Gıda terörü dur durak bilmiyor! Tarihi geçmiş ürünleri tekrar rafa koyabilmek için...

Tarım ve Orman Bakanlığı'nın incelemelerinde yeni bir skandal daha ortaya çıktı. Bazı firmalar ve marketler tarafından, tarihi geçmiş ürünleri yeniden rafa koyabilmek için etiketlerin üzerindeki eski tarihler aseton, kolonya ve alkolle silinip yeni tarih yazıldığı belirlendi. Öte yandan Tarım ve Orman Bakanlığı taklit ve tağşiş ürün satan gıda teröristlerini tek tek ifşa etti. Sucuk, kavurma, et döner, tavuk döner, sosis, salam, kıyma ürünlerinde at eti, kanatlı hayvan eti ve domuz etine rastlanıldığı bildirildi. Kendilerini "Sağlıklı ve güvenilir ürünler üretmek için kalite, hijyen ve yasa kurallarını titizlikle yerine getirmenin gerekliliğine inanan ve bunu ilke edinen bir kuruluşuz" diye tanımlayan ve Migros'ta da satılan Gurme Gıda vatandaşa domuz eti yediren firmaların başında geldi. İşte vatandaşa dana eti diye domuz eti yediren o firmalar...

Tarım Bakanlığı'nın geçen hafta açıkladığı taklit ve tağşiş listesinde zeytinyağındaki hileler de başı çekti. Zeytinyağında yeni hasat döneminin başlangıcı nedeniyle Balıkesir'in Ayvalık ilçesinde gerçekleştirilen 22. Geleneksel Hasat Etkinliği'nde konuşan Komili'nin Türkiye Gıda Direktörü Erman Erol, hileli yağ konusunda vatandaşlara uyarıda bulundu.

CEZALAR CAYDIRICI OLMALI
Erol, Tarım Bakanlığı'nın açıkladığı 119 sayfalık listenin 32'sinde bitkisel yağların olduğunu belirterek, "Yağdaki hilenin yüzde 40'ı ise zeytinyağında. Ürün değerli olunca hileye açık oluyor. Açık pazar olarak adlandırdığımız gıda izni olmayan, vergi vermeyen, sağlığı tehdit edenler tağşişe devam ediyor" dedi.
Gerekli izinleri almış ve kontrolden geçmiş zeytinyağlarının tercih edilmesi gerektiğini kaydeden Erol, zeytinyağında hileye karşı alınabilecek üç öneri sundu. Erol, "Cezaların caydırıcı olması gerekiyor. Zeytinyağı bitkisel yağ değil bir meyvenin suyu, sıkı kalite kontrolleri yapılmalı, tüketici ise dikkatli olup yol kenarlarından ya da 'bilmem ne amcanın çiftliği' gibi internet sitelerinden alışveriş yapmamalı" ifadesini kullandı.

İKİNCİ SIRADAYIZ
Son 10 yılda zeytinyağı üretiminde Türkiye'nin İspanya'nın ardından dünyada ikinci sıraya geldiğini anlatan Erol, "Kişi başı 2 litre zeytinyağı tüketiliyor. Avrupa'da tüketim oranı ortalama 15 litre. Türkiye'de 153 milyon zeytin ağacı var" dedi.

BU YIL REKOLTE YÜZDE 19 ARTACAK
Bu yıl zeytinyağında geçen yıla kıyasla yüzde 18.7'lik bir artışla 225 bin ton rekolte beklendiğini belirten Erol, "Bu hepimiz için sevindirici bir haber" dedi. Erol, geçen yıl ağaç başına 9.5 kilo olan verimin bu sezon yüzde 5 artışla 10 kilo olacağını dile getirdi. Kendilerinin perakende pazar payının yüzde 60'lara yükseldiğini belirten Erman Erol, ihracatın ise yüzde 10'luk payını gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Tarım Bakanlığı'nın taklit ve tağşiş listesinden sonra market raflarında şimdi de son tüketim tarihi skandalı ortaya çıktı. Bazı gıda firmaları ve marketler, son kullanma tarihi geçmiş ürünleri alıp, tarih yazan bölümleri aseton, kolonya ya da alkol yardımıyla silerek rafa yeniden koyuyor. Tarihleri tahrip edilen raf ömrü bitmiş ürünler vatandaşa yediriliyor.

Gıdadaki yeni skandal, bir internet sitesine yapılan tüketici şikâyetiyle ortaya çıktı. Şikâyette, bir market zincirinde satılan, Türkiye'nin en büyük süt ürünleri markalarından birinin kaşar peynirlerinin üzerindeki son kullanma tarihinin silinip, yeni bir tarihin yazıldığı belirtildi. Firma inceleme başlattığını açıkladı. Ancak konuyu araştırmak için biz de uluslararası zincir marketler ile indirimli ve semt marketlerini dolaştık.

