Dünyaya türkü dinletiyorlar

Türküleri dünyaya tanıtan yabancı müzisyenler, ülkelerinde adeta bir elçi gibi çalışıyor. Kimi bu uğurda Türkçe öğrenmiş, kimi gelip Türkiye’ye yerleşmiş, kimi ise ülkelerinde müzik eğitimi vermeye devam ediyor. Onlar, türkülere âşık yabancı sanatçılar...

PAULA DARWISH / İNGİLTERE

Türkü dostları ona "Derviş Paula" diyor

Paula Darwish, Do What You Love/Yüreğinin Götürdüğü Yere Git isminde bir albüm yaptı. Ela Gözlüm, Dağlara Gel, Mavilim, Daye Daye gibi türküler albümünde yer aldı ve türküleri Türkçe, Kürtçe, Zazaca ve İngilizce olarak seslendirdi. Usta ve Çırak Organizasyon’un sahibi Murat Kınay’ın organize ettiği ‘Dünya’ya Türkü Söyleyen Kadınlar’ projesi kapsamında Türkiye’de konserler verdi.

- Müzik yaşamınızdan söz eder misiniz?

- Çocukken klasik müziği sevdiğim için piyano ve flüt öğrendim. Sonraki yıllarda Bob Dylan ve onun gibi folk şarkıları söyleyenleri keşfettim. Kendi bestelerimi yazdım ve siyasi protest müzik yaptım. Türk Halk Müziği’ne ilgim başladıktan sonra her şey değişti. Manchester’da Türkiyeli dinleyici pek yoktu. Halk müziği ve özgün müzik yapabilmek için, türküleri anlamayan dinleyicilere hitap edebilecek bir tarzda çalmak amacıyla ‘Country and Eastern’ adındaki grubu kurdum.

- Türkülerle tanışmanız nasıl oldu?

- Yıllar önce Türkiye’ye geldim. Bir gün Datça’da bir kahvede otururken radyoda Yeni Türkü’nün Olmasa Mektubun şarkısı çalmaya başladı. Ezgisini çok sevdim. Sonra Zülfü Livaneli’nin İstanbul Konseri ve Grup Yorum’un Cesaret albümlerini satın aldım ve durmaksızın dinledim. Türkiye’nin müziğine aşkım orada başladı.

- Türkçe öğrenme isteği türkülerle mi doğdu, nasıl öğrendiniz?

- Evet, türkülerle doğdu. Dinlediğim türküleri gitarda çalmaya başladım, ama Türkçeyi bilmediğim için söyleyemedim. Bu şarkıları söyleme hayalimden dolayı üniversiteye başvurmaya karar verdim. Başvurduğum bölüm Türkçe de öğretiyordu.

DİĞER GALERİLER