edilerek hapsedilen üç Rum suyolcuyu idam ile işe başlamıştır. Tarihte Mora isyanı olarak geçen Yunan ayaklanması'nı gizlice desteklediği gerekçesi ile 22 Nisan 1821'de Fener Patriği Grigoryos'un asılmasına ferman buyurmuştur. Peşinden aynı ihanet içinde oldukları tespit edilen Kayseri, Edremit, ve Tarabya metropolitleri dahi Balık pazarında ve Kaşıkçılar hanı önünde ve Parmakkapı'da idam edildiler.

Sadrazam Benderli Ali Paşa’Nın İdamı Bir İntikam Mıydı? Patrik Grigoryos’Un Sadrazam Ali Paşa Tarafından İdam Edilmesinden Sonra Patrikhane, Halet Çelebi’Yi...

Sadrazam Benderli Ali Paşa’nın idamı bir intikam mıydı?

Patrik Grigoryos’un Sadrazam Ali Paşa tarafından idam edilmesinden sonra Patrikhane, Halet Çelebi’yi harekete geçirerek karşı harekete geçti. Patrikhane Batı devletlerinden büyük destek alıyordu. Ayrıca Ali Paşa aleyhine komplolar içinde olan  Halet Çelebi,  padişah 2. Mahmut'a baskı yaparak, Ali Paşa’nın azlini istedi. Padişah 2. Mahmut baskılara dayanamadı ve Sadrazam Ali Paşa bu irade sonrasında 30 Nisan 1821'de görevden uzaklaştırılarak Rodos’a sürüldü ve idam edildi. Ali Paşa, tarihte padişah emri ile asılan 44. ve yine asılan sonuncu sadrazamdır.

“Kin Kapısı” Nedir? Patrikhane, Patrik Grigoryos’Un Asılarak İdam Edildiği Patrikhane’Nin Giriş Kapısını O Günden Sonra Kapattı Ve Adını Da “Kin Kapısı” Koydu...

“Kin Kapısı” nedir?

Patrikhane, Patrik Grigoryos’un asılarak idam edildiği Patrikhane’nin giriş kapısını o günden sonra kapattı ve adını da “Kin Kapısı” koydu. Yaygın görüşe göre, 186 yıldır bu idam kararlarını kabul etmeyerek, patriklerinin asıldığı bu kapıda en büyük Türk yöneticileri asılıncaya kadar açılmayacaktır diyerek, tarihi bilgi ile bilinen ve adına Kin Kapısı denen patrikhane ana giriş kapısı halen kullanılmayarak, patrikhaneye hizmetliler kapısından girilmektedir.

Patrikhane Lozan’Da Niçin Kaldırılmadı? Patrikhane Konusu Batılı Devletlerin Osmanlı’Ya Karşı Kullandıkları En Büyük Kozdu. Kurtuluş Mücadelesi’Nden Sonra...

Patrikhane Lozan’da niçin kaldırılmadı?

Patrikhane konusu Batılı devletlerin Osmanlı’ya karşı kullandıkları en büyük kozdu. Kurtuluş Mücadelesi’nden sonra gerçekleşen Lozan Görüşmeleri’nde de Patrikhane konusu en hararetli tartışmaların nedeni oldu. Bu görüşmelere İsmet Paşa’nın yardımcısı olarak katılan Rıza Nur, bu meseleyi özellikle gündeme getirerek, “Mademki Türkiye’deki Rumlarla Yunanistan’daki Türkler mübadele edilecekler, öyleyse Ortodoksluğun en yüze makamı olan Patrikhane de Yunanistan’a taşınmalı” dedi. Görüşmelerin tıkanması üzerine İngiltere devreye girdi. O sıralarda İngiltere’de seçimlere hazırlanan İngiliz hükümeti Patrikhane’nin İstanbul’dan taşınmasının İngiliz kamuoyunda infiale yol açacağını ve yeniden seçilemeyeceğini düşündüğü için, Patrikhane’nin İstanbul’da kalmasını istedi. Buna karşın, Patrikhane ile ilgili her türlü tasarrufun tek taraflı olarak Türkiye’ye ait olacağı garantisini verdi.

Patrikhane’Nin Yasal Statüsü Ne? İngiltere İle Yapılan Anlaşma İle Patrikhane Konusunda İki Karar Kabul Edildi. 1. Patrikhane’Nin İstanbul’Da Bırakılması, Bir...

Patrikhane’nin yasal statüsü ne?

İngiltere ile yapılan anlaşma ile Patrikhane konusunda iki karar kabul edildi.

1. Patrikhane’nin İstanbul’da bırakılması, bir anlaşma hükmüyle değil, Türkiye’nin tek taraflı bir tasarrufuyla oldu.

2. Patrikhane bir Türk müsessesidir. Patrik ve Patrikhane memurları Türk memurlarıdır, Türk hükümetinin muvaffakiyetiyle tayin edilirler ve Türk hükümetinin denetimine tabidir.

Atatürk Patrikhane Hakkında Ne Dedi? Mustafa Kemal Atatürk,, 22 Ağostos’Ta Hakimiyeti Milliye Gazetesine Verdiği Röportajda Patrikhane İle İlgili Olarak, “Bir...

Atatürk Patrikhane hakkında ne dedi?

Mustafa Kemal Atatürk,, 22 Ağostos’ta Hakimiyeti Milliye gazetesine verdiği röportajda Patrikhane ile ilgili olarak, “Bir fesad ve hıyanet ocağı olan ve memleketimize nifak tohumları eken, uyuşmazlıklar yaratan, Hıristiyan hemşehrilerimizin huzur ve refahı için de uğursuzluğa ve felakete sebep olan İstanbul Rum Patrikhanesi’nin artık topraklarımız üzerinde bırakamayız. Bu tehlikeli teşkilatı memleketimizde muhafazaya bizi mecbur etmek için ne gibi vesile ve sebebler gösterilebilir? Türkiye’nin Rum Patrikhanesi için arazi üzerinde bir sığınılacak yer göstermeye ne mecburiyeti var? Bu fesad ocağının hakiki yeri, Yunanistan değil midir? Büyük Millet Meclisi tarafından idare edilmekte olan yeni Türkiye, Babıali’nin taht-ı idaresindeki eski Osmanlı İmparatorluğu değildir. Yeni Türkiye şeref ve haysiyet, kudret ve kuvvetini müdrik ve hukukunu muhafaza için mevcudiyetini tehlikeye atmaya hazır ve amadedir." demişti.