Deprem sırasında yapılması gerekenler nelerdir? Hayati önem taşıyor!

Marmara Denizi'nde Silivri açıklığında 4.7'lik bir deprem meydana geldi. İstanbul'da da hissedilen deprem vatandaşlar arasında büyük bir panik yarattı. Silivri açıklarında meydana gelen depremin ardından pek çok kişi sokağa döküldü. Kandilli Rasathanesi ve AFAD, resmi internet sitesinden depremin büyüklüğünü 4.7 olarak açıkladı. Peki deprem anında neler yapmalıyız? Depreme nasıl hazırlanmalıyız? Deprem sırasında yapılması gerekenler nelerdir?

Üzerinde yaşadığımız yer kabuğu, dış biçimi ve iç yapısını canlı bir varlık gibi sürekli değiştirir. Hızlı ve yavaş olarak gelişen hareketleri içinde besler. Günlük hayatımızın içerisinde bu hareket ve değişikliğin büyük bir kısmından haberdar olamıyoruz. Çünkü kıta olarak adlandırdığımız dünya üzerindeki kütlelerin hareketlerinin büyüklüğü yılda 1-10 milimetre kadardır. Fark edilebilecek büyüklükler yüz binlerce, milyonlarca yıl sürmektedir.

İnsanlar tarafından dehşetle duyulan ve saniyelerle ölçülen hareketler vardır ki işte biz buna deprem diyoruz. Terim olarak deprem, yeryüzünde duyulan ve kökeni doğal nedenler olan yer sarsıntıları anlamına gelir. Halk dilinde zelzele olarak bilinir.

Depremler çoğunlukla, büyük elastiki kırıklara bağlı olarak gelişirler. Bu elastiki kırıklara da fay adı verilir. Fay hattının iki ucunda biriken enerji, kütlenin direncini aşınca kırık boyunca kaymalar oluşur ve sonucunda deprem meydana gelir. Depremler yanardağ püskürmeleri ile de ortaya çıkabilir. Ancak bunlar deprem kadar geniş bir bölgeyi etkisi altına almazlar.

Ülkemizde Bingöl'ün Karlıova ilçesinden başlayıp Ege Denizi'nin kuzeyine kadar yay gibi uzanır. Ülkemizin en uzun ve en etkili fay hattı olarak kabul edilir. 1200 kilometrelik uzunluğu ve yüz metre ya da 10 kilometrelik genişliği vardır. 1992 yılındaki Erzincan, 1983 yılındaki Erzurum, 1966 yılındaki Varto, 1999 yılında çok fazla an ve mal kaybına sebep olan taze belleğimizin büyük sarsıntısı İzmit, Düzce, Adapazarı depremleri bu fay kuşağında oldular.

Depremler, önce hafif bir sarsıntı ve yer içerisinden gelen top seslerini andıran gürültüler ile başlar. Sarsıntı birden şiddetlenerek yüksek mertebeye çıkar ve en çok hasarı bu noktada verir ve bir süre ufak sarsıntılarla devam eder. Sonrasında sarsıntılar duyulmaz olur ancak büyük depremlerin yüzlerce kilometre uzunluğunda faylar ve bunlara bağlı yarık ile çatlaklar oluşur.

Yer altındaki mağaraların, petrol ve doğalgaz kuyularının çökmesinin, büyük heyelanların da deprem oluşturduğu söylense de aslında bunlar deprem sonucunda meydana gelir.

Türkiye depremselliği yüksek olan bir bölgede bulunur. Japonya'dan Amerika Birleşik Devletleri'ne kadar Kuzey Anadolu Fay Kuşağı bulunuyor. Bu fay hattı, hareketli bir yapıya sahip. Türkiye beş dereceden deprem kuşağını bünyesinde taşıyor.

Birinci deprem kuşağı, Doğu-Batı yönünde Kuzey Anadolu Fay Kuşağı doğrultusundadır. Ağrı, Erzurum, Erzincan, Tokat, Amasya, Bolu, Kocaeli ve Çanakkale illerimiz bu kuşakta yer alırlar. Hat, Van, Muş, Bingöl üzerinden güneye doğru Hatay'a kadar uzanmaktadır. Batı ucundan güneye inerek Manisa, İzmir, Aydın ve Denizli illerini de kapsıyor. En büyük hasarlar bu fay hattından geliyor.

İkinci derece deprem kuşağı, Maraş, Tunceli, Malatya, Çankırı, Yozgat, Uşak, Afyon, Burdur, Muğla, İstanbul, Gümüşhane ve Kars illeri bu kuşakta yer alır. Yıkıcı ve çok şiddetli depremlerin olduğu bölgelerdir.

DİĞER GALERİLER