TARİHİ GEÇMİŞ VE SİLİNMİŞ!
Rafa konulan birçok ürünün son kullanma tarihi geçmiş vaziyette... Bu ürünler, birçok markette tüketiciler fark edene kadar satılmaya devam ediyor. Ancak vatandaştan uyarı geldiğinde raftan indiriliyor. Bazı ürünlerde ise son kullanma tarihleri silinmiş olarak görülüyor. Bir kısım üründe ise hiçbir tarih yazmıyor.

ASETON VE KOLONYA
Marketlerde çalışanların itirafları ise tüyler ürpertici. Bir market çalışanı, "Marketlerde son kullanma tarihi geçen ürünler satılmadığı için kazanç düşürüyor. Zarar etmemek için market sorumlusu elimize kolonya tutuşturup tarihleri sildiriyor. Daha sonra da bu ürünler indirim günlerinde ya da promosyon olarak satılıyor" diyor.

İsmini vermek istemeyen bir sektör oyuncusu da "Bazı market ve bakkal sahipleriyle toptancılar, ellerinde bulunan ve son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin tarihlerini alkolle silip, yenisini yazarak satıyor. Kimi yoğurt firması, ürünlerinin son kullanım tarihlerini yoğurdun ambalajına değil, kapağına basıyor. Böylece, sadece kapak değiştirilerek ürünler yeniden rafa konuyor" açıklamasında bulunuyor.
Sadece gıdada değil kozmetikte de benzer durum yaşanıyor. Bir kozmetik mağazası çalışanı "Genellikle son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin son kullanma tarihinin yazılı olduğu kısmı asetonla siliyorlar. Ya yeni tarih ekleniyor ya da tarih olmadan rafta tutuluyor" diyor.

BASKINLARLA ORTAYA ÇIKMIŞTI
Daha önce de bir Organize Sanayi Bölgesi'nde son kullanım tarihi birkaç yıl öncesine ait olan 150 bin adet ton balık konservesini temizleyip parlatan, ardından aseton ve tinerle son kullanma tarihlerini silen, dijital baskıyla bu konservelerin son kullanım tarihini güncelleyen, değiştirip piyasaya süren işletmeye baskın yapılmıştı. Yine İstanbul'da bir işyerine yapılan operasyonda son kullanma tarihleri değiştirilen ve sahte barkodla etiketlenen kek unu, domates çorbası, pişmiş fasulye, makarna, sos, mayonez, şampanya, balzamik sirke ile tarihleri silmeye yarayan bir cihaz ele geçirilmişti. Organize ekipler cihazın yurtdışından getirilen son kullanma tarihi geçmiş gıda ve ürünlerin üstüne yeni tarih basımı yapmak için kullanıldığı bilgisini vermişti. Cihazla birlikte 25 adet barkod etiket printer kartuşu, 4 rulo barkod etiketi, bir adet tarih yazma makinesi ve bu cihazlarla basılmış farklı firmalara ait muhtelif barkod çıktıları ile ürün kodları da ele geçirilmişti.

RAMAZAN KOLİLERİNDE BİLE VAR
Tüketici Dernekleri Federasyonu Başkanı Aziz Koçal, daha önce Ramazan kolilerinde de tespit ettikleri durumun sürekli tekrarlandığını, kısa yoldan para kazanma hırsının insanların canına mal olduğunu söyledi.
Zincirin hangi halkasının çürük olduğunu tespit için belediyelerin de denetim mekanizmasının içinde olması gerektiğini vurgulayan Koçal, "Bu işlemi yapan işletmelerin yöneticilerinin para cezası dışında TCK hükümleriyle yargılanması, bu tip işlemleri tekrarlayanların ticaretten men edilmesi gerekiyor" diye konuştu. Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner ise, "Açık bir hile var. Biz de bu yönde çok şikâyet alıyoruz ve tüketiciyi bakanlık hattına yönlendiriyoruz" dedi. Gıda Mühendisi Sedat Kuru ise özellikle zamanı geçmiş peynir ürünlerinin eritilerek yeniden benzer ürünlerin içerisinde kullanıldığını kaydetti.

BAKANLIK GIDA TERÖRİSTLERİNİ AÇIKLAMIŞTI!
Tarım Bakanlığı geçtiğimiz günlerde taklit ve tağşiş ürün satan gıda teröristlerini tek tek ifşa etmişti. Sucuk, kavurma, et döner, tavuk döner, sosis, salam, kıyma ürünlerinde at eti, kanatlı hayvan eti ve domuz etine rastlanıldığı bildirilmişti. Özellikle Migros'ta da satılan Gurme Gıda'nın vatandaşa domuz eti yediren firmaların başında gelmesi dikkat çekmişti. Kendilerini "Sağlıklı ve güvenilir ürünler üretmek için kalite, hijyen ve yasa kurallarını titizlikle yerine getirmenin gerekliliğine inanan ve bunu ilke edinen bir kuruluşuz" diye tanımlayan Gurme gıda vatandaşa domuz eti yediren firmaların başında geldi. İşte vatandaşa dana eti diye domuz eti yediren o firmalar...

DİĞER GALERİLER