Anıtkabir'in sütunlarına ya da Ankara-Beypazarı yolundaki tarihi bir kemer köprüye baktığınızda, buralarda bir kadının imzası olduğunu biliyor muydunuz? Türkiye'nin ilk kadın inşaat mühendisi Sabiha Rıfat Gürayman, Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün kız öğrencilerin de mühendislik mektebine alınması talimatıyla yola çıkmış ve meslek hayatı boyunca ülkenin en kritik yapılarına yön vermişti.
MÜHENDİS MEKTEBİNE İLK ADIM
1927 yılına kadar, bugünkü adı İstanbul Teknik Üniversitesi olan Yüksek Mühendis Mektebi'ne kız öğrencilerin alınması fikri kimsenin aklında yoktu. Ancak Atatürk'ün "Kadınlarımız da ilim ve fen sahibi olacak, erkeklerin geçtikleri bütün tahsil derecelerinden geçeceklerdir" sözü her şeyi değiştirdi.
Sabiha Rıfat, bir arkadaşını ziyarete gittiğinde okula ilk kez kız öğrenci alınacağını, kayıtların ise o gün kapandığını öğrendi. Çevresindekilerin yadırgayan bakışlarına ve "Mühendislik erkek işidir" baskılarına kulak asmadan son dakikada kaydını yaptırdı. Sınavları başarıyla geçerek 350 erkek öğrencinin arasındaki iki kız öğrenciden biri oldu. Diğer cesur yürek ise Melek Erbul'du.
"MÜHENDİSİ ARAYIP ODADAN ÇIKANLAR OLUYORDU"
1933 yılının Şubat ayında mezuniyet günü geldiğinde, Türkiye artık iki kadın yüksek mühendise sahipti. Çekilen kuralar sonucu Sabiha Rıfat Ankara'ya, Melek Erbul ise Bursa Nafıa İdaresi'ne (Bayındırlık Bakanlığı) atandı. İlk iş günleri hiç de kolay olmadı. Sabiha Rıfat Gürayman o günleri daha sonra şu sözlerle anlatacaktı:
"Önceleri pek kolay olmuyordu tabii. Odaya giren mühendisi soruyor, beni görünce şaşırıp çıkıyordu. Ama zamanla alıştılar, saygı duydular ve çok sevdiler."
Kısa sürede adı "Mühendis Hanım"a çıkan Sabiha Rıfat, mesleğinde kadın-erkek ayrımı olmadığını işindeki titizliğiyle herkese gösterdi.
(Görselde ortada yer alan kişi Sabiha Rıfat Gürayman)
ŞANTİYEDE BİR KADIN: KIZ KÖPRÜSÜ'NÜN HİKAYESİ
1936 yılına gelindiğinde, Ankara-Beypazarı yolunun 86. kilometresinde inşa edilecek olan zorlu bir kemer köprü ihalesi vardı. Dönemin Ankara Valisi Nevzat Tandoğan, bir kadının şantiye ortamında, çadır hayatında yapamayacağını düşünerek Sabiha Rıfat'ın gitmesine önce sıcak bakmadı.
Ancak o, pantolonunu ayağına geçirip sabahtan akşama kadar amelelerle, ustalarla omuz omuza çalıştı. Çevre köylülerden o kadar büyük bir sevgi gördü ki, köylüler ona her gün sıcak yemekler taşıdı. Köprü bittiğinde ise yöre halkı köprüye resmi adının ötesinde bir isim verdi: "Kız Köprüsü." Bu köprü bugün hala tescilli bir yapı olarak korunmaktadır.
ATA'YA EN BÜYÜK BORÇ: ANITKABİR'İN BAŞINDA BİR KADIN MÜHENDİS
Sabiha Rıfat Gürayman'ın kariyerindeki en onurlu ve en büyük görev ise şüphesiz Anıtkabir inşaatıydı. 1945 yılında Anıtkabir Kontrol Şefliği (Başmühendislik) görevine getirildi ve tam 10 yıl boyunca bu görevi üstün bir başarıyla sürdürdü. İnşaat sahasını ilk teslim aldığı günü anlatırken gözyaşlarını tutamadığını belirten Gürayman, duygularını şöyle aktarmıştı:
"Büyük devrimciye olan borcumun ağırlığı altında eziliyordum. Bu borcun hiç değilse küçücük bir parçasını ödeyebileceğim için bu ne kadar güzel bir rastlantı idi... Ağlıyordum